• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Halil Kışlacık
Halil Kışlacık
TÜM YAZILARI

Yeneroğlu: “Babacan hain ama, çıkarını da korudu!”

16 Mayıs 2021


Halil Kışlacık İletişim: [email protected]

Yalanların çoğu, bir kabahati saklamak için söylenir...

Ama kusursuz yalanı bulup, hiç uyandırmadan muhataplarınızı inandırsanız bile, eğer insanüstü bir hafızaya sahip değilseniz, o yalan tekrar gündeme geldiğinde unutkanlığınız size açık verdirir.

Üstelik hem yalan söyleyerek saklamaya çalıştığınız kabahat, hem de yalanınız ortaya çıktığı için, işin sonunda yalandan umduğunuz faydanın genellikle kat kat fazlası zarar görürsünüz...

Bu yüzden, anti-sosyal kişilik bozukluğu olan insanlar bile, kolay kolay yalan söylemez.

Yalanı genelde, kendilerine dair abartılı görüşleri olan insanlar söyler.

Amerikalı komedyen Robin Willams, “Politika: ‘Poli’, ‘bir sürü’ anlamında Latin kökenli bir kelime ve ‘tik’ de ‘kan emici yaratıklar’ demek” şakasını yapmıştı, İngilizce “Politics” kelimesinin sonundaki “tics” kısmının, aynı dilde “keneler” manasına gelmesine atıfla...

Bir ara bizde de çok meşhurdu, “Politika, Latince ‘çok’ anlamındaki ‘poli’ ve ‘yüz, surat’ anlamındaki ‘tika’ kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur, ‘çok yüzlülük’ demektir” diye anlatmak.

Halbuki, “polis/polites” yani kabaca “yurt/yuttaşlar” kelimesinden, yine kabaca “yurt/yurttaş işleri” manasında bir kelime, politika...

Ama galiba o meşhur yanlış anlatım, bizim bazı “politikacı”ların bilinçaltında yer etmiş...

Ki içlerinden, bir taraftan “Etik, etik” diye bağırırken öbür taraftan “hainliğin hem de en korkakçasını, çıkarını sağlama alana kadar renk vermeden beklemeyi” normal kabul  edebilenler çıkıyor...

Evet, Ali Babacan, hem AK Parti’nin milletvekili olarak, CHP’nin başını çektiği muhalefetin Abdullah Gül’ü çatı aday göstermesi için yürütülen diplomasinin “tam göbeğinde” yer alıyor, hem de “Cumhurbaşkanlığı seçiminde Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı aday gösteriyoruz” diyen dilekçeye imza atıyor...

Siz bu yazıyı okuduğunuzda, o açıklamanın üzerinden tam bir hafta geçmiş olacak...

Ali Babacan’dan ise, “Troller harekete geçti”den başka bir açıklama yok...

Ali Bey, varsa “konu hakkında” bir anlatacağınız, dinleyelim...

Bu denli ağır bir iddiayı sadece “Troller harekete geçmiş” yollu bir mesajla ya da Mustafa Yeneroğlu’nun o garip açıklamasıyla savuşturabileceğinize gerçekten inanıyor musunuz?

Evet, Babacan kendisi yapamadı, Mustafa Yeneroğlu’na yaptırdı açıklamayı...

Onu da boş geçmeyelim... 

AK Parti milletvekili olduğu dönemin 29 Mayıs’larında “Şanlı Fetih” tweetleri atan... 

İstifa ettikten sonra, 2020’nin 29 Mayıs’ında Ayasofya’da “Fetih Suresi” okunmasını “İktidar ‘Ayasofya’yı açacağız’ yalanlarıyla insanları uyutuyor” diyerek eleştiren... 

O açıklamadan 34 gün sonra Ayasofya açılınca, bu sefer de “Toplumumuzun ihtiyacı olan şey ‘zafer kazanma hissi’yle oyalandırılmak değil” diyebilen...

Ülkemizin güzide bir başka “politikacı”sıdır Yeneroğlu...

Tencere ile kapağı gibi, şimdi Ali Babacan’ın yanında... 

Yaptığı açıklamada, “Babacan, Gül’ün aday olmayacağı kesinleşince o imzayı attı” demiş...

Diyelim ki öyle...

İyi de, Tayyip Erdoğan’ın aday olacağı, başından beri kesin değil miydi?

Peki siz, “Muhalefetin Abdullah Gül’ü aday göstermesi için çalışırım, aday gösterirlerse de muhalefeti desteklerim, sizi değil” dediğiniz Erdoğan’ın partisinde ne arıyordunuz?

Muhalefete çatı aday kabul ettirmeye çalışırken, neden iktidar partisinin milletvekiliydiniz?

Dilinizden düşürmediğiniz ve tek bir somut örnek ortaya koyamadan AK Parti’nin sahip olmadığını iddia ettiğiniz “siyasi ahlakınız” gereği, niye en başında “Madem AK Parti’nin adayı Erdoğan, ben Gül’ün muhalefetin çatı adayı olması için yürütülecek çalışmanın göbeğinde yer almak üzere istifa ediyorum” demediniz?

Erdoğan’ın aday olması için hazırlanan o dilekçeye hiç imza atmamış olsanız “Adam safını belli etmiş” deriz, “Gül’ün aday olmayacağı kesinleşince imzaladı” ne demek?

Var mı bir cevabınız Sayın Babacan, Sayın Yeneroğlu?

Babacan, AK Parti’den istifa etmedi, çünkü muhalefetin Abdullah Gül’ü aday gösterme ihtimalinin zayıf olduğunu biliyordu.

Eğer istifa etseydi, Gül’ün adaylığı için çalışsaydı ve sonunda başarısız olsaydı, partiyi kurana kadar geçen sürede “tekaüt” sınıfına ayrılacağını biliyordu.

Üstelik, partiyi kurana kadar AK Parti içinde kalması sayesinde, parti içinden üç beş milletvekilini kandırıp, hani belki Meclis’te grup bile kurdurabilirdi...

Bu yüzden, bekledi...

Ama, işte yazının başında bahsettiğim gibi, o zamanlar söylediği “AK Partiliyim” yalanını sürdürmesine, hafızası izin vermedi...

“Abdullah Gül’ü geçen sefer aday yapmadınız, yenildiniz, şimdi ortak aday çıkaralım” diye muhalefete mesaj vermeye çalışırken, ihaneti açık etti...

Bu sefer “E hani etikten falan bahsediyordunuz” diye sıkıştırılınca, Yeneroğlu çıktı sahneye, “Altını oyuyordu ama, başaramayınca da hiç renk vermedi” diye, ihanetin yanına bir de çıkarcılığı ekleyip tüy dikti...

Kulakları çınlasın, Prof.Dr. İsmail Dalay, stratejik düşünmeyi “Dikkatinizi çeken garip bir olayın örttüğü başka bir garipliği aramak” diye anlatmıştı.

Acaba diyorum, muhalefet kanadından üst üste gelen bu rezaletler, AK Parti’yi ve Erdoğan’ı rehavete sürüklemeyi amaçlayan bilinçli bir planın parçaları olmasın?  

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

M Can

Acaba bu trolleri o mevkilere gelecek şekilde kimler yerleştirdi? o mevkilerde kaç tane daha troll var?
  • Yanıtla

sukru

Bebecan defihacet yapmış yeneroğluda iyice sıvamış yani.Adam açık açık türkiye'ye beş yıl kaybettirdi dediği adamın adaylığı için imza atmış bile bile,bundan büyük yavşaklıkmı var.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23