• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehtap Yılmaz
Mehtap Yılmaz
TÜM YAZILARI

Şantajın montajın hesabını soracağız Şamil Tayyar! “Şantajın hesabı sorulur!”

21 Şubat 2018


Mehtap Yılmaz İletişim: [email protected]

“Kimse yok mu?” diye etrafıma baktığım, susanları ‘korkaklar’ diye yuhaladığım şu günlerde okumak, bana ilaç gibi geldi! Helal olsun Aydın Ünal! Ha şu ahlaksız mahlukların eşkalini verdiğin cesur makalen için sana helal olsun! 

Bu makaleyi okuduktan sonraki haleti ruhiyem ayyynen şu… Durun Yeşilçam repliğiyle ifade edeyim: “O kadar mesudum, o kadar mesudum ki… Koşmak, koşmak istiyorum…” O kadar yani…

Şimdi bu makaleyi çerçeveletip duvara mı assam, ne yapsam?

Yoksa sivriltip sivriltip şu ahlaksız şantajcıların montajcıların gözüne mi soksam, bilemiyorum…

İnanın… Başörtülü kadınların başörtüsünün rengi, pantolon giymesi, lüks araç kullanması, kaşı gözü yani “dedikodu söz konusu olduğu vakit” aslan kesilip birbirleriyle yarışan… Lakin başörtülü kadınlar FETÖ, Rahmi Koç, Muharrem İnce gibi muhalif figürler tarafından susturulmaya çalışıldıklarında ise başını kuma gömen bir kısım muhafazakâr kalem ve siyasetçiyi Allah’a şikâyet ettiğim şu günlerde bu makale ilaç gibi geldi… 

Bu yüzden ilgili kısmı… Aslında neredeyse tamamını sizinle de paylaşıyorum… 

“Gerek 17/25 Aralık sonrasında, gerekse 15 Temmuz sonrasında, FETÖ ile mücadeleyi bir rant alanı olarak gören ahlaksız bir güruh ortaya çıktı.

Bu ahlaksız güruh, kimi durumlarda örgütlü çalışıyor, kimi durumlarda bireysel iş görüyor.

Bu güruh ya itibar suikastı yapıyor ya da şantajla, tehditle ‘FETÖ ile mücadele’ adı altında maddi çıkar sağlıyor.

Hepsinin ortak bir yanı var: Samimi değiller! Samimi olmadıkları bir bakışta anlaşılıyor. Hepsinin geçmişi karanlık. Her yere girip çıkmışlıkları, hep kazananın yanında durmuşlukları, çok kolay manevra kabiliyetlerine sahip oldukları belgeleriyle sabit.

(…)

‘FETÖ ile sadece ben mücadele ediyorum’ havasında, sosyal medyayı, yerel ve ulusal medyayı, gazete köşelerini, ekranları kullanarak itibar suikastları yapıyor, tehditle, şantajla çıkar peşinde koşuyorlar.

İlçe, il başkanlarını tehdit ediyorlar, belediye başkanlarına şantaj yapıyorlar, devlet memurlarını tasfiye ediyorlar, bürokratlara haksızca ve ahlaksızca saldırıyorlar, milletvekillerine, bakanlara kadar dil uzatıyorlar, işadamlarını korkutuyorlar, işadamlarından ‘sende Bylock çıkmış, ama biz seni kurtarırız’ diyerek yüklü miktarlarda paralar çalıyorlar…

(…)

 Tetikçiler. Kiralıklar. Arkalarına, saldıracakları kişinin rakip ya da rakiplerini alıp, sorumsuzca, pervasızca, ahlaksızca operasyon yapıyorlar.

Aramızdaki dürüst insanlara nişan alıp onları tek tek düşürüyorlar. Namuslu, ahlaklı, temiz, bu davanın fedakâr neferi olan isimleri hedefe koyup, ‘FETÖ’cü’ diyerek ya da ‘FETÖ ile mücadele etmiyor’ iftirası atarak kollarını, kanatlarını kırıyorlar.

Çoğu kişi bu ahlaksız, şirret, yüzsüz, hiçbir ilkesi olmayan güruhla mücadeleyi göze alamıyor. Açığı olanlar, korkanlar, tehlikenin boyutlarını görmeyenler, bu çirkin operasyonlara boyun eğiyorlar.

Bunlarla mücadele etmek gerçekten zor. Çünkü FETÖ ile mücadele ediyor maskesi altında FETÖ yöntemlerini kullanıyorlar. İyi insanlara, onların asla kullanamayacakları, asla kendilerini savunamayacakları yöntemlerle saldırıyorlar.

Neyse ki, bu itibar suikastçılarına, şantajcılara yönelik mücadele de artık başladı.

Sosyal medya ve medya üzerinden, FETÖ ile mücadele görüntüsü altında sağa sola ayar vermeye çalışan bazı isimler, işadamlarına şantaj yapmaktan gözaltına alındılar.

Bu daha başlangıç… FETÖ ile mücadeleyi ranta çevirmeye çalışan kim varsa, FETÖ ile mücadele görüntüsü altında Fetullahçılığın âlâsını yapan kim varsa tasfiye olacak ve hesap da sorulacak.

Siz siz olun, çevrenizde FETÖ’ye abartılı şekilde tepki veren, mücadeleyi sulandırmaya çalışan kim varsa ona kuşkuyla yaklaşın. Bir de şantaja boyun eğmeyin. Şantaja boyun eğmek, umutsuzluğa kapılmak, mücadeleden vazgeçmek bu ahlaksız güruha boyun eğmektir. Hepsinin maskesi düşecek. Meydanı onlara bırakmayın…”

Şimdi Aydın Ünal’ın şantajcıların eşkalini verdiği bu nefis yazıyı, “Şamil Tayyar! Sen kimin tetikçisisin” başlıklı yazımda deşifre ettiğim Şamil’ciğe atfediyorum! Helin Avşar’la kelepçecilik oynamaktan fırsat bulup, okuyabilirse tabii…

Malum… Bana “Korkudan telefon numaramı ve e-mail adresimi değiştirdi” diye tezek atan Şamil’ciğe “ispatlamazsan şerefsizin önde gidenisin” demiştim… O da patlak oto lastiği gibi Süleyman Soylu ile “abi bir fotoğraf çekelim abi… Ne olur abi…” diye çektirdiği fotoğrafı “yerel basına” Soylu’dan aldığı “yalanını” sızdırmıştı. 

Şimdi “aynaya bakar gibi” oku ve ağla Şamilcik! Oku ki, STK’lara çöküp de tehditle konferans iptal ettirirken bunların yanına kalmayacağını, CIA belgeleriyle yazdığın Ergenekon kitaplarınla birlikte bunların da hesabının sorulacağını bilesin!

Bu ülke Dingo’nun ahırı değil! Sümüklü Feto’nun malikanesi de değil! Burada şantajla TSK’yı, MİT’i, üniversiteleri, bürokrasiyi dizayn edemezsin!

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23