Bu yaştan sonra meslek mi değiştirsin?
Sedef Kabaş yine bir hakaretle gündemde...
“Neden böyle yapıyor” diye merak eden kaldı mı?
Tekrar yazalım: Başka bir şeyle, yaptığı ciddi bir iş ile gündeme gelmesi mümkün olmadığı için, hakaretle gündeme gelmeyi seçiyor...
Biz de her seferinde düşüyoruz bu tuzağa.
Nereden mi çıkarıyorum tuzak olduğunu?
O programda, CHP’li Engin Özkoç’un “Adı Tayyip Erdoğan bile olsa, hakaret ettirmeyiz” demiş olmasından...
O ifadelerin sarfedildiği programı sunan Uğur Dündar’ın bugün “Sizden korkan sizin gibi olsun” derkenki sevindirik yüz ifadesinden...
Sedef Kabaş’ın o hakaretleri, dün sosyal medya hesaplarından tekrar paylaşmasından... Adliyeye getirilirken ellerinde kelepçe olmamasına rağmen, sanki kelepçeliymiş numarası yapmasından...
•
Hani Sezen Aksu, kendi saygı duymadığı bir değere saldırınca kızmak, “Sen hakaret etmeden yaptığın işlerle, sadece bu ülkenin değil, dünyanın en iyilerinden biri kabul ediliyorsun, ne ihtiyacın var buna?” demek anlaşılır da...
Sedef Kabaş aynı durumda mı?
Yaptıkları yapacaklarının, yapamadıkları da yapamayacaklarının teminatı; piyasada da milyonlarca dolar “fon” dolaşıyor, nasıl bir kenarından ilişecek sofraya?
Mecbur!
Hakaret edecek...
Yalan söyleyecek...
Hesap sorulmazsa, “Bakın cevap veremediler” diyecek; hesap sorulursa, “Bu ülkede özgürlük yok, muhalifim diye neler yapıyorlar görün” diye mağduru oynayacak.
“Artık sadece gazetecilik yapacağım” demesi, onun için meslek değişikliği anlamına gelir.
•
RTÜK bu sözler üzerine inceleme başlatmış tabii...
Şimdi Ahmet Hakan çıksın, Fox’un enkırmenine kızarken yine araya laf sıkıştırsın; “Televizyon yayınlarını denetleyen kurumsal yapımızın, muhalif bir kanalın haberlerine yönelik denetim iştahını sürekli kabarık tutmasını, hep zinde bir tutum almasını, devamlı kontrol altında tutmasını normal karşılamak, tabii ki mümkün değil” diye... (Ahmet Hakan kusura bakmasın, noktalama işaretlerini böyle kullanıp yazısını mahvettim ama yerim dar...)
Ya da buyursun bize izah etsin, göstermiyor ya, RTÜK “zinde tutum” gösterse haksız mı olur?
•
Bir başka mesele...
Gülse Birsel’in, “Kira gibi” notuyla paylaştığı 2 bin 550 liralık bir elektrik faturası dolanıyor internette...
Doğru, hakikaten kira gibi...
Yalnız, hanımefendinin faturasında aylık harcama 2 bin 82 kw/h görünüyor.
Türkiye’de ortalama bir ev yaklaşık 135 kw/h harcama yapıyor.
Hanımefendinin gösterdiği faturanın geldiği ev ise bu miktarı iki günde harcıyor...
Bu hesaba göre, faturanın geldiği evde ya özel lambalarla sera kurulmuş, esrar yetiştiriliyor...
Ya da 80-100 ekran kartlarıyla rig kurulmuş, coin kazılıyor...
Şaka bir yana, belli ki sayaç yanlış okunmuş.
Ama durum bize şunu gösteriyor:
Biz “Bu aralar kötüye gitti” diyoruz ama Türkiye’de ekonomi, insanların yanlış okunan sayaca itiraz edip 2 bin 500 lirasını kurtarmak yerine “Bakın ne kadar yüksek elektrik faturası geliyor” diye muhalifçilik oynamayı seçebileceği kadar iyi..