• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Stratrajik Oyunlar
TÜM YAZILARI

Satanizmin büyüleriyle savaş - 3 Eğitimcilerin eğitilmesi!

28 Ocak 2022
A


Prof. Dr. Ahmet Maranki İletişim: [email protected]

Son iki yazımıza gelen yorumlarla, kanayan yara eğitim sistemindeki büyük yıkımla ilgili feryâd edenlere ses olduğumuzu gördük! Zira eğitimcisinden velisi ve öğrencisine kadar, gelecek neslimizin önündeki kara bulutların radikal-acil tedbirlerle dağıtılıp, geleceğimizin aydınlatılması eğitimcilerimizin eğitilmesi eğitimcilerimizin eğitilmesi bekleniyor!!!

EĞİTİMCİLERİN EĞİTİLMESİ ŞARTTIR!

Fulbright modelinin seküler, doğuyu-doğayı, aslımızı hiçe sayan bilgileriyle kirlenen eğitimcilerin eğitilmesi gerek tabi. Peki, eğitimciyi eğitecek eğitimciyi, kim eğitecek..??!! Devletteki en stratejik işlerde ve kararlarda olduğu gibi kadük bırakılmadan uygulamaya geçmesi nasıl sağlanacak, diye soruyor halkımız!

Necip ceddimiz eğitime bakışını, tedris kurumlarının girişine baş tacı-referans yaparak asmış: “Burada hiçbir kuş yüzmeye ve hiçbir balık uçmaya zorlanmaz..!” Bu veciz ifade ve bakışla, “ilim-bilim-irfan-ahlâk” ehli ve umum değerlerine sahip nesiller yetişmiş.

ANASIZ ANAOKULLARININ HAZİN SONU!

Peki, bugün durum nasıl? 6 olan kreş yaşı beş ve dörde indi!? 4 yaşında ana kucağı ve yuvasından kopup anaokulu bitiren çocuk, beşinde yüksek lisans, altısında da doktorayla, tam manasıyla ilkokula hazır muhteşem bir zekâ küpü oluyor(!) mu diye akıl sahiplerinin ferasetine bırakıyoruz.

4-5 yaşında kreşle “yapay oyun-eğlence” araç ve uygulamalarıyla “modern” kirliliğe hızla giriş yapan çocuk 20 yıl okuyor, hatta yabancı dil de okuyor ama mezun olduğunda yabancı dilde iki cümle kuramıyor..!!??

AKIL VE VİCDAN SAHİPLERİNİN SESİ OLUYORUZ!!!

Dünya çapında iş birliği içinde olduğumuz sayısız ngo, düşünce kuruluşu ve eğitimcinin suallerini aktarıyoruz. Şahsen de duyarlı bir vatandaş olarak ve dahi, dünyada 80 ülke görüp devlet adına eğitimler vermiş, 3000 master doktora talebesi yetiştirmiş, okullar kurmuş bir akademisyen olarak söylüyorum! Ömrünün en güzel yıllarını izafi-ezberci sistemle harcayıp, uluslararası düzeyde bir ürün-marka oluşturamayan gençlerimizden ders çıkartılmalıdır! “Uygulanabilir ve yaşanılır ilim-bilim”le aslına rücu eden bir tedris sistemi geliştirilmelidir!

ASLÎ VAZİFEMİZ, ÇÖZÜM YOLLARI SUNMAK!

Bir eğitimci, her sahada olduğu gibi iki cihetiyle ‘maddi-manevi’ yetişmiş olmalıdır. Maddi gereklilikler, sahasıyla ilgili teknik bilgi-beceri ve donanımdır. Burada kritik nokta, eğitim müfredatının üzerinde, eğitimcinin kendine kattıklarıdır. Sadece kitabî, izafi bilgi havada-askıda kalır, vicdan sahibi eğitimcinin içine sinmez ve öğrenciye de geçmez! Eğitimci, muhakkak fiiliyata geçecek, fayda nazariyesi yüksek bilgiyi öğrenip öğretebilmelidir!

Eğitimcinin ikinci hususiyeti, manevi olgunluğudur. Duygu ve düşünce dünyası, ruhsal durumu bozuk-dengesiz bir eğitimci, öğrencisine hiçbir şey veremez! Eğitim sistemine de bir katma değer sunamaz!

Asabi, gergin, anlayışsız ve merhametsiz, uyumsuz ve geçimsiz, maddi beklentileri yüksek, evlilik ve aile hayatı sıkıntılı olan eğitimci, idareci ve yöneticilerin ve bilhassa bekâr olanların, “sağlıksız beslenmeyle sağlıksız bir hayat sürdükleri için!” algıları zayıf olup düşünce ufku dar ve anlayışları kıt olur!

EĞİTİMCİ, HER YÖNÜYLE ÖRNEK OLMALI!

Eğitimcinin; giyim kuşamı, beslenmesi, sigara-alkol gibi zararlı alışkanlıkları, hatta inanç ve düşünce yapısındaki rijitlik-aykırılığın eğitim ortamına yansıması, öğrencilerin üzerinde de olumsuz yönlendirmelere neden olur!

Bilhassa anaokulu ve ilkokuldaki çocukların en çok ihtiyaç duyduğu “anne şefkâti” ile, beynin duygu ve düşünceleri en hızlı kayıt yaptığı dönemde, ruh dünyaları iyi örneklerle beslenmezse, sonraki eğitim yılları ve hayatlarında negatif düşünce ve davranışların tesiri, kalıcı izler bırakabilir!!!

Çocuğun eğitimi ve “bedensel-ruhsal tekâmülü” anne karnında başlar!!!

Bu dünyaya geliş sürecinde; annenin yediği gıdalardan kurduğu cümlelere, düşündüklerinden fiiliyatına kadar istisnasız her şey, çocuğun aklına-ruhuna nakış nakış işlenir!!! Buranın altını çiziyorum!

 Çocuğun mimarı kim? Çocuk; ebeveynler yanında sosyal-çevresel negatif duygu ve düşünce birikimleriyle, vezir de rezil de olabilir! Zira televizyon başta olmak üzere “elektromanyetik araç ve mesajların güttüğü!” çocuklar maalesef, zihnen-manen-ruhen erimeye mahkûmdur!

YENİDEN DİRİLİŞ İÇİN, “YENİ-DENENMEMİŞ” KİŞİ VE METODLAR DENENMELİDİR!

Bilgi yarışmalarındaki zekâ geriliği, kan dondurucu seviyede! Sokak röportajlarında İstanbul’un fethini, peygamberi, en sık okunan bir sureyi, kelime-i şehadeti, abdesti-guslü bilenler azınlıkta! Türkiye’de en önemli üç isim sorulduğunda şarkıcılar söyleniyor fakat üç tane bilim adamı sorulduğunda, bilim adamları dışında herkes sayılıyor!

TÜRKİYE’DE BİLİM VE İLİM AYAKLAR ALTINDADIR!

 İnsan hayatına tesir etmeyen sekülerist bilim toplumu insan ruhundan uzaklaştırmaktadır!

Bilimin, ilmin ve maneviyatın böyle dip yapması, artık titreyip öze dönmeye vesile olsun diyoruz! “Bir toplum kendini değiştirmedikçe, Allah o toplumu değiştirmez!” hükmünce, sağlık-mutluluk ve huzur için, evvela cüz’i irademizle azami gayret edip, devamını da Mevlâ’dan bekleyelim!

Dünyadaki ilim, bilim ve buluş adamlarının % 90’ı Türk-İslâm âlimleridir! 

Bu, en büyük kazanımımızdır!

Bugün kurtuluş ancak düşen bayrağı kaldıracak gerçek ilim-irfan sahibi eli öpülesi ebeveyn ve öğretmenleri arayıp bulmak ve vazifeye davet etmekle olabilecektir? Vesselâm.

WhastApp İhbar Hattı: 530 200 00 96

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Anneler

Yuvalarından çıkarıldığı anda olay bitmiştir. Devâ anasız ana okullarında aranmıştır ve hâlâ inatlada aranmaktadır ama asla bulamayacaklardır. Son, âkîbet, aynı batmış batı gibi olacaktır vesselâm...

French teacher

Öğretmen aydin ve seküler olmalı bilimsel dusunmeli...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23