• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sabri Balaman
Sabri Balaman
TÜM YAZILARI

ABD’nin Nükleer Kaplan Timi neyin peşinde?

29 Mart 2022
A


Sabri Balaman İletişim: [email protected]

Rusya-Ukrayna Savaşı 1. ayını tamamladı. Bölgesel görünen savaşın çıkma gerekçeleri sosyolojik açıdan bakıldığında reel politik değerlere uysa da bir etken daha ağır basıyor.

NATO’nun Rusya’ya yaklaşmasına karşı oluşan güvenlik tehdidi, savaşın temel nedeni olarak yorumlanıyor. ABD-Batı ittifakı, Rusya ile uzun vadeli bir hesaplaşma sahnesine çıktı. Rusya’nın Avrupa ile hem doğalgaz hem ticari ilişkileri hızla geliştikçe, ABD kendi küresel hegemonyasının zayıfladığını, Avrupa’yı avucunun içinden kaçırdığını düşünmektedir.

Bu savaşta ABD ve İngiltere’nin vekili Ukrayna, NATO görev sorumluluğu ile sahayı sıcak tutacaktır. Savaş uzadıkça küresel savaşa evrilmesi kolaylaşıyor ve bunun arkasında ABD ve NATO hamlelerinin olduğunu not etmekte fayda vardır. 

Pentagon bu savaşı küreselleştirmek için çok önemli bir birim oluşturdu. Adı: KAPLAN TİM.

Bu Kaplan Timi; Rusya’nın Ukrayna’da nükleer, kimyasal ya da biyolojik silah kullanırsa neler yapabileceğine dair senaryolar geliştirmek için çalışan bir gruptan oluşuyor. 

Bir araya gelen ulusal güvenlik uzmanları, haftada 3 gün toplanarak nükleer tehdidin yanı sıra farklı senaryolar üzerine de çalışıyor. Bu senaryolardan biri Rus güçlerinin Ukrayna’ya yapılacak askeri yardımları vurmak amacıyla NATO topraklarına girmesiyken, bir diğeri de savaşı Gürcistan, Moldova gibi ülkelere taşıması…

ABD, Rusya ile kendi başına karşı karşıya gelmek istemiyor. ABD bir oluşum gerçekleştirip NATO üzerinden savaşı küreselleştirmek istiyor. İki nükleer güç birbirlerini yiyeceklerini biliyorlar. Dolayısıyla tüm NATO üyelerini savaşa dahil etmek isteyen ABD ve İngiltere, savaşı mümkün olduğunca geniş bir alana yayıyor.

24 Mart NATO Olağan Toplantısı’nda devlet başkanlarının katılmasıyla bazı kararlar alınmıştı. Rusya’nın nükleer kimyasal biyolojik silah kullanımı söz konusu olursa, NATO’nun sergileyeceği tavır ve muhtemel riskler konuşuldu.

Kapalı oturumda Rusya’ya taviz verilmemesi için kararlar alındı. Adım adım KÜRESEL SAVAŞ hazırlığı yapıldı. Kraliyet eksenli bir aklın güdümüne doğru yol alındı.

Savaşla birlikte yeni hamlelerin geliştirildiği ortamda KÜRESEL EKONOMİYE baktığınızda gıda arz talepleri noktasında patlama yaşanıyor. Emtia fiyatları yükseliyor, petrol de öyle.. 

Savaşlar tarihine baktığınızda büyük savaşların büyük buhranlar sonucunda oluştuğunu görebilirsiniz. Dünyanın 350 trilyon dolar borcu olması 2030 yılında bu fiyatın 3 katrilyon dolar bir borca katlanması bekleniyor. 

Sistemin çöküşünün habercisi olan bu durum, dünya ticaret sisteminin de sonunu getirecek. Rusya yenilsin, ABD ve İngiltere gücünü yitirmesin diye yürütülen bu projeyle küresel elitistler dünyayı yeniden şekillendirmenin peşine düştü.

NATO toplantısında Genel Sekreter, Rusya’nın bu silahları Ukrayna sınırlarında kullanmasına rağmen, kimyasal ve radyoaktif yayılmasının Avrupa’ya bir tehdit olmadığı, ABD ve İngiltere açısından risk taşımadığı gibi herhangi bir önlemin bahse konu edilmediğini söylemişti.

Yani kısacası Anglo-Sakson milletinin umurunda değil. Bu da Avrupa için tehlike çanlarının çaldığını gösteriyor. Romanya, Macaristan, Polonya, Moldova gibi savaşa yakın olan coğrafya ülkeleri için korkunç sonuçlar tahmin edilmektedir.

ABD’nin adım adım hazırladığı bu savaş, NATO çıkarından çok Anglo-Sakson geleceğine hizmet etmektedir. Bu savaş, acımasız ve yayılmacı küresel sermayenin hesap ve matematiğine hizmet olarak gündemimize oturmuştur.

Hatta bu savaşın birçok oyunu içinde barındırması akıllara birçok kirli ve acımasız senaryoyu da beraberinde getirmektedir. Bazı Yahudilerin Ukrayna saflarında savaşması da yeni dünya düzenine işaret ediyor.

Bütün Yahudilerin İsrail’de toplanması için birçok ülkede yapılan toplantıda yeni yerleşim birimlerinin açılması, İsrail’in planları arasında yer alıyordu. 

Bunun için İsrail’in ‘savaş mağdurları algısı ve propagandası’ adı altında Suriye’yi kısmen işgal planı üzerinde olduğunu ve bazı gizli planlarını tartışmaya açtığını görmezden gelmemek gerekir.

Açıkçası ABD’nin kimyasal ve biyolojik bütün sahasını yakın zaman diliminde test etiği açıktır. Rusya’nın bu oyuna hırsları uğruna düştüğünü, tehlikeli sürece sürüklendiğimizi görmekteyiz. 

Batı’nın biyolojik sistem üzerinden çökertilerek muhtaç hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Bu da Türkiye’nin geleceği açısından açıkça bir tehdittir. 

Türkiye’nin arabulucu rolü zavallı BATI tarafından dikkatle izlenmektedir. Batı’nın çıkmazda olduğu şu yakın zaman diliminde, bir çıkış kapısı aransa da umutların zayıfladığı açık bir şekilde görülmektedir.

Kendisini dev aynasında gören Batı’da toplum psikolojisinin çöküşünün yaşandığını görmekteyiz. Türkiye’ye mutlaka etkileri olacaktır. Aynı zamanda Batı, yakın zaman dilimi içinde Türkiye’yi küresel bir parça olarak görmek zorunda olduğu gibi görmüştür de…

Türkiye’nin üstlenmiş olduğu arabulucu rolü, istikrarlı bir politikadır. 

Vesselam…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

fatih

esselamu aleykum... bu yazıyı ne zaman yazdınız... siz petrol fiyatları yükseliyor demişsiniz ama petrol fiyatları düştü

Sut

Sut urunlerinin basina gelen yeni ceolara dikkat edin. Ozelliklede Sutaslarin basindaki sy ye….
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23