• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

Geylani Tefsiri 

10 Temmuz 2021


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

“Yine bir gün ruhum çok daralmıştı. Nefsim onun ağırlığı altında adeta inliyordu. Ben de dayanamayıp bu sıkıntıdan bir kurtuluş ve bir rahatlık aradım. Bana şöyle denildi: ‘Ne istiyorsun?’ Hayatı olmayan bir ölüm, ölümü olmayan bir hayat istiyorum, dedim. Soruldu: ‘Hayatı olmayan ölüm ve ölümü olmayan hayat nedir?’ Cevap verdim: Hayatı olmayan ölümüm halktan, kendi cinsimden ölmemdir ki, ne hayırda ne de şerde onları göreyim. Yine bu ölüm nefsimden, hevamdan, irademden, dünya ve ahiret emellerimde ölümümdür ki, bunların hiç birinde tekrar yaşatılmayayım, diriltilmeyeyim, var olmayayım. Ölümü olmayan hayata gelince, Rabbimin emriyle, fiilleriyle yaşamamdır ki, o da kendisinde hiçbir varlığımın olmayacağı, bütün varlığımın ebediyen Hak ile beraber olacağı bir ölümdür. İşte aklım yettiğinden beri sahip olduğum en güzel istek budur.”     

Hayatı olmayan ölüm ve ölümü olmayan hayat… İşte varlık gayemizi ve hayat idealimizi sonsuzla irtibatlı kılmanın en kısa, en doğru, en isabetli yolu.   

Abdülkadir Geylani Hazretleri bu talep ve isteğinde başarılı olmuş BİR büyük mutasavvıf, alim, rehber ve yol gösterici. Bütün eserleri ve özellikle daha yakın tarihlerde tanış olduğumuz seçkin tefsiri bunun şahidi… 

Geylani Tefsiri, Prof. Dr. Muhammed Fadıl Ceylani’nin uzun yıllar gerçekleştirdiği hummalı gayret ve özverili çalışmaları sonucu çeşitli dünya kütüphanelerinde bulunan yazma nüshalar tahkik edilerek orijinal metni ile Arapça olarak neşredilmişti. Şimdi bu bereketli, bu feyizli, bu ilham ve mana yüklü tefsir, sayleri meşkur bir heyet tarafından tercüme edilerek Türkçeye kazandırıldı ve de yayınlandı.   

Haberim olur olmaz hemen aldım ve okumaya başladım. Ve her okuduğum tahlil ve yorumda işte tefsir demekten kendimi alamadım. 

Geylani Tefsiri, rivayet, dirayet ve işaret tefsir usullerinin bütününü terkip etmiş muazzam bir tefsir. Ayetler arası siyak ve sibak irtibatı öylesine sağlam ve tekellüften uzak gerçekleştirilmiş ki, okurken sanki tek bir ayetin yorumunu okuyor gibi oluyorsunuz. Sureler arası irtibatlarda da aynı yekparelik söz konusu. Bu akış sizi, farkında olmadan Kur’an’ın yekpareliğine götürüyor. Böylece, Kur’an’ın tek bir ayet insicamında olduğu iddiamız müşahhas olarak ispata kavuşmuş oluyor.  

Geylani Tefsirinin bir başka özelliği de, Kur’an’da lafız olarak tekrar bulunsa da mana olarak tekrar bulunmadığını fiili olarak ispat etmiş olmasıdır. Besmeleye, 114 ayrı yorum yapılması bunun görünen en somut örneğidir.  Ayrıca, mesela, takva kelimesine, bu kelimenin geçtiği her ayette, o ayetin manasına uygun farklı yorum getirilmesi de böyledir. Ve yine Kur’an’da zikri geçen Esma-i Hüsna’nın her birine, zikri geçtiği ayetin muhtevasına uygun farklı yorum yapılması da yine böyledir.   

Bediüzzaman Hazretleri “Kur’an ayna ister vekil istemez” buyurur. Müfessirlerin, Kur’an’a vekil gibi davranması, Kur’an’a gölge olması ciddi bir handikaptır. Diğer tefsirlerde aşılamayan bir handikap, Geylani Tefsirinde hiç zorlanmadan aşılmış, Kur’an’a vekil değil ayna olunmuştur. Bu başarıda mutlaka Abdülkadir Geylani Hazretlerinin ölümü olmayan bir hayata, yani mutlak fenaya mazhariyetinin payı büyüktür.  

Geylani Tefsirinin bir diğer özelliği de işari tefsir noktasındadır. Abdulkadir Geylani Hazretlerinin işari yorumlarında hiçbir tekellüf ve zorlama yoktur. Bu yorumlar işari tefsire konu olan ayetlerdeki her bir kelimenin zahir manası gözetilerek, medlülün bütün hakkı korunarak yapılmıştır ki,  bu da yine işari tefsirlerde ender görülen ayrı bir istikamet ve itidal başarısıdır. Onun her ayete mutlaka bir işari mana yükleme gayretinde olmayışını da yine bu başarı kategorisinde değerlendirmek lazımdır. Bu durum, zahir- batın bütünlüğüne erişin, vehbi-kesbi bütün ilimlere sahip oluşun bir göstergesi olsa gerektir. 

Geylani Tefsirini okurken, keşke Allame Hamdi Yazır, tefsirini yazmadan önce Geylani Tefsirini birinci elden okuyabilmiş olsaydı, demekten kendimi alamadım.  O zaman Hak Dini Kur’an Dili daha değişik, daha çok boyutlu bir tefsir olurdu. Ve yine Geylani Tefsirini okurken, keşke bütün meal yazanlar önce bu tefsiri okusalardı, dedim durdum.  Belki o zaman meallerde görülen en büyük zaaf, yani ayetlerin birbirinden kopuk ele alınış zaafı ortadan kalkar, okurlar, meallerde dahi Kur’an’ın yekpareliğini kısmen de olsa görebilirlerdi.  

Geylani Tefsirinin hem gün yüzüne çıkmasında hem de Türkçeye kazandırılmasında emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi arz ile bu mübarek feyiz kaynağı tefsirin bütün dünya dillerine tercüme edilmesini; ve bu konuda  Ceylani İlim Araştırma ve Yayın Merkezine başta üniversiteler olmak üzere  ilgili bütün devlet kurumlarının ve diğer sivil toplum kuruluşlarının destek olmalarını diliyor, temenni ediyorum.  

Geylani Tefsiri, bizi tevhid-i esma, tevhidi sıfat ve tevhid-i zata  ulaşmaya ve böylece ilahi ahlakla ahlaklanmaya davet eden tesir cazibesi güçlü bir çıplak uyarıcı. Okuyarak ve okuduklarımızı özümseyerek onun davetine icabet etmemiz duasıyla… 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ahmet YAHYA

Allah sizlerden razı olsun.Teşekkürler üstadım
  • Yanıtla

Ahmet YÜCEL

işari tefsir aynı zamanda tasavvufi tefsir de olduğuna göre hüsnü zannımızla bir mürşid-i kamilin terbiyesi altında islamı yaşamanın önemi de anlatılıyordur herhalde. Allah Teala sizden ve emeği geçenlerden razı olsun.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23