• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Halil Kışlacık
Halil Kışlacık
TÜM YAZILARI

“Hayvan değil umrunda, Ekrem’in!”

09 Mayıs 2021


Halil Kışlacık İletişim: [email protected]

Başlığı mahsus böyle attım, “Hayvan” kelimesiyle Ekrem Bey’in isminin arasına olabilecek her şeyi sokuşturdum ki, Başkan yine alınmasın.

Hassastır, bilirim.

Hiçbir şeyden bilmesem, Ordu Valisi’ne “İt” demesinden, belediye meclisi üyesine “Kayak takımları *** girsin” diye küfretmesinden bilirim.

Hatırlarsınız, “Hayvan, Ekrem’in umrunda değil” başlığı attığımızda, “Bana ‘Hayvan’ dediniz” deyip küsmüştü Ekrem Bey. Meğer 224 at ölmüş, biz farkında olmadan zülfiyare dokunmuşuz...

Ya... 

“Dünyanın en modern metropolü” kabul edilen New York’un Central Park’ında tıkır tıkır işleyen faytonculuk, bizim Adalar’da çağdışı kaldı...

2019’da, “Can Dündar’ın kaçarken yanında götürmediği suç ortağı” olmaktan başka hiçbir meziyeti olmayan Erdem Gül’ün çiçeği burnunda başkanı olduğu Adalar Belediyesi, 81 atı “Ruam hastalığı var, itlaf ediyoruz” deyip öldürdü.

“Hayvanseverlik” sıfatı sosyal medyadaki “bio”larıyla sınırlı kalmayanlar ayağa kalktı tabii...

Ekrem Başkan baktı ki bu işte ekmek var, hemen girişti meseleye...

Kendi deyimiyle “Tereyağından kıl çeker gibi” çözüverdi, Adalar’daki problemi.

Vallahi çözdü Adalar’ın problemini... 

O problem artık İBB’nindi ama çözdü ya, ona bakın siz...

Bahanesi “Atlar eziyet görüyor” ve çözümü de “İBB’nin 90 milyon lirası ile atları ve faytonları satın alma” olan bu “problem transferi”nin nihayetinde, yeni öğrendik ki o atların 224 tanesi İBB himayesi altındayken ölmüş, geri kalanların neredeyse tamamının akıbeti meçhul.

Allah vere de o kaybolan atlar, HDP’li belediyeler eliyle PKK’lıların sınırı geçmek veya bomba taşımak için kullandığı atların arasına karıştırılmamış olsun; CHP’lileri “Kanas Canan” muhabbeti yeterince incitiyor, bir de “Meyter Ekrem”i kaldıramazlar...

Bir siyasetçinin o bol keseden atmalarını, göz boyamalarını birileri başka hesaplarla “Bakın ne güzel iş yaptı” diye milletin burnuna tutarsa, işin sonu buralara varır.

“Bizden” diye şımartılan, her hatası görmezden gelinen insanlar sonunda öyle hatalar yapmaya başlar ki, herkes görmek, eleştirmek ve hatta karşı çıkmak durumunda kalır.

AK Parti de bu kaideden masun değildir. Bana göre İstanbul’da İmamoğlu’nun seçilmesinde beş benzemezin bir araya gelmesi kadar, bu kaidenin işlemesinin de büyük payı vardır.

İmamoğlu “İstanbul’u nasıl kazandım” meselesine odaklandığının yarısı değil, çeyreği değil, yüzde biri kadar “AK Parti nasıl kaybetti” sorusu üzerine odaklanmadı...

Mesela geçen sene Mayıs ayında tarihi Hacıosman Korusu’nun adını değiştirip kapısına tabela asma işine “Açılış” demesini köpürten adamların, bir ay sonra o koruda düzenleme yapılması için 26 milyon liralık ihaleye çıkıldığında “Yahu başkan, korunun düzenlemeye ihtiyacı vardıysa, siz neye açılış yaptınız? Yok bir iş yaptınız da sonra açtınız ise, bu neyin ihalesi?” dememesinden işkillenmedi.

Hatta, yapılabilecek en kötü şeyi yaptı...

Gaza geldi...

O gazla, mesela bizim yazının başında hatırlattığımız haberimiz çıktığında “Şimdi ben ‘Bana ‘Hayvan’ dediniz’ diye işi sulandırırım, kimse de bu hayvanların akıbetini soramaz” hesabını yapabilecek noktaya ulaştı.

Ama, dediğim gibi, iş bir noktaya gelir ki, daha su kaldırmaz...

Geldi de, o zaman sorup da öğrenemediğimiz bin 200 atın akıbetini, şimdi öğrendik.

İmamoğlu, arkasındaki bu körü körüne desteğin şahsından değil, sadece ve sadece destekçilerindeki iflah olmaz “Erdoğan düşmanlığı”ndan kaynaklandığını adı gibi biliyor. 

Bu yüzden, başı belaya girdiği anda, “Bakın Erdoğan benden korkuyor, onun için benimle uğraşıyor” minvalli, odağında “Erdoğan’a tepki”yi yerleştireceği mağduriyetle karşımıza çıkıyor.

Şimdi, yine, 224 atın ölümü ve bine yakın atın kaybolması skandalını bastırmak için, “Türbede elim belimde gezdim diye soruşturma açıyorlar” mağduriyetini sürüyor öne. 

Sürsün...

Bunlar, bu mağduriyetler, iki tane haber çıkmasın, iki tane tweet atılmasın diye.

Ben asıl...

İBB’yi, “geri kalan görev süresi boyunca hiçbir şeye, hiçbir yere para harcamasa, bütün gelirlerini borç ödemeye ayırsa, yine de teslim aldığı borç seviyesiyle seçime ulaştıramayacağı” ve hatta “25 sene sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ilk defa yasal borçlanma sınırına takılması”na sebep olan bir mali bataklığın içine soktuğu ayyuka çıktığında...

CHP İl Başkan Yardımcısı’nın “100 kişi alınıyorsa işe, 35 CHP, 15 İYİ Parti, 15 diğerleri” demesiyle başlayan küskünlük büyüyüp de  oylarının çeyreğini kaybettiğinde...

Bütün siyasi geleceğini partide azıcık sivrileni törpülemek, törpüleyemediğini budamak, budayamadığını kökünden sökmek üzerine bina eden Kılıçdaroğlu’yla o kaçınılmaz kavgaya tutuştuğunda...

Yani “Onlar tartışadursun, ben iki hafta gider tatil yaparım, o ara unuturlar” diyemeyeceği meselelerle yüz yüze kaldığında nasıl bir mağduriyet uyduracak, onu merak ediyorum.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Diyarbakırlı Ali

At , it, Hayvan , Ekrem'in umrunda değil...
  • Yanıtla

Levent 15

Bir insanın kalibresini, karakterini, cibilliyetini merak ediyorsanız sadece gözlerine bakın! Orada gördüğünüz hakikattir!
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23