• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nurettin Veren
Nurettin Veren
TÜM YAZILARI

Haçlı dünyasının açıkça ülkemize yapmış olduğu ihanetlere karşı, 30 Ağustos ve Malazgirt ruhunu canlandırmalıyız

30 Ağustos 2018


Nurettin Veren İletişim: [email protected]

Bilindiği gibi Türkiye’de insanlar dini bayram tatillerini, daha çok seyahate çıkarak değerlendiriyorlar. Bu durum yurtiçi seyahat harcamalarındaki yıllık artışın, üçüncü çeyrekteki kurban bayramının 9 günlük tatil ile birleşmesiyle, krize rağmen ABD’nin doğrudan Türkiye’ye karşı yapmış olduğu 12 Ağustos gecesi, doların bir günde % 30 artış göstererek 7 lirayı geçmesi ile yapılan ekonomik darbeye karşı, yurtiçi harcamalar geçen yıl 28 milyar TL iken, bu sene ilk yarıdan itibaren, 35 milyar TL’yi rahatça aşacak duruma gelmiştir. 

Bu ekonomik açık darbeye karşı üzülmemiz ve endişe içerisinde olmamız gereken Kurban Bayramının manevi atmosferiyle meşgul olmamız gerekirken, insanlar krizi çok önemsememiş, tatil ve seyahat harcamalarına tam gaz devam etmişlerdir. Yurt dışından ülkemize gelen turist sayısında da % 100’leri aşan yabancı turist patlaması yaşanmıştır. 

İşin ayrı bir boyutu, yurt dışından gelen yabancı turistlerin getirdikleri dövizden çok, Türkiye›den götürdükleri ahlak erozyonu ile bizim dini bayramımıza rast gelen bu tatilde, inançlı insanları perişan edecek davranışlarıyla, içki, sefahat ve ahlaksızlık boyutları ile Müslümanların kutsal bayramını rezil rüsva edecek bir şekilde, tatiller iç içe geçmiştir. Müslümanların hassasiyetleri kaybolmuş, plajlar çıplaklar kampına dönmüş ve yer kalmamış, Kurban Bayramı da adeta, bu açık saçıklık ve çıplaklık Bayramı ile iç içe geçmiştir. 

Sahil kenarlarında, plajlarda ve kamplarda adım atacak yer kalmamıştır. Fakirlik sefalet, İslam dünyasının karmakarışık haline rağmen, hiçbir insani hassasiyeti olmayan insanlarla birlikte Kurban Bayramının kutlanmış olması, ilahi gazaba bir davetiye çıkarma sebebi olabilir. Böyle bir değerlendirmeyi kendi adımıza içimizde yapmalıyız. 

İsraf, şımarıklık hat safhada, hem milletimizde, hem devletimizde vardır. 30 Ağustos Zafer Bayramı, Dumlupınar Sakarya ve İzmir’in kurtuluşu, 1922-1926 arası Başbakanlık Meydan Muharebesi olarak, Kurban Bayramına eklenmiş gibi, milli ve manevi duygularımız en yüksek noktada olması gerekirken, onun da bu tatil dönemine rast gelmesi, adeta tatil ve eğlence şovuna dönerek kaybolması, şehitlerin aziz ruhunu da incitecektir.

Dini ve milli bayramlarımız, hassasiyetlerimizi arttıracak, manevi duygularımızı doruk noktaya çıkaracak günlerimizdir. Yapılacak kutlamalar da bu istikamette yapılmalıdır. 30 Ağustos Zafer Bayramı da, şehitlerimiz için camilerde yapılacak dualarla ve mevlitlerle anılmalıdır. Atalarımızın ve dedelerimizin mücadele ruhu, üzerinde yaşadığımız vatanımızın, bayrağımızın ve özgürlüğümüzün önemini anlatan canlandırmalar, belgeseller, şiirler ile yeni nesillerimize aktarılmalıdır.

Tasarruf tedbirleri içerisinde, valilikler ve belediyeler, israftan ve lüksten kaçınarak, fener alayları veyahut da karnavallar gibi milli kimliğimize uymayan kutlama törenlerinden vazgeçmelidirler.

Belediyelerin bütçelerinde büyük açıklar meydana getiren, israf ve harcamalar, ilahi alemde de ikazlara sebep olabilir. Dolarla yapılan bu ekonomik darbeye karşı el ele boykotlar yapmayı düşünürken, önce kendi nefsimize yapacağımız boykotlara bir bakmamız lazım. 

Her evde olan israflar ve harcamalar, sokağa atılan ekmekler, yiyecek, içecek ve giyecek şımarıklığı israfı hat safhadadır. Önce kendi nefsimize karşı dürüst olmalı ve boykotu dışa yapmadan önce, kendi nefsimize ve şımarıklığımıza karşı yapmamız lazım. (Yiyin için israf etmeyin, muhakkak Allah israf yapanları sevmez. ARAF SURESİ 31) 

Tıpkı 15 Temmuz darbe harekâtında halkın olağanüstü fedakârlıkla tankların üstüne çıkıp kurşunlara göğsünü siper ettiği gibi, Amerikan, Yahudi mallarına ve dolarına karşı yerli malı üreterek ve kullanarak, bir tepki hareketi Türkiye genelinde yaygınlaşabilir ve sürekli bir hale getirilebilir. 

Bu hususta konferanslar, okullarda yapılacak olan seminerler ve bütün sene içerisinde yaygınlaştırılacak bilinçaltında dahi, bu hareketlerin küçük yaşlardan bir ahlak haline getirilmesi ile milli ve manevi değerlerimize dönülerek, büyük bir yabancı sermaye düşmanlığı ve alternatifler üreterek, onların mallarına boykot, milli ve yerli ürünlere yönlendirilip, gençlerimizin bu hassasiyeti, uyarılarak geliştirilebilir. 

Ülkemizin 30 Ağustos Zafer Bayramını manevi ve milli duygularla kutlar, şehit atalarımıza ve dedelerimize Allah’tan rahmet dileriz.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23