• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Halil Kışlacık
Halil Kışlacık
TÜM YAZILARI
17 Mart 2019

Kaş yapayım derken...

Geçtiğimiz hafta Etiyopya’da meydana gelen uçak kazasında 157 kişi hayatını kaybetti... 

Her uçak kazası, neticelerinin vahameti sebebiyle ilgi çeker.

Bu sefer durum biraz farklı yaşandı. Düşen uçak, Boeing 737 Max tipindeydi ve 6 ay önce aynı model bir uçak, benzer koşullarda düşmüştü.

Biraz detay verelim. Şu anda ticari yolcu taşımacılığı alanında iki üretici piyasaya hakim. Bunlar Airbus ve Boeing. Havayolları genellikle, uçakların operasyon maliyetlerine bakarak hangi uçağı alacaklarına karar veriyor.

Boeing, uçaklarının yakıt verimini artırmanın bir yolunu bulmuş ve daha büyük bir motoru standart gövdeye yerleştirmiş. Bunun yanı sıra, uçağın kanat uçlarına küçük kanatçıklar eklenmiş. Bu iki değişiklik, uçağın yakıt verimliliğini yaklaşık yüzde 15 artırmış. Ayrıca uçağın motorunun büyümesi yüzünden iniş takımları da daha yüksek tutulmuş. 

Saydığımız değişiklikler ise, standart 737 mekaniğini biraz değiştirmiş.

Konunun uzmanları, uçağın ağırlık merkezinin biraz daha geriye kaydığını, uçuş mekaniği açısından ise uçağın burnunu yukarıya kaldırmaya meyilli olduğunu söylüyor.

Normal şartlar altında bu durum işleri ne kadar zorlaştırır bilinmez fakat Boeing’in bu uçaklarda “Desteklenmiş Manevra Karakteristiği Sistemi” yani kısaca MCAS denilen bir yazılımı kullanıyor olması işleri bayağı karıştırıyor.

Bu yazılım, uçağın hareketlerine otomatik olarak müdahale ederek pilotların işini kolaylaştırmak üzere tasarlanmış. 

Söz konusu kazalarda, uçağın burnunun normalden daha yukarı olduğunu düşünen yazılım, bu yüzden uçağın stall durumuna geçeceğini varsayarak önleyici bir manevra yapmaya başlıyor.

Stall, uçağın kanatlar ve itiş gücüyle kazandığı kaldırma kuvvetinin kaybolması ve uçağın serbest cisim gibi hareket etmesi durumunu tanımlıyor.

MCAS, uçağın stall durumuna yaklaştığını düşündüğünde uçağın burnunu aşağı çeviriyor ve motorlara güç veriyor.

Kalkıştan hemen sonraki tırmanma döneminde bu sistemin devreye girmesi, irtifa kazanmamış uçağın aşağı hareketi sebebiyle tehlike oluşturabiliyor. Pilotlar durumu fark edip sistemi kapattıklarında ve manuel olarak uçağı yönlendirmeye başladığında sorun çözülebiliyor fakat iki örnekte olduğu gibi bazen çok geç kalınıyor.

Son iki kazanın bu yüzden meydana gelmiş olabileceği değerlendiriliyor.

Bu tür kazalar sebebiyle, 737 gibi bir uçağın tümüyle servisten çekilmesi söz konusu olur mu bilinmez... Önümüzde bir Concorde örneği var ama bu uçak zaten operasyon maliyetleri açısından yürütülebilir değildi. 737’ler şimdilik servis dışı bırakıldı ama toplam sayısı 350’yi bulan bu uçakların yapılan inceleme ve eğer gerek görülürse yapılacak değişiklikler sonrası tekrar uçmaya başlayacağı kesin gibi... 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23