15 Temmuz’ların gölgesinde 2023 hedefleri..!?

16 Temmuz 2019 Salı

Türkiye’de son 3 yıldır konuşulan FETÖ hadisesini çok eskilerden beri yaşayan bir muzdaribi olarak birkaç yaşanmış olayı gelecek siyasetçilere ve nesillere ders almaları için burada kayıt düşüyorum!

25 yıl evvel Rusya ve Türkî Cumhuriyetlerdeki uluslararası kuruluşlarda ve bilhassa birleşmiş milletlerdeki kalkınma programları ve üniversiteler sorumlusu pek çok konuda araştırmalar yaptığım devlet görevlerim sırasında, ülkemizin ODTÜ, Boğaziçi gibi sayılı üniversitelerinden mezun, gelecek vadeden gençler yurtdışında kötü koşullarla, pek çok özlük hakları diploma denklik tipleri, askerlik vs. gibi olumsuz şartlarda yaşatılıyor. Biz de bu vatanın gerçek sahipleri olduğumuzu düşünerek yapılan bu yanlışlıkları Ak Parti tarafından İzmir milletvekili yapılan bugün ise tutuklu olan bölgeye gelen malum zatın sağ kolu İlhan İşbilen’e ilettim;

O günden sonra başımıza gelmeyen kalmadı!

15 Temmuz’un hemen sonrasında Türkiye Eko Vitrin Medya Grubunun sahiplerinden bana da “2018 Yılının En Başarılı Bilim Adamı Ödülü”nü jüri kararıyla takdim eden duayen gazeteciler Kamuran Abacıoğlu, Şeref Özata gibi 40 yıllık eskimez dostlarımın da bulunduğu bir ortamda Azerbaycan Türkiye İşadamları Birliği Başkanı, önemli bir iş adamı kadim dostum Cemal Yangın Bey ofisimizde bizi ziyaret ettiler ve benden helallik istediler!

Benim de garibime gitti ve gerekçesini sordum düğün değil bayram değil bu helallik işi nedir diye...? Hocam sen helal et dediler...! Tabi ben işin aslını öğrenmeden hakkımı helal etmeyeceğimi söyleyince Cemal Yangın Bey tarihe kayıt düşsün dedi ki “Bu yazdığım konuyu canlı olarak Maranki, TV’de kendi ağzından dile getirmiş ve hatta 15 Temmuz sonrası Cumhurbaşkanımızın Üsküdar Kısıklı’daki evinin önünde gece özel olarak yaptığım konuşmada konuyu orada dile getirmiş ve pek çok televizyondaki canlı yayınında bu kinin sebebini sormuştum!!!

Cemal Yangın Bey: “Hocam biz sana Bakü’de bütün işadamları olarak soğuk duruyorduk! Sebebi nedir biliyor musunuz?

Ve içimiz kan ağladı. Senin gibi Azerbaycan’da binlerce kuruluşa öncülük etmiş bir büyüğümüze böyle davranış içinde olmak hakikaten beni üzdüğü için ben sizden helallik istiyorum! İşte bu İlhan İşbilen Bakü’ye gelir, bütün işadamlarını toplatır. Tabii ki devlet erkanı da dahil orada sizinle ilgili güzel sözler söylenince bu şahıs ayağa kalkar ve şöyle der: “Bu Ahmet Maranki ola ki çok güzel adam, hatta melek... Hatta hatta Kâbe’nin üstünde uçtuğunu gördünüz...? Asla selam bile vermeyeceksiniz ve almayacaksınız da..!

Takdir sizlerindir..???!!!”

Tabi bu yıllar Tansu Çiller’in Başbakanlığındaki koalisyon yılları. Bugün FETÖ’nün en büyük bilgi sahibi ve mağdurlarından olan ve bütün bu FETÖ meselelerini Türkiye’de en iyi bilen birkaç kişiden biri olan ve bugün maalesef bizden çok daha fazla mağdur edilen ve yine maalesef son günlerde medyada sesi kestirilen önemli bir şahsiyet ‘Nurettin Veren’dir!

Hatta devlet adına Tansu Çiller’i Bakü’de Ak Evde karşıladığımız 94’lü yılları hatırlıyorum! Nurettin Veren, Başbakan’dan daha çok sözü dinlenen biriydi! Niçin mi? Çünkü Türkiye’deki bütün siyaset ehli, bütün siyasi başbakan, bakan, milletvekili ve aklı başında olmayan herkesin peş peşe Türkçe Olimpiyatları ve Abant toplantılarında malum zata övgüler yağdırıldığı; bugün de terör örgütü ilan edilen bir gruptan bahsediyorum!

Acaba dünyanın başka bir ülkesinde ve insan topluluklarında ve siyasette elinde bu kadar büyük “...aldatılan, yanıltılan, yanlış yapan... vs. ve bunu da çıkıp söyleyen bir siyaset ehli var mıdır diye İstanbul Üniversitesinde siyaset doktorası yaptığım mekteplerde okutulmadığı için merakımdan soruyorum?”

Yeşil pasaportumla devletin aynı burslarıyla okuduğumuz kişiler bakan, başbakan hatta cumhurbaşkanı oldu..! Onlara kırmızı diploma verilirken bize sertifika verildi!

Tabi o günlerden bugünlere her zaman olduğu gibi bizim haklı olduğumuz, yazdığımız raporların doğru olduğu anlaşıldı!

Ama heyhat, ülkemizde 15 Temmuz’u şehitlerimiz ve gazilerimizle birlikte yaşadık!!!

Dün de bugün de değişen bir şey yok!

15 Temmuz’u benim de İstanbul Üniversitesi’nde siyaset kürsüsünde doktora hocam olan Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş’ın ölüm yıldönümünde bir hatıra ile yâd etmek isterim!

Bir gün Yalçıntaş hocamızın Çatalca’daki evinde yurt içinden ve dışından doktora yapmış, diplomat, işadamı ve sahasında uzman yaklaşık 15 kişiyle eşlerimizle toplandık!

Nevzat hocam “Artık bu ülke ihtilallerle vakit kaybetmesin. Gelin benim de başkan yardımcılığını yürüttüğüm, Recai Kutan’ın başkanlığındaki Erbakan’ın yasaklı olduğu dönemde bu Fazilet Partisi’nden aday olun!”

Hepimiz aday olmuş hatta Türk dünyasından sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak görev yapacağımız dönemde yanlış yönlendirmeler sonucu suni oluşturulan 28 Şubatlar vs. önümüzü kesmiş ve malum gelişmeler sonucu parti bir yıl içinde kapatılmıştı!

Ve rahmetli Erbakan, Altınoluk’taki evinde benim de doktora hocam Prof. Dr. Ömer Aksu hocaya “Bizi yine aldattılar yanılttılar...”

Aynı bugünkü gibi!!!

O gün de, bugün de bizim öneri ve tekliflerimizden ve yazılarımızdan kalın bir duvar örülerek lideri ve sarayı çok iyi korudular!!!

Onun için sormak istiyorum her dönem bütün siyasi partileri bunlar mı kontrol ediyor bugün de olduğu gibi acaba!!!

Gelecek aydınlık yarınların sahipleri kimler mi olacak!

Buradaki ince ayrıntıyı yapabilenler, aldanmayanlar, aldatılamayanlar, yanıltılamayanlar...!

Kozmik bakışa sahip olanlar olacaktır!

Yaklaşık 50 yıldır kendini devletin bütün gücüne rağmen saklayanların karşısında; İstanbul seçimini dahi kazanamayan güruhla başarıya gitmek asla ve katiyetle mümkün değildir!

Yoksa 15 Temmuzlar her zaman dün olduğu gibi bugün de yarın da kaçınılmaz olacaktır!

Hazır kıtamız dün olduğu gibi bugün de, her zaman ki gibi hazır, görev beklemektedir!

Vatan, millet, bayrak, devlet ve mukaddesat uğruna mücadele eden şehitlerimize Allah’tan rahmet diler gazilerimizi hayırla yâd ederiz! Kalın sağlıcakla.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Abdulkayyum DemirAbdulkayyum Demir1 ay önce
    Sayın Maranki, Türkiye'de halkın yarıdan fazlasının müzmin hastalıklardan muzdarip olmasına kozmik dogmalarınızla nasıl bir yorum getiriyorsunuz?Modern ve alternatif tıpla hastalıklar dünyada asgari seviyeye düşürülemediği gibi hızla artmaktadır. Her uzman, sahip olduğu kendi dogmalarını abartılı sunup, şarlatanlıktan beslenmektedir. Hasta sayısı ve hastalıklar hakkındaki istatistikler içler acısı olarak ortadadır. Beş yüz bine yakın hekimin, yüz bine yakın alternatif tıpcının ve modern ve alternatif tıbbın tüm metodlarının uğurlandığı Almanya'da kronik hasta oranı yüzde elli civarındadır.Görülüyor ki tüm modern ve alternatif tıbbi kanıt ve savlar işe yaramamaktadırlar. Kazanan sadecefarma endüstrisi, hekimler ve alternatif tıbcılar; kaybedenler ise devlet ve hastalardır.Devlet destekli modern ve alternatif tıbbi hurafeler hastaları esir alıp, kendine bağlamışlar; ancak yarar sağlamamışlardır.
  • mesutmesut1 ay önce
    televizyondaki çay tarifinden veya uydu kanallarındaki kırpılmış vidyolardan değil böyle ciğerli yaşanmışlıktan görmek gerek! vatana millete hizmet eden sizin gibi herkese selam olsun!
  • ahiahi1 ay önce
    HER CEMAAT VEYA TARİKAT FETÖ OLMAYA MÜSAİTTİR"Sait Çamlıca, "FETÖ bir zihniyetin zehirli meyvesidir. Zehirli meyve yetiştiren bahçeyi ilaçlamazsanız, meyvenin adı değişir ama yine zehirlenirsiniz. Şahısların putlaştırıldığı, tek tip okumaların yapıldığı her kurum, her cemaat veya tarikat FETÖ olmaya müsaittir" diye belirtirken, "'Peygamberimiz Türkçe Olimpiyatlarına geldi’ diyen F.Gülen’i eleştirirken, ‘Kuran’da 33 ayet Risaleleri müjdeliyor’ veya ‘Hz. Ali Risaleleri müjdelemiştir’ diyen Said Nursi’ye Bediüzzaman demeye devam ederseniz, FETÖ bitmez"
  • CEVDETTCEVDETT1 ay önce
    C.BAŞKANINA BAŞ DANIŞMAN OLACAK ADAMSIN AMA ..

Günün Özeti