Medya ve Ç-ALGI operasyonları !.. Cambaza bak devam ediyor!

29 Ocak 2019 Salı

Ey insanlar...

Medyanın maskeli, çalgılı algı operasyonlarının ifşasıyla necip milletimizi aydınlatmaya devam ediyoruz.

31 Mart seçim sürecindeyiz. ‘Gölgelenmiş’ her konunun daha belirginleşeceği; kritik olanlarınsa örtbas edilmeye çalışılacağı helal ile haramın, doğruyla eğrinin ayırt edilemediği karmaşık günlerdeyiz.

“Hard Power” denen açık ve fiziki gücün güncel hâli “Soft Power” medya, Dünya’daki hâkimiyet yöntemlerini sadece ‘boyayıp-süsleyip’, aynı sinsilikte ve ihanette uygulamaya devam ediyor. İşinin ehli, bir davası, ülküsü olup da inançla yürüyen ilim erbabını ayırdığımızı hatırlatmaya lüzum yok elbet. Sözümüz şer odaklarının maşasının maşası, ucuz ve kiralık kalemlere, manipülatörlere. Şeytan-Şer Akıl «Gör!” deyince görüp, «Sus!» deyince susanlara!..

Algı yönetimine, bir veçhiyle de “çalgı” yönetimi diyebiliriz. Algıları yönlendiren ve yönetenler çalıyor, garip gureba toplumlar da oynuyor !.. Dün böyleydi!

Bugün de böyle!

Biz, yarınlar bizim diye uyarmaya devam edeceğiz..! Tabii ki farkındalığı olanlara..!

İngiliz Başsavcı ile Londra’da bir yemekteki konuşmamız!

Başsavcı sormuştu:

- Bizi seviyor musunuz?

- Tabii...

- Tarihten gelen bir husumetimiz varken de mi?

- Biz onları tarihimize yazmadık siz biliyorsunuz!

- Çanakkale’de yaptıklarımıza rağmen mi..?

- Efendim, siz çalın, biz oynuyoruz nasılsa! Ancak gelecekte ne olur belli olmaz..!

İngilizlerin bizim için ve kendileri için ne düşündüklerini bir yazımda sizlerle paylaşacağım!

Cambaza bak bütün gücüyle tedris sistemi ve kitaplarımız, üniversitelerimiz, devlet yönetiminde eski Türkiye kuralları aynen devam ediyor! 

... Ülkemizin düşmanları için şu ana kadar tek engel gibi görülen RTE’nin Yeni Türkiye hayalinin gerçekleşmesini acilen bekliyoruz!

Şeytani aklın tek amacı dünya nüfusunu gıda, ilaç, silah sanayii, pek çok sebeplerle azaltmak mı!

Daha açık ifade edilemez!” aziz milletimiz. Dünya, karanlık bir çetenin oyuncağı gibi yönetiliyor. Asıl amaçları, görülmemiş soykırım ve bunu gerçekleştirmek için her yolu mübah görüyorlar! Dünya medya baronu “Dünya nüfusu 500 milyona inmeli!” demişti; ABD’deki 6 metrelik şeytan anıtında 40 sene evvel ilân etmişti aslında bunu, şeytanın maskaralarının Türkiye versiyonunu da bunları hayata geçirmekle meşgul acaba diye düşünmek istemiyorum!

Hayatımızda olan biten her şeye bu pencereden bakalım!!!

Yan etkileri ayyuka çıkmış aşılarla, cerrahi müdahale sonrası enfeksiyonlarla, hastane mikrobuyla, organ uyuşmazlığıyla, ilaç yan etkileriyle ve kontr-endikasyonlarıyla, genetik bozulmalar ve sakatlıklarla, satılık hastalıklarla, sadece “tespit” yapabilen “çözüm olmayan” ve “üretmeyip-tükettiğimiz-faturasını da tüm millete ödettiğimiz” elektromanyetik tanı cihazlarıyla bir taşla kaç kuş vuruyorlar, varın hesap edin!!!??..

Cambaza bak! Akıl tutulması!

Öylesine narkozlu bir hâldeyiz ki, sağlımızla oynandığını göremediğimiz gibi milli şuurla da bakamıyoruz, emanet bedenimize «vebal» noktasında da kıymet vermiyoruz!?..

Nüfusun üçte ikisinin milyonlarca sünnetten biri olan UMRE ziyaretine bakarken; farz olan BEDEN’lerine baktıklarını hiç görmedim!!!

Devletler üstü “şirk”etler ki, dünyanın efendileri olduklarını sanıyorlar, kukla liderlerini de bu “sağlık terörü”nün elebaşı yapmış durumda. Domuz gribi aşısı kimin acaba??!!

Bir siyasetçinin veya bakanın veya danışmanın aşı firması olur mu? Hayırdır?

Kirli çarkı deşifre ettikleri için dünyada ve Türkiye’de faili meçhul olarak üst üste öl(dürül)en kaç doktor gerçek bilim adamı var biliyor musunuz???!!! 21. yüzyıldaki stratejik araştırmalar kitabında devlet arşivlerindeki belgelerden öğrenebilirsiniz!

...

ABD’de sistem çöktü! Hükümet ödeme yapmıyor!

Tabii ki bu hastaneler bizim, doktorlar bizim, en hijyenik koşullarda bakılsın ama sistem kimin? Kimin ilâcını, avadanlığını, emarını, ultrasonunu, tomografisini, röntgenini, analiz cihaz ve ekipmanını kullanıyoruz? Bunları bize satan sistem çökmüş ya hu, konkordato ilân etti, «İşlemiyor bu düzen !..” diye itiraf etti yani!!! Biz kimin ekmeğine yağ sürüyoruz?

Birkaç yıl önce de ABD’de sağlık ödemelerini yapamadığı için hükümet devre dışı kalmıştı!

Tabii bu kara düzen rastgele icat edilmedi-devreye sokulmadı;

Havayı, suyu, tabiatı kirlettik, emülgatörlü-katkılı-hasta eden gıdaları yedik, en tabii yaşam kaynağı “su”yun bile yapayına mahkûm edildik, çözülmeler ardı ardına geldi ve çözüm olarak da ne sunuldu bize?

“Şehir Hastaneleri” tamam! Peki nerede “hastalanmadan yaşamanın yollarını araştıracak araştırma hastaneleri”???!!!

...

Nano-Nene!

Nano teknoloji mi? Nene teknoloji mi?

Kıymetli dostlar, “Zararın neresinden dönersen kâr!..” demiş, ne de iyi etmiş , aziz ve necip ceddimiz. Bizim inancımız modern tıp ile nenelerimizin-geleneksel teknolojilerin birleştirilmesi ile insanımızın yüzü daha çok gülecek ve sağlığına kavuşacaktır! Unutmayalım ki gerçek seçimler aslen “hayatımız”da olacak!

Titre ve kendine gel!!!” çağrısındaki ışığı görelim! “Hiç düşünmez misiniz, hiç ibret almaz mısınız??!!..” ikazlarını hatırlayalım.

“Ayrılıkta azap, birlikte rahmet vardır!” düsturu ve şuuruyla, kardeşlik bilinciyle aydınlık günlere hep birlikte kavuşalım inşallah!!!..

Ümitvarız!

Hem Tayyip Erdoğan’dan, hem de üniversitelerde tamamlayıcı tıbbı destekleyen Avrupa ölçeğinde uygulanabilir politikalarıyla sağlık bakanımızdan.

Şimdilik başka çaremiz görünmüyor! 

Vesselâm.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • SezerSezer3 ay önce
    Bırak ABD yi Kendi ülkene bak Patlıcan 13 biber 18 lira.. lafla karın doymuyor
  • halime atakulhalime atakul3 ay önce
    hocam sizin gibi güzel insanların bilim insanlarımızın sayesinde insallah düzelecek belki biz goremeyiz ama cocuklarımız gorur insallah allahın selamı uzerinize olsun
  • CevdettCevdett3 ay önce
    “Şehir Hastaneleri” tamam! Peki nerede “hastalanmadan yaşamanın yollarını araştıracak araştırma hastaneleri”???Yapma Maranki. Şehir hastaneleri REİS imizin gerçekleşen hayalidir. REİS e laf yok.

Günün Özeti