Yapılan işlerimiz kanuni; peki helâl mi?!

07 Mayıs 2019 Salı

Türkiye Cumhuriyeti devletinin yasaları var. Yaptığımız her işimizi buna uydurmaya çalışıyoruz. 

Peki, Allah’ın kanunlarını bu Ramazan günü bir hatırlatsak da acaba kanuna uydurduğumuz, yani kısaca kılıfına uydurduğumuz bu işler Allah indinde Resûllulah nezdinde “helâl” mi!!!

Başımızdaki Cumhurbaşkanından vekiline, en küçük belediye başkanından memuruna kadar, Yasama-Yürütme-Yargı kapsamında kim varsa, “Kim zerre kadar hayır... ve şer işlerse mutlaka hesabı sorulacaktır!” ayeti ortadayken acaba bu yaptıklarımızın hesabını verebilecek miyiz?

Ramazan günü bir muhasebe yapalım. 

Başta devletimizin başındakilerin sadece bütün yöneticilerimizin hane dairesindeki ebeveynler de dahil yasal-helâl çizgisini revize etmelerini, Allah’a, peygambere ve ahiret gününe iman etmiş bir Müslüman olarak kendilerinden bir vatandaş olarak talep ediyorum.  Takdir onların vesselam…

Aslolan “helalleşmek”tir! 

Helalleşmek, mahkemede dava kazanmaktan daha üstün olmalıdır; çünkü her yasal hak, helâl değildir ve Şeri açıdan da olamaz. Ne dersiniz bir kere daha düşünelim ve tefekkür edelim, tövbe kapısı açık ramazan mağfiret ayı rahmet ayı bereket ayı!..

Güney sınırlarımızı cetvelle çizerek belirlemek, Birinci Dünya Savaşı galiplerinin yasal hakkıdır belki; ama helâl değildir.

Keza, iflas eden kardeşinizin haraç-mezat satışa çıkarılan evini satın almanız yasal hakkınız olabilir; ama helâl değildir. 

İmar ruhsatı olan bir müteahhit, şehrin ufkuna tecavüz ederken yasal olarak suçsuzdur; ama yaptığı iş, helal değildir.

Yeni ve çok daha ucuz bir enerji türünün pazara girmesini önlemek üzere üretim haklarını satın alıp, sümen altı eden bir petrol şirketi yasal olarak suçsuzdur; ama yaptığı iş, helal değildir. 

Keza raf ömrünü uzatmak için ekmeğin içine kanserojen madde koyan fırıncının yaptığı formülü ambalajın üzerine koyduğu sürece yasal, dolayısıyla suçsuzdur; ama helal değildir.

Ve son olarak bir kalem darbesiyle “atar ergen”leri sokağa döken yazar, alevler afakı sardığında suç mahallinde değilse, olayları evinden seyrettiğini ispat edebiliyorsa yasal olarak suçsuzdur ama helal değildir yaptığı....vs bunun gibi daha neler neler!!!

Neden şimdi cehennem lüzumsuz değil anladık mı?

Günümüzün en önemli projelerinin ortak ana fikri “helâli, kanuniyle mezcetmek”tir!

Aciz ve kusurlu insan!

Allah’ın bizim ibadetlerimize ihtiyacı olmadığı gibi; bizim de rahmet, bereket ve mağfiret ayı olan Ramazan’a ihtiyacımız var. Kozmik Bilim ve Bilinçle Yaşam Enerjisi kitabımızda 15 yıl önce kaydettiğimiz ve bilimsel verilerle de aklı gözüne inenlere “İlâhi hükümlerin kozmik boyutları”nı anlattık. Sadece “duyduğunu ikrar ve itaat”le kıldığımız namazın, alın, iki el, iki diz, iki ayak olmak üzere 7 sivri noktamızı yere vurup toprak olan bedeni topraklamamız vasıtasıyla, 7 enerji noktamız ve salgı bezimizdeki “stres” denen elektrik yüklerinden arındırmasını sizin Allah’a en yakın anınız secde anınızdır” hükmünü termal kamerada göstererek, o anda beyne taze kan gönderildiğini ispat etmiş secde anıdırı bilimsel olarak ispat ettik!

Bir de oruç ibadetimiz var. Nefsimizi zorlasa da maneviyatımızı, huzurumuzu kat be kat artıran mucize oruç! Neden mucize olduğu, bugünkü “iştaha, zevke ve sefahate” yöneltilmiş, manasından uzaklaştırılmış sohbet ve ortamlarda bulunmaz; ancak ‘kozmik’ dediğimiz “yaratılışı sebepler dairesinde düşünen” bakışla anlaşılabilir. Bu idrak ve izan muhaciyesiyle bakıldığında görülecektir ki, vücudumuz 4 saatte bir hazım yapar ve her 4 saatte bir; bakteri, virüs, parazit, toksin, mikrop dediğimiz zararlı varlıklar da yiyecek bir şey bulamadıkları için birbirini, büyükler küçükleri yiyerek bedenimizi temizler! Ayrıca kötü enerjiler de bedenden atılır, içimizdeki süfli yaratıkların da tesirinden kurtulmamızla, ruhsal arınma ve huzurumuza vesile olur, işte Allah’ın hikmetli şekilde bize borç kıldığı oruç budur!

Tabii ki biz namazı da oruç’u da Allah emretti diye kılarız!

Aklı gözüne inenlere de böyle ispat ederiz!

Ey Türk, titre ve kendine dön!

Karanlık günlere doğru itilmeye çalışılan bu necip milletin torunları ve devletimiz inşallah Ramazan’ın feyzi ve bereketi ile bu sıkıntıları da aşacak ve lâyık olduğumuz şekilde idare edilmeye devam edeceğiz vesselam.

Son Osmanlı’nın Gerçek savunucusu mütefekkir-yazar-araştırmacı, kalemi kılıcı kadar keskin tarihçi üstâd Kadir MISIROĞLU, Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Allah kalanlara sabr-ı cemîl ihsan etsin diyor, kendisine de vatan millet, bayrak devlet mukaddesat uğruna mücadele edip, bütün şühedanın ve ölmüşlerimize rahmet olsun diyoruz.

Kültür hazinemizi artıran pek çok sohbetinde bulunmuş biri olarak şartlar oluştuğunda kıymetli sözlerini sizlerle paylaşacak, tarihin yeniden yazılmasına, karanlık kalan şeylerin aydınlatılmasına vesile olacağız inşallah!

 WhatsApp ihbar hattı: 0530 200 00 96

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • CahilCahil1 ay önce
    Çok güzel bay maranki peki ıstanbul belediye başkanlığını kazanan imamogluna uydurma hukukla hakkını çalmak sizce helal mi sizin gibi bir beyefendiden bu satırlarda konuya ilişkin görüşünüzü yazmanız isteğinde bulunuyorum tabi lutfederseniz
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    Aranızdaki anlaşmazlıkları Allahve Rasulune getirin. Ayet . Allah ve rasulu size haksızlık mı edeceğini zennettiniz. Ayet
  • Hadis-i ŞerifHadis-i Şerif1 ay önce
    Sonra yaparım diyenler helak oldu (Ahmed b. Hanbel Müsned)
  • mustafa tezcanmustafa tezcan1 ay önce
    Güzel yazı Ahmet hocam
  • MehmethanMehmethan1 ay önce
    Harikasınız.. tebrikler üstad
  • muhsinmuhsin1 ay önce
    ramazanımız mübarek ola. namaz ve oruç şimdi çok daha anlamlı, var olun. merhuma da rahmet olsun.
  • AliAli1 ay önce
    Mesela kız çocuklarını yakanlar da beraat ediyor.4000 motor Audiler de caiz
  • FeritFerit1 ay önce
    Bir de şu versiyonu var.(Adamın dar görüşüne göre) helal ama kanuni mi? Mesela kaçak bina yapmak. Vergi kaçırmak...

Günün Özeti