• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Stratrajik Oyunlar
TÜM YAZILARI
05 Kasım 2019

Türk Dünyası Tıp Kurultayı yapıldı!!!

Türkiye Cumhuriyeti sağlık sisteminde gereken hamleyi yine, asıl ve tek karar alıcı, Cumhur’un sesi Recep Tayyip ERDOĞAN yaptı! “Yerli üretim teknolojilerinin engellendiğinin farkındayız ve gereken tedbirleri alıp ne pahasına olursa olsun en doğru üretim ve kalkınma hamlelerini yapacağız!!!” yani bu toplantılarda havanda su dövmeyin kararlar alın mı dedi.

‘Dünya 7,5 milyar olmasına rağmen ömür uzadı..!’ diyenler; Ömür uzamanın tıbbi gelişmelerden değil; belediye hizmetleri sayesinde kanalizasyon sularının ve çevre temizliğinin sağlanarak salgın hastalıkların önlenmesinden ve klorlama gibi alınan tedbirlerden kaynaklandığını gözardı ediyorlar!

Sağlıkta duvara vurmuş sistemi, sağlıksızlıkla dibe vurmuş milletleri görmüyorlar pek tabii..!

Yüz milyonlarca insan ‘sağlıkla’ ölümü bekliyor..!? Obezite ise dünyadaki en büyük sağlık sorunu. Çünkü bir obezin kalbinden böbreğine, karaciğerin pankreasına hemen her organı hastalıklı ve bitmiş durumdadır diyor tıp insanları!

Bu on katlı beş yıldızlı hastanelerle de ne hikmetse bu milyonlarca obezler azalmayıp, ‘çözümsüz’ diyerek, palyatif tedavilerle makus kaderine terk edilmektedir.

Sağlık endüstrisi dev bir ekonomidir!

Bütün dünya ülkeleri bu dev ekonomiye çalışır. İlâç ve medikal sanayisi!!!

Kendine yetebilen bir ekonomi olarak üreteceğimiz ve otomotiv, elektronik gibi alanlardaki montaj sanayi gibi değil “milli ve yerli” ilâç, alet ve avadanlıkların bu ülkede üretilmesini sağlamalıyız! “Bugüne kadar bu ‘üretim’in yolunu tıkayan yerleşik düzeni biliyoruz..!” diyen yukarıda yazdığım tahlilleri de yapan bu ülkenin 17 yıldır başbakanlığını da yapan bir Cumhurbaşkanı!!!

Hakikâten umutlarımızı diri tutuyor!

Bunu Cumhurbaşkanı söylüyor!

Biz de onun bu sözlerine itimat ederek milli yerli üretime büyük hız verdik alet ve edevatla ilgili olarak da çalışmalarımızı son hızla sürdürüyoruz bu bir fırsattır diyoruz ve TÜBİTAK ve KOSGEB’ten geçen projelerimizle inşallah yakın zamanda, Türkiye’ye girişi pek çok kuvvetçe engellense de sayın Cumhurbaşkanı’nın emir ve görüşleri doğrultusunda projelerimizi sunduk ve kabul ettirdik! İnşallah çok yakında insanlığa “bio rezonans” teknolojilerini ve “frekans tıbbı”nı kazandırmayı amaçlıyoruz.

Tıp Kurultaylarında ne konuşuluyor, hangi kararlar alınıyor?

Türkiye’de yapılan Tıp Kurultayı’nda konuşuldu mu, merak ediyorum. 93’te Rusya ve Azerbaycan’daki görevlerimde şahit olduğum, büyük şehirlerin hemen her mahallesinde bitkilerle tedavi hastaneleri, sülükle tedavi hastaneleri, “sidikle” tedavi merkezleri, aroma terapi merkezleri, fitoterapi merkezleri, frekans-Biorezonans terapi ..vs

30 yıldır biliniyor idiyse neden araştırılmadı, getirilmedi?

Cevaplar malum olmakla birlikte, zararın neresinden dönülse kâr diyerek Cumhur’un sesine kulak veriyor ve “Artık hareket zamanıdır!” diyoruz!

 Toplantılarda havanda su mu dövüldü!

Bugün dinlenilen o uzmanlardan bize de bu konuları her anlatışımızda söylendiği gibi: “Bırakın canım, abuk sabuk kanıta dayalı olmayan bu çalışmalar hep Rus ülkelerinden çıkıyor kardeşim! Avrupa’dan bize numune getirsenize..!” diyen vatan hainleri halen görevinin başında mı merak ediyorum!!!

Kazakistan, Rusya ve Ukrayna’daki ‘Tamamlayıcı Tıp’ çalışmalarından acaba bir esinti alınabildi mi..? Yoksa ilâç ve avadanlık ithalatı üzerinden paralar kazanan yerleşik düzenin tuzu kuru tetikçilerinin eliyle ekonomik ve sosyal-siyasal köleliğe devam mı denildi..?

93 yılında Azerbaycan’daki görevimde çok ince bir sitem duydum:

“Türkler özümüze-bizlere ihanet etti..!”

“Hayrolsun..?”

“Ak ekmeği, rafine tuzu, tavuğu, beyaz unu, beyaz şekeri getirip cemaati-milleti hastalandırdınız. Sonra tababet şeklimizi değiştirip hastaneleri kurdunuz. Dermanları -kimyasal ilaçları getirip, gene hastalandırdınız! Yaptığınız operasyonlarla halkımızın ekseriyetinin organları eksildi! Bu mu sizin teknolojyanız! Medeniyet tasavvurunuz..?!” diyen bakanlarından, doktorların, koca profesörlerin, yakınlarımın sözlerini hiç unutamadım..!

Sizler bizim 100 yıllık umutlarımızı yıktınız!

Hele hele Aksakallar şurasının başkanı Türkiye’de Mehmet Akif Ersoy olmak üzere bütün şair ve şuaranın şiirlerini ezbere bilip, büyük Türkçü ve Türk hayranı Kafkas kahramanı benim de kadim dostum saygı duyduğum insanların ataları akademik profesör doktor Sadık Murtazayev’in; “Ahmet bey keşke biz komünizmle ölseydik de yıllardır hasretle bir idol gibi beklediğimiz adalet sahibi büyük atalarımız bizi yaşatan umudumuz Türklerin bu halini, ahlaksızlığını, dirayetsizliğini bu yaşantısına ve yaptıkları bu iş işleri görmeseydik...!!!” Buraya yazmakta hicap duyduğum olumsuzluklarla ilgili sözlerini hiçbir zaman unutamam ve unutmayacağım!

1945’lerde demokratikleşme hareketi ile ülkemize vurulan büyük darbe Marshall yardımıyla hastalandırma, gıda ve ilâç terörü maalesef bizim elimizle aynen demokrasi ve medeniyet getiriyoruz diyerek Türk dünyasını da hasta etmiştir!

 Tamamlayıcı Tıp metod ve cihazlarının bir an önce ülkemizde hayata geçilecek. Bu sistemi en iyi bilip uygulayan biri olarak en kısa zamanda “bio rezonans” teknolojilerine ön ayak olacağız! Tüm engellemelere rağmen Cumhurbaşkanımızın destekleriyle Türk işçisi, işletmeni, organizasyonu ve 8 ‘Türk’ barkoduyla dünya piyasasına sunacağız!

 “…Gerekli sağlık programlarını dünya liderlerine sunduğumuzda tebrik ediyorlar fakat icraata gelince ortadan kalkıyorlar! Ama biz gerekirse bir ‘Mülteciler Şehri’ kurmaya hazırız! 4 milyon insanımıza sadece sağlıkta dahi hizmet vermenin yekûnu çoktur! Yine de biz, mazlum ve mağdurların ümit kapısı olmaya devam edeceğiz! Bu engellemeleri de ortadan kaldıracağız” diyen Recep Tayyip ERDOĞAN’ın direktifleri doğrultusunda son on yılda Ak Parti iktidarında geçirdiğimiz onlarca soruşturmaya tehdit engellenme ve para cezalarına rağmen sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamalar ve gönderdiğimiz dosyalarla sesimizi duyduğu kanaatiyle biz cevabımızı aldık!

Durmak yok! Bu ülkeye ağaç dikmeye ve üretmeye kısacası yola devam diyoruz!

 WhatsApp İhbar Hattı   530 200 00 96

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Atilla

Nazarımda Sağlık Endüstrisi küresel bir mafya, hastalar da kobaylardır. Devletlerde bu mafya mündemiçtir. Sağlık Bakanlığının adını bile duymak delirtiyor beni. Hangi kronik hastaya mutlak bir sağlık kazandırmış bu Kurum? Türkiye'deki hasta ve hastalıklardan yegane sorumlu, kusurlu ve suçlu bir Nazırlık. Yasal görevlerinin bilincinde bile değil, felsefesi küresel sağlık mafyasına hizmet ederek bütçe payının üzerine küllenmek. 35 milyon kronik hastanın vebali bu Nazır'lığın boynunadır.
  • Yanıtla

Nadir Çetingül

Isparta bölge hastanesi açıldığından kısa bir süre sonra bakan bey ile bir konu toplantısına katıldım. Isparta nin ilk musiyat üyesiyim. Bakan beye hastanemizin sarf malzeme ve diğerlerinin imalatına talip olduğumuzu söyledim. Cevap : Gerektiği zaman size açıklarız Sömürgeci zihniyet gücü halâ elinde tutuyor. Sayın hocam. 
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23