• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Cem Çetin
Cem Çetin
TÜM YAZILARI
17 Mayıs 2019

Vitoria’da Türk gecesi

İspanya’nın Vitoria kentinde Türk basketbolseverler olarak tarihi bir Final Four’a şahitlik edeceğiz. Tarihi sıfatını kullanmamızın nedeni, kulüpler düzeyinde Avrupa basketbolunun 1 numaralı organizasyonunda, ilk defa 2 Türk takımının birden yer alması. Bir tarafta Anadolu Efes, diğer tarafta F.Bahçe Beko. Avrupa basketbolundaki rekabet ortamı göz önünde bulundurulduğunda, böyle bir tablonun kısa vadede tekrarlanması pek kolay gözükmüyor. Dolayısıyla, İspanya’da uzun yıllar hafızalarımızda tazeliğini koruyacak bir Final Four heyecanı yaşayacağız. 

Bu akşamki 40 dakikada kozlarını paylaşacak Anadolu Efes ile F.Bahçe Beko, Türk basketbolunun iki büyük markası. 40 yılı aşkın bir süredir Türk basketboluna hizmet eden Anadolu Efes, önceki ismi Efes Pilsen ile Final Four’a kalan ilk Türk takımı unvanına sahip. Final Four heyecanıyla 1999/2000 sezonunda Selanik’te tanışan lacivert beyazlılar, bir yıl sonra Paris’teki randevuda da yerini almayı başarmıştı. Ne var ki, Selanik’te coach Ataman, Paris’te ise coach Mahmudi yönetimindeki Efes’liler üçüncülükle yetinmişlerdi. Kabul etmek lazım ki, o dönem için bu üçüncülükler, Final Four’la yeni tanışan Türk basketbolu için şampiyonluk kadar kıymetliydi.  

Tam 14 yıl süren bir hasretten sonra Türk basketbolseverlerin Final Four özlemini F.Bahçe giderdi. 2014/15 sezonunda adını ilk defa Final Four’a yazdıran sarı lacivertliler, Sırp coach Obradoviç’in liderliğinde o tarihten bu yana bu organizasyonun uzağında kalmıyor. Madrid’deki ilk Final Four’dan sonraki randevuların her birinde adını son 2’ye yazdıran F.Bahçe, 2016/17 sezonunda İstanbul’da mutlu sona ulaşıp, tarihte bu başarıya imza atan ilk Türk takımı oldu. Geçen yıl ise Belgrad’ta sarı-lacivertliler bu unvanlarını korumak için çıktıkları final maçında Madrid’i geçemediler ve ikincilikle yetindiler. 

Datome’nin eksikliği

Bu sezon 6 defa karşılaşan F.Bahçe Beko ve Anadolu Efes’in bilançoları 3-3. Vitoria’daki 40 dakikadan galibiyetle ayrılacak taraf bu dengeyi de bozacak. Otoritelerin favorisi F.Bahçe Beko. Sloukas ve arkadaşlarını favori kılan iki etken, normal sezonu zirvede kapatmaları ve son 3 yılın Final Four finalisti olmaları. Sarı lacivertlilerin sportif başarısı, kadro istikrarının bir sonucu. Ancak bu kıymetli kadronun en değerli parçalarından biri olan İtalyan Datome’nin sakatlığı nedeniyle forma giymeyecek olması F.Bahçe için ciddi bir handikap. Çünkü Datome oyunun kritik anlarında sorumluluk alan lider konumunda bir ismi. Ayrıca bir diğer sakat Fransız pivot Lauvergne de Vitoria’da süre almayacak. 

Datome’nin eksikliğine F.Bahçe coachu Obradoviç nasıl bir çözüm üretecek? Anadolu Efes karşısında coach Obradoviç’in kozu, birbirlerini çok iyi tanıyan oyunculardan kurulu oturmuş bir kadroya sahip olması. Play maker pozisyonunda Sloukas, Bobby Dixon ve Melih ile kısa forvet pozisyonunda Kaliniç ve pota altında Vesely 4 sezondur birlikte oynuyorlar ve oyun içinde kimin nerede ne yapacağı çok iyi biliniyor. Bu isimler arasında geçen yıl katılan İtalyan Melli de, son derece yüksek oyun zekasıyla sanki çok uzun yıllardır F.Bahçe’deymiş gibi katkı veriyor. Bu arada maçların kritik anlarında sorumluktan kaçınmayan Sırp forvet Guduriç’i de es geçmemek lazım. Final Four’ların tecrübeli ismi Obradoviç, elindeki bu oturmuş kadroyla Datome’nin eksikliğini hissettirmemeye çalışacak. 

Yepyeni bir Anadolu Efes

14 yıl sonra bir kere daha Final Four heyecanı yaşayan Anadolu Efes, kabul etmek lazım ki, bu sezonun sürpriz takımı. Geçen yıla göre yepyeni bir kadroyla sezona başlayan lacivert beyazlılar, sezon boyunca farklı isimlerden beklentilerin çok üzerinde katkı alarak Final Four vizesi almayı başardılar. Bu süreçte, bireysel yetenekleriyle ön plana çıkan isimler, sezon başında transfer edilen Miciç, Beaubois, Moerman ve Larkin oldular. Bu akşamki 40 dakikada Anadolu Efes’in en çok güvendiği isimlerin başında bu 4’lü geliyor. Son 1-2 aylık dönemde ABD’li play maker Larkin’in tavan yapan form düzeyi, Ataman’ın yüzünü fazlasıyla güldürüyor. 

Vitoria’da Efes’i bekleyen en büyük tehlike, kadrosunun yeni olması. Maç içinde her şey yolunda giderken kadronun yeniliği belki bir sorun teşkil etmez ama çeşitli nedenlerden dolayı düzen bozulduğunda yeni kadroların oyun disiplininden uzaklaşmaları özellikle karar maçlarında çok daha çabuk oluyor. Bu olumsuzluğun sinyallerini Ataman’ın talebeleri hem normal sezonda hem de play-off’taki Barcelona maçlarında verdiler. Böyle bir tehlikenin muhtemelen fazlasıyla farkında olan Efes coacu Ergin Ataman, çok fazla oyuncu rotasyonuna gitmeden maçın temposunu mümkün olduğunca yavaş seviyede tutup, final kapısını bu şekilde açmaya çalışacak. 

Yavaş tempo Efes’e yarar  

Yavaş tempoda oynanacak ve skoru düşük bir 40 dakika, kesinlikle Anadolu Efes’in işine gelebilir. Çünkü bu sezon lacivert beyazlılar, Obradoviç’in öğrencilerini 3 maçta devirirken, kazandıkları 2 maçta oyun temposunu kendi kontrollerinde tutup, 60’lı skorlarla galibiyet kapısını açtılar. Skor üretiminin 80’leri bulduğu maçlar ise biri hariç F.Bahçe Beko’nun galibiyetleriyle son buldu. Ortaya çıkan bu istatistiklere bakıp, “Düşük skorlu maçlarda ibre Anadolu Efes’i, yüksek skorlu maçlarda ibre F.Bahçe Beko’yu gösteriyor” yorumu yapılabilir. Her ne kadar Anadolu Efes, hücum takımı görüntüsü verse de, karşısındaki rakip kendisinden daha tecrübeli F.Bahçe Beko olunca, maç kazanma stratejilerinin değişmesi kaçınılmaz oluyor.   

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23