• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI

Kapanmayan yara: Srebrenitsa

07 Temmuz 2021


Ayhan Demir İletişim: [email protected]

Osmanlı tarihini okuyanlar iyi bilir ki, Boşnaklar eğer isteseydi, şu anda yeryüzünde bir tane  bile Sırp ve Karadağlı kalmazdı. Buna rağmen, yüzyıllarca beraber yaşadıkları insanları, ilk fırsatta arkadan hançerlemişlerdir. Kendilerini korumuş ve kollamış topluluklara ihanet etmekten çekinmemişlerdir. 

Sırp ve Karadağlı Çetnik şiddetinin arka planında etnik ve dini milliyetçiliğe dayalı Ortodoks mitleri yer almaktadır. Mesela, Sırp Ortodoks haçındaki sırt sırta vermiş CCCC harfleri; Sırp etnik milliyetçiliğinin temel sloganı olan, “Sadece Sırpların Birleşmesi Sırpları Kurtarır” ifadesinin kısaltmasıdır. 

Sırp ve Karadağlı Slav Hristiyan miti; Türkleri, ‘Mesihi öldürenler’ ve Müslüman Boşnakları da ‘ırklarına ihanet eden hainler’ olarak nitelendirmektedir.

Sırp ve Karadağlı Çetniklerin, Müslüman Boşnakları, Arnavutları ve Türkleri toptan ‘Türk’ olarak adlandırmalarının, onlara karşı bitmez tükenmez bir öfke beslemelerinin temelinde “Mesih’i öldürenler” miti bulunmaktadır. Bu mit o kadar kuvvetlidir ki, halen canlılığını muhafaza etmektedir.

Bu mitten beslenen Sırp ve Karadağlı Çentikler, tarih boyunca, Boşnaklara karşı birçok kez soykırım uyguladılar. Özellikle Drina Nehri etrafındaki şehirlerde birçok soykırım yaptılar.

Boşnaklara yönelik ilk soykırım: 1683-89 yılları arasında, Osmanlı ve Avusturya İmparatorlukları arasındaki Viyana Savaşı esnasında ve sonrasında meydana geldi. Osmanlılar, Slovenya, Lika, Krbava, Dalmaçya, Kotor Körfezi ve Macaristan’da toprak ve güç kaybedince, Bosna, Sava ve Tuna civarındaki Boşnaklara karşı cinayet, sürgün, asimilasyon ve zorla Hıristiyanlaştırma politikalarına girişildi. 

İkincisi: 1711 yılı Ortodoks Noeli arifesinde, Karadağ’daki Müslüman Boşnaklara karşı girişilen ‘devşirme operasyonu’ esnasında yaşandı. Nahiye olarak adlandırılan ve başkenti Çetinye olan dört bölgedeki yaklaşık bin Müslüman şehit edildi.

Üçüncüsü: 1804-20 yılları arasında, Birinci ve İkinci Sırp Ayaklanmaları neticesinde Sırbistan’daki Müslümanlara yönelik etnik temizlik girişimidir. Bu soykırıma Sırp Ortodoks Kilisesi’nin yanı sıra, dönemin tarihçileri, politikacıları, şairleri de katılmıştır.

Dördüncüsü: Sırbistan’ın otonomi elde etmesinin ardından, 1830-1867 yılları arasında Uzice, Sabac, Sokola ve Belgrad’daki Müslümanların sürgün edilmeleri esnasında meydana geldi. 

Boşnaklara karşı beşinci soykırım: 1878 Berlin Antlaşması’ndan sonra gerçekleşti. Bu anlaşma neticesinde Osmanlı’dan ayrılan Karadağ ve sınırlarını genişleten Sırbistan, Müslümanlara ait kültürel ve kutsal yapıları yok ettiler. Burada yaşayan Müslümanları da sürgün ettiler, öldürdüler. 

Bitmedi, bitmiyor.

Altıncı soykırım: Avusturya-Macaristan’ın Bosna Hersek’i işgal etmesiyle yaşandı. Boşnaklar, Sancak, Kosova ve Makedonya’ya göç etmeye zorlandılar. Öyle ki, ülkedeki Müslüman nüfusu yüzde 7 azaldı. 

Yedincisi: 1912-13 yılları arasında Plav-Gusinye bölgesindeki, Müslümanları zorla Hıristiyanlaştırma girişimi esnasında yaşandı. Sancaklı Boşnaklara yönelik bu ilk soykırımda, bin civarında Müslüman idam edildi. 

Sekizincisi: 1919 yılında yine aynı bölgede yaşandı. Bu sefer, bölgenin en önde gelen Boşnaklarından 450’si idam edildi.

Dokuzuncusu: Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı’nın kurulduğu 1918’den, 1941’deki çöküşüne kadar devam etti. Mesela, 7 Kasım 1924’te Biyelo Polye’nin Sahovici köyündeki 600 Sancaklı Müslüman şehit edildi.

Onuncu soykırım: 1941-45 yılları arasında, İkinci Dünya Savaşı esnasında meydana geldi. Birçoğu Çetnikler eliyle, nüfusun yüzde 8.3’üne karşılık gelen, 106 bin Boşnak şehit edildi. 

Hiçbir Müslüman, düşmanına, hele silahsız ise, böyle bir şeyi yapmamıştır, yapmaz. Fakat gâvur her zaman gâvurluğunu gösteriyor. Çünkü merhamet duygusundan yoksunlar. Acıma duygusunu, ancak kendi canları yanınca hatırlıyorlar.

Gelelim sonuncuya…

On birinci soykırım: 1992-95 yılları arasında Sırp, Hırvat ve Karadağlıların saldırganlıkları esnasında yaşandı. 

İlk dokuz soykırımda, Boşnaklar hiçbir silahlı direniş göstermediler. Ancak bu sefer Boşnaklar, Çetniklere ve Ustaşalara karşı silahlı direniş gösterdiler. 

Yeri gelmişken: Boşnaklar, bu savaşta sadece Sırplara, Hırvatlara ve Karadağlılara karşı değil, Rusya ve Yunanistan başta olmak üzere tüm Batılılara karşı savaştılar. 

1992-95 yılları arasında Bosna’da işlenen insanlık dışı suçları hemen hemen hepimiz biliyoruz. Görüntüleri dün gibi hatırlıyorum: Altı Boşnak’tan dördünü öldürüp ikisine taşıttırıyorlar, sonra kalan iki genci de katlediyorlar. 

Dile bile kolay değil: Bosna Hersek’in tamamında; 100 bin insan hayatını kaybetti, 50 bin kadına tecavüz edildi, 2 milyon insan evini terk etmek zorunda kaldı. Hayatını kaybedenlerin 10 bini Saraybosna’dan, 2 bin 700’ü Zvornik’ten, bin 900’ü Foça’dan, bin 700’ü Vişegrad’dan, 500’ü Biyelyina’dan ve 224’ü Travnik’ten idi.

Bosna Savaşı’nın en trajik sahneleri, elbette 11 Temmuz 1995’de Srebrenitsa’da yaşandı. En az 8 bin 372 Boşnak sivil şehit edildi. Bunların bin 500’den fazlasına halen ulaşılamadı. Her gün birkaç yeni toplu mezara ulaşılıyor. Bu sebeple Srebrenitsa Soykırımı, kapanmayan bir yaradır, yaramızdır.

Sadece Srebrenitsa’da değil, Krayna, Sanski Most, Foça, Çayniça, Han Piyesak, Rogatitsa, Brautunats ve Biyelyina gibi, bugün Bosna Sırp Cumhuriyeti sınırlarında kalan toprakların her bir karışında benzer sahneler yaşandı. 

Bosna Hersek Kayıp Kişiler Enstitüsünde görev yapan Amor Maşoviç, bu durumu şöyle ifade ediyor: “Bugüne kadar tespit edilen Müslüman toplu mezarlarını haritadan işaretlerseniz, karşınıza çıkan haritanın Sırp Cumhuriyeti sınırlarıyla örtüştüğünü görebilirsiniz.”

Hal böyleyken, yaraları kapatacak, acıları dindirecek tek çözüm: Sırp Cumhuriyeti entitesinin ortadan kaldırılmasıdır.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Srebrenica...

Alçak batının Müslümanlara kurduğu büyük tuzaklardan biridir Srebrenica. Binlerce Müslüman batıya inanmanın kurbanı oldu. Mekanları cennet olsun. Bosnayı ve Kosovayı sahipsiz bırakmayacaz.
  • Yanıtla

Okur

Müslümanlar dünyanın her tarafında katlediliyor. Müslümanlar birbirlerinide öldürüyor. Yemen'de ki müslümanlar siz bu yazınızı yazdığınız saatlerde de öldürülüyor hemde Müslümanlarca öldürülüyor. Afganistan'da Irak'ta Somali'de
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23