• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Halil Kışlacık
Halil Kışlacık
TÜM YAZILARI

Okuması yazması yok, bıraksan devlet yönetecek!

27 Haziran 2021


Halil Kışlacık İletişim: [email protected]

Hayatın olağan akışına, sosyal bilimlere ve hatta fizik kurallarına aykırı bile olsa, sadece işine geldiği için bir saçmalığı doğru kabul eden ya da matbu harfle basılmasına veya sosyal medya denen çöplükte ne kadar tekrarlandığına bakarak o saçmalığa itibar atfeden kişiye, “Okuması var” diyebilir miyiz?

Peki, yine sadece işine geldiği için benzer saçmalıkları yazıya döken, gerçekler ortaya çıktığında ise yazdıklarını silip sanki hiçbir şey olmamış gibi davranabilen kişi için “Yazması var” diyebilir miyiz?

Harfleri tanımak, harfler yan yana geldiğinde birbirine nasıl bağlanır, harf öbeği nasıl ses haline getirilir ya da bu süreç nasıl tersine çevrilir bilmek ise mesele, “Maşallah” deyin, bir arkadaşımın 4 yaşında hem Latin hem Arap alfabesinde bunu yapabilen çocuğu var... Gerçi, yine “Maşallah” deyin, bunların yaptığı herhangi bir işi de büyük ihtimalle bunlardan düzgün yapar ya, neyse...

Abartıyor muyum?

“Katarlılar hiçbir şart aranmaksızın Türkiye’de tıp fakültelerine sınavsız girecek, askeri her türlü nakil vasıtasıyla ücretsiz seyahat edebilecek, orduevlerini ve askeri misafirhaneleri ücretsiz kullanabilecek...”

Bu cümleyi “Ben gazeteciyim” diyen birileri yazdı; “Ben siyasetçiyim” diyen birileri de okudu, inandı ve tekrarladı...

Olayın aslını öğrenmek için öyle saatler harcamaya, ilgili kurumlardan tanıdık bulup bir izahat için ricacı olmaya falan gerek yok, Resmi Gazete’de yayınlanmış bir anlaşma bu...

Bahsedilen Katarlılar “hiçbir şart aranmadan Türkiye’ye gelecek sıradan vatandaşlar” değil, belirli bir kontenjan dahilinde Katar makamlarınca Türkiye’ye isimleri bildirilecek askeri öğrenci ve personel...

Hadi anlaşmayı da okuyamadılar, uzun geldi, ilk paragraftan sonrasını kafaları almadı... Yahu, başlıkta kocaman “Askeri Sağlık Alanında Eğitim ve İşbirliği Protokolü” yazıyor be...

Şimdi ben, beş paragraf önceki ifadeyi yazan ve o ifadeyi okuduğunda inanan insanlara, nasıl “Okuması ve yazması var” diyeyim?

Hani bir ara “dağdaki çobanın oy hakkı”nı tartışıyorlardı ya, buyrun kıyaslayın; bunların oyu bir sayılacaksa, okuma yazma bilmeyen bir çobanın oyu kaç sayılmalı?

Hadi diyelim kapasite çalışmakla bir yere kadar arttı, burada kaldı... 

Yazdığını, silebildiğin her yerden silmek nedir?

Hiç yazmamış gibi davranmak nedir?

“Bakın, bizi böyle yanılttılar, aman siz dikkat edin” diyememek nedir?

Bir de özeleştiri yapayım... 

Geçen haftaki yazımda, “Hadi buyrun, kendisini başörtüsü sebebiyle duruşmadan atan hakimi, kıyıp da (haşa) yollayamadığı cehenneme, Saadet tabanının sorduğu ‘Bir tarafta Erbakan Hoca’ya ömrü boyunca zulmedenler var, bir tarafta Erbakan Hoca’nın bütün projelerini tek tek hayata geçirenler. Biz niye zalimlerle birlikteyiz?’ sorusuna cevap arıyor diye Oğuzhan Asiltürk’ü atmaya kalkan Zübeyde Kamalak’ı açıklayın...” ifadelerini kullanmıştım...

Meğer Zübeyde Hanım’ın, T24’ün Oğuzhan Asiltürk ile ilgili haberin yanına eklediği (kusura bakmasın, imlasını haddim olmadan düzelttim) “Allah cehennemine en kısa sürede kavuştursun da Saadet’i AKP’nin günahlarına katamasın. Ne sıfatla bizlerin adına hareket ediyor? Sen kimsin, kim oluyorsun? Kendi kendini YİK Başkanı yapmış, bir yıldır YİK toplanmıyor. İstişare Kurulu Başkanı istişaresiz, sırf egosuyla Saadet’i kirletiyor” ifadelerinin Oğuzhan Asiltürk ile bir ilgisi yokmuş...

Kendisi yeni bir mesaj paylaşmış ve (yine haddim olmayarak imlasını düzeltiyorum) “Saadet’i AKP’ye yamamak isteyenleri Allah’ın cehennemine kavuşturması dileğimi üstüne alıp alınanlar niye alınmış, yakınları niye alınmış, niye üstlerine alınmışlar ki isim zikretmediğimiz hallerde bile...” demiş...

Zübeyde Hanım, kusura bakmayın, sildiğiniz ilk mesajda her ne kadar Oğuzhan Asiltürk’le ilgili bir haberi paylaşıyor olsanız ve yazıda iki defa kendisinin taşıdığı “Yüksek İstişare Kurulu Başkanı” sıfatını zikretseniz de, aslında paylaşımınızın Oğuzhan Asiltürk ile ilgisi olmadığını(!) anlamamız gerekirdi... 

Bize ne kadar kötü niyetli gerizekalılar olduğumuzu farkettirdiğiniz için size minnetarız... 

Sizi de bu izaha mecbur bırakıp yorduk, hakkınızı helal edin...

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

MUSTAFA

"Şaşkın ördek kıç üstü yüzer" demiş atalarımız.Allah adı geçen bayana akıl versin.Başörtüsü ile avukatlık yapamamak hiç önemli değilmiş demek ki.
  • Yanıtla

Ayhan Birol

Hacı bey yazınızın özeleştiri başlığı altında başlayan son dört paragrafında avukat Zübeyde hanımın yazdıklarını alıntılayarak düşüncelerini ve düzeltmelerini paylaşmışsınız teşekkürler ama emin olun bu avukat hanımefendinin düzeltilmiş yazısını dahi anlamadım kusuruma bakmayın kavrama kabiliyetimin eksikliğine verin şunu belirtmeliyim ki vatandaş olarak işim bir avukata düşse ve tek avukat bu olsa inanın onu vekil tayin etmem mahkemenin vereceği sonuca rıza gösteririm.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23