• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nurettin Veren
Nurettin Veren
TÜM YAZILARI

Hain Siyonist İsrail mutlaka durdurulmalı, cezalandırılmalıdır!!!

25 Temmuz 2018


Nurettin Veren İletişim: [email protected]

1948 yılında kurulan Siyonist İsrail devletinin sinsice toprak işgalleri yaparak, Filistinlilerin elinden %90’ını aldığı ve adeta bir esir kampı haline getirdiği Gazze’de, bütün dünyanın gözleri önünde, yüzlerce alınan BM kararlarını çiğneyerek, sadece ABD’nin desteklediği Siyonist İsrail devleti, aralıksız zulüm ve katliamlarına devam ediyor.

Ezanı yasaklayan, Mescid-i Aksa’yı basıp çamurlu botlarıyla kirleten, Kur’an-ı Kerim’leri yerlere atan, İslam dünyasının bütün milletlerine meydan okuyan tavırlarıyla, müminlerin ilk kıblesi olan bu kutsal beldemizi, tamamen kendi eline geçirmeye çalışan İsrail, ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararını Gazze sınırında protesto eden Filistinlilere, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu 59 Filistinli şehit oldu, 2771 Filistinli yaralandı. 14.05.2018 de yapılan bu büyük zulmün üzerinden henüz 3 ay geçmemiş iken, toplumun balık hafızasından silindi ve unutuldu.

Filistinli Müslümanlara yıllardır yapılan baskılarla, sistemli bir şekilde korkutularak ve sindirilerek, Ürdün ve Suriye’ye sığınmacı olarak yönlendirme projesi uygulanmaktadır. Önce yapmış olduğu ablukalar, füzelerle vurmalar ve katliamlar, İslam dünyasında derhal tepkilere sebep olurken, koordine olup İsrail’e karşı tavır alma ve tetikleme meydana getirirken, bu koordinasyonu bozmak için derhal geri adım atar gibi yapıp ateşkes anlaşması istemektedirler. Bu hain ve zalim Yahudi devletinin karakteristik iki ileri bir geri politikasıdır.

Bu politikayı yıllarca uygulayarak, Filistin nüfusunun %90’ını göçe zorlamış ve toprağını ele geçirmiştir. İslam dünyasındaki bu tutukluk ve suskunluk, Arap Ligi’nin açıkça korkaklığı ve tereddütlerini, hatta ABD’den çekinen ülkelerin, Filistin davasını savunmakta geri adım attığını görüyoruz. Bu çok yanlış bir davranış ve vahim bir hatadır, tarih ve ümmet bunu asla affetmez. 

Filistin davası hiçbir devlet olmasa da, Kudüs davası konusunda herkes sussa bile Türkiye susmaz, Türkiye Filistin ve Mescid-i Aksa davasını Alem-i İslam adına savunmaya devam edecektir. Dışişleri Bakanımız bunu bütün dünyaya resmen ilan etti.

Filistin davası; sadece Filistin’de yaşayanların kendi toprak davası değildir. Bütün ümmetin, İslam devletlerinin kutsal mekanı olarak ilk kıblesidir ve Kur’an-ı Kerim de Miraç mucizesinde Peygamberimizin Mekke’den Mescid-i Aksa’ya, oradan da Arş-ı Alaya gittiği bütün Müslümanlarca bilinen, Kutsal mekanımızdır.

Yıllarca İslam hakimiyetinde kalan ve ilk mescidimiz olan, ilk kıble saydığımız bu kutsal yer, İsrail’in ayak oyunlarıyla ve ABD’nin destekleri ve dayatmalarıyla razı olabileceğimiz bir durum değildir.

İslam İşbirliği Teşkilatı›nın, özellikle bu Filistin sürgününe çözüm bulabilmesi için, daha etkin çalışması gerektiğini, ayrıca İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde kadın Konseyi Polis merkezi de kurulduğu da söyleniyor. 

ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması, Filistinlileri korkutarak sığınmacı konumuna getirmek istemesi, büyük İsrail Devleti›ni ortaya sürerek bunun kabulünü, açıkça komşu ülkelerden toprak talebini destekliyor olması, Ortadoğu’daki sorunun büyümesini çok ciddi bir şekilde tırmandırmıştır. 

ABD’nin ise aldığı bu yanlış kararlara karşı, İslam dünyası hep beraber dik durmalı ve kabul etmemelidir. Yemen’deki durum ise, içler acısı olarak görüyoruz. Suriye’de de uzun yıllar devam etmekte olan iç savaş, var. Türkiye olarak siyasi çözüme çok önem vermekteyiz. Astana süreci, Soçi süreci ve Cenevre süreçlerine en çok katkı sağlayan ülke, Türkiye’dir. Türkiye Irak’ın yeniden inşası için de 5 milyar dolar taahhütte bulundu. İsrail’in tarih boyunca ne derece dönek, yalancı ve yıkıcı politikalar izlediğini açıkça görüyoruz ve ilahi tokatları yediği halde çektiği ızdıraplarla, bir türlü insani çizgiye gelip insanlarla dostluk üzerine yaşamalarının da mümkün olmadığını görüyoruz. 

Akrebin ve yılanın dostluğu gibi her fırsatta insanlara zarar veren bir yapıda olan İsrail’in Siyonizm anlayışı, bütün imkanları elde ettiği halde bulunduğu toplumun maddi, manevi ve ahlaki yönden sömürmesi, onları kendi kontrolü altına alarak yönetmekteki hırsıdır. 

Firavun’un elinden çektikleri kölelik ve ızdıraplardan Hz. Musa’nın rehberliği ile çeşitli mucizeleri görerek kurtuldukları halde ihanet etmeleri, karakterleri icabı döneklik yapmaları, yalancılık ve fuhşiyata olan düşkünlükleri, bulunduğu toplumu yozlaştırmaya meyilli davranışları gereğidir. 

Almanya’da yaşadıkları büyük soykırımdan sonra, bir ülke sahibi olmaları için dünyanın pek çok ülkesinin, bir yurt sahibi olmaları projesini desteklemiş ve 1948 yılında onlara bir vatan kurmaları için bir imkan tanınmıştır. 

1948’den 1968’e kadar çok kısa zamanda Dünyanın değişik yerlerinden buraya gelip yerleşmişlerdir. Zaman içerisinde her yerde olduğu gibi hırsları gözlerini döndürmüş ve azınlık olarak girdikleri Filistin ve Gazze sınırında, sığınmacı olarak geldiklerini unutup, bu ülkenin hakiki sahibi olduklarını, buranın tamamen kendilerine ait olduğunu ve ev sahibi durumunda olan Filistinlileri kendilerinin kontrol altına almaları çok uzun sürmemiştir

Filistin içerisinde, İsrail ile işbirliği yapacak, ihanet edecek satın aldıkları trolleri vardır. Tasarıda (İsrail tüm dünyadaki Yahudilerin tarihi anavatanıdır) denilerek Filistinlilerin bu topraklar üzerindeki tarihi varlığı ve hakları da görmezden gelinmiş oluyor.

“Sözü dost özü düşmandan usandım, dili Mümin kalbi şeytandan usandım, herkesin kahrı çekilir amma, Dostum ben davasız müminden usandım.” 

Filistin davası süreklilik ve kararlılıkla takip ister, saman alevi gibi parlayıp, çarçabuk sönen topluluklar, lidersiz ve toplu hareket sistematiğini bilmeyen Müslümanlar, hiçbir işte neticeye gidip başarılı olamazlar. Başarının sırrı; AZİM, KARARLILIK, KOLLEKTİFLİK ve SÜREKLİLİKTİR.

İsrail dünyanın değişik bölgelerinde bulunan Yahudileri, İsrail’e gelip yerleşmeye teşvik ederken, 1948’de vatanlarından sürdüğü Filistinlilere geri dönme hakkını tanımayı ise reddediyor.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23