• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sabri Balaman
Sabri Balaman
TÜM YAZILARI
25 Haziran 2019

25 yıllık şampiyona ne oldu?

Futbolda da kullandığımız bir söylem vardır; “İyi oynayan kazansın!” Evet, gerçekten iyi oynayan kazandı. Sn. Ekrem İmamoğlu karşı takımı analiz edip, bütün açıklarını bulup, profesyonel bir ekip ile takımını ve sahasını şekillendirdi. 

Her haliyle iyi bir oyuncu idi. Bu oyuncuya yalancı diyebiliriz, bu oyuncuya proje diyebiliriz, bu oyuncuya tiyatro oynuyor diyebiliriz, bu oyuncuya batı kuklası diyebilir; birçok sebep sayabiliriz. 

Figüranlık yapısına uygun olan Ekrem Bey gerçekten iyi bir oyuncu ve rolleri de yakışıyor. 

Uzun yıllardır her dönemin şampiyonu olan takım nasıl bir hazırlık içindeydi, bir de buraya bakalım. Her dönemin şampiyonu olan takımlar bu dönem heves şevkleri kırık, sıradanlaşmış bir zafer hissiyle, yeteneksiz oyuncularla, beceriksiz kadrolarla, çapsız hareketlerle, cılız oyun refleksleriyle, en çok da kulüp başkanı ile takım arasındaki iletişim bozukluğu sebebiyle yapılan transfer hatalarıyla kaybetmişlerdir. Takım ruhuna uygun olmayan oyuncular, bütün şehvetlerini yaşamış oyuncu misali sahada top çeviren yalancı düzenbaz oyuncular, seyirci ile alay eden bir yönetim… Bunların toplamında hüsran ve acımasızlık kapısının aralanması… 

Sebepler ve Sonuç

Sahayı analiz edemeden Genel Başkana rapor ileterek bilgi kirliliğine zemin hazırlayan Ak Parti Kurmayları bu sonuçlardan sorumludur.

CHP oyun içinde oyunu iyi yöneterek, YSK kararlarının oluşturduğu mağduriyet psikolojisiyle(!) muhafazakâr seçmeni AK Parti’den uzaklaştırdı.

AK Parti, haklı eleştirileri bulunan samimi insanları dinlemedi, şuurlu Müslümanların sözüne itibar etmedi.

AK Parti döneminde şahane zenginlerin sayısını arttı, burjuvazi Süslümanların cebi doldu.

CHP zihniyeti dinin siyasetteki etkisini keşfetti ve muhafazakâr adaylara yöneldi.

Süleymancılar ve bazı cemaatler Umre’de İmamoğlu’na dualar etti.. 

Bu ve benzeri ihanetleri hiç kimse, görmezden gelmemeli.

AK Parti, devletin dindar bir gençlik yetiştiremeyeceği gerçeğinden yola çıkmadı..

AK Parti FETÖ ile mücadele ederken bazı samimi Müslümanları kırdı ve küstürdü. 

Bazı art niyetli bürokratlar, samimi Müslümanlara FETÖ damgası vurarak AK Parti seçmenini küstürdü. 

Hiçbir şey bulamadıkları insanlara, sırf menfaat çatışması sebebi ile, önce KRİPTO damgası vurulup, ardından da faturası AK Parti’ye çıkarıldı.

Öte yandan; FETÖ  gerekçesi ile; öğretmen, hemşire gibi yetkisiz konumdaki kişiler cezaevlerinde terör örgütünün kurbanları olarak bedel ödeme durumuna düşürüldüler..

“Asıl mesele, hakikati söyleyen samimi Müslümanlara itibar edilmemesi oldu.” 

Parti yeniden toparlanmak ve bölünmekten kurtulmak istiyorsa acilen bu uyarılara kulak vermelidir. 

En kısa sürede çözüm arama inisiyatif grupları kurulmalıdır.

STK’ların sesine kulak verilmelidir.

AK Parti, MEB eliyle yetiştirdiği Atatürkçü gençlerin CHP’yi desteklediğini görmeli ve uyanmalıdır.

AK Parti Darvinci, materyalist, pozitivist aydınlanmacı gençler yerine, bu bilgilerin yanı sıra imanlı bir gençliğin yetişmesi için STK’lara imkân tanımalıdır.

AK Parti samimi destekçilerinin gönlünü kazanmalı ve onları yeniden yanına almalıdır.

Aksi takdirde 2023 hayali büyük bir hüsrana dönüşebilir. Çünkü muhalefetin bundan sonraki hedefi devlet başkanlığını ele geçirmek olacaktır.

Kısır görüşlerimizi terk edip, Murad-ı İlahiye tabi olmamız gerek. Bundan sonra gelişebilecek adımlarıysa şöyle sıralayabiliriz:

1- Erken seçim gündeme gelecektir. 

2-Bu teveccühün arkasından CHP Genel Başkanı’nın değişimi gündeme gelir. 

3- Ülke genelinde kutuplaşma artar. 

4-Ak Parti kadrolarında büyük değişim söz konusu olur. 

5- Ülkenin milli güvenliği zafiyete uğrar. 

6-Ekonomik durum sarsılır, dolar fırlar, ambargolara karşı direnç azalır. 

Bu sonuçların ülkemizin uzun yıllar maruz kaldığı kültür erozyonunun bir sonucu olduğunu söyleyebiliriz.

Vesselam…

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23