• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hasan Karakaya
Hasan Karakaya
TÜM YAZILARI

“Okyanus Medyası”nda yazan bir “Paralel Tetikçi”ye cevabımdır

19 Mart 2015


Hasan Karakaya İletişim: [email protected]

Dinle beni tetikçi!..

“Savaş”ın da bir hukuku vardır... “Kadın, çocuk ve yaşlı”lara saldıramazsınız!.. “Kavga”nın da bir raconu vardır... “Mert” olan biri; kılıca karşı kılıç, silaha karşı silah kullanır... Mert olan insan “düello”dan kaçmaz, “pusu” kurmaz, hele hele, rakibine “sinsice” yaklaşıp, arkadan kurşunlamaz, “sırttan hançerlemez!”

Bir “mafya çetesi”nin, bir “kabadayı grubu”nun da kendine göre kuralları, yöntemleri, usulleri vardır... “Yalan” söylemezler, “iftira”ya tevessül etmezler, “fitne ve fesat” yaymazlar, “fişleme” yapmazlar, hele hele, “yatak odası kasetleri” çekmezler!..

Siz “Paralel İhanet Çetesi”nin ise;

Ne kuralı var, ne de raconu!.. Siz ne “değer” tanırsınız, ne ahlâk ne de namus!.. Size her şey “mübah”tır!..

Yeri geldiğinde “sızma”lar yapıyor, “algı operasyonu” yürütüyor, bütün bedeninizi saran “kin, şiddet ve nefret”ten besleniyor, sürekli “kaos plânları” yapıyorsunuz!..

“Düşmanlığın” bile bir kuralı olur!..

Siz, “düşman” bile olamayacak derecede “alçak” mahlûklarsınız!.. “Alçaklık”ta bile bir “seviye” vardır; siz ise “alçak” bile olamayacak “çukur”larsınız!..

HEP GÖZ BOYADINIZ!

Savaşta, “okullara” ve “öğrencilere” saldırılmaz!..  Ama siz, “gücünüz” buna yetiyor diye, “Amazon vahşileri”nin bile yapmayacağını yapıyor; “okullarınızdaki ve dershaneleriniz”deki öğrencilere zulmediyor, “Zaman ve Sızıntı’ya abone olmayan” öğrencileri, “deneme sınavları”na bile sokmuyorsunuz!..

“Has” öğrencileri, “çaldığınız sorular”la üniversitelere yerleştiriyor, “ham” öğrencileri ise, “adı-sanı duyulmayan, uluslararası denkliği de bulunmayan” üniversitelerde okutup, onları “Paralel okulları”nda bir “köle” gibi, sadece “boğaz tokluğuna” çalıştırıyor, ülke ülke dolaştırıyorsunuz!.. İyi de “gaz” veriyorsunuz!.. Onların “adanmış insanlar” diye sırtını sıvazlıyor, “asgari ücret”e talim ettiriyorsunuz!..

“Boğaz tokluğuna çalıştırıp, köle gibi kullandığınız o öğretmenleri” ve “CIA Ajanları”nı öğretmen(!) olarak istihdam ettiğiniz okullarınızda, o ülkenin “başkan, bakan ve zengin bürokrat”ların çocuklarını okutuyor, o çocuklara ne “İslâm”ın “İ”sini, ne de “Türkçe”nin “T”sini öğretiyorsunuz!.. Hatta; “Muhammedün Resulullah” demelerine bile gerek kalmadan “Cennet’e gideceklerini”(!) muştuluyorsunuz!..

Gözünüze kestirdiğiniz “başarılı” çocukları alıp, Amerika’ya, Kanada’ya, İngiltere ve Almanya’ya götürüp, “beyin”lerini yıkatıyor, ülkelerine birer “zombi”, birer “Batı hayranı köleler” olarak dönmelerini sağlıyorsunuz!..

Türkiye’de ise; bir zamanlar “Türkçe Olimpiyatları” düzenleyip, milletin gözlerini boyadınız!.. Millet, sular-seller gibi “Türkçe şarkı, türkü, şiir” okuyan çocuklara bakıp, “Aaa, ne büyük hizmet” diye alkışladı sizi!.. Ama bilmiyordu ki; o çocukların yaptıkları sadece “ezber”dir!.. “Üç-beş kelime Türkçe”den ötesini bilmezler!.. Boyunlarındaki “at nalı” büyüklüğündeki “Haç”lar ise, “İslâm’dan habersiz” olduklarının en büyük nişanesidir!..

Zekânız; sadece “ABD güdümünde okullar” açmaya yetiyor ve o okullarda birer “Truva Atı” olan “ABD ajanları”na yardım ve yataklık ediyorsunuz!.. “Okul” dediğiniz o binaların, “ABD ajanlarının üssü” olduğunu herkesten gizliyorsunuz!..

Size gelinceye kadar;

“ABD ajanlarına üs” olan binaları “okul” diye yutturup, “Hizmet” diye sevinç çığlığı atan olmamıştı!..

KİTAPLARI YASAKLADINIZ!

Sizin yaptığınızı Boko Haram bile yapmadı!.. Boko Haram bile “inanç”lara, “değer”lere ve “kutsal”lara bu kadar saldırmadı!..

“Kitap”ları yargıladınız, mahkûm ettiniz!.

Bir “Vatikan Projesi” olan “Dinlerarası Diyalog” için “saçmalık” diyen, “Museviler ve Hıristiyanlardan önce Müslümanlarla diyalog kurun, önce Müslümanlara hoşgörü gösterin” çağrısı yapan Müslüman yazarları anında dışlıyor, onların “kitap”larını “kara liste”ye alıp, “NT mağazaları”nda satışını yasaklıyorsunuz!.. Oysa, o yazarlar “17-25 Aralık kirli operasyonu”na kadar, sizin “baştacı”nızdı!.. 

Siz var ya, siz;

Cengiz’den çok kitap düşmanı, Stalin’den çok özgürlük karşıtısınız!..

İstiyorsunuz ki;

“İnsanlar; sadece Ramiz oğlu Fetullah’a biat etsin, musalla taşındaki meyyit gibi ona teslim olsun, bir robot gibi sadece komutla hareket etsin!”

Evet, siz bunu istiyorsunuz.

Bu halinizle var ya;

Siz “düşman” bile olamazsınız!..

Çünkü siz;

“Üst Akıl”ın talimatları ile hareket eden, onlardan “ihale” alan bir “taşeron”, düğmenize basılınca “Saldır Co” konumuna geçen “robot”larsınız!..

Siz, “düşman” bile olamazsınız.

Olsanız, olsanız;

“Düşmanın robotları” olursunuz!..

TIMARHANELİK DELİ’NİN PARANOYALARI

Bir zamanlar, bir beldeye “müştemilat temizlikçisi” bile olamayacak bir adamı “vaiz” yapmışlar!.. Ve o vaiz, “salya-sümük ağlayıp, vaazlar vermeye” başlayınca, “ilk yaptığı” ne olmuş, biliyor musunuz?..

“Kur’an-ı Kerim’i yere fırlatmış!”

Adı, “Deli İmam”a çıkınca da, tutmuşlar “Manisa’daki tımarhane”ye kapatmışlar!.. “İki ay” kalmış orada!.. “Tımarhanelik deli” olmanın ne demek olduğunu çok iyi tatmış olmalı ki; yıllar sonra, o da başkalarına “tımarhanelik deli” demeye başlamış!..

“Tımarhane”den çıktıktan sonra; 

“Dernek”ler kurdurmuş, “sendika”lar kurdurmuş, “Vakıf”lar kurdurmuş!..

Sonra da; tıpkı PKK’nın “rakip Kürt örgütleri”ne saldırdığı ve onları sindirip, ortadan kaldırdığı gibi, bu “tımarhanelik deli” de; bütün “rakip”lerine operasyon yaptırmaya, onları tutuklattırıp hapse attırmaya başlamış!..

Ardından, “devletin kılcal damarları”na sızmış, devleti “anahtar teslimi” teslim alabilmek için, “darbe teşebbüsleri”nde bulunmuş!..

İşte bu “Paranoyak” adamın, işte bu “tımarhanelik deli”nin yaptığını Hitler bile yapmamıştı!.. Hitler de bir “zırdeli”ydi ama, hiç olmazsa, ne yaptıysa “Almanya’nın menfaati” için yapmıştı!..

“Paralel İhanet Çetesi’nin başındaki tımarhanelik deli” ise, “Türkiye’nin batması” için uğraşıyor!..

ASLA RAKİP İSTEMEZSİNİZ!

“İngiliz ve Yunan işgalcileri” bile, Anadolu’yu bu kadar “işgal” etmemiş, “devletin kılcal damarları”na bu kadar girmemiş, millete bu kadar zulmetmemişti!..

Siz “çukur”lar var ya, siz;

“Aç ve yoksul Filistin halkı”na yardım götüren İHH’nın Mavi Marmara gemisine, hem de “uluslararası sular”da saldıran, “Terör Devleti İsrail”in “korsan ve katil askerleri”ne bile sahip çıkmış, yardım götürenlere tepki gösterip, “Otorite’den niye izin almadınız!?!” diye hesap sorma cür’etinde bulunmuştunuz!

“MÜSİAD’a operasyon” yaptıran, “Almanya ve CHP” ile işbirliği yapıp“Deniz Feneri’ni boğmak” isteyen siz değil miydiniz?..

Filistin’deki “kimsesiz”lere, “öksüz”lere, “yetim”lere giden yardımlara ve hastalara giden ilâçlara “set” olup, engellediniz!..  Bunu yapmakla “sevinç çığlıkları” atacak kadar alçaldınız, seviyesizleştiniz, “çukur”laştınız!..

İşte siz, tam da busunuz!..

Evet, “seviye yoksunu çukur”sunuz!..

Siz, “alçak” bile olamazsınız!..

Çünkü, “çukur”sunuz!.. 

NEREDE O HİMMET PARALARI?

Her “denaat”i, her “fecaat”i büyük bir soğukkanlılık, büyük bir pişkinlikle işliyor, “deşifre” olup parmaklar sizi gösterdiğinde de; “Biz sadece barışçıyız, diyalog peşindeyiz!.. Bizim ortalığı düzeltmekten başka bir amacımız yok” deyip, “kuyruğunu apışarasına sokan kıtmir” vaziyeti alıyorsunuz!..

İran’a güya “düşman”sınız ama “İran takıyyeciliğinin şahı”nı sizler yapıyor, sizden olmayanlara “Acem uşağı” yaftası asıyor ama bir yandan da “Türkiye’ye Humeyni gibi dönmek” için yanıp, tutuşuyorsunuz!..

Sizi gidi “ikiyüzlü”ler sizi!..

Sizi gidi “Acem taklitçileri” sizi!..

“Hırsızlar!.. Hani nerede gariban Müslümanlardan topladığınız Himmet paraları?.. Hani nerede Peygamber Kurbanı diyerek cukkaladığınız paralar?.. O paraları hangi Yahudi lobisine bağışladınız?” diye sorulduğunda, hemen başınıza “takke” takıp, “aşir” okumaya başlıyor, “maskenizi düşürenlere” karşı da, hemen “itibar cellatlığı”nasoyunup, onlara “beddua” yağdırmaya, geceleri kalkıp “Teheccüd namazları” kılmaya, “twitleri ikiye katlamaya” başlıyorsunuz!..

MAYOYA KARŞI BİKİNİ!

“Başörtüsü füruattır” diye fetvalar veren siz değil misiniz?.. Bu ülkenin “seçilmiş başbakanı”na, “Beceremedin, çek git” diye manşetler attıran siz değil misiniz?..

Ve siz değil misiniz;

“Vatikan Papa’sının ellerine sarılıp öperken, bu ülkenin seçilmiş başbakanı ile bir defacık bile yan yana gelmeyen?!?”

“Para desteleri” ile Amerika’ya giderken, “Müslüman olduğunuz anlaşılmasın” diye “ihram”a bile girmeyen siz değil misiniz?..

“Bizi de çağdaş bilsinler, deşifre olmayalım” diye, resepsiyonlarda “kadeh” kaldıran, deniz sahillerindeki kadınlar “mayo” giyerken, kadınlarınızı “bikini” ile yüzmeye teşvik eden siz değil misiniz?..

Bu yaptıklarınızla var ya;

Sadece “İslâmiyet”e zarar vermediniz, “insani değerleri” de bitirdiniz!..

DOYMAK BİLMEDİNİZ!

“Okul, dershane, himmet, kurban paraları” derken, gariban Müslümanlardan “milyonlarca dolar” çaldınız!.. Onları “iflâs” ettirip, sizler birer “Karun” oldunuz!.. “Vatikan’dan sonra, dünyanın en zengin dini(!) cemaatleri” arasına girdiniz!.. Kimleri yemlediğinizi, kimleri nasıl uyuttuğunuzu herkes biliyor!..

“Rüşvet”ler, “komisyon”lar, “himmet”ler, “arazi rantları”, “kurban paraları” bile doyuramadı sizleri!..

Bir türlü doymak bilmediniz!..

Hep istediniz, hep istediniz!..

Sonunda; “Ne istediler de, vermedik” diyen bir adama bile “darbe” yapmaya kalktınız ya, gözünüzü toprak doyursun!..

Siz var ya siz;

Bir “maymun”un, “fındık dolu küp”e kollarını sokup avuçladığı, bu yüzden de ellerini küpten çıkaramadığı gibi; yakalandınız, “suçüstü” oldunuz!.. O kadar çaldınız ki, kendi adamlarınız bile, “bu kadar da hırsızlık olmaz” diye itiraflarda bulunmaya başladı!..

“Bir miligram onurunuz” olsaydı, “ihanet” ettiğiniz bu ülkede durmaz, haritada bile bulunamayacak adalara kaçardınız!.. 

Bazılarınız, bu “kaçma onuru”(!)nu gösterdi ama, hâlâ uzaktan “havlamaya” devam ediyor!..

HIRSIZLARIN YÜZKARASI!

“Suçunuzu örtbas” için, “masum insanlara” saldırdınız, “Bu kupa Pensilvanya’ya girsin” diyen adamlara ise dört elle sarılıp, onları “maaşla beslemeye” başladınız!..

“Yardım götüren MİT TIR’larını, bir yardım kuruluşu olan İHH’yı ve işi kitap basmak olan Tahşiye grubu ile Deniz Feneri’ni mahkûm ettirmek” için, “Yassıada’nın Salim Başol’larını, İstiklâl Mahkemeleri’nin Kılıç Ali’lerini” bulmayı başardınız!.. Hayır, başarmadınız, onları zaten siz yetiştirdiniz!.. “Çaldığınız sorular”la, onları Yargı’ya yerleştiren sizlersiniz!..

Sayenizde, “Pensilvanya’dan gelen emir”le, “hukuk kitaplarını hançerleyen eyyamcı hakim ve savcılar” peydahlandı!..

Ama, ne yaparsanız yapın;

Sonunda, “hırsız”ların ve “vatan hainleri”nin bile “yüzkarası” oldunuz!..

YEŞİL... DOLAR YEŞİLİ!

“Isırmadığınız el, sıçmadığınız kap, kırmadığınız kalp, ağlatmadığınız gariban, fişlemediğiniz Müslüman, kasetlemediğiniz insan, kucaklamadığınız gâvur, şantajlamadığınız siyasetçi, montajlamadığınız kaset kalmadı!”

Hızınızı alamadınız, “Gezi zekâlı”ların kalkışmasına destek verdiniz!.. “Otopark” olarak kullanılan arsada “cami” yapılmasına bile karşı çıktınız!..

Söyleyin Allah aşkına; 

Siz, ne biçim “dini cemaat”siniz?..

Ama, haklısınız; çünkü siz, hiç “dini cemaat” olmadınız ki... Sizin, “din”le, “iman”la hiç işiniz olmadı ki... “Yeşil alan” derken bile, gözünüzün önüne “yeşil” renkli “Amerikan dolarları” geliyor, siz o “yeşil”in önünde secdeye kapanıyordunuz!..

“Yeşil” diye diye, memleketi “savaş alanı”na çevirttiniz!..  “Yüzleri maskeli, elleri molotoflu” militanlara destek verip, şehirleri “Teksas”a döndürdünüz!..

Bu halinizle;

Siz, bırakın “düşman” olmayı, kesinlikle “insan” bile olamazsınız!..

Siz, “hayvandan da aşağı mahlûklar”sınız, birer “esfel-i safilin”siniz!..

DAEŞ’TEN BİLE TEHLİKELİSİNİZ!

“Film” yapmaya kalktınız... Güya, “Ramiz oğlu Fetullah”ı göklere çıkaracak, onu “mehdi” gibi gösterecektiniz!.. Ama, daha önce “Peygamber Efendimiz’i bile kamyonlara bindiren” dizi filmlerinizi gören insanlar, “baskı ve dayatma”lara rağmen filminize itibar etmedi, “saçmalık”larınızı boş salonlar izledi!..

Ne kadar da düştünüz!..

Ne kadar da çukurlaştınız!.. 

Farkında mısınız?.. Size herkes gülüyor, herkes acıyarak bakıyor!..

Bilmem farkında mısınız; Haccac bile Müslümanlığa bu kadar zarar vermedi!.. Yezid bile insanlığa bu kadar zulmetmedi!.. Hitler bu kadar despot, Stalin bu kadar katil, Mussolini bu kadar “zalim” olmadı!..

Elinize “silah” aldığınızda, korkarım ki, El Kaide’den daha zalim, DAEŞ’ten daha katil, Boko Haram’dan daha vahşi olur, onlara bile rahmet okutursunuz!..

Şunu hiç unutmayın;

“Zulüm”leriniz, “Sırttan hançerleme”leriniz, bu ülkeye “ihanet”leriniz ve sizi “taşeron” olarak kullanan “Üst Akıl”larınız ve “Otorite”lerinizle, tarihin her sayfasında “utanç”la anılacak, “tükürük yağmuru”na tutulacaksınız!..

KRİPTO VATİKANCILAR!

Cenab-ı Allah;

Yeryüzünü “Paralel İhanet Çetesi”nin “fitne, fesat, desise, hile ve tuzakları”ndan ve de “Harami Okyanus Medyası”ndan korusun!..

“Takke”leriniz düştü beyler!..

Artık, “Kippa”larınız göründü!..

Ne o; belinizde de “Zünnar” mı gizli?..

Sizi gidi, “Yeminli Erdoğan düşmanları” sizi!.. Sizi gidi “Kripto Vatikancılar” sizi!.. Sizi gidi “Papa aşıkları” sizi!.. Sizi gidi “Mason Locası üyeleri” sizi!..

Sizi gidi, “Türkiye düşmanları” sizi!..

Allah, bu ülkeyi sizlerden korusun!..

********************************************************************************

Kemal Bey, “Paralel fişlemeleri”ne yine sazan gibi atlamış...

Artık “CHP Genel Başkanı” gibi değil de, “Paralel Borazanı” gibi hareket eden Bay Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz haftalarda, “Zaytung adlı internet sitesi”nin yalanına balıklama atladığı gibi, önceki gün de “Paralel’in hazırladığı fişleme listesi”ne sazan gibi atlayıp, “77 milyon vatandaşın fişlendiğini” iddia ederek, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yüklenmiş!..

Be adam; madem Erdoğan’a yükleneceksin, o “liste”ye bir baksaydın ya!.. Baksaydın, görürdün ki; o “fişleme listesi”nde yer alan isimler arasında, “Erdoğan, eşi, kızları, oğulları, gelinleri ve kız kardeşi” de var!..

Anlayacağın Kemal Bey;

Erdoğan “fişletmemiş” tam aksine “ailece fişlenmiş” ve üstelik “fişlemeden şikâyetçi” de olmuş!..

Madem “fişleme”ye kafayı bu kadar taktın; ben sana bir “örnek” vereyim!.. 

Geçtiğimiz günlerde, ben “Aktif Eğitim Sen”den istifa ederek, “robot”luktan kurtulup “öğretmen”liğe dönen bir “hanım”dan bahsetmiştim!..

Ne olmuş, biliyor musun Kemal Bey?.. Yememişler-içmemişler, “adını bile vermediğim okul ve öğretmeni” bulmuşlar, başlamışlar “taciz” etmeye!..

Düşünebiliyor musun Kemal Bey; bu “Paralelci”ler herkesi “fişliyor”lar, aralarından ayrılanlara da “tam bir linç politikası” uyguluyorlar!.. Sen, sen ol; “Paralel’in ağzı”na bakıp da, Erdoğan’a yüklenme!..

“Fişleyen” de onlar, “şişleyen”de!..

Ben onların”ciğer”lerini bilirim!..

Merak ediyorsan, Arnavutluk’a git!..

Listenin tamamı orada!..

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23