Ak Parti vesayetin esiri olmamalı

19 Şubat 2019 Salı

Aydın kişi, kültürel ve bilimsel birikimi olan, aydınlanırken aydınlatan kişidir. Aydın olmak; kime nasıl yaranılacağı düşünüldüğünde değil; özgür düşüncelerin en zor ve faydalı olduğu zamanda dile getirilmesidir. Aydın olan kişi olup bitenlere seyirci kalmamalıdır. 

Son zamanlarda beni huzursuz eden birçok konuşmaya şahit olmaya başladım. Neydi bu konuşmalar?

Malumunuz, uzun zamandır ülkemiz Ak Parti iktidarı ile yönetiliyor ve ‘’ama’’ diyerek cümleye başlamak zorundayız. Ülkemizde özgür düşünce yok mu? Despotizm mi var? Veya dikta edilmiş bir yaşam alanında mı yaşıyoruz? Dini inanç ve cemaatlere baskı mı var? Tabii ki hayır, hiçbir engel ve kısıtlama olmadığını açıkça ifade etmemiz gerek.

Ak parti 2002 yılında hükümeti devraldığından beri birçok değişim ve dönüşüm sağlandı. Bunları inkâr ederek eleştiriye geçmek nankörlük olacaktır. İsterseniz öncesini ve sonrasını dile getirelim. Ak Parti öncesi ve sonrası siyah ile beyaz gibidir. Ak Parti yokken ekonomik anlamda darboğaza giren Türkiye’nin, IMF başta olmak üzere birçok dünya ülkesine borcu varken, Ak Parti’nin gelişinden sonra bu ivme tam tersine döndü ve ülkemiz hızla önemli ekonomiler arasına girdi. Madem öyle bizler de bu gelişmeleri yakından araştıralım ve sizlerle paylaşalım istedik.

AK Parti’nin parlak siyasi başarısının sırrı, sadece geniş halk kitlelerinin gönlünü kazanmayı bilmesi değildir. Seçmenle kurduğu sevgi bağının arkasında, halkın beklentilerine uygun şekilde gerçekleştirdiği reform mahiyetindeki icraatının ve bunun neticesinde meydana gelen değişimin de rolü vardır. AK Parti’nin 17 yıllık icraatlarını saymaya kalksak, köşe yazısı değil kitap yazmamız gerekir. Ancak, önemli konularda gerçekleştirdiği reformları ve değişimi özetle işaret etmekle yetinelim..  Kimin hangi pencereden baktığına bağlıdır.

Demokratikleşme:

AK Parti; militarist, jüristokratik ve bürokratik vesayet altında bir ülke olan Türkiye’yi, gerçekten millet iradesinin hakim olduğu ‘’demokratik’’ bir ülke haline getirmiş ve rejimini değiştirmiştir. 27 Mayıs’tan beri yarım asırdır devam eden ‘’Darbeler Dönemi’’, cesur lider Erdoğan›ın yönetimindeki AK Parti iktidarı tarafından sona erdirilmiştir. 27 Nisan 2007 Muhtırası’na karşı koyan AK Parti iktidarı döneminde 2010 ve 2011 Yüksek Askerî Şûraları›nda taşlar yerine oturtulmuş ve militarist vesayet tasfiye edilmiştir. Bunda, AK Parti iktidarının adalete bağlılığından cesaret alarak çetecilerin ve darbecilerin üzerine giden yargının da müspet tesiri olmuştur. Hatta dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un yıllar sonra günah çıkardığını da unutmayalım.

AK Parti Hükümeti, 12 Eylül 2010 Referandumunu yüzde 58’lik kabul oyuyla gerçekleştirmiş, hazırladığı Anayasa değişikliği paketiyle jüristokratik vesayeti tasfiye etmiştir. Böylece 1960’tan beri millet iradesinin karşısına dikilen siyasallaşmış yargı tesirini kaybetmiştir. Başkan Erdoğan’ın cesareti ve dirayeti, yarım asırlık jüristokratik tahakküme son vermiştir.

15 Temmuz darbe girişimi gecesi Fethullahçı Terör Örgütü’ne bağlı olan askerlerin 15 Temmuz’da kalkıştığı darbe girişimi halkın ve güvenlik güçlerinin büyük direnişi sonucu engellendi. 2016 yılında yaşanan hain darbe girişiminde başta İstanbul olmak üzere onlarca şehit verildi. Vesayettin sonunu getiren yine başkan Erdoğan ve ekibiydi.

Sosyal Politika: 

Bu dönemde uygulanan sosyal politika neticesinde Türkiye, yepyeni bir anlayışla hazırlanan ve geniş halk kitlelerinin ihtiyaçlarını karşılayan bir sosyal değişim sürecini gerçekleştirmiş; gelirin gayri âdil dağılımı düzeltilmeye başlanmış, eğitim ve sağlık konusunda önemli reformlar yapılmıştır. 

AK Parti’nin iktidar olduğu 2002 yılından günümüze kadar kadın hakları ve temel özgürlükler, kadın – erkek eşitliğinin sağlanması, kadınların katılımları, uluslararası anlaşmaların hukuk içerisindeki yerinin güçlendirilmesi bağlamında pek çok hukuki reform yapıldığı görülmektedir. Ayrıca 03.06.2011 tarihinde 06.04.2011 tarihli ve 6223 sayılı Kanun ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kurulmuştur. Bakanlık, kadına yönelik politikaların geliştirilmesi, hizmetlerin sunulması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve bunların kamu politikalarına yansıması yönünde çalışmalar yapmaktadır.

Bugünün Türkiye’sinde gerçekleşen toplumsal ve siyasal krizlerin temelinde, olağanüstü siyasal müdahaleler dönemiyle şekillenen hukuki düzenlemeler yatmaktadır. Söz konusu siyasal düzenlemeler, geleneksel tutucu devlet politikalarının sürdürülmesine referans olmakta ve sağlıklı değişim programlarının örgütlenmesine de engel olarak gösterilmektedir. Oysa Türkiye’nin toplumsal yapısını, dinamizmini ve ihtiyaçlarını yansıtan hukuki düzenlemelere duyduğu ihtiyaç çok açıktır.

Evet, bunca çalışmayı yapan bir parti ve genel başkanı ihtiras ve hırslara yenik düşmemeli. Son zamanlardaki bütün seçimlerin kontrol dışı bir mekanizma tarafından yapıldığı Ak Partili seçmen tarafından sıkça dile getiriliyor, açıkça konuşuluyor. 

Bu konuları dile getiriyoruz çünkü; ümmet aşkına yapılan bunca başarılı çalışmanın tarihi tekerrür etmemesi adına, 2002 Türkiye’sine dönmemek adına dikkatle incelenmesi gereken ince meselelerle karşı karşıyayız. 

Batı illerinde yapılan ittifakların ve gelişmelerin görünenden farklı olduğunu ve birileri tarafından Ak Parti’ye sanki tuzak niteliği taşıdığını görüyoruz. Vesayetten çok çekenlerin aklına son zamanlarda; ‘’acaba vesayetin esiri olmuş bir parti mi oldu Ak Parti’’ sorusu geliyor. 

Ak Parti güvenlik politikaları kapsamında bazı bölgelere batıda güvelik penceresinden mi bakıyor? Parti içi çekişmelerin önü mü açıldı acaba? Unutulmasın ki; gelecekte yine sizi düştüğünüz yerden kaldıracak olan bizleriz. Neden Karadeniz aday furyası, el cevap yok. Son aday adayların belirlenmesinde kimlerin aklı ile adaylar ve ittifaklar yapıldığı konusuna gelince; Ak Parti tabanının üzgün ve mutsuz olduğunun altını çizmek isterim.      

Vesselam…

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • nostaljinostalji3 ay önce
    2019-2021 arası tüm yatırım ve projeleri durdurduğunu ilan etmiş, devlet ve milleti parasızlığa ve pahalılığa gömmüş, koskoca Türkiye Cumhuriyeti devletini Türkiye Tanzim Satış devletine çevirmiş iktidarın artık topluma diyeceği ve vereceği hiçbir şey yok.Ölmüş komünizmin kucağında can çekişen Rusya, 2005'te tanıştığı BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli ve Milli Para sistemiyle kurtuldu, şahlandı, yeni dünyanın kutbu oldu.Prof. Dr. Baş'a kulak asmayan Türkiye ise derebeylik devri yeşil komünizmine dönmüş, koskoca devlet çadır tanzimlerde patlıcan-soğan satar olmuş.Dünya üzerinde kendi kendine yeten 7 tarım ülkesinden biri olan Türkiye, devlet tanzim kuyruklarında karne ile domates satan yeşil komünizme gelmiş dayanmış.Dün ANASOL-M iktidarına koltuk değnekliği yaparak AB müktesebatı, IMF ve Kemal Derviş maharetiyle Türkiye'yi soldan iflasa savuran MHP, bugün Amerikancı ve küresel sermayeci AKP iktidarına koltuk değnekliği yaparak Türk milleti ve devletinin topyekun sağdan bitirilmesinde hizmet veriyor.Akşener'e sığınmış çaresiz-çözümsüz CHP'nin hal-i pür melali ise toplum nezdinde malum…Türk milleti ve devlet bitmiş, borca-faize gömülmüş.Birkaç banknot daha borç alabilmek için elde tek teminat olarak sadece Varlık Fonu kalmış… İktidar, Türk ordusunun Tank Palet Fabrikasını bile devretmiş.İşsizlik almış başını gitmiş.Piyasanın lokomotif dedikleri inşaat sektörü stoplamış bitmiş. Köylü, çiftçi, işçi, tarım, sanayi, yan sanayi batmış.MHP'yi koltuk değneği edinen AKP iktidar, 31 Mart'ta kaybedeceği koltukların kâbusuyla çay dağıtıyor, boş file dağıtıyor, patlıcan satıyor, biber satıyor… Ne yaptığını, ne yapacaklarını bilmiyor bunlar!Bu batık Türkiye ve müflis siyaset tablosu çok doğal bir tablodur.Zira dünyada ve Türkiye'de ekonominin bir bileni ve tek dehası var, BTP genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş… Maalesef Türk milleti ve devleti bu berekete sırtını dönmüştür.Rusya'dan Çine, Hindistan'dan BRICS'e 4 milyar nüfusluk batmış ekonomiler, Prof. Dr. Baş'a geldi, öğrendi, uyguladı, kurtuldu, şahlandılar.Aklın, ilmin ve iz'anın yolu budur.Dünya, Prof. Dr. Baş ile yepyeni bir gerçeğe, onun Milli Ekonomi Modeli ve Milli Para sistemine evrilmiştir.Kapitalizme marabalık yapan müflis Türkiye, bu gerçeği görmezlikten gelemez, bu büyük dönüşüme karşı duramaz; aksi halde parçalanır, dağılır, tam batar.İktidar, kabristandan geçerken korktuğu için ıslık çalan adamın edasıyla, IMF'ye olan 27 milyar dolar borcumuzu ödedik diye ıslık çalıyor meydanlarda, ekranlarda… Türk milleti ve devletini kendince avutuyor, güya aldatıyor.Tarım ülkesi Türkiye'de vatandaş, patlıcan, biber kuyruğunda… koca devlet tanzim satışçı olmuş, iki kilo kota ve karne ile domates satıyor.Alacaklılar ise kapıya dayanmış vaziyette.Acil ödenmesi gereken bir yıl vadeli borç-faizi 174.5 milyar dolar.Her gün 480 milyon dolar para bulmak gerekiyor.MB'nin kasasında tüm rezervimiz ise 29.2 milyar dolar.Alınan borçların faiz, vergi, zam, harç, haraç ve taviz maliyetleri tüketiciyi, kamuyu, tarımı, üreticiyi, imalatçıyı, inşaatçıyı, devleti ve milleti topyekun vurmuş. Devlet-millet kuyruktayız… Siyaset ise aldatmacayla 31 Mart'a çıkma derdinde. IMF'ye olan 27 milyar doları, ödedik… Tamam, ama cümlenin devamı nerde? Devamındaki asıl gerçek şu:Ama Türkiye, yüz tane IMF kurucu sermayedarından 1 trilyon dolar borçlandı.Türk milleti de 600 milyar TL borç-faiz batağında.İspanya'dan 82.8 milyar dolar, Fransa'dan 34.4 milyar dolar, İngiltere'den 16.8 milyar dolar, Almanya, Amerika, İsviçre, Çin, Kore, Katar… say sayabildiğin kadar. Hepsinden borç aldık: 1 trilyon dolar… Faizini ödeyemiyoruz.81 milyonluk millet evladı hiçbir şey yemesek, koca devlet tek kuruş harcamasa-kimseye vermese; bir yıl boyunca tüm GSMH'mızı alacaklılara versek, yine ödeyemiyoruz… 2.5 trilyon TL borç kalıyor.Amerikan Citigroup ve Çin Sanayi ve Ticaret Bankasından 1 milyar Euro borç almak için hani insanların kefenlik dedikleri türden Türkiye'nin kefenliği mesabesindeki Varlık Fonu'nu son olarak teminat gösteriyoruz.Devlet ve millet bu müflis tablodan, IMF'ye borç ödedik, hatta bizden borç istediler, türünden bir aldatmacayla çıkamaz.Bu tabloyu değiştirmenin ve berekete çevirmenin tek yolu vardır; dünyanın 4 milyar nüfusluk kesimin sarılıp kurtulduğu BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Milli Ekonomi Modeli ve Milli Para sistemi.31 Mart'ta devlet millet topyekun BTP'ye destek verirsek; kurtuluşun ve bereketin yolunu açarız… Aklın, ilmin ve iz'anın yolu budur. Başka da yol yoktur
  • RasimRasim3 ay önce
    Şu feminist yasalar zina ve sapkinlik projelerini yasayla garanti altına aldığı için ak parti hem halk katında hem hak katında kaybedecek.sen çıkmışın batıl sapkın hayat tarzını empoze ettiği için akp yi sanki tek doğruymuş gibi yorum yapmak açıkça cehalettir gaflettir.
  • De.deDe.de3 ay önce
    Dilerim bu yaklasiminizi muktedieler iktidardan uzaklasincada devam edirsin yok gelecekler icinde ayni seyler yazarsiniz diye bir hisse kapildim malum iktidarla aramiz bozulmasin biz toplum olarak basda din olmak uzere otelendik ve her alanda istismar edildik mevcut iktidar sayesinde
  • m.firatm.firat3 ay önce
    vesayete esir oluyoruz? sorusunun cevabı malesef; evet... 28 şubat 'ta direnen halkımızın teveccühü ile iktidara gelen ak parti...müslümanlar engelleri asa asa geldikleri 15 temmuza da destansı bir savaş verdi. fakat 1 sene geçmeden gördük ki rejimin unsurlari ne feto ile mücadele etmemize ne de keto ile mücadele imkanına fırsat vermiyor.. ne milli eğitim de, ne diyanet te, ne de herhangi bir kurumda ne yerli nede milli unsurların olmadığı ap açık. bu iki kurumu kaybetmişiz. ordu ise nato ordusu.. nüfuz etmemiz mümkün değil..bizim kurtulmaya dair bir çabamız var mi? bu kafayla mümkün değil...sokaklarda, cephelerde canımızla kanımızla kazandığımız zaferi masada kaybettik...
  • mehmet cetın ızmırmehmet cetın ızmır3 ay önce
    evet sayın yazar hakıkatlerı dıle getırmıssınız 12 eylul 2010 refarandumu yuzde 58 ıle kabul edıldı o paketın maddelerınden bırıde anayasanın 125 ncı maddesı ıle yargı denetımı dısına alınan yas kararları yargı denetımıne alındı o tarıhten sonra yas kararı ıle ıhrac yapılmadı fakat yas marıfetıyle ıhrac edılen subaylara hala yargı yolu kapalı sucu sabıt olan terorıst basını ve fetoculerı suclu oldukları halde yargı onune cıkaran ıktıdar aynı comertlıgı yas magdurlarına gostermedı askerı mahkemeler yas uyelerının emrındeyken sıvıl yargıclara genelkurmayda brıfıng verılırken neden yas kararı ıle ıhraca ıhtıyac duyuldu bu soruyu herkes sormalı ve cevabını aramalıdır buna cevap bulunursa bırcok konuyu cozerız ve daha ıyı anlarız
  • HaticeHatice3 ay önce
    Tayyip beye belediye baskan secimlerinden bu yana oy veriyorum ve halktan biri olarak onun bu ulke icin yaptiklari hizmetlerini inkar etmek nankorluk diye dusunuyorum ak parti kuruldugundan beri once refah sonra ak parti olarak hep destekledik uyeydim ama calismalara pek katilma sansim olmadi ama her muhalif kisilere karsi mudafaasini yaptim yalniz uc haftadir oturdugum sitede site yonetiminde secim siradinda ak parti mahalle baskaninin site yonetiminde secilebilmek icin karsi tarafin adaylarini tehdit ederek iftira atarak sahtekarlikla site yonetim secimini kazanmasi beni uzdu inananin bu davranislari ak partiye zarar verdi su anda herkes tehditle sahtekarlikla kazanildigini biliyor ve uzulduler ak parti bu tur insanlar yuzunden bayagi sikinti cekecektir eger tayyip bey ve onun gibi bu vatan icin mucadele eden olmasa bu secimde buyuk kayip yasar cunku oturdugum site 2500 3000 kisilik bir nufusu var sahsen ben cok uzuldum ak partinin icine bu tur insanlarin sizmasi cok kotu doguda hdp boyle halki tehditle oy alirdi alti ustu bir site yonetimi secimi diyor olabilirsiniz ama olay cikar meselesi
  • HakçıHakçı3 ay önce
    34.SURE SEBE SURESİ 34.AYET:”Biz hangi memlekete bir uyarıcı göndermişsek oranın şımarık zenginleri, "Biz, sizinle gönderileni inkar ediyoruz" demişlerdir. Peygamber-lerin mesajına ilk karşı çıkanların o toplumun servet, nüfuz ve yetki sahibi olan şımarık kodamanları(mütrefler)olduğu gerçeği Kur'ân'ın diğer birçok ayetlerinde de zikredilmektedir.Belediye Başkan adaylarının çoğu bu mütreflerin tavsiye ve telkinlerine göre tayin edilmektedir.Bu mütrefler bu sayede kendi adamlarını da kritik noktalara yerleştirip, ihale vurgunlarına, rant vurgunlarına devam ediyorlar.Bu mütreflerin başka bir metodu da tarikatlara sızıp sakal bırakıp, başına türban takıp kritik mevkileri ele geçirip orada milletin başında boza pişiriyorlar.Tarikat liderlerinin çok dikkatli olması lazım.Bu derdimizi dile getiren yazarlarımız da çok az bunlar: SABRİ BALAMAN ,SABRİ BOLBOL, MEHMET KOÇAK, OSMAN ALİ AYDIN,ABDURRAHMAN DİLİPAK, FUAT UĞUR, TAMER KORKMAZ, NUH ALBAYRAK.Hepsine selam olsun, Rabbimizin “Hakkı tavsiye edin”emrini yerine getiriyorlar.Bu sorun ancak yeni sistem kurulmakla çözülür.Seçimden 6 ay önce halkbelediye başkan adayını 5-6 aday arasından kendisi seçmeli.
  • Akit okuruAkit okuru3 ay önce
    sayın yazar aile bakanlığının "toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve bunların kamu politikalarına yansıması yönünde çalışmalar yapmaktadır."diye yazmış.sanırım ironi yapmışeğer ironi yapmıyorsa bu rezaletten övgüyle bahsediyorsa vayy başımıza gelenler.
  • SABRİSABRİ3 ay önce
    Halkın kendi adayını seçmesi gibi bir durum söz konusu olamıyor , atananlardan birini oylamak zorundasın, oylamamak bile halka ceza olarak geri dönüyor! Sayın yazar el insaf ! değişim dönüşüm sürecinin maddi yönlerinden başka ele alınacak daha kıymetli bir şey yok muydu? kendi ağızları ile demokrasiye karşı çıkanlar , laikliğe şirk diyenler içselleştirdiğini ifade ederek su kısa yıllar içinde statükonun kendisi olmadılar mı ? hadi ayet hadis cemaatler serbest? sizde okadar Allah tan ittika eden biri iseniz , yüreğiniz de küçük değil ise hüküm ayetlerinden bahsedin , muamelattaki içki kumar zina dan bahsedin? ekonomide da kapıtalıstlere teslımıyetten bahsedin? dıs polıtıkada kafirlerle ortaklıktan bahsedin?milleti aldatanlar olarak Allah ın huzuruna cıkacak olanlardan neden oluyorsunuz? sızden hala umut bekleyen müslümanlar olaraksizi uyarmak mümkün olurmu? vakıanın içinden cıkamıyor , kotuyu kotuyle kıyas edıyorsunuz? MEL E TAKIMINDAN BİRİ OLMAKTAN VAZGEÇİN
  • HarunHarun3 ay önce
    Tşk ederiz kaleminize sağlık çok güzel bir yazı olmuş. Birde akp eleştirilmeyi hiç sevmiyor haklı eleştirilere bile artık tahammülleri yok.

Günün Özeti