ABD’nin çöküşü, Ortadoğu’da noktalanacak mı?

21 Mayıs 2019 Salı

Şimdilik, hem ABD hem de İran savaş istemiyor. Ancak, ABD adım adım çarpışma/çöküş rotasına doğru ilerliyor. Zira sadece İran ile değil Çin ve Rusya başta olmak üzere Türkiye, Hindistan, Venezuela, Güney Afrika ve en önemlisi AB ülkeleriyle ekonomi temelinde ciddi bir sessiz savaş yaşanıyor.

ABD, İran’ın Mahallesi’ne askeri konuşlandırılmasını hızlandırdı hatta USS Abraham Lincoln uçak gemisini sevk etti.  Ortadoğu’da uçak gemisi bulundurmak aynı zamanda bir bombardıman görev gücü gördüğü gibi İran’a yönelik psikolojik savaş olarak da nitelendirilebilir. Göreve başladığı günden beri Trump, İran’ı bölgedeki ve ötesindeki uluslararası terörizm de dahil olmak üzere tüm kötülüklerin kaynağı olarak gösterme konusundaki acımasızlığını sürdürüyor. Selefi Barack Obama’nın politikasını tersine çevirdi ve İran rejimi üzerinde azami baskı uyguluyor.

Öncelikle ve en önemlisi, Trump yönetimi rejim değişikliğini veya en azından rejimin davranışlarında bir değişiklik meydana getirmek istiyor. Ayrıca, İran›ın ekonomisini düşürmeye çalışıyor. Ancak ABD, konuşulduğu gibi geniş çaplı bir askeri harekata ekonomik ve askeri maliyetlerden ötürü sıcak değil. Çünkü bunun ABD’ne getirisinin yıkıcı olacağını Irak ve Afganistan savaşlarından çok iyi görmüştü. Fakat Bolton ve Pompeo gibi maceracı yöneticiler Trump’ı istemediği bir savaşa sürükleyebilir.

ABD, İran’a yönelik bir askeri müdahale sinyali vererek; İran’ı, artık etkili bir bölgesel oyuncu olmasını istemiyor. İsrail’in Ortadoğu’daki Amerika’nın en sadık ve güçlü müttefiki olarak konumunu güçlendirmek ve Yahudi devleti ile Suudi Arabistan’ın ve Mısır’ın önderliğindeki Körfez ülkeleri de dahil olmak üzere İran’a karşı olan Arap ülkeleri arasında yakın stratejik ilişkiler kurmak istiyor.

John Bolton, ABD’nin İran rejimiyle savaşmasını değil, yönetimin değişmesi noktasında bir yöne iteklemek istiyor. Nitekim benzer politikayı Suriye, Venezuela ve K. Kore örneklerinden de özdeştirebiliyoruz. Bir savaş durumunda İran, Amerikan ateş gücüne uzun süre dayanacak askeri kapasiteye sahip olmayacaktır. Çünkü İran içinde toplumsal bütünlük olmadığı gibi devlet ile toplum arasında büyük bir nefret uçurumu söz konusu. Yine de İran, İsrail ve Suudi Arabistan desteği olsun ya da olmasın, ABD ve bölge için ABD›ye askeri saldırı yapma yeteneğine sahiptir. ABD, İran askeri tesislerini, nükleer tesislerini ve büyük altyapı tesislerini hızla çıkarabilir. Ek olarak, İran’ın Dünya petrolünün% 30’unun sevk edildiği Hürmüz Boğazı’nı engellemesini önleyebilir.

Dahası, rejim, bölgedeki mali çöküşü tetiklemek için Dubai’deki Burj Khalifa gibi dünyanın en yüksek binasını hedefleyebilir. İran füzelerinin doğruluğu garanti edilemese bile, çoğu hâlâ savunma sistemlerinden kaçabilir. Örneğin İsrail’in en gelişmiş Demir Kubbesi füze savunma sistemi, Gazze’den fırlatılan tüm ilkel füzeleri etkisiz hale getiremedi. Dahası, İran rejimi bölge genelinde bir vekil güç ağı oluşturdu. Suriye ve Irak, Afganistan’dan Lübnan’a kadar uzanan İran liderliğindeki Şii stratejik yayında önemli bağlantılar haline geldi. Tahran’ın vekalet kuvvetleri arasında Afganistan’ın Şii nüfusu, Irak Şii milisleri ve Lübnan’ın güneyini kontrol eden ve İsrail’i hedef almaya hazır binlerce roket bulunan Hizbullah’ın kesimleri bulunuyor. Nitekim, Hizbullah, 2006’da İsrail’le olan savaşından öncekinden daha güçlü çıktı.

Ancak İran, ABD ve bölge için İsrail ve Suudi Arabistan desteği olsun veya olmasın, ABD askeri saldırılarını yapabilir. İran rejimi, Hürmüz Boğazı’nın en dar noktasında - her iki yöndeki nakliye şeritlerinin sadece yaklaşık 3 kilometre genişliğindeki - birkaç gemiyi batırabilir. Daha da önemlisi, İran hem sert hem de yumuşak güce dayalı bir asimetrik savaş stratejisi geliştirmiştir. Her ne kadar İran modern bir cephe hava kuvvetine sahip olmasa da, örneğin, İsrail kadar uzak hedefleri vurabilecek kapasiteye sahip kısa, orta ve uzun menzilli füzelerin geliştirilmesi ve üretilmesinde önemli ilerleme kaydetmiştir.

Bu gerilim savaş olsun veya olmasın sadece petrol ve doğalgaz fiyatlarının yükselmesinden başka bir şeye neden olmayacaktır. ABD, Trump’ın başkanlığından beri ticaret savaşları yüzünden epeyce bir düşman kazandığı gibi Türkiye, Hindistan ve AB ülkelerinde de müttefiklerini kaybetti. Bu bağlamda ABD, çöküşü başlamış yaşlı bir devlet gibi sağa-sola saldırarak bu çöküşü yavaşlatmak istemektedir. Ancak yıkılışın emareleri ABD iç ve dış siyasetinin irrasyonel politikalarında görülmektedir. İki tarafın da savaş başlatmamak için iyi sebepleri var.Trump Çin’i tehdit ediyor, İran’a savaş açacağım diyor. Çünkü ABD, şimdi harekete geçecek, yoksa daha da kötüye gidecektir. Tüm göstergeler ABD ekonomisinde yavaşlamaya işaret ediyor. GSMH’nin ilk çeyreğine ilişkin güçlü bir çıkış olmasına rağmen, her önlem geçen yıldan itibaren devam eden yavaşlamaya işaret ediyor. Bu bütün olup bitenlerin karşısında Türkiye’nin mutlaka önemli ajandaları olmalıdır. Vesselam.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Mehmet PolatMehmet Polat26 gün önce
    Sayın yazar , güzel bir konuya temas etmişsiniz . ABD'nin agresifliği de zaten kendi tahtını sallayan ülkeler, ayağa kalkmadan esaret altına almanın ve ekonomik olarak hırpalamanın peşinde
  • güncegünce27 gün önce
    inşallah müslüman ülkelereuzayan elleriyle birlikte yok etsin RABBİM seni amerika
  • İkura İkura 29 gün önce
    inşallah 2040'lı yıllarda ABD'nin çöküşünü göreceğiz, Allah ömür verir de sağ kalırsak..
  • zazazaza29 gün önce
    sayin yazar amerika hiç bir zaman cokmez. nedeni çok basit : adamlar Allahin verdigi akili, mantigi kullanip gelismesini bilime dayayrak, sorgulayarak butun bilim camiasini amerikaya miknatis gibi çekiyor . o bilim adamlarida seve seve gidiyor çunku orada gerçek bir demokrasi, insan haklari, hosgoru var. onun için amerika hiç bir zaman çokmez. geçici olaylar olur ama çokmez. duygusalligi birakinda insanlara gerçekleri anlatin lutfen.
  • NihalNihal29 gün önce
    ABD nin batacağına inanmıyorum Şeytan kıyamete kadar ayakta batarmı hiç eğer batarsa dünya cennet olur o halde batmaması gerekir.ABD herşeyi kendisine bağlamış tüm teknolojiyifişi çekerse şu an bu yorumları bile yazamayız!Tüm patentler kendisinde ABD nin çökmesi için bütün ülkelerin çökmesi gerekir en son ABD çöker :)))
  • Turk vurmadan, çokmezTurk vurmadan, çokmez29 gün önce
    Tarihin gordugu en zalim ikisini ortadan kaldiran biz Musluman Turkler. Nami diger Roma'yi, Budist eskiyasi Mogol'u Musluman/Turk ortadan kaldirdi. Turk darbesi yemeden ABD'de batmaz.
  • İbrahim İbrahim 29 gün önce
    Hoca! yazdıkların bazısı dikkat çekici olsa da ' ABD'ninçöküşü ' türden yazılar pek inandırıcı değil. Neden mi : İstemiyor ve sevmiyor olsak da ABD halihazırda kendi içerisinde adaleti gözetleyen, kudretli bir kurum yapılanması olan, hürriyeti müdafa eden, heryerde hafiyeleri ve işbirlikçileri bulunan, dost saydığını ihya edip düşman bellediğini caydıran bir devlet. Şimdilik bunlarla ayakta.Lakin zalim olduğundan elbet yıkılması mukadder olacaktır.
  • Osman GENÇOsman GENÇ29 gün önce
    ABD inşallah yıkılacak ve biz bunu görürüz. O gün müslümanların bayramıdır. Ancak daha önemlisi biz o gün ne durumda olacağız? Müslüman olarak kalabilecek miyiz yoksa tamamıyla dinimizi unutmuş bir toplum mu olacağız.? Ayrıca ABD'nin yok olmasından ziyade bizim çok güçlü olmamız gerekir.
  • AyşeAyşe29 gün önce
    Tercüme gibi:))

Günün Özeti