THY- Euroleague

İran’dan notlar ve Türkiye’nin önlenemez yükselişi

10 Eylül 2018 Pazartesi

Tahran Mehrabad Havalimanı’na indiğimizde Putin’in de az önce geldiğini gördük. 3’lü Liderler Zirvesi’nin canlı yayınlanacağını kimse bilmiyordu. Tahran’da belki ilk kez bir “Liderler Zirvesi” tümüyle “canlı yayında” verildi. Şaşırtıcı olsa da bazı hususların “net görülmesi” açısından hayırlı oldu. Zirveyi herkes izlediği için tekrar anlatmaya gerek yok.

Türkiye’nin bu zirvelerde “dinleyici” konumda olmadığını, önceden hazırlanmış maddelerin “onaylayıcısı” olmadığını bir kez daha gördük. Önüne konulana “evet” diyen Türkiye geride kaldı!

“İSLAM DÜNYASI’NIN GÖZÜ 

ERDOĞAN’DA”

Recep Tayyip Erdoğan’ın “insanı önceleyen” bir Zirve Maddesi için nasıl son ana kadar tabir-i caizse pazarlık yaptığını, ısrar ettiğini gördük. 

İnsanlar evinde otururken, otobüsle işe giderken, akşam pişireceği yemeği düşünürken, hafta sonu hangi filme gideceğinin hayalini kurarken işte bir lider de “toplum için” geleceği kuruyor! 

“İslam’ın son kalesi Türkiye” deniyordu! 

İşte Tahran Zirvesi ve Başkan Erdoğan’ın “İdlib’te elimiz kolumuz bağlı oturmayacağız” sözü Lübnan’dan Irak’a, Cezayir’den Katar’a kadar tüm İslam Dünyası için “katliamları durduracak ülke Türkiye” noktasında vücut buldu. Avrupa’da ise İran ve Rusya’nın sivil halkı görmemesi dikkat çekerken, Türkiye’nin insani çabaları ön plana çıktı!

Peki, Türkiye ne yapıyor? Burası önemli; birileri övecek yahut birileri kınayacak diye asla geri adım atmıyor, hareketlerimizi “dünyanın ağababalarına göre” dizayn etmiyoruz. “Dünya 5’ten büyüktür” sözü BM Genel Kurulu’nda söylenmiş olmanın ötesinde tüm yeryüzünde yankı bulacak bir ifade olarak Türkiye Devleti’nin temel damarları olmuştur.

Yıllarca “Dünya bizim için ne söylüyor” diye bakıp durduk. Devran dönüyor ve yakın tarihte dünya bize dönüp, “Türkiye bu konuda ne düşünüyor” diye bakacak ki zaten bakmaya başladılar. Türkiye artık “ne söyleyeceği merak edilen ülke” noktasına geldi. Millet rehavete düşmeyip önüne bakarsa bu çıkış asla durdurulamaz bir yükseliştir. 

“BİR TÜRK AYDINI VE 

BİR TÜRK SİYASETÇİSİ”

Bence “vakit o vakit”tir! İşte nihayet bu çağda Türk aydını ve Türk siyasetçisi milletin ruhuna denk gelecek şekilde ufku açık hale gelmiştir. Alev Alatlı ve Bekir Bozdağ’ı birer değerli numune olarak sunmak yerinde olur.

İnsanların söylemeye çekindiği ifadeleri çok net dile getiren bu gibi isimleri toplum olarak sonuna kadar desteklemeliyiz. Bugün destek vermezsek yarın “söz söyleyecek” kişileri bulamayız. Bakın ne söylüyorlar:

ALEV ALATLI: HELALLEŞMEK 

MAHKEMEDE DÂVÂ KAZANMAKTAN 

DAHA ÜSTÜN OLMALIDIR  

“Çünkü her yasal hak helal değildir ve olamaz. İmar ruhsatı olan müteahhit şehrin ufkuna tecavüz ederken yasal olarak suçsuzdur, ama yaptığı helal değildir. Bir kalem darbesiyle atar ergenleri sokağa döken yazar, alevler afakı sardığında suç mahallinde değilse, olayları evinden seyrettiğini ispat edebiliyorsa yasal olarak suçsuzdur ama helal değildir yaptığı! En yaman toplum projesi helal olanı yasal olanla örtüştürmek olsa gerektir. Yasaların tanıdığı haklardan insanlık veya Allah adına feragat etmenin garipsenmediği bir yeni düzen getirmek zorundayız. Bir medeniyetin sevgi ve nefs terbiyesi dumura uğramış, manevi enerjisi tükenmişse o medeniyeti ne Birleşmiş Milletler tüzüğü, ne Helsinki Beyannamesi, ne AİHM mevzuatı ne de en üstün silahlar kurtarabilir.”

BEKİR BOZDAĞ: FETVALAR 

YASAYA GÖRE DEĞİL KUR’AN’A 

GÖRE VERİLİR  

“Fetva verilirken bugünkü pozitif hukuka göre fetva vermiyorlar. Çünkü Anayasa ve yasa bunlara dinin temel kaynaklarına göre fetva vermesini emrediyor. Kur’an’a ve İslam’a göre verilen cevap sizin hoşunuza gitmeyebilir, başkası onu eleştirebilir veya bir kanunla bu çelişebilir. Yani Diyanet kanunla çelişiyor diye dinin kuralını açıklamamazlık yapamaz. Şimdi biri sorsa Diyanet’e ‘faiz haram mıdır?’ diye, ne diyecek Diyanet? Kanunlarımıza göre bunlar yapılıyor, yasal. Yani bankalar çalışıyor. Şimdi ne diyecek. Adam ‘Yahu nasıl der’ diyor. Şimdi pozitif hukuka göre sormuyor. Kur’an’a ve sünnete göre soruyor.”

Hem Alatlı’nın hem Bozdağ’ın sözleri önemlidir, toplumun gerçek dinamizmini haykırır. Sınırlarımızı “cetvelle” çizenlerin zihinlerimizi de kavramları kirleterek çizdiği dönemi geride bırakıyoruz, korkularımızı ve gereksiz rejim tartışmalarını geride bıraktık.

Bize rota çizmeye kalkan gavur âşıkları deşifre oldu, geriye dönüş yok! Ezanlı toprakların gerçeklerini hiçbir zoraki yasa örtemez! İslam topraklarında korkuya yer yok! İstediğiniz gibi inanıp, istediğiniz gibi yaşayın; sizin yaşantınız bir başka topluluğu rahatsız edemez, sizin inancınız kimsenin tepesinde sallanan bir balta olamaz! Bir medeniyet, Büyük Anadolu Medeniyeti bu aydınlar ve siyasetçiler ile milletin uyumu sayesinde yeniden doğmuştur ve yükselmeye devam edecektir.

 

YORUM YAZ

  • hicabihicabi2 ay önce
    inanilmaz dususu ve dis politikadaki cokusu nu boylemi ortmeliyiz.stratejik ortak dedigi iz rusya ve iran bile bize oyun yapiyor acem oyunu adam sana sorup nezaketen bilgi vermeyip canli yayin yapip seni dunyaya rezil ediyor teror orgutlerinin hamisi konumunda kgosteriyorsen buna Turkiyeninina ilmaz yukselisi diyorsunpes dogrusu.
  • AdnanAltiparmakAdnanAltiparmak2 ay önce
    SayinYakisikliTurkiye 60ninABDaskerini Turkiyeye yerlestirmekicinizinistedi Sayin ErdoganveGulnasil istekli idi .ABDaskerleri elmasekerimidagitacakti Irak da . ...
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer2 ay önce
    Topyekün..eş..zamanlı..cesurca..gerçekleri..söylemenin..zamanı..geldi..geçiyor..
  • Uğur KartalUğur Kartal2 ay önce
    ....Faiz e kuru kuru karşı çıkmak yetmez,faizi doğuran sebebleri yok etmen lazım. Bugün Hırıstıyan dünyada faiz 0 a yakınken en yüksek faizi veren ülkeler hep Müslüman lar.Bu durumda onlar bizden daha fazla Allah kelamına uygun davranıyorlar.....
  • DogrusuDogrusu2 ay önce
    Helal olmasi ile kanuni olmasi...Dogrusu birseyin "legal" olmasi "moral" olarak dogru olmasini gerektirmez. Her helal sey moral degildir. Ornegin cariye veya kole ticareti gibi. ..
  • AvniAvni2 ay önce
    Hey yavrum hey !Aydın ve siyasetçi prototipi diye verdiği örneklere bak.. Hacı kardeş Alev hanım da Bekir bey de demogoji yapıyor.. Evet faiz haramdır..Peki batı ülkelerinde faiz ile mücadele nasıl yapılıyor da sıfıra yakın iken Islam coğrafyalarında yüksek.? Allah Resulüo günkü şartlardaArap toplumunda borç ilişkilerine konu olan faizin hangi çarpık ekonomik kural,düzen ve şartların sonucunda ortaya çıktığını biliyordu..Bunlarla mücadele edersen zaten faiz ekonomik hayatta kendiliğinden ortadan kalkar..diyerek ekonomi politikasını belirlemiştir.. Eğer bozuk şartlar ve düzenin zorladığı sonuç seni faizli işlem e zorlamış ise ikram altında domuzcetide faiz de yersin kardeşim..Ama danimarkalı domuzu isterse yer ama faiz yemez..Çünkü istikrar olunca faiz sıfır oluyor tamam mı kardeşim..Alev Hanım da aynı kafada..Kardeşim Cumhurun İttifakı diye bir kavramımız var.Islamcı da takılıyoruz..Peki Avrupa da neden şehirde yapılacak bazı düzenlemeler için Cumhur İttifakı için refandum yapılır iken,biz de bu Belediye Meclis ve Emcümenleri tekelindedir..Iletişimin müsait olduğu bu çağda neden düzenleme yapılmaz..Kent sakinlerinin fikri alınması mümkün..Sen bile ve harami işletecek kural,yol ve yöntemi ahlaksız,çıkarcı partililer eline veripsonra da belli kişilere rant sağlayan sonuçtan yasal ama haram geyiği yapacaksın..Aydın ise karşı çıkar ortaya laf atmaz.. Yolunu da gösterir.. Meslek Odaları çevre,şehirici ,mimar, ulaşım,psikoloğ ,ekoloğ vb yoğun ve çarpık şehirleşme için uyarı yapar ama karşı çıkarlar...Danıştayın verdiği kararı takmamak haram değil mi!