• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Stratrajik Oyunlar
TÜM YAZILARI

Hayat bir film gibi mi!

28 Eylül 2021


Prof. Dr. Ahmet Maranki İletişim: [email protected]

Hani derler ya hayatı film gibi! Aslında insanlar çevre faktörlerinden, sosyal bir yaratık olduğu için mutkaka etkilenir ve hayatını da buna göre yönlendirme noktasında bilinçaltında fikirler oluşturulur!

Dünyada pek çok psikolojik harekat merkezlerinde bununla ilgili çalışmalar yapılır ve insanları bilinçaltlarına müdahale etmek için başta Hollywood olmak üzere pek çok araştırma merkezinde çalışmalar yapılmaktadır!

Bu yüzyılımızın dijital teknoloji içinde insanlara müdahale daha çok görsel medya üzerinden çekilen filmler diziler üzerinden yapılabilmektedir!

Beynin belli loblarına müdahale edilerek 24. kareler ve daha pek çok tekrarlarla amigdalayı -geçen hafta anlatmıştık- etkilenerek birtakım korku ve letafet, muhabbet, uhuvvet, sevgi, inanç gibi beyindeki belli noktalara müdahale edilebilmekte ve insanlar yönlendirilebilmektedir!

Bütün diziler ve çizgi filmler insana aldatma ve yönlendirme üzerine  üzere kurulmuştur!

Bunlara belgeseller de dahildir!

Belgesellerin içinde devamlı arslanların kaplanların yani yırtıcıların yani güçlülerin zayıf yaratıkları inekleri, öküzleri, ceylanları daha küçük hayvanları yediklerini göstererek “Güçlü daima güçsüzü ezer! Ona yem olmak zorundadır” imajını defalarla bilinçaltımıza vererek toplumda aslında ters bir algı ile insanları gruplara ayırarak, düşmanlık duygusu aşılıyorlar!

 Azınlık ruhu psikolojisi oluşturarak  isyana sevk ediyorlar! 

Bakın sanal alemde bir gün öküzlerin veya ceylanların birleşip hep yenilen olmaktan ziyade bir araya gelerek, bir aslanı, bir kaplanı, bir yırtıcıyı yok etmelerinin aldığı tweet, aslanın öküzü yok etmesine göre binlerce daha fazladır! 

Bu da toplumda azınlık ruhunun sahip çıkılması gerektiği imajlarını oluşturarak kitlesel hareketlerde suçluların az olması halinde savunulması gerektiğine bile insanları inandırabilmektedir!

 Bu da zaman zaman filmlerde, dizilerde işlenerek tarihler ve gerçekler ya yanıltılarak insanımıza inandırılmakta,  hak ve haklılar yerine haksız da olsa onlara sahip çıkma dürtüsü işlenmektedir!

Ve maalesef bugün gelinen noktada devletin adalet sistemi sonucu toplumda oluşan algı, hapishaneler yerine dışarlarda denetimli serbestlik veya ikametgahında suçun cezası infaz edilmektedir!!

Bu da toplumda, suç işlemiş insanların toplum içinde normal bir insanlarla beraber olmasa da halk tabiriyle “arkadaşını söyle kim olduğunu söyleyeyim” veya “körle yatan şaşı kalkar” gibi deyimlerle anlatılabilecek en basitinden olumsuz bir ortam oluşturmaktadır!!

Hakikatler tamamen başka iken hakikat dışı gerçek olmayan hatta gelecekte kendine zarar verebilecek 5-10 sene sonra hastalıklarla ölümle yüz yüze gelip o bugün müdahale etmediğimiz olaylardan dolayı o çocuklarımız, o sevdiğimiz evlatlarımızın topluma ve bize karşı isyanlarını hazırlanmakta olduğumuzu da bize unutturuyorlar!

 Tiyatroları senaryoları dizileri çocuklarımıza çektirerek bir de onları alkışlatıyorlar! Gelecekte 15-20 sene sonra onların isyankar; ailelere isyankar, topluma isyankar hatta verdikleri kararlardan dolayı ölüme gitmelerini hissetmeyişleri; işte bu bilinç altımıza yapılan uygulamalardır!

Bugün toplum bununla beyin ÖDEMLİ, lityum- çinko-magnezyum-kalsiyum ve bilhassa iyot eksikliği ile düşünemeyen, akıl edemeyen toplumların kaderi sürü psikolojisidir!

Toplum maalesef bugün bunu yaşamaktadır!

 Bunun dışında ilahi hükümlere yakın kainat kitabını okuyabilen! görebilen! düşünebilen! akıl edebilen…! mukayese yapabilen! farkındalığı insanların kurtulduğunu, sürü psikolojisi dışında hareket ettiğinde dışlandıkları halde geleceği düşünerek ümitli ve mutludurlar!

Cenab-ı Rabbül aleminin belli bir mizan, nizam ve intizam içinde yaratan yaratıcıya kul olacağımıza O’nun emirlerini yapıp yasaklarından kaçacağımıza, cüzi irademizi yanlış kullanarak aslında kendimize zulmediyoruz !

Bugün önümüze çıkan mutsuzluklar! olumsuzluklar! hastalıklar! çevre felaketleri! küresel ısınma! seller! yangınlar! depremler… belki de hem insanların hem de habitatımın yani flora ve faunanın dengesinin bozulmasındandır diye düşündüğümüz gün, dünya daha yaşanabilir bir yer olacaktır!

Rabbim! Sen, bizlere, bütün insanlarımıza ve habitatımıza karşı yapılan haksızlıklar karşısında görmeyen! duymayan! konuşmayan! hayvanlardan daha aşağı seviyede olan dilsiz şeytanlardan olan gafillerden eyleme âmin!!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

tütün uzmanı

hocam binbir derde deva karışım pandemiyede iyi gelir mi?
  • Yanıtla

Hikmet Yılmaz

Tek soru: Prof.Dr.unvanını hangi üniversiteden ve hangi yıl aldınız ? Ölçüyü kaçırmamak şart ile okuyucuyu bilgilendirmenizi rica ediyorum.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23