Powehi... Neden baktık, ne gördük?

15 Nisan 2019 Pazartesi

Kabaca anlatmak gerekirse, 4 kıtada, 8 ayrı dağda bulunan 13 teleskop, aynı noktaya 10 gün boyunca baktı ve fotoğraflar çekti. Sonra, yaklaşık 2 yıl boyunca bu fotoğraflar birleştirildi ve tarihin ilk kara delik fotoğrafı meydana çıktı...

Özellikle bu kara deliğin görüntülenmesinin iki sebebi var; büyüklük olarak görüntülenmeye uygun olması ve kara deliğe, merkezinde bulunduğu galaksinin kendisini saklayamayacağı bir açıyla bakıyor olmamız.

Gözlenen kara deliğin özel bir ismi yoktu, merkezinde bulunduğu galaksinin ismiyle anılıyordu. Şimdi ona “Powehi” deniliyor. Hawaii dilinde “Sona ermeyen yaradılışın süslü siyah kaynağı” gibi bir anlama geliyormuş...

Bu kadar uzun bir anlamın altı harfe sığdırılması ironik; çünkü çekilen fotoğraf da aslında 900 milyon sayfalık bir ansiklopedinin iki sayfalık özeti gibi... 

İnternette yayınlanan fotoğraflar yaklaşık 2 megabayt boyutunda, fakat o fotoğrafı oluşturabilmek için 5 petabaytlık veri kullanılmış. Şöyle söyleyelim, gördüğünüz fotoğraf işlenen toplam verinin 931 milyon 322 bin 700’de biri kadar. Yapılan işin büyüklüğünü buradan hesap edin.

Fotoğraf yine de bulanık çünkü dünya ile gözlenen cisim arasındaki mesafe çok fazla. 53 milyon ışık yılından söz ediyoruz; dünya ile güneş arasındaki uzaklığın 3.3 trilyon katı... Güneşin ışığı bize 8 dakika 20 saniyede geliyor, o çekilen fotoğraftaki ışık ise 53 milyon yılda...

Çekilen cisim ne kadar büyük olsa da, bu mesafe sebebiyle görüntü bulanıklaşıyor.

Peki çekilen fotoğrafta aslında ne görüyoruz?

Fotoğrafın zeminindeki siyahlığı uzay boşluğu olarak düşünün... Merkezde gördüğünüz turuncu halka, kara deliğin çekim kuvvetiyle birbirine sürtünen ve bu yüzden muazzam sıcaklıklara ulaşan toz bulutları... Ayrıca bu turunculuğun içinde, kara deliğini bükerek görüş alanımıza yönlendirdiği, diğer yıldızlardan kaynaklanan ışığın da olduğu varsayılıyor.

Ortadaki siyah alan ise kara deliğin olay ufku. Dünyanın atmosferi gibi düşünün. Tek fark, olay ufkunu denilen sınırı geçtikten sonra kara delikten geri dönüşün olmaması... Bu sınır, kara deliğini çekim gücünün ışığın bile kaçmasını engelleyecek kadar güçlendiği mesafeyi tanımlıyor. “Olay ufku” denilmesinin sebebi, o ufuk geçildikten sonra artık bildiğimiz “olay” tanımının geçerli olmaması. Çünkü olay kavramı için zaman ve mekan kavramları da gereklidir ve bu noktadan sonra ikisinin de bildiğimiz anlamlarını yitirdiği düşünülüyor. 

Bu fotoğraflanan cismin çekim kuvveti o kadar büyük ki, Messier 87 (kısaca M87) galaksisinin merkezi noktasını oluşturuyor. 

Şöyle söyleyelim, dünyayı etrafında döndürebilen güneş bir kara delik olsaydı, çapı 6 kilometre olurdu. Bahsettiğimiz kara deliğin çapı ise, Pluto’nun yörüngesini içine alabilecek büyüklükte. Bu da, kütlesinin yaklaşık 6 buçuk milyar güneş kütlesine eşit olduğu anlamına geliyor. Bizim galaksimiz Samanyolu’nun merkezinde bulunan Sagittarius A* isimli kara deliğin ise yaklaşık bin katı büyüklükte.

Şimdi bir kısım okur diyecek ki, “Bunların pratikte ne faydası var?”

İnsanoğlu, tarih boyunca çeşitli hastalıklarla yüz yüze geldi. Bir şekilde bu hastalıkları tedavi etmeye çalıştı. Ama ne zaman ki çıplak gözle göremediği mikroorganizmaları keşfetti, gözlemledi ve anladı, dünya o zaman değişti. 

Eskiden basit bir kıymık bile enfeksiyona yol açıp öldürebiliyordu. Sadece 19. yüzyılda 400 milyon insan çiçek hastalığı yüzünden hayatını kaybetti. Tifüs, dizanteri, kolera, difteri, cüzzam, bütün dünyayı kastı kavurdu... 

En son ne zaman duydunuz bu hastalıkları?

Bunu, bugünkü iletişim ve gözlem uydularını, GPS cihazlarını, tıbbi görüntüleme tekniklerini ve benzeri onlarca icadı astronomi sayesinde yaptığımızı göz ardı ederek söylüyorum: Evet, bazı bilimsel gözlemlerin ve deneylerin pratikte bir faydası yok ama, bir araya gelen bilgi yığınlarının ne zaman ne işe yarayacağını da asla bilemeyiz...

Hem hiç olmazsa, içine konulduğumuz şu küçücük dünyada, aslında neyin parçası olduğumuzu görüyoruz, fena mı?

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • NihalNihal5 ay önce
    Astronomiye çocukluğumdan beri meraklıyımdır.Amatör olarak gök bilimini takip ederim,gözlemlerim.Dört gözle Türkiye saatiyle 16:00 Kara delik(powehi) beklemiştim iyide ne gördüm HİÇ:)))))))İnşaAllah faydalı olur bu gelişimler dünya içinde küçücük zerrecik bir canlıyız!
  • AbdullahAbdullah5 ay önce
    Ama aya gitmediler, stüdyoda çektiler. Hahaha! Neden Güney Kore olamadık diyenler sizin yüzünüzden olamadık işte.
  • RamboRambo5 ay önce
    Kuranda insanoğlunun kainattaki sınırları anlatılıyor: siyah ve beyaz delikler. Bunları anlamamız ve aşabilmemiz imkansız

Günün Özeti