• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Stratrajik Oyunlar
TÜM YAZILARI
14 Temmuz 2020

Ayasofya fethedildi! Sıra bürokrasinin fethinde!?

Ayasofya’nın açılması dini özgürlükler açısından bağımsızlık işaretidir!

Bundan sonra ise milletimize bu açılımın manasını anlatmak lazım! Allah’a kul ve Habibine ümmet olmakla, ancak ve ancak O’nun emir ve yasaklarından kaçarak huzur ve sükûnet bulunacaktır!

Bediüzzaman’ın Risale-i Nurda bahsettiği yaşayan vekili; “ben Ayasofya’nın açılışını görmem ancak Hüsnü görür...” dediği talebesi Hüsnü Bayramoğlu abinin mektubu:

“Başvekil Menderes Emirdağ’ına geldiğinde Üstadımızla selamlaşmış sonra da iki mebusunu Üstadımıza göndermişti. Üstadımız onlar vasıtasıyla Menderes’ten bir isteği de ‘Ayasofya’nın müzahrefattan temizlenerek hakiki ve asli vaziyetine çevrilmesi’ olmuş ve eklemişti ‘eğer bunu yaparsan yıkılmaz kuvvet bulursun!’ Muhterem Cumhurbaşkanımız! İnşaallah büyük kuvvet buldunuz!”

Cumhurbaşkanımızın Hüsnü Bayramoğlu abiye “üstadın vasiyetiydi yaptım! Sizi de 24 Temmuz’da açılışa davet ediyorum..!” demesi de çok manidar ve onun Bediüzzaman’ın vekili olduğunun kabulü ve bir işaretidir!!?

Bediüzzaman, o zamanki iktidardan 3 şey istedi. Ezan, Ayasofya ve Risale-i Nurun Diyanet tarafından basımı. İlkini Adnan Menderes yaptı, diğer ikisini yapan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Ayasofya’nın camiye dönüştüğü günkü konuşması:

“Ayasofya, inşa edildiği tarihten itibaren defalarca şahit olduğu yeniden dirilişlerinden birini yaşıyor. Ayasofya’nın dirilişi, dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların fetret devrinden çıkış iradesinin ayak sesidir.

Ayasofya’nın dirilişi, sadece Müslümanların değil, onlarla birlikte tüm mazlumların, mağdurların, ezilmişlerin, sömürülmüşlerin umut ateşinin yeniden alevlenişidir. Ayasofya’nın dirilişi, Türk Milleti, Müslümanlar ve tüm insanlık olarak dünyaya söyleyecek yeni sözlerimiz olduğunun ifadesidir.”

Bu ifadelerle Türkiye Cumhuriyeti devletinin başı bir kere daha bağımsızlığının işaretini vermiştir!

TÜRK MİLLETİNİ BEKLEYEN TEHLİKE!

Önümüzde günlerde yürürlüğe koyması planlanan torba yasayla, en büyük tehlike olarak milletin sağlığıyla ilgili gerçeklere sansür uygulanmak mı isteniyor?! Bugün bile bütün dünyada kabul görmüş bütünsel tıbbın binlerce yıllık bilgelikleri, tedavi ve terapi metodları hiçe sayılmak mı isteniyor?! Yine, etkileri ve zararları tüm dünyaca tespit edilip tedbir alınmış “kanserojen gıda ve katkı maddeleri, ürünler, aşılar” vs ile ilgili kanıt ve ispat istenecek!?

Milyonlarca insan, Sağlık Bakanlığı nezdindeki bilim kurulunun “insafına!?” bırakılmak mı isteniyor..!!??

Modern-despot bilmin, lütfedip izin verdiği! alanların uzmanları dahi, küresel isteklere uygun konuşmadığı ve yazmadığı zaman 50.000 TL maddi ve hapis cezasıyla yargılanmak mı isteniyor?!

Gıda Hareketi Başkanı Kemal Özer de basın açıklamasında önemli detaylar paylaşmış:

“...Türkiye Büyük Millet Meclisi artık meclis zabıtalarını göstermiyor..!? İnşallah arıza kaynaklıdır ama çok manidar..! Peki bu kanun teklifini kim hazırladı? 100 vekilin imzası var ama asla ve kat’a bir harfinden bile haberleri yoktur!! Geçtiğimiz sene anlaşma yaptıkları Bill Gates Vakfı’nın emriyle Tarım Bakanlığı bürokrasisi ile gıda teröristleri olan büyük gıda şirketlerinin istekleri arzuları doğrultusunda mı hazırlandı! Böylece onlar eleştirilemeyecek midir! Kanun başlığıysa ‘yanıltıcı yayın başlığı’!

Halbuki yalan söylemek, iftira etmek kanunlarımızda zaten suçtur! Bunun için yeniden bir kanun hazırlamanıza gerek yoktur!!

Anayasanın 26. maddesinde herkes, her konuda fikrini açıklamak hürriyetine sahiptir! Devlet te bu fikir açıklama hürriyetini korumakla mükellef! Yani kimse fikrini açıklamaktan dolayı cezalandırılamaz!

Yapılan hükümetin Ayasofya başarısını gölgelemek midir?

Bizi susturmaya çalışıyorlar! Biz Allah için susmayacağız! Kanun çıkarsa daha güçlü bir şekilde kazanırız! Çünkü mecburen iptal edilmesi gerek! Eski yeni hangi milletvekili ile görüştüysem hepsi ağzı açık ‘böyle şey mi olur’ diyorlar!”

Meclisin ve vekillerin iradesi yok mu sayılıyor!!!

SAĞLIK, BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR!!!

2500 konferansta, 1500 canlı yayında, 15 kitabımda gıda ve tarım politikaları ve sağlık sisteminde bugüne kadar yaşatılanları bütün detaylarıyla anlattım! Çok şükür Sayın Cumhurbaşkanımızın destekleriyle tamamlayıcı tıp yasası çıktı. Fakat içimizdeki yerleşik düzenin bürokratları, dış güçlerin, küresel sermayenin tetikçileri yüzünde güdük kaldı!

Karanlık mihrakların piyonları durmuyor, köleliklerine devam ediyor. Son vuruşlardan birisini daha yapma peşindeler! Bunu yaparken, 100 yıldır beklenilen Ayasofya’nın bağımsızlık ilanında, Türkiye’nin gıda bağımsızlığını kavuşmasının rövanşını almak istiyorlar! Buna müsaade etmeyeceğiz! Kemal Özer kardeşim gibi vatanına, milletine devletine sahip çıkacak herkesi bu mücadelede elinden geleni yapmaya ve çok daha duyarlı olmaya davet ediyorum.

Bir sosyal siyaset doktorası yapmış biri gibi yerleşik düzen sağdan vurarak hamlelerinden birine daha yaparak hükümetin altını oymaktadır ve halkın nazarında ve halkı hükümete düşman hale getirmektedir!!!

Ben Tarım Bakanının ve Recep Tayyip Erdoğan’ın bu kanunu yasalaştırmayacaklarına inancım tamdır!

Yoksa “tuz da kokmuş” demektir!!?

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Muhteşem yazı

Bir önerim var... Akit in her bir köşe yazarı bir bakanlığı ve ona bağlı ilgili kuruluşları takip ile görevlendirilsin. Buraya atanan bakan ne yapıyor, bakan yardımcıları ne yapıyor bunları takip asıl işleri olsun. Üst düzeye kimleri atıyorlar bir bir takip etsinler. O zaman göreceksiniz ki durum hem uygulamalar hem üst düzey bürokrasi atamaları bakımından çok ama çok acı. Bugünkü yazı muhteşem olmuş. Milli eğitim konusunda da bir hassasiyet var akitte. Ya diğer Bakanlar ve bakanlıklar? Atamalar? Maalesef yersiz bir güven duygusu hakim. Maalesef hiç iyi gitmiyor.
  • Yanıtla

İsa Meryem

Vurdu ve gol oldu gooooooooool..! Altın vuruş neymiş.. Vuruş yaptıkları halkların pisliklerini ayıklayıp dünyayı daha yaşanılır yaptıkları için; Sağ bardakta Tanrı, sol taraftan Madam Kofik, Alttan soytarısı üstten şakşakcısı..Hepsi birlikte, ölenleri nurlandırıyordur.. Kalanlar ise.. Onların zaten inat, ve tutuculuk, ve günümüzde yaşamak gibi dertleri yok.. Onlar, her daim ıslah ve düzenin mükemmelliyeti peşinde.. Bu sebeple...! YAŞASIN ZALİMLER İÇİN CEHENNEM.. MERYEM ÜZERLERİNE OSURSUN İNŞALLAH
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı