• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI
10 Kasım 2018

Öfke...

Peygamber Efendimizin huzurunda iki kişi tartışır. Öyle ki onlardan birinin bütün damarları öfkeden kabarır adeta insanlıktan çıkar. Bu durum karşısında Efendimiz, “Ben bir söz biliyorum ki, onu söylese ondan bu öfke hali kalkar” buyurur. Ve bu sözün “Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım” anlamına gelen “euzü…” olduğunu ifade ederler. Öfkeli adama bu durum bildirilir. Ancak adam o kadar kendini kaybetmiş bir haldedir ki, “Ben deli miyim…” karşılığını verir. 

İşte öfke böyledir. İnsanı insanlığından uzaklaştırır. Öfke, insanın bütün zaaflarını tetikleyen ve buna mukabil insandaki bütün erdemleri geçici de olsa örten en zayıf yanımızdır. Öfke, insanı hakikate karşı kör, nimetlere karşı nankör eder. Öfkeli insan Rahman’dan uzak, ama şeytana da o nispette yakındır. Çünkü acelecidir. Teenni, yani bir işin başı sonu düşünülerek yapılması Allah’tan, acele ise şeytandandır.

Bir hadisi kutside Rabbimiz, “Kuşkusuz benim rahmetim gazabımın önüne geçmiştir” buyurur. Ayette de O’nun rahmetinin her şeyi kuşattığı bildirilir. Öfkeli insan, Rabbimizin bu ahlakından mahrum kişidir. Çünkü onun şefkati, öfkesinin çok gerisinde kalmıştır. Her şeyi kuşatan rahmet esintilerinden, belli ki, öfkeli insan mahrum bulunmaktadır.

Nice telafisi imkânsız hatalar vardır ki, onlara sebep olan bir anlık öfkedir. Şeytan için öfkeli insanı yönlendirmekten, ona hata yaptırmaktan daha kolay bir iş yoktur da ondan. Cinayetler, katliamlar, insanın dünya ve ahiret saadetini tarumar eden kaotik eylemler, hatta aile içi şiddetler ve ardından çocuklarına olan şefkati bile hiçe sayan gayesiz, hedefsiz, maslahatsız boşanmalar ve daha onlarca yaşanılan olumsuz hal, hep bir anlık öfkenin eseri değil midir? 

Öfke sabrı törpüler, bitirir ve böylece sabra bağlı elde edilecek bütün kazanımları yok eder. Kinin, nefretin, düşmanlığın en çabuk ve en yoğun mayalandığı yer, yine insandaki öfke halidir. Yapılan iyilikleri başa kakmalar ve böylece yapılan iyiliklerin sonuçlarını sıfırlamalar da çoğunlukla öfkenin eseridir. Bu hailiyle öfke her hayra manidir.

Bir karıncanın ayağını ısırmasına öfkelenerek karınca yuvasını yakan peygamber Cenab-ı Hakk’tan uyarı almış, bir anlık öfkesi sebebiyle peygamberliğini kaybetmekle karşı karşıya kalmıştır. 

Öfkelenen insanın, kendisini tutsak eden manyetik alandan kurtulabilmesi için pozisyon değiştirmesi, yürüyorsa oturması, oturuyorsa yatması tavsiye edilir. Gazap şeytandandır, şeytan ise ateştendir, ateşi su söndürür hükmü gereğince öfkelenen kişinin abdest alması da yine yapılan tavsiyeler arasındadır. Peygamberimiz ne zaman zorda kalsa hemen namaza yönelirdi hadisini de nazara alırsak öfkeli insanın bu halin tazyikinden kurtulabilmesinin en kestirme, en emin yolunun namaza durmak olduğu sonucuna da varabiliriz.

Öfke, insanı adaletten uzaklaştırır. Bu sebepledir ki, hakimlerin öfkeli haldeyken hüküm vermeleri doğru görülmemiştir. Hz. Ali, harp meydanında, savaştığı hasmını tam öldüreceği sırada hasmı yüzüne tükürdü diye öldürmekten vazgeçer. Adam bu davranışının sebebini sorunca da, seni Allah için öldürecektim, hâlbuki sen yüzüme tükürünce öfkelendim, seni öldürseydim intikam için öldürmüş olacaktım, bu sebeple öldürmekten vazgeçtim, cevabını verir. Ve onun bu davranışı, yani öfkesine yenik düşmemesi o kişinin İslam’a girip Müslüman olmasıyla sonuçlanır. 

Öfke yangın gibidir, ne zaman nerede duracağını ve yapacağı tahribatın bilançosunu önceden kestirmek mümkün olmaz. Özellikle de bu öfke ateşi, topluluklara, toplumlara sıçramışsa… 

Öfkeyi yenmek herkes için fazilettir; hele öfkesini yenen kişi gücü, kuvveti de elinde bulunduruyorsa; ve öfkeyi yenme faziletine bir de af etme faziletini ekleyebiliyorsa…

Öfke insana çok ağır bedeller ödetir. Bu sebeple çok dikkatli olmalı ve “Öfkeyle kalkan zararla oturur” atasözümüzü asla hatırdan çıkarmamalıyız.

Öfke, vatan, millet, din, ırz, namus, mal ve can gibi değerlerimizi koruma, kollama uğruna içimizde var olan “gayret” duygusunu harekete geçirmek için yaratılmıştır. Ve ancak bu alanlarda olursa varlığı masumdur, meşrudur, makbuldür.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı