• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Stratrajik Oyunlar
TÜM YAZILARI

Turgut Özal’dan 30 yıl sonra, Türkiye demokrasi ve demografisi!

19 Nisan 2022
A


Prof. Dr. Ahmet Maranki İletişim: [email protected]

“Kaybolan devlet otoritesini yeniden tesis etmek” aldatmacasıyla iç-dış hainlerin kölelikleriyle yaptıkları gözaltı, tutuklama, idam ve işkencelerle geçen, bizim de Selimiyelerde pek çok defa ifade verip şahitlik ettiğimiz; ülkemizin yüz karası 12 Eylül darbesi bugün hâlâ lânetle ve nefretle anılıyor. Zira darbenin baş aktörü Kenan Evren’in sözleri de unutulmadı: “Bir sağdan astık, bir de soldan… İdam kararı geldi önümüze, dedik ki sağcı solcu yok. Bir sağcı bir solcu, iki sağcı, iki solcu. Sonra yeni gelen yönetim bize demesin, sağı tutuyor solu tutuyor. Töhmet altında kalmayalım.”

 Türk milleti bunları unutma! Ve unutturma!

KÜRESEL ŞEYTAN ŞEBEKESİ İÇİN ‘SAKINCALI’ 

OLAN GERÇEK ANADOLU TÜRKLERİ!!

CIA Ankara Şefi Paul Henze, Kenan Evren’in başını çektiği darbecileri kastederek, “Bizim çocuklar başardı..!” dedi..! Darbe sürecinde meclis kapatıldı, Anayasa rafa kalktı, partiler kapatıldı. 650 bin kişi gözaltına alındı. 1 milyon 683 bin kişi fişlendi. 230 bin kişi yargılandı. 517 kişiye idam cezası verildi. 300 kişi şaibeli şekilde öldü. 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi. 299 kişi cezaevlerinde öldü. 30 bin kişi sakıncalı görüldüğünden işinden atıldı. 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı. 30 binden fazla kişi siyasi mülteci olarak yurdunu terk etmek zorunda kaldı.

İhtilâl hükümeti tarafından engellenmek istense de “sebepler dairesi”nde Allah’ın bir lütfu görülebilecek seçimlerle, 212 milletvekiliyle Cumhuriyet tarihinin demokratik dönemlerinde ilk defa tek başına çoğunluk sağlanarak Turgut Özal’ın başbakanlık dönemi başladı.

SİYASET YASAĞI, 

İLMİ ÇALIŞMALARIMIZA VESİLE OLDU!

Darbeyle siyaset rafa kalkınca, millî-manevî insanlar olarak vazifeye devam edip, MTTB, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, Aydınlar Ocağı, Türk Edebiyat Vakfı gibi pek çok kuruluşta ilmî ve kültürel sohbetlerle irfanımızı arttırma imkânı bulduk.

Büyükleri önümüzde yürüyen, devlet içindeki bir avuç vatanperverle; “Bizi namerde muhtaç etmemek için ihtilal hükümetinde görev almayın!” diyen büyüklerimizle, ihtilal hükümetinin desteklediği partinin karşısında yer alan rahmetli Turgut Özal’a “Anavatan Partisi”ne destek olduk!

İlk toplantılarımızı, İstanbul Dolmabahçe Camii’nde deniz kenarındaki tarihi kümbet de yapardık. Her Cuma sonrası, Allah rahmet eylesin doktora hocam Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş’ın etrafındaki pek çok akil insanla birlikte, mütevazı sohbetlerinde büyük kararların temelini attık! Rahmetli Özal’ın parti kuruluşunun ilk adımları bu kümbette atıldı!

Türkiye’nin kapkaranlık yılları!

Yıl 1980 Siirt Sason’da, TEKEL Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğü’nde görevdeydim!

80 öncesi karışık yıllarda, Türkiye’nin en büyük bakanlığı; maliye, hazine, dış ticaret, gümrük, tekel hepsinin bir arada olduğu bakanlıktı! Özal hükümeti kurulunca, emeği geçenlerden biri olarak 10 Eylül günü bir telefon emriyle İstanbul’daki yabancı dil imtihanına çağrıldım. Kazandığım imtihanla, İsviçre veya Kıbrıs’ta “bilgi görgü arttırmak” üzere görevlendirilecekken; 12 Eylül darbesi ile İstanbul merkeze alındım!

Eksperlik o zamanlarda son derece önemli bir görev olduğundan, devlet kefalet isterdi. Rabbimin, yanında yetişmemi nasip ettiği Tercüman gazetesinin şair-ül şüerası başyazar Ahmet Kabaklı hoca devlette kefilim oldu! O zamanın medyası, bugünkü gibi belli siyasi güçlerin elinde oyuncak değildi! Ahmet Kabaklı, Rauf Tamer gibi yazarlar bir yazı yazdığında ortalık karışır, teyakkuzda olan bakanlıklar hemen soruşturma açardı!

SİYASİ DENGELERİ “MİLLİLEŞTİRMEK” 

İSTEYEN TURGUT ÖZALDI!

Rahmetli Özal’ın; iç ve dış manipülasyonları, siyasi dengeleri ve başındakileri, Amerika’da yaptığı çalışmalarda gördüğünü, zaman zaman yaptığı sohbetlerden çok iyi anlamıştık. 80 öncesi rahmetli Gün Sazak döneminde ve Gümrük Tekel Bakanı atadığı Adnan Kahveci döneminde vatan millet bayrak devlet mukaddesat sevdalısı gönüllüler olarak kendisine danışman olarak destek verdik! “TEKEL’in Türkiye bütçesinin beşte birini karşıladığı, tuz, çay, şeker, sigara, alkol, kibrit, tütün gibi ve pek çok sanayi Ürününü kapsıyordu!

ÖZAL sonrası hepsi özelleştirildi!

Hem gümrükler, hem de TEKEL ferasetini gösteren iki kişi vardı. Biri, milliyetçi cephe hükümetinde Başbakan yardımcısıyken, milletvekili olmasa da gerçek bir vatanperver olan Gün Sazak’ı Gümrük TEKEL Bakanı atayan Alpaslan Türkeş’ti! Bir de devletin en dürüst ve geleceği gören bakanlarından biri olan Adnan Kahveci’yi atayan merhum Turgut Özal’dı! Rabbim vallahi her ikisine de danışmanlık yapmayı nasip etti.. Ruhları şad olsun!

 Başbakanlığında bugün Recep Tayyip Erdoğan’ın yapmak istediği 2023 vizyonunu çizerken, içimizdeki kripto vatan hainleri tarafından öldürülen Turgut Özal’ı rahmetle ve hayırla yâd ediyoruz!

ÇÖZÜM, İŞİ EHLİNE VERMEKTEDİR!

 İşi bilenlerle meşveret etmektir!

Türkiye ve Anadolu insanı; devşirme İnsanların hazırladığı devşirme kanunlara, çürümüş teorilere, işlemeyen modellere mecbur bırakılmadan, dünle bugünü birleştirecek “gerçek vizyon sahibi, liyakatlı ve ehliyetli; konusunda uzman, denenmemiş gerçek Anadolu Türklerine fırsat verilerek “Büyük Türkiye” hedeflerine ulaşılabilir! Vesselâm.

WhatsApp İhbar Hattı: 530 200 00 96

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Okur

Türkler arasında çokça vatana millete faydalı kişi edebiyatı asırlardır nesilden nesile vaazla telkin edilip anlatılır . Mezarda her yatan neredeyse gelecek nesillere cennet miras bırakmış gibi. Gayrimüslimlerde böyle bir gelenek ve mistik anlayış yoktur. Hiçbiri böyle bir duygu ve eylemi aklına bile getirmez. Bilmeyen sanır ki güya bu faydalı kişiler milltine ve insanlığa çok hizmet etmiş. Millet olarak halimiz ortada, her konuda rezil ve rüsvalıktan hiç kurtulamıyoruz. Mürayileşerek kendini teselli edip avutan millet anlayışı. Belki tek tük böyle kişiler olmuş veya var olabilir. Lakin hiçbir zaman yetkili olmamıştır. Murayilikle avutma ve avunma mirası Türklerde büyük gelenek.

Ahmet

Özal öldürüldü demişsinizde kim öldürdü ve nasıl öldürdü.Bir zamanlar Özalı ergenekoncular öldürdü dediler sonra böyle bir örgüt olmadığı anlaşılınca Özalı öldurenlerin fetöcü olduklarını öğrendik ama ne bir dava açıldı ne bir soruşturma
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23