• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehtap Yılmaz
Mehtap Yılmaz
TÜM YAZILARI

Abdullah Gül’ün çelişkisi ve Merve Kavakçı!

02 Ağustos 2017
A


Mehtap Yılmaz İletişim: [email protected]

Yahu Fransızca mı yazdım?

Almanca mı yazdım?

Türkçe okuyup, nece anlıyorsunuz anlayamadım!

Abdullah Gül’ün, tutuklu gazetecilere destek verdiği söz konusu açıklamaya hakikaten isyan ettim! Çünkü Abdullah Gül, tutuklu olan Enis Berberoğlu ve korkak Can’cık gibi şahısların, gazeteci kamuflajıyla “casusluk” yaptığını adı gibi biliyor. Bu vatan hainlerinin, dış istihbarat servislerinin “tek kullanımlık” aparatları olduğunu ve “Türkiye DAEŞ terör örgütüne yardım ediyor” diye vatanlarına iftira ettiklerini biliyor!

Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan da söz konusu tutuklu şahısların gazeteci değil, terör örgütü mensubu olduklarını pek çok defa alenen ifade etti!

Şimdi devletin en üst makamı olan Başkomutan, bunların “gazeteci” kisvesiyle yasadışı, karanlık işlere bulaştığını söyledikten sonra bunlara sahip çıkmak da neyin nesi? 

Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “yalancı çıkararak”, ilzam ederek, kime neyi ispat etmeye çalışıyor sizce?

Ayrıca…

Abdullah Gül, gazetecilerin hak ve özgürlüklerine sahip çıkarken neden sadece muhalif gazetecilerin haklarına sahip çıkıyor? Neden bizim haklarımızı görmezden geliyor?

Ben Feto’nun polis operasyonlarına maruz kalırken… Sosyal medyada Fettuşiler tarafından linç edilirken… Polis zoruyla ifadeye götürülürken… Yeni akit Haşhaşilere tazminat ödemek zorunda bırakılırken neden bize de sahip çıkmadı?

Neden bizim FETÖ mağduriyetlerimiz üzerine de bir açıklama yapmadı? Abdullah Gül’ün “casus” ve terörist gazeteciler konusunda gösterdiği hassasiyete Yeni akit niçin mazhar olamadı?

Sevsinler Gül’ün adalet anlayışını!

Tutuklu solcu gazeteciler için plastik sandalye nöbeti tutan gazetecilerdeki çifte standardın aynısı değil mi bu?

Solcu, PKK’cı kadınlara gelen eleştirilere “kalkan” olan kadın derneklerinin, Merve Kavakçı linç edilirken başını kuma gömmesi kadar büyük bir çelişki bu!

Ramazan ayında Kandil’e çıkıp, PKK kamplarına giden HDP’li Hüda Kaya’yı eleştirdim diye bana karşı anında organize hücuma kalkışan, gazeteme ve bana en galiz hakaretlerle saldıran Buluşan Kadınlar’ın, Merve Kavakçı linç edilirken çıt çıkarmamaları kadar yaman bir çelişki…

En üst seviyeden Elif Şafak gibi orada burada ülkesine iftira eden bir katalog gelininin reklamını yapan Abdullah Gül ve intifadacı eşi Hayrunnisa Hanım’ın, başörtülü hanım yazarların eserlerini yok sayması kadar tuhaf bir çelişki…

Yani dün yazdığım yazıya Fransız kalanlar için Türkçe tercüme ederek, yeniden yazayım!

Ben, Abdullah Gül’ün tutuklu “casus”, “terörist” gazeteciler konusundaki açıklamasından çok kendi mahallesindeki FETÖ mağduru gazetecileri görmezden gelmesine yani çifte standart uygulamasına karşıyım!

Tıpkı Kılıçdaroğlu’nun sözde Adalet Yürüyüşü’nü destekleyen, iktidarın da bu yürüyüşü görmesi gerektiğini söyleyen Ahmet Taşgetiren’in, Merve Kavakçı’nın linç edilmesine ses çıkarmamasına karşı olduğum gibi…

LGBT’lilerin sokak ortasında fuhuş yapmasını bir “görünülürlük” olarak tolere edip, Merve Kavakçı’nın meşru izdivacını diline dolayan bir kısım dedikoducu mahallelinin bu şizofren “hak-hukuk” anlayışlarına karşı olduğum gibi…

Abdullah Gül’ün “gazeteciler konusunda seçmeci ve tünel” bir bakış açısına sahip olduğunu eleştirince, bizi “trol” olarak tanımlayan “at gözlüklüler” anlamasa da bizi “batsın bu dünya” moduna sokan bu çelişkiler işte!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çakınca “level” atlayan gazeteciler diyarında, doğru sözlü olmanın, hakikati savunmanın bedelidir ödediğimiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a saldırıp, Sözcü’ye kapak atanlar gibi “besleme” olmayı reddettiğimiz içindir uğradığımız zulümler karşısında tek başına direnmek zorunda kalışımız. Yok edilmek istenişimizin nedeni bu! Görmezden gelinişimizin sebebi…

Bunları yazdım… Bir bir not alıp, Allah’a şikâyet edeceğim! 

Ben de İsrail zulmüne karşı resmi kınamalarla yetinen Müslüman ülkelere, “batsın bu resmi açıklamalarınız” diyen Venezuela Devlet Başkanı Maduro gibi söyleyeyim! 

“Batsın sadece solcu gazeteciler için geçerli olan resmî açıklamalarınız. Sadece bir kısım gazeteciler için sızlayan vicdanınız batsın! Yeni akit’e vahşi nefret söylemleriyle cephe alıp, HDP-PKK’lılar için coşan hak ve adalet duygunuz batsın!”

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23