• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hasan Karakaya
Hasan Karakaya
TÜM YAZILARI

KPSS hırsızları memuriyetten atılmalı, maaşları da geri alınmalı!

25 Mart 2015


Hasan Karakaya İletişim: [email protected]

 Öncelikle 14 Mart tarihli “yazımdaki o bölümü” hatırlatayım ki; vereceğim cevap, daha iyi anlaşılsın...

14 Mart 2015 tarihli, “3 İngiliz kız ve Kanadalı Ajan meselesi... Bank Asya bu işin neresinde?” başlıklı yazımda, özetle demiştim ki;

“Muhammed el Raşid, güya Kanada İstihbaratı’na çalışan bir ajan”dır ama, her ne hikmetse, “paraları İngiltere’den gelmektedir” iyi mi?..

Anlayacağınız;

Adam Kanada ajanı,

Ama parası İngiltere’den!..

Ne ilginç değil mi?..

Bir ilginçlik de şu:

Muhammed el Raşid’e gönderilen paralar, “800 ilâ 1500 dolar” arasında değişiyor ve paralar, genellikle “Arap isimli” şahıslar tarafından havale ediliyor!..

Gelelim, “zurnanın zırt dediği yer”e!!..

Muhammed el Raşid’in paraları;

Daha çok, Moneygram, Western Union ve Bank Asya üzerinden gönderiliyormuş, iyi mi?!?..

Allah Allah;

Hadi diğerlerini anladık da, Bank Asya’nın bu alışverişte işi ne?..

Anlayan beri gelsin!..

Tamam, “Paralel İhanet Çetesi”nin “Türkiye’yi Batı’ya gammazladığını” ve hatta “Türkiye’nin DAEŞ’e destek verdiğini” iddia ettiklerini, “Adana’daki TIR’larda silah bulunduğunu” ileri sürüp, “Türkiye’yi Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılatmak” istediklerini biliyorduk ama; “İngiltere beslemeli Kanadalı ajanın para trafiği”nde Bank Asya’yı kullanacağı hiç aklımıza gelmezdi!..

Sonunda bunu da duyduk!..”

Evet, yazı özetle böyleydi...

Gördüğünüz gibi;

O yazıda, sadece “Bank Asya”dan değil, aynı zamanda Moneygram ve Western Union adlı bankalardan da söz etmişim...

Üstüne üstlük;

Bank Asya’dan yapılan ödemenin “Banka dekontu”nu da yayınlamışım...

Yani, “Kanada adına casusluk” yapan ama, her ne hikmetse “ödemeleri İngiltere’den yapılan” dahası; ücretini Bank Asya Şanlıurfa Şubesi’nden çeken Muhammed el Raşid’le ilgili, hiçbir soruya mahal bırakmayacak “bilgi”ler verdim, bunların “belge”lerini de yayınladım!..

Anlayacağınız;

“Bilgi” doğru, “belge” doğru!..

Peki;

“Yalan” bunun neresinde?..

AÇIKLAMA, BENİ DOĞRULUYOR

Benim o yazımla ilgili, dünkü Zaman gazetesinin “8. sayfa”sında şöyle bir haber vardı:

“Akit’in yalanları, geçici yönetimi bile çileden çıkardı!”

Haber, şöyle devam ediyordu:

“14 Mart 2015 tarihli Akit’te yer alan haber ve Hasan Karakaya’nın yazısında akıl almaz iftiralar yer alıyordu. Türkiye üzerinden IŞİD’e katılan üç İngiliz kıza aracılık eden Kanadalı ajanın parasının Bank Asya üzerinden ödendiğinin anlatıldığı yayınlardaki ifadeler için Bank Asya’nın geçici yönetiminden sert tekzip geldi.”

Avukat aracılığıyla yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Söz konusu para transferleri Türkiye’de faaliyet gösteren diğer bankalar üzerinden de yapılmasına rağmen, haberde sadece müvekkil bankanın ismi yer almış ve tamamıyla yasal yollardan yapılan bu gişeden ödeme işlemi şüpheli gibi gösterilmeye çalışılmıştır. Söz konusu haberlerin, müvekkili birtakım illegal örgütlerle bağlı gibi göstermek amacıyla yapıldığı aşikârdır.”

Söyleyin Allah aşkına;

Bu açıklamanın neresinde “yalanlama” var?.. Tam aksine, bu açıklama, “benim yazdıklarımı doğruluyor!”

Ne deniliyor açıklamada;

“Söz konusu para transferleri Türkiye’de faaliyet gösteren diğer bankalar üzerinden de yapılmasına rağmen!”

Bu, ne demektir?..

“Biz de yapıyoruz,

Başka bankalar da!”

Ben de, “sadece Bank Asya” dememişim ki!.. “Başka bankalar”dan da, yani; “Moneygram”dan ve “Western Union”dan da söz etmişim...

“Yalan” bunun neresinde?..

“Algı operasyonu” neresinde?..

Deselerdi ki;

“Böyle bir şahsı tanımıyoruz... Ona böyle bir ödeme yapmadık!”

İşte o zaman; yazdıklarım “yalan” olurdu, “iftira” olurdu... Ama “belge” ortada... Bu “ödeme” yapılmış...

“Bank Asya Geçici Yönetimi” tarafından yapılan “açıklama” da ortada... O açıklamada; herhangi bir “tekzip”, herhangi bir “yalanlama” yok ki!.. Tam aksine, “benim yazdıklarımı doğrulayan” ifadeler var!..

Bu konuya, “10 gün sonra” yeniden dönmek zorunda kaldığım için, hepinizden özür diliyorum... Ama, Zaman’ın haberinde; “gazetem ve şahsım”la ilgili olarak “yalancı” denilmesine, bir “cevap” vermek zorunda kaldım...

ALGI’NIN ŞAHI ZAMAN’DA

Haa, “algı operasyonu” meselesine gelince... Bu işi en iyi yapan Zaman gazetesidir!.. Onların “gerçekleri nasıl tersyüz ettiklerini” cümle âlem bilir...

“Hakikatleri yalan, yalanları hakikat gibi gösterdiklerinin” o kadar çok örneği vardır ki; sadece “konu başlıkları”nı alt alta sıralasan, “10 ciltlik ansiklopedi” olur!..

Hepsi bir yana da;

Sürekli “yalan” söylediği için, burnu sürekli uzayan Pinokyo’yu bile sollayan Kemal Kılıçdaroğlu’na bile “çanak” oldular ya, gerisini hiç sormayın!..

Uzun lâfın kısası;

“Yalan” haber ve “algı operasyonu” konusunda, Zaman’ın da içinde yer aldığı “Okyanus Medyası”nın, onların “Taraf”tarlarının ve “Sözcü”lerinin eline hiç kimse su dökemez!..  

Onlar, “hırsızlık”ları “aklama”da, pek bir mahirdirler!..

KPSS HIRSIZLIĞINA KILIF!

Fazla uzağa gitmeye gerek yok...

Sadece, gündemdeki “KPSS hırsızlığı” meselesi bile, nasıl birer “yalancı” ve nasıl birer “haramzade” olduklarını ortaya koymaya yeterlidir!..

Düşünebiliyor musunuz;

“2010’da yapılan KPSS sınavları” için, o günlerdeki Cumhuriyet, Sözcü ve Hürriyet gazeteleri bile; “KPSS’de kopya ve soruların çalındığı iddiası!.. ÖSYM de Cemaat’in elinde!.. KPSS’de soruları Cemaat çalmış!.. KPSS için çifte soruşturma” başlıklı haberler vermişken, dünkü Zaman gazetesinde nasıl bir haber vardı, biliyor musunuz?..

Başlık, aynen şöyleydi: “KPSS’de tehditle delil oluşturma operasyonu!”

Haberleri de özetle şöyleydi:

“Torpil skandalının üstünü örtme, bazı özel okul ve dershanelerin YGS Şampiyonu çıkarmasını gölgelemek amacıyla KPSS operasyonu yapıldı... Ankara Başsavcılığı, 2010’daki KPSS’de kopya çekildiği iddiasıyla 14 ilde 82 kişi hakkında gözaltı kararı çıkardı... Operasyonda birçok hukuksuzluğa imza atıldı!”

Pes!.. Bu kadarına pes!..

“Yalan”ları, “hırsızlık”ları ve “haramzade”likleri ortaya çıkmasına rağmen, hâlâ “algı operasyonu” yürütüyorlar ki, vallahi pes!...

AKİT’İN KPSS HABERLERİ

“Operasyon”un detaylarına geçmeden önce; 

“Çorbada Akit’in de tuzunun bulunduğunu” söylemeden geçemeyeceğim.

Malûm, “2010 KPSS’si” için Akit; hepsi de belgeli birçok haber yapmıştı.

“Akit’in manşetleri” şöyleydi:

l 17 Ocak 2015: Paralel hırsızlar

l 20 Ocak 2015: İşte TSK’daki paralel

l 21 Ocak 2015: Paralel örgüt KPSS sorularını şifre ile servis etmiş

l 29 Ocak 2015: İşte hırsızlığın belgesi

l 11 Şubat 2015: KPSS hırsızlığını tescilleyen tablo

l 20 Şubat 2015: ÖSYM’deki Paralel’e suçüstü

l 3 Mart 2015: KPSS hırsızlığı Gülen bağlantılı

l 4 Mart 2015: KPSS’nin soru hırsızlarına bir suçüstü daha

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, “Akit’in haberlerinden sonra” harekete geçmesi ve “82 kişi hakkında gözaltı kararı” vermesi, bizim; nasıl bir “gazetecilik başarısı” gösterdiğimizin delilidir... Haber merkezlerimizdeki bütün muhabirlerimizi kutluyor, tebrik ediyorum...

TARİHTE GÖRÜLMEMİŞ BAŞARI!!!

Zaman gazetesi, “Tehditle delil oluşturma operasyonu” başlığını atmadan önce; “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı”nın açıklamasındaki şu “tesbitlere” bir bakmalı değil midir?..

Başsavcılık, 2 sayfalık açıklamasında; “milyonlarca kişinin hakkının yendiği yönünde delillere ulaşılmıştır” diyor ve ekliyordu:

“KPSS tarihinde daha önce hiçbir dönemde Eğitim Bilimleri alanında 120 sorunun 120’sini ve 119’unu doğru cevaplayan olmadığı halde, 2010 sınavında 350 kişinin 120 sorunun 120’sini de doğru cevapladığı görülmüştür. Bu 350 kişinin 70’inin karı-koca, 23’ünün de akraba olduğu, 52 adayın ise aynı adreste ikamet ettiği anlaşılmıştır.”

Başsavcılık; yine aynı sınavda 423 kişinin 120 sorunun 119’unu doğru cevapladığını, 100 ve üzeri net doğru yapan kişi sayısının 3 bin 227 olduğunu, bunlardan 637’sinin birinci derece akraba, 446’sının karı-koca oldukları bilgisine ulaşıldığını, bu kapsamda 980 adayın aynı adreste ikamet ettiklerinin görüldüğünü bildiriyordu!..

Bunlar, “dudak uçuklatan” tesbitler!..

980 ADAY AYNI ADRESTE!

Düşünebiliyor musunuz;

2010  KPSS’ye giren 350 kişi, “120 sorunun 120’sine de doğru cevap” veriyor!..

Bu, eşyanın tabiatına aykırı!..

Dahası; bu “350 kişi”den 70’i “karı-koca”, 23’ü de birbirleriyle “akraba!”

Dahanın da dahası;

“120 sorudan 119’unu doğru” cevaplayan “3 bin 227 kişiden 637’si birinci derece akraba” ve üstelik, “980 aday da aynı adreste ikamet ediyor”, iyi mi?..

Dikkat edin;

“8-10 kişi” değil, “tam 980 kişi aynı adreste” oturuyor!..

Bu, mümkün mü?..

Yurt dışına kaçak taşıyan “mülteci tekneleri”nde bile, bu kadar insan “aynı adreste” oturamaz!..

Sadece şu “tesbit”ler bile; nasıl bir “Paralel yapılanma” ile karşı karşıya olduğumuzu ve “Türkiye’nin kılcal damarları”na nasıl “sızmaya” çalıştıklarını görmeye ve göstermeye yeterlidir!..

O SAVCIYA NE OLDU?

Dünkü Zaman’ın haberine baktım... Haberin içinde, “işte bugüne kadar yaşananlar” şeklinde bir “ara başlık” vardı... 

Süreci anlatıyordu... Sonuna kadar okudum ama, her ne hikmetse; o günlerde “Memur Suçları Soruşturma Bürosu’nda görevli Savcı Şadan Sakınan”dan hiç söz etmemişler!..  Onunla ilgili tek satır yoktu!..

Oysa, Şadan Sakınan;

“KPSS’deki kopya iddiaları” üzerine “Ağustos 2010’da soruşturma” başlatan “savcı” idi!..

Yani, “sürecin göbeğinde” idi!.. 

Savcı Sakınan soruşturma başlatmıştı ama, “olayın üstünü örtmek için çaba sarfettiği” yönündeki iddialar o günlerde çok dillendirildi!..

23 Mart 2014’e gelindiğinde ise, “KPSS Soruşturması”nı yürüten Savcı Şadan Sakınan, HSYK tarafından, “tenzili rütbe” ile Konya Başsavcıvekilliği’ne tayin edildi!..

15 Ocak 2015’te ise;

Konya’dan alınıp, Trabzon’a “düz savcı” olarak atandı!..

Peki, niye?..

İddialara göre; “Savcı Şadan Sakınan’ın servetinde, gelirleriyle açıklanamayacak türden ciddi artışlar” olmuştu!..

O günkü gazeteler diyordu ki;

“KPSS’de kopya soruşturmasını yıllarca yürütüp, üstünü örten Savcı Şadan Sakınan’ın; KPSS dosyasını kapatmasıyla, serveti fırladı!”

Ben bilmem... İddialar böyle!..

Ama, “kopya süreci”ni anlatan Zaman’ın, Savcı Sakınan’dan hiç söz etmemesi, dikkatimi çekti!..

Acaba, her zamanki gibi;

“Koruma-kollama” numaraları mı?..

MEMURİYETTEN ATILMALI!

“KPSS hırsızlığının detayları”nı anlattığıma göre, izninizle, şimdi de “kanaat”imi açıklayayım:

Ankara Başsavcılığı’nın da açıkladığı gibi; “3 bin 500 civarında” Paralelci, “100 ve üzeri soruya doğru cevaplar”(!) vererek, “devlet kademeleri”nde bir yerlere yerleşmişler!..

Yani, şu anda;

“Devlet memuru” statüsündeler!..

Diyorum ki;

“Yalan beyan, hile, kopya ve hırsızlık”la sınavı kazanan ve böylece “milyonlarca kişinin hakkını gaspeden bu haramzadeler” tek tek tesbit edilmeli ve “devlet memurluğundan çıkarılmalı”dır!..

Hayır, bu da yetmez!..

Bu “Paralelci”lere, 2010’dan bu yana ödenen “maaş”lar da “geri alınmalı”dır!..

Evet, evet; hem “memuriyetlerine son verilmeli”, hem de “aldıkları maaşlar ay ay tahsil edilmelidir!”

Ki, “hırsızlıklarının cezası”nı bulsunlar!..

 *****************************************************************

İstatistik, rakamlara yalan söyletme sanatıdır!

“İstatistik” bilimi için derler ki; 

“Rakamlara yalan söyletme sanatı!”

Ya da;

“Rakamlarla yalan söyleme sanatı!”

“İstatistik”lere göre, meselâ siz; 

Her yıl “17-18 kilo et” yiyorsunuz!.. Ama, gerçekte; “evinize Kurban’dan Kurban’a et giriyor!”

İstatistik, “genel”e bakıyor!..

“Özel durum”lara değil!..

Dün, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Konya’da “Roketsan” ve “Arınç-Gökçek düellosu” ile ilgili konuşup; “Her ikisinin de yanlış yaptığını” söylerken; ne ilginçtir ki, CNN, Habertürk ve Samanyolu Haber, bu “çok önemli açıklamaları” vermek yerine, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun grup konuşmasındaki “istatistik rakamları”nı canlı yayınlıyordu!..

Bay Kılıçdaroğlu; 

1980’den 2002’ye, 2002’den 2015’e “işsizlik, borç, faiz ve maaş artışı” rakamlarını veriyor ve her zamanki gibi diyordu ki; “Benim adım Kemal!.. Size ben iş vereceğim!.. Emekli maaşlarını ben arttıracağım!”

Bay Kılıçdaroğlu “istatistik”lere göre konuşuyordu ama, aynı istatistiklerde; “nüfus artışı” da vardı, “Milli Gelir’in 3-4 bin dolardan, 10 bin dolara yükselişi ve enflasyonun düşmesi” de vardı... Ama, orası Kılıçdaroğlu’na “lâzım değil”di!.. Ona, “kara tablo” lâzımdı, olaylara “kara gözlük”lerle bakıyordu!..

Sözün özü, “rakamlara yalan söyletiyor”, ya da “rakamlarla yalan söylüyor”du!..

Televizyonlar da, buna “çanak” tutuyordu!..

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23