Siyaseti bırakıp işinizi yapsanız bu kazalar olmayacak!

16 Aralık 2018 Pazar

Kaza olmuş, 9 kişi hayatını kaybetmiş, 50’ye yakın yaralı var.

Birileri çıkıyor, daha ortada bir tane somut delil yokken, suçu birilerine atmaya çalışıyor.

Neymiş, hat hazır olmadan işlemeye başlamış...

Bunu, yaklaşık 7 yıldır çalışmakta olan bir hat için söylüyorlar...

Fatih Altaylı, dünkü yazısında, Avrupa’da çalışan bir  sinyalizasyon uzmanının ifadeleriyle “Sinyalizasyon eksikti, falanca sistem olsa istese de kaza yapamazdı” diye akıl veriyor.

Mesele olaylar üzerinden birilerini suçlamaksa, işimiz kolay...

Bahsettiğimiz araç, yaklaşık 500 ton ağırlığında, saatte 250 kilometre hızla ilerliyor ve bu hızda durma mesafesi yaklaşık 2 kilometre...

Şimdi siz diyorsunuz ki, “Sinyalizasyon olsa kaza olmazdı” öyle mi?

Soru açık; geliş saati en fazla beş dakika aşağı veya yukarı oynayacak bir tren ile o klavuz lokomotif aynı hatta nasıl buluştu?

Bunu açıklamadan sorunu sisteme bağlamanın anlamı var mı?

Sırf bu tren yol alsın diye çift yönlü ray döşenecek, yani her trene kendi hattı tahsis edilecek, sonra “Sinyalizasyon da şart ama, yapmayalım” denilecek öyle mi?

Ahkam kesmeden önce küçük bir araştırma yapsalar, “Bahsettiğimiz sistemin var olduğunu söylediğimiz Avrupa’da son on yılda kaç tane tren kazası oldu” diye, aslında hiç ağızlarını açmayacaklar ama yok, kalem şehveti işte...

Hani bekleseler, soruşturma tamamlansa, olayla ilgili deliller bir açıklansa eyvallah ama daha bunların hiçbiri yapılmamışken, bütün işini gücünü siyaset yapmaya indirgeyen bir meslek odasının iddialarına sarılmanın alemi nedir?

Birleşik Taşımacılık Sendikası ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği açıklama yapıyor; “Olay yerini görmedik, elimizde hiçbir bilgi yok ama kesin silyalizasyondan olmuştur” diyor, siz de bu açıklamaya sarılıyorsunuz...

Belki gerçekten sinyalizasyon eksikliğinden oldu ama şu anda TMMOB’un elinde bu açıklamaya dayanak olabilecek herhangi bir bilgi var mı?

Yok...

Açıklamanın zaten üçte ikisi siyasi, yok açılışı mitingle yapılmış da, yok yapanlar bu hizmeti siyasi çıkara devşirmiş de, falanmış da filanmış... 

Koskoca mühendisler odası, bir tane somut delil olmadan açıklama yapmaya utanmıyor.

Daha önceki yazılarımda defalarca söyledim; kaza olacak... Ne yaparsanız yapın, nasıl bir sistem kurarsanız kurun, kaza olmasını engelleyemezsiniz. Kaza sayısını azaltırsınız, can kaybı ve yaralanma sayılarını aşağı çekersiniz ama asla sıfıra indiremezsiniz...

“Nasıl olsa kaza olacak, o zaman hiçbir şey yapılmasın” demiyorum elbette ama her kazanın sorumlusunun aynı kişiler olduğunu kabul edenlerin anlayışıyla da hiçbir yere varamayız.

TMMOB’a ya da BTS’ye bakarsak, bu tarz olayların hepsinin sebebi belli: AK Parti’nin hizmeti bunlar!

AK Parti’den başka biri yapmış olsa, bunlar hiç olmayacak...

Bu anlayışa kalsa, bu ülkeye tek parti döneminde yapılanlar yeter... Sonrasına ne gerek var?

Köprü mü yapılacak?

“İstemez, bunlar yaparsa doğayı katleder!”

Boğaz’ın altından tünel mi?

“Olmaz, bunlar yaparsa su alır!”

AKM binası mı yenilenecek?

“Olmaz, bunlar akustikten ne anlar!”

Şu gözü kararmışları ciddiye almayın artık...

Ciddiye almayın ki, bunlar da asli işlerine dönsünler...

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Şirin AytaçŞirin Aytaç6 ay önce
    Gereksiz polemikler...Koskoca Ulaştırma Bakanından daha mı iyi bileceksiniz? Sayın bakan özetledi "Sinyalizasyon sistemi olmazsa olmaz değildir" Nokta.
  • LeventLevent6 ay önce
    Yasli docent . Evet su adamin isini cozunde . Yazmasin . ..
  • LeventLevent6 ay önce
    ... Hangisi bir bir olayın durumu hakkında evet oyu verdi mecliste.corlu kazasininin arastirilmasinda red oyu kullanmis Askerlerimiz donarak sehit oldu burda bile red kullanmistir...
  • receprecep6 ay önce
    aşagıda yazan recep ile bir alakam yok TCDD nin açıklamasına göre bu trenler 15 bin gidiş 15 bin dönüş yapmışlar o zamana kadar sinyalizasyonsuzmu gitti bu trenler biraz gelişmeleri siyaset dışı görelim
  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent6 ay önce
    Sıkıntımızı Yazdığımız Tek Gazete Olan Yeni Akit Gazetesinin Değerli Yazarlarının Yardım Ve Aracılığıyla; Sayın Cumhurbaşkanımız; Doçent olduğumuz gün, emsallerimiz hangi dosya ile Profesör oluyorlarsa, biz de aynı dosya ile Profesör olmak istediğimizi; deneyim kazanmanın murad edildiği 5 yıl Doçentlik kadrosunda boşuna kalmak istemediğimizi; 5 yılın 5 katından fazla Üniversitemizde öğretim elemanı olarak çalışıp, 10 binlerce öğrenci mezun edip deneyim kazandığımızı; Üniversitemizde Doçentlik kadrosunu almak için gerekli olan puanın 5 katından fazla bir puanla Doçentlik kadrosunu aldığımızı; emeklilik yaşımızı geride bırakıp ömrümüzü verdiğimiz Üniversitemizde, Profesör olmak için 5 koca yıl beklemememiz gerektiğini; dosyası dolu ama ömrü de dolu Yaşlı Doçentler olarak, Profesör olmak için, zaman sınırı olmadan, dosyamızı Doçent olduğumuz Üniversitemize sunmamıza kapı aralamanızı sizden istirham eder, saygılarımızla taleplerimizi arz ederiz: A-) 1-5 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 5 yıl sonra Profesör olabilmelidir. B-) 5-10 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 4 yıl sonra Profesör olabilmelidir. C-) 10-15 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 3 yıl sonra Profesör olabilmelidir. D-) 15-20 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 2 yıl sonra Profesör olabilmelidir. E-) 20-25 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 1 yıl sonra Profesör olabilmelidir. F-) 25 yıldan fazla öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent hemen Profesör olabilmelidir.
  • AsaAsa6 ay önce
    ... ölenlerin hakkını savunsan bu kazalar olmayacak.
  • AliAli6 ay önce
    Allah uzak etsin de bu kazada ailenden birini kaybetseydin yine böyle umarsızca yazarmıydın?
  • Mustafa KöseMustafa Köse6 ay önce
    Encumenden belediye başkanına vekilden başkana maaşları onmisli olsun. Herkes işine baksın israf engellensinihaleden komisyon almasın . Kentsel dönüşümler biter, ülke kalkınır , sanayi ye yurtdışından bilim adamı transfer edilsin herkeşi hakkına razı olsun herkes işine baksın.
  • miralaymiralay6 ay önce
    yaşlı doçentin işini görüverelim de yol alsın... Alâkalı alâkasız çok yerde yazıyor derdini..
  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent6 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Doçent olduğumuz gün, emsallerimiz hangi dosya ile Profesör oluyorlarsa, biz de aynı dosya ile Profesör olmak istediğimizi; deneyim kazanmanın murad edildiği 5 yıl Doçentlik kadrosunda boşuna kalmak istemediğimizi; 5 yılın 5 katından fazla Üniversitemizde öğretim elemanı olarak çalışıp, 10 binlerce öğrenci mezun edip deneyim kazandığımızı; Üniversitemizde Doçentlik kadrosunu almak için gerekli olan puanın 5 katından fazla bir puanla Doçentlik kadrosunu aldığımızı; emeklilik yaşımızı geride bırakıp ömrümüzü verdiğimiz Üniversitemizde, Profesör olmak için 5 koca yıl beklemememiz gerektiğini; dosyası dolu ama ömrü de dolu Yaşlı Doçentler olarak, Profesör olmak için, zaman sınırı olmadan, dosyamızı Doçent olduğumuz Üniversitemize sunmamıza kapı aralamanızı sizden istirham eder, saygılarımızla taleplerimizi arz ederiz: A-) 1-5 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 5 yıl sonra Profesör olabilmelidir. B-) 5-10 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 4 yıl sonra Profesör olabilmelidir. C-) 10-15 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 3 yıl sonra Profesör olabilmelidir. D-) 15-20 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 2 yıl sonra Profesör olabilmelidir. E-) 20-25 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 1 yıl sonra Profesör olabilmelidir. F-) 25 yıldan fazla öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent hemen Profesör olabilmelidir.
  • Recep Recep 6 ay önce
    Allah aşkına. İnsaf.. 9 can gitmiş ve siz hâlâ “sorumlular bulunsun” diyenleri suçluyorsunuz. ..
  • KamilKamil6 ay önce
    Tam benim kafadan konuştun.

Günün Özeti