• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Stratrajik Oyunlar
TÜM YAZILARI

Paramparça İslâm ve âlemi diriliş bekliyor!

23 Kasım 2021
A


Prof. Dr. Ahmet Maranki İletişim: [email protected]

İçimizdeki özentilerin ‘medeniyet’ dediği Avrupa’ya, Fatih Sultan Mehmet Han’ın ve akabinde ümeranın götürdüğü gerçek medeniyeti hatırlayalım! Viyana kapılarına kadar giden ‘İlâ-yı Kelimetullah’ vazifeli necip ceddimiz, 500 yıl bölgeye huzur ve sükûn vermiştir. Fakat Osmanlı’nın ‘medeniyet’ten bertaraf edilişiyle bölgede kan ve gözyaşı hiç dinmemiştir.

1492 İspanya’sında yani ikinci Beyazıt döneminde bütün Müslümanlar engizisyon mahkemelerinde diri diri yakılırken, Yahudiler de payını almıştır. Donanma komutanımız Kemal Bey ve kardeşi oradaki Müslümanlara silah gönderirken, dönüşte alabildiği kadar Müslüman ve Yahudi’yi kurtarmıştır. Bu muhacirler başta İstanbul, Çanakkale, Selanik ve Ege kıyılarına yerleştirilmiştir. Bugünse, devlet ve millete muarız siyasi duruş gösterenleri ‘devlet aklı’ görebilmelidir!

DOST KİM, DÜŞMAN KİM?!

Birinci Dünya Savaşı’nda Arapların desteğiyle Mısır’da konuşlanan İngilizler, Kudüs’e kadar gitmiş ve türlü hilelerle onlarca “Lawrence”la İslâm yurtlarına fitne sokmuştur. Bugünkü Ürdün kralının babası olan Şerif Hüseyin ve Kral Faysal’ın da destekleriyle aylarca müsademe yapılmıştır. Sonunda on binlerce askerimiz şehit edilmiştir. Kıymetli eşimin dedesi de Yemen’de şehit olarak kalmıştır.

Türklerin şehit olduğu topraklarda Mescid-i Aksa’ya girilmiş ve Muallak Taşı’nın sağına Kral Faysal soluna da Şerif Hüseyin çıkarak alçakça bir konuşma yapmışlardır: “Nihayet bu toprakları, burada binlerce yıldır bize ihanet eden kâfir Türklerden kurtardık!” Yine aynı şekilde Şam’da Kudüs Fatihi Selahaddin-i Eyyubi’nin kabrini tekmeleyerek; “Bunlardan öcümüzü aldık..!” demişlerdir!

Bugün de vatanlarından koparılıp göçe mecbur bırakılırken Arap milleti, Türkiye sularında acımasızca balıklara yem edilmiştir! Onları kurtarıp misafir edenler ve ailelerine sahip çıkanlar yine, vaktiyle topraklarına adalet ve huzur getiren Türkler olmuştur!

Basra Körfezi müdahalesinde Saddam Kuveyt’e saldırdı. Saldırıyı kınaması istenen Arap Birliği’nde Yaser Arafat’ın sözleriyse, Türklere yapılan ve bugün Filistin’in başına gelen felaketlerin Allah indindeki kaydı oldu: “Saddam kuvvete saldırdı diye Avrupa Birliği ve Amerika karar aldı. Peki, Türkler Kıbrıs’ı işgâl etmiş ve orada askerleri dururken, Yunanistan’ın haklarını niye korumuyorsunuz?!”

Bugün aynı haçlı ruhu Suriye’de, Selahattin Eyyubi’lerin kabrini tekmeleyen Hristiyan artığı Nasraniler tarafından İsrail’den aldıkları fosfor bombalarıyla katliam yapıyor! Bu katliamdan kaçıp kurtulanlara, ‘geçmişteki tüm ihanetlerine rağmen’ güvenli bölge ve barış harekâtlarıyla yine “Beklenen Türk” sahip çıkıyor!

KİMİNLE DOST, KİMİNLE DÜŞMAN 

OLACAĞINIZI İYİ DÜŞÜNÜN!

Orta Asya’dan Altay dağlarından, karanlık batıyı aydınlatmak üzere gelen atalarımıza sahip çıkın! Allah’ın âyeti ve habibinin müjdesiyle İslâm’a bayraktarlık eden bu millete hürmet edin! Ardından kuyu kazmayın! Aksi hâlde, tarihte nice misali olduğu gibi kendi kuyunuzu boylarsınız! Her şeyin mutlak sahibi Allah, iyi-kötü her fiil ve düşüncenizden haberdârdır! Hiçbir zalimliği kimsenin yanına koymaz. Hatta kötülüğe karşı sessiz kalanlara da, bugün olduğu gibi adalet eder!?

DİRİLİŞ RUHU, TÜM CİHETİYLE 

OLUŞMALIDIR!

70’li yıllarda benim de hizmet verdiğim, Türk edebiyatına yön veren “Büyük Doğu” mecmuasında, toplum olarak unuttuğumuz düşünce ve dertlerimizi en çarpıcı şekilde paylaşan Sezai Karakoç’u kaybettik. Diriliş ruhunu kaybetmeden her cenaha eşit mesafesiyle ve hususiyetle ‘iç dünyamızı yeniden keşfettiren’ eserler veren üstada rahmet olsun.

“Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır. Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır.

Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır ..!” diyerek; dünyamıza kozmik bir metafizik bakışla perdenin ötesini görebilenlerin ruhu şad olsun, yani sadece psikolojik Müslümanlık, sadece sosyolojik Müslümanlık veya sadece tarih içi Müslümanlık yetmez. Her Müslüman önce, kendi iç dünyasında Müslüman olmalı, fakat ondan ayrılmaz bir şekilde toplum içinde ve toplum halinde de Müslüman olmayı idrak etmeli. Ve nihayet bu psikolojik ve toplumsal muhtevaya mutlaka tarih şuurunu da eklemeli.”

KOZMİK AYDINLANMA BAŞLIYOR!

Nur camiasında büyük hizmetler görmüş merhum Ali İhsan Tola ağabey, melhame-kıyamet savaşını sorduklarında cevaben diyor ki: 

“İsrail, Suriye topraklarına girip burası benim dediği vakit, Ayasofya açılır! O vakit Melhame-i Kübra olacak. Mağlub ve zayıf gireriz; dünya gücü ve cemahir-i müttefika-i İslâmiye lideri ve tek vücut olarak çıkarız inşaAllah..! O tanklara karşı taş atan mücahid masum çocukların her attığı taş makbul bir duadır! Allah kabul etmiştir! O tank, o uydu, o teknoloji melhamede bir güneş patlamasıyla bozulur, iptal olur! O taşlar o vakit İsrail’e büyük darbe vurur! Öyle şiddetli müsademeler olur ki kan gövdeyi götürür. Dünya üzerinde Çin ve Hindistan dışında Yahudi kalmaz.”

Evet, mistik boyutta inançlar ve düşünceler bu yöndedir! Allahul âlem bissavab olursa, üzülmeyiz de..!

 Biz iman etmişiz ki o derse olur! Öl derse ölürüz! Vesselam.

WhatsApp İhbar Hattı: 530 200 00 96

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Okir

Dört halifenin üçünün cinayete kurban gitmesi bir seyler anlatması lazım.

İsa Kara

Hocam hayırlı günler bugün ki yazınızın bir yerinde Allah iyi-kôtü her fiil ve düşünceniz den haberdardır diyorsunuz.Burayı biraz açar mısınız,haşa bu konuda bir tereddütmü var. Giresun'dan selamlar yengeye ve yeğenlere selamlar.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23