• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Stratrajik Oyunlar
TÜM YAZILARI
28 Haziran 2019

Ruhsal ve bedensel arınmak isteyenler!

Şehrin birinde alışkanlıkları, giyimi kuşamı, yediği içtiği, konuştuğu, durumu, duruşu garip gureba bir kitle varmış. Sokaklarında baldırı çıplak, gece bile giyilmeyecek kıyafetlerle ve tavırlarla endâm eden acuze ve bunların rol modeli reklâmcı-eyyamcı manipülâtörler “kitle imha araçları” varmış. Turizm, gez toz, hayatın tadını çıkar, «an’ı yaşa!” tantanasıyla bütün toplumu izzetsiz ve amaçsız bir yola sevk eden sinsi ve şerli araçlar…

Şer odaklarının maşaları halkı görünümle vurdukları gibi, bedensel görünümünü de değiştiren, bozan, sentetik, yaratılışı ve ihtiyaçlarına uymayan gıda ve yan ürünlerle imha sürecini hızlandırmış. Sinsi ve kirli amaçlarına öyle odaklanmışlar ki bir cepheden işgâl etmemiş; her alanda kuşatmışlar toplumu.

Peki nasıl yapıp yayabilmişler bunca kötülüğü?! Hangi akıl sahibi, üstelik dört koldan gelen tehlikeyi idrak edemez? Akıl, izân, idrak, muhakeme yeteneği kaybettirilirse ancak, bedenler ve ruhlar yolgeçen hanı olur. Anlatılan, aktarılan, dayatılanlar muhakemesiz, sorgusuz suâlsiz  kabul ettirilir, rıza ile!..

Beyin Kontrolü

Günümüz pozitif biliminin bir adım ötesi olan parapsikolojide bu duruma “worm hole” deniyor, solucan deliği. İnsanın zayıf yönleri tespit edilip o kanala nüfuz edilerek menfi yönlendirme yapılabiliyor. “Gizli telkin” alt başlığından tutun da “Beyin Kontrolü” merkezli stratejik merkeze kadar mesele akıl sahiplerinin “tedbiren” neler yaptığıdır! Beyin işgâl edilmişse televizyon, telefon, sinema veya elektronik olmayan güncel hayatın mâleyâne bir aracıyla devre dışı bırakılmasının bir hükmü yoktur. Hocam derdi ki “Pek çok spiritüel boyutta koruma metotları olmasına karşın; mesela sadece bir Ayet-el Kürsî’yi koruma kalkanı yaparak okusanız dâhi muhafazanıza kâfîdir. Şeytanın ordusu gelse tesir edemez!”

Görüldüğü üzere batılın, sapkının, fitnenin yollarını hayretle izlemekten ziyade ivedilikle gerçek tedbirleri alabilmek lüzumludur. Günümüz insanı ‘haber’ diye “A virüsü, B mikrobu, C örgütü, D yolu, E diyeti” vs.. ile adını dahi ezberleyemeyip kof içeriğine hakim olamadığı “çözümsüz” yollarla meşgul edilmiyor mu?!..

Yani aslı, özü, doğrusu, en etkin yolu yöntemi, güzeli bizdeyken; başkasına özendirilmeyle heba oluyor ömrümüz!..

 Fiziksel sebepler ruhsal sonuçlar doğuruyor?!..

Toplum olarak öyle narkozluyuz ki, yaptığımız ve yaşadıklarımızın doğruluğunu denetleyecek bir özgüven ve ferasetimiz yok. Bediüzzaman’ın tabiriyle “Aklı gözüne inen”ler, neyi niçin yaptığını bilmedikleri gibi etkilerini ve sonuçlarını da görmezden geliyor.

Âmiyâne bir söz ama durumumuzu en net açıklıyor, hocam derdi ki: “Oğlum, maymun kadar aklınız olsun. O maymun ki bir şey yiyeceği zaman tutup ta arkasına götürür, acaba ben bunu yersem çıkarabilir miyim!!!

bunun bir de Çıkışı-Def-i haceti var..vs diye..!”

Yapay bir gıdayla bile bedenimiz ve ruhumuzda açılan yaraları görebilsek o an tövbe edip yeni ve aydınlık bir hayata duhul ederdik kesinlikle.

Fakat herkesin kurtulması Âdetullah’a aykırı.

Sözümüz akıl ve izan sahiplerine. Varlığını müsbet şekilde sorgulayıp hayatını daha tatminkâr sıratı müstakim yaşamaya gayesinde olan, “Fırka-i Nâciye-kurtuluşa erenler” ile ebedi saadetini düşünenler elbet selâmete erecek.

 “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur!”

Nice nasihatleri unuttuk ki bugün burnumuz yerden kalkmıyor.

Halk tebabetinde yüz yıllardır kullanılan 1000 kadar bitkinin, 110 yılda %10 kadarında onay veren; Osmanlı sultanlarının kullandığı Merkezefendi tarafından yapılan Mesir macununu bile 41 baharatını bugün Avrupa gıda kodeksine uymuyor ve yasak listede diye yaklaşık yarıya düşüren zihniyete ne demeli!!!

Bu suskunluk niye! kimden neden niçin çekiniliyor!

“Ey Türk, titre ve kendine gel! Üstteki gök çökmedikçe, yerdeki toprak delinmedikçe senin töreni kim bozabilir?...” diyen Bilge Kağanlar ve atalarımız, “olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” diyen Kanunilerimizin sözünü hayata geçiren kalmadığı gibi; Yavuz Sultan Selim’in kabrindeki yazıda, “Yavuz ömrü hayatında her gün bir çeşit yemek yemiştir..” ibaresini sözde, “ne mutlu türküm diyen” Osmanlı’nın torunuyuz, yolundayız diyenlerin gayrimüslim ve gayri türklerin hakimiyetinde ne yazık ki bu necip milletin torunlarına çoktan nerden gelip nereye gideceklerini ve kim olduklarını unutturdular !!!

Kaybettiğimiz değerlere acilen dönüp düşen bayrağı yeniden kaldıralım ruhsal ve bedensel çürümenin en yüksek seviyeye ulaştığı 100 kişinin 98’inin ilaç kullandığı sağlıksız nesillerimizin uçuruma doğru gittiği bugünlerde ruhsal ve bedensel arınmanın zaruriliği noktasında insanlığımızı bir kere daha uyarıyoruz!

Kozmik boyutta gökteki ayın çekim kuvveti ile alakalı 11 yıldır düzenlediğimiz 29 Haziran-6 Temmuz tarihlerindeki kozmik beden temizliği-ruhsal bedensel arınma-programını bütün insanlığın uygulayarak, “bağışıklık sistemini güçlendirmelerini” dilerken, insanlığı detoks kamplarımıza bekliyoruz! Lokman as’ın aziz ruhaniyetine!

WhatsApp İhbar Hattı

530 200 00 96

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23