• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Stratrajik Oyunlar
TÜM YAZILARI

Abdülhamit’ten Tayyip Erdoğan’a!! -1-

22 Haziran 2021


Prof. Dr. Ahmet Maranki İletişim: [email protected]

Abdülhamit Han’ın isteğiyle en yakını ve yaveri sır kâtibi Tahsin Paşa görevden alınır.!

 İşte o Tahsin Paşa dünyaya o dönemi tarihe kayıt düşsün tekrar o karanlık günler tekerrür etmesin diye yazdı!. 

Tahsin Paşa özel olarak seçtiği gazeteciye anılarını anlatırken hüzünlü bir o kadar da düşünceli bakışlar sergiliyordu. Tahsin Paşa görevinden alınırken odadan dışarıya çıkarken ağzından birkaç kelime dökülüyordu: “Allah’ım güç ver bana.Ağaçlar, çiçekler, dallar, kuşlar Hıfz eyleyin hünkarımı. Geçit vermeyin haine, düşmana. Bastığı adımını sağlam tutsun toprak. Ayağına taş değdirmesin. 

Abdülhamit’in Mahmut Paşa’sı!!?

Tahsin Paşa: Mahmut Paşa ben onu tanıdığımdan beri rüzgârın önünde savrulup giden bir adamdı. Lakin son kertede devlete hizmet etmek için yaşadı. Hünkârımız onun geri gelmesini çok istedi ama…

Mahmut Paşa: ‘’(Yatakta bitkin halde) Hünkârımıza söyleyin ben devletime karşı olan son görevimi bitirdim. Ben bu halde vazife yerine getiremem. Rica edeceğim çıkınız. Sabahattin sen kal. Evladım sen kendi fikirlerinin peşinden gideceksin, bana söz ver başkalarının yolunda çalışmayı terk edeceksin. Ben belki savruldum belki yanlış yollara saptım, laik devletimin kıymetini bildim. Ben devlete borcumu ödemiş biri olarak ölüyorum sen de devletine karşı olan borcunu öde, ona hizmet et. Kendi yolundan ayrılmayacaksın bana söz ver.’’

  Sabahattin: “Söz pederim söz’’ dediği an Mahmut Paşa hayata gözlerini yummuştur.

Tahsin Paşa: ‘’Mahmut Paşa kendi usulünde bir yol yürüdü, kendi doğrularının peşinden gitti. Hikâyesi hüzünlü bitti. Mekânı cennet olsun.’’

  Tahsin Paşa: “Hünkârımız sanatı severdi. Vaktinin bir kısmını musiki dinlemeye, tiyatro izlemeye, kitap okumaya ayırırdı.

 Çok hakkına girdiler çok. Çünkü yapılan hiçbir hayırlı işi yazmıyorlardı..!”

Filistin meselesi?

Tahsin Paşa: Filistin meselesi hünkârın en hassas olduğu meseleydi. Yalnız Filistin değil vatanın her karış toprağı onun için önemliydi. Asla taviz vermezdi. Filistin’i mühim yapan şey ise yedi düvelin gözünün orda olmasıydı. Bugünkü gibi hatırlıyorum, Sultan, Herzl’e gerekli dersi verdi, onu huzurundan kovdu.

Sultan II. Abdülhamit: YIKILL!! Nil ile Fırat arasında bir Siyonist devlet kurmak istediğinizi haykırdınız işte ben de haykırıyorum, ben yaşadığım sürece böyle bir devlet kurulmayacak. Buna mani olacağım. YIKILL, DEFOL EY SEFİL!!

Abdülhamit, Siyonizmi inşa etme planını anlamış fakat Hertzl’i kovunca her şey bitti mi?

Hayır maalesef bitmemiş hedefleri için her işi yazmaya yapmaya ve bütün olumlu işleri de sabote etmeye bütün güçleriyle devam etmişler di!!?

Hünkârın projelerinde hep önüne taş koymaya çalıştılar. Hatta yeri geldi Filistin meselesini tekrar ima etmeye çalıştılar.

 Emanuel Karasu, padişahımıza mektup göndererek bir gün Filistin’in tamamen Yahudi hakimiyetine gireceğini söylemiştir.

  II. Abdülhamit: “Yazık çok yazık hevesleri kursaklarında kalacak. Biz, biz olmazsak bizden sonrakiler dedelerinden kanla aldıkları o kutsal toprağı vermeyecekler. Bir gün Filistin’i alsalar bile orası her daim İslam toprağı olarak kalacak. Mescid-i Aksa orada durdukça orası İslam’ın kalesi olmaya devam edecek. Hiç tasa etmeyin. İstedikleri kadar vursunlar, istedikleri kadar saldırsınlar biz buradayız ve müdafaamız daim. Kıyamet kopana dek, yer gök yarılana dek savaşacağız. Allah bu kutlu harbimizin sahibidir. Bizi muvaffak edecektir inşallah. Filistin’ in koruyucusu Türklerdir. Türkler diri olduğu müddetçe Filistin’ i asla İslam’dan koparamayacaklar. Asla buna müsaade etmeyeceğiz.’’

  Tahsin Paşa: O öyle bir Sultan işte Hz. Ömer ahlakı ile ahlaklanmıştı. Himayesi altındaki onca topraktan bir Allah’ın kulu aç yatar mı öğrenmek isterdi. Asla içi rahat etmezdi. O zalime Yavuz, mazluma Yunus olurdu.

Gazeteci: Paşam oysa korkak diyorlar Abdülhamit için.

Tahsin Paşa: Korkak olan o patlamadan sonra öyle gelir miydi saraya?

Yıldız Camiinde patlama yaşanmıştı ve onlarca yaralı olduğunu Tahsin Paşaya söyleyen hünkarımız “Mutad olan sefirlerle görüşmemizi yapacağız. Onlara gereken dersi vereceğiz. Yıkılmadığımızı Allah’ın verdiği canı yalnızca Allah’ın alacağını onlara göstereceğiz’’ demiştir.

Çünkü o patlama onun canını ilgilendiren bir mevzuydu. Sefirlerle yapacağı toplantı ise devleti alakadar eden bir meseleydi. Hünkârımız devlet işlerini iki eli kanda da olsa aksatmazdı.

Çünkü o yalnızca Anadolu’nun, İstanbul’un değil alemi cihanın, tüm cihanın sultanıydı.

100 yıl sonra Osmanlı’nın Gürbüz Türkiye Cumhuriyeti de bugünlerde aynı sıkıntılar yaşanıyor!

 Rabbim başımızdakilere dünya mazlumlarının ve Türkiye’nin umudu Recep Tayyip Erdoğan’a 100 yıllık Abdülhamit’le son bulan ibretli tarihimizden ders alarak feraset ve seçecekleri liyakatli ve ehliyetli yol arkadaşları nasip eylesin!!?

Oğuz neslinin dünyaya adalet için gönderdiği bu necip milletin torunlarına hizmet etmeyi ve düşürülmek istenen bayrağı sonsuza kadar taşımayı nasip etsin!? Âmin vesselam!

WhatsApp ihbar hattı: 0530 200 00 96

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şahika

Amiiiiin.! Elinize ve gönlünüze sağlık... Rabbim yar ve yardımcımız olsun...
  • Yanıtla

Nahit sazoglu

Siyonizmin kuruluslari olan bm nato imf dunya bankasi unescodan acilen cikmaliyiz incirlik kurecik acilen kapatilmali kokleri disarda olan lions rotary kulupleri mason localari icisleri bakanligi tarafindan kapatilmali
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23