• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Stratrajik Oyunlar
TÜM YAZILARI

Nizam-ı âlem ruhu ve başbuğ Alparslan Türkeş!

05 Nisan 2022
A


Prof. Dr. Ahmet Maranki İletişim: [email protected]

Rahmetli Alparslan Türkeş, Türkiye’deki mevcut düzenin dinamikleri içinde maalesef basına da yansıyan şekliyle, Demokrat Parti döneminden sonra; Adalet Partisi döneminde “iç kriptolar” sebebiyle Müslümanlara ve bilhassa nurculara karşı yanlış tanıtılmıştır!

Bunları, bizatihi kendinden dinleyen biri olarak da tarihe kayıt düşmek istiyorum.

Kastamonu Osmanlı’nın en büyük İstanbul’dan –Sinop’a kadar Kastamonu Vilayeti Oğuzların harman olduğu bir bölgedir!

Tarih boyunca devlet düşmanlarına hiçbir zaman taviz ve oy vermeyen bölge insanımızla, rahmetli Başbuğ’u 1980 yılı öncesi Kastamonu-Bozkurt ilçesindeki seçim çalışmasından sonra İnebolu’da misafir edeceğim zaman; “Hayır. Hocamın elini öpmeye ve duasını almaya gidiyorum…” demişti!

Bediüzzaman Said-i Nursi hazretlerinin Kastamonu’daki talebesi Mehmet Feyzi abiden bahsettiğini anladığımda, rahmetli Başbuğ’la daha farklı bir iletişimimiz olmuştur!

Çünkü o dönemde nur medreselerinde, Türkeş’in Bediüzzaman’ın cenazesi ve Nurcular üzerindeki olumsuz etkilerini yayan bir grup vardı!

Bu grup bugün malum paralel yapı adı altında Nurcuların bilhassa medya ve basın yayın müesseseleri içinde yer almış pek çoğu yurtdışına kaçmış ve cemaat içinde de deşifre olmuştur!

Yeni düşünce ve BÜYÜK ÜLKÜ hareketi!

80 sonrasında yüzlerce hatıramız yanında Yakacık’taki evinde, ülkü ocakları kapatılınca Büyük Ülkü kadrosundan Hamdi Eloğlu, Halit Ocak, Temel Can ve Akkan Süver başkanlığında yeni düşünce kadrosuyla dergimizle ilgili istişareler yapardık. O günkü gazete tirajlarına yakın 12.000 baskılı “Yeni Düşünce” dergimizi insanlıkla buluşturmanın mutluluğunu yaşarken, Yakacık’ta da geç vakitlere kadar rahmetli Başbuğ’dan hatıralar dinleyip suallerimize cevaplar alırdık.

Said’i Nursi’nin cenazesini Urfa’dan kim kaldırdı!

Bir defasında bir sual ettim: “Sayın başbuğum, bir sual edeceğim. Dedelerim Risale-i Nur yazmış ve Bediüzzaman’ın Kastamonu hayatında dağıtımlarını yapmıştır. El yazmalı eserlerini de hâlâ muhafaza ediyoruz. 80 İhtilali’nde köyümüzde sandık içinde buldum. Bununla ilgili sorunun cevabını sizden almak istiyorum. Cemaatte diyorlar ki, rahmeti Bediüzzaman’ı Urfa’dan kaldırıp cenazesini yok etmek noktasında sizin emriniz olduğu söyleniyor. Bu spekülasyonlar için tarihe bir kayıt düşmek ister misiniz..?”

Askerler Menderes’i devirecek diye uyardım!

Bir doktor ve yukarıda ismini saydığım kişilerin de şahitliğinde Rahmetli başbuğ şu cevabı verdi: “Oturun çocuklar, dinleyin... Bediüzzaman’la ilgili ‘cenazesini almak ve istediğimiz yere götürmek istiyoruz’ diye bir dilekçe kardeşinin imzasıyla tarafıma iletildi. Ben de uygun görüşle ‘gereği yapılsın!’ dedim. 

Bugün gibi hatırlıyorum. Sonrasını takip etmedim. Fakat o zamanda devletin içinde bu ihtilali yapan demokrat ve din düşmanı siyasiler ve gruplar mevcuttu ve ben bunları rahmetli Menderes’e milletvekili olan yakın bir akrabam vasıtasıyla ihtilalden birkaç gün önce bile uyardım!…”

Bu olayları da anlatırken rahmetli Başbuğ’un gözyaşlarının düştüğünü, dünya ahiret şahitlik olsun diye burada kayıt düşmek istiyorum!

Yıllar sonra Mehmet Feyzi abinin Türkeş’e milli noktada birlik beraberlik ve binlerce gencimizin komünizmden uzak Türk İslam şuurunda yetişmesine vesile olması, aleyhinde yürütülen bütün bu entrikaların da bir oyun olduğunun işaretidir!

Nur cemaati içinde Bediüzzaman’ın Risale-i Nur’un ikinci halifesi ve asrın mühim bir alimidir dediği Mehmet Fevzi abinin fikirlerinin öne çıkarılmaması ve konuşulmaması da bu malum paralel grubun etkisiyle Türk milliyetçiliğine yapılmış siyasi bir provokasyondur! 

Bütün bu konuları Kadir Mısıroğlu bir sohbetinde bize anlatmış ve medyada yayınlayarak da söylediklerimiz doğrulanmıştır!

Alpaslan Türkeş Gelibolu Hamzakoy’da!

1980 ihtilali Sonrası Demirel, Ecevit ve sonrasında Türkeş Gelibolu’daki subay olan Kıbrıs çıkarma Komutanlığını da yapmış Gazi ağabeyim Mustafa Maranki’nin Birlik Komutanlığı’nı yaptığı Hamzakoy askeri birliğinde yasakları kalkana kadar misafir edilmişlerdir!

İnşallah bir gün 21. yüzyıldaki stratejik araştırmalar kitabında yazdım, diğer hatıraları da tarihe kayıt düşsün diye vakti geldiğinde yazacağız..!

MİLLÎ MANEVÎ İNSANLAR, 

HER DEVRİN ADAMI OLMASIN!!!

Rahmetli Başbuğ mesajında;

“İhtilal hükümetinde bizim arkadaşlarımız asla görev almasın! Parayla satın alınmasın! Paraya ihtiyacı olanlar fedakarlık yapsınlar.. Bu milletin aksaçlıları onlara sahip çıkacaktır…” diyerek bizimle yolladığı mesaj bütün arkadaşlara iletilmiş ve hakikaten bir avuç olan devletteki vali, emniyet müdürü, savcı, asker, bürokrat pek çok kişi ihtilal hükümetinde aksaçlıların desteğini görmüş ve görev almamışızdır!!?

Rahmetli Başbuğ’un sağlığında ve çok güzel günlerinde kendisiyle, bilhassa 1980 sonrasında kadim dostumuz İstanbul Aksaray’daki MHP il binasının yapılmasında büyük katkıları olan Halil Atmaca kardeşim ve eşi Seval hanımla birlikte Topkapı’daki ofisimizde pek çok hatıraları dinlemiş ve kendisini hayırla yâd etmişizdir!!?

Bugün kamuoyunda bilinen Türkeş’in dışında bir Türkeş olduğunu, bu ülkede ABD, CIA ve uzantılarının her şeyini bilen, bunları Türkiye’nin en büyük düşmanıdır diyebilen kişi olduğunu 1980 yılında duymanın bugün de mutluluğunu ve onun TÜRK BAŞBUĞ’LUĞUNU hak ettiğinin bir işaretidir!

DÜŞEN BAYRAĞI YERİNE KOYACAK NESİL GELİYOR!

Vefatının sene-i devriyesinde andığımız başbuğun söyledikleri yıllar sonra çıkmıştır!

İnşallah bundan sonra ülkücü hareketin Nizam-ı Âlem ülküsü taşıyan İ’lâ-yı Kelimetullah savunucuları mutlaka Anadolu kıtasındaki taşı gediğine koyacak, Türk İslâm Birliği’nin kuruluşuyla Türkistan diyarında Büyük Türkiye’nin önderliğiyle üç hilal ve al bayrağımız dalgalanacaktır!

Vatan-millet-bayrak-devlet-mukaddesat uğruna bu toprakları bize vatan yapmak için uğraşan bütün şehitlerimize rahmet olsun. Âmin.

WhatsApp İhbar Hattı: 530 200 00 96

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Süleyman Sırrı Dinçer

1960 darbesini radyodan okuyan kimdi.. Darbeden önce ABD de gladyo eğitimi alan kimdi.. Darbeden sonra Tankla ABD elçiliğine gidip "Darbe dediniz yaptık verin paraları" diyen kimdi.. Davadan döneni vurun ben dönersem beni de vurun diyerek .....(Vurun kırın) MUSA'nın BOZKURTLARI diyerek ... veee Kendigörüntülü sesiyle Bizim müslümanlık diye davamız yoktur.. diyen kimdi kimdi kimdi Artık sizi hiç oku-ma-ya-ca-ğım..Plavın içindeki beyaz taşlardan biri Dilipak idi şimdi Siz.

Bozkurt

04 Nisan 1997 karlı Ankara gününde Başbuğ Alpaslan TÜRKEŞ aramızdan ayrıldı. Allah rahmet etsin. Mekanı Cennet olsun.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23