• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI

İlhami Emin için...

28 Nisan 2021


Ayhan Demir İletişim: [email protected]

İlhami Emin, bundan tam bir yıl önce, vefat etti. 

Doğu Makedonya Yörük Türklerinden olan İlhami Emin’i, ‘güllü’ eserleriyle tanımıştım. Yüz yüze tanışmak, Üsküp’teki evlerine misafir olduğumuzda, nasip oldu. Bize sadece evini değil, yüreğini de açmıştı. 

Onun hayatı, aynı zamanda, Osmanlı sonrası Balkan Türklerinin hikâyesidir. İlkokula, Krallık Yugoslavya’sında, Sırpça eğitim alarak başladı. Ardından Bulgar işgali sebebiyle Bulgarca ve Tito Yugoslavya’sında Makedonca dillerinde eğitim aldı. Üsküp’teki Yüksek Pedagoji Akademisi’nden mezun oldu.

Çalışma hayatına, Pioner gazetesinde başladı. Bir süre Tefeyyüz okulunda öğretmenlik yaptı. Türkçe yayınlanan Birlik gazetesinde ve Makedonca yayınlanan Nova Makedoniya gazetesinde çalıştı.

Üsküp Radyosu Türkçe yayınlar bölümünde müdürlük yaptı. Daha sonra Üsküp Halklar Tiyatrosu genel müdürlüğüne atandı. Kültür Bakanlığı’nda, bakan yardımcısı olarak görev aldı. Tito Yugoslavya’sı dağıldıktan sonra emekli oldu.

Yoğun mesai isteyen bu görevlerine rağmen, dönemin en önemli Türkçe yayınlarından, Sesler dergisi ile yakından ilgilendi. Hatta bir dönem derginin yayınını da üstlendi.

Çağdaş Balkan Türk edebiyatının en önemli isimlerinden bir tanesi olan İlhami Emin, İlk şiirlerini Makedonca kaleme almış, Zivotot pee i place (Şarkı Söyleyen ve Ağlayan Hayat) ve Denonokye (Günlügeceli) ismiyle kitaplaştırmıştır. Yıllar sonra Rozarium (Gülistan) ismiyle, bir başka Makedonca kitabı daha yayınlanmıştır.

İlk Türkçe şiirleri, Makedonya Türk yazarlarının eserlerinin yayınlandığı, Yürü Aydınlığa ve Necati Zekeriya ile birlikte yayınlanan Aramak isimli kitaplarda yer almıştır. Çocuk şiirlerinden oluşan ilk Türkçe kitabı ise Ay Kedisiz Saray ismiyle yayınlanmıştır.

İlhami Emin, çocuk şiirlerinden oluşan kitaplarını; Kırk Dost, Güneşli Şiirler ve Şiirli Alfabe ile sürdürdü. Kırık Dost’ta, şiirden daha ziyade, eğiticilik ve öğreticilik ön plandadır. Güneşli Şiirler, her insan tarafından hayal edilen ve arzulanan, güneşli ve pırıl pırıl bir ortamdır. Şiirli Alfabe ise yeni okula başlayan çocukların, şiir söyleyerek, alfabeyi öğrenmelerini hedeflemektedir.

Türkçe ve Makedonca olarak yayınlanan Taş Ötesi’ndeki şiirler, zaman ve insan arasındaki ilişkinin yanı sıra; özlem, arayış, acı, hüzün, bezginlik ve tabiat sevgisi gibi kavramlara ev sahipliği yapmaktadır.

Taş Ötesi’nde yer alan şiirlerde eski günlere ve güzel anılara duyduğu özlemi açıkça dile getirmiştir: “Bir kiraz ağacı kökünde / Bir asma dalı çürüğünde / Bir badem ağacı içinde / Aradım anılarda kalan / İzleri / Aradım yirmilik bizleri.”(İşitip, Sayfa 6)

İlhami Emin, bu eserden sonra, dünyaya gül penceresinden bakmaya başladı. Ardı ardına üç kitabının ismi de güllü oldu: Gülkılıç, Gülçiçek ve Gülçiçekhane

Gülkılıç, gül ile zaferler kazanan ve kılıçla yenen/yenilen bir efsane kahramanının şahsında, Türk-Osmanlı’dır: “Gülle yenen / Kılıçla yenilen / Benimle sönen / Benimle söven / Gülkılıç (Gülle Yenen, Sayfa 14)

Gülçiçek’te, tekke şiirinin izleri, fazlasıyla görülür. Tekke şiirindeki varlığın birliğini işaret edercesine, çiçeklerin varlığını gül üzerine yansıtmıştır. Gül sultandır, diğer çiçekler, gülün etrafında toplanırlar: “Tüm çiçekler tek çiçek / tüm denizler tek deniz / Tek ırmak / Tek ad / Gülçiçek”(Gülçiçek, Sayfa 6)

Bir sonraki aşamada, bütün gülleri, Gülçiçekhane’de bir araya getirmiştir. Tekke ve tasavvuf şiirlerinden bazıları da burada yer almıştır. 

Şairin gül yolculuğu, bu üçleme ile sınırlı kalmamış; Gülev, Güldeste, Güldin, Gülyol ve Gülkaya ile devam etmiştir. Araya, Hepimiz Tito ve Yörükçe isimli eserlerini de sıkıştırmıştır.

Türklüğün en önemli alameti, merhamettir. İlhami Emin, dünyanın mutsuz çocuklarına şu mısralarla dikkat çekmiştir: “Sessiz soru dolu çocuklar / Kapadım kapısını balkonun / Kapayamadım kapısını çığlığın.” (Biz Bir De Çocuklarımız, Sayfa 41)

İlhami Emin’in, başarılı eleştirileri, denemeleri ve tiyatro oyunları da bulunmaktadır. Leylek Padişah, Şöhret ya da Yalnızlık ve Nasrettin Üsküp Halklar Tiyatrosu’nda sahnelenmiştir. Ana ve Neden Nazım Pazar Günlerini Sevmiyordu ise Üsküp Radyosu tarafından Türkçe ve Makedonca dillerinde yayınlanmıştı. İvo Andriç’in izni ile oyunlaştırdığı Ali Cercelez’in Seferi ve Yabancılar isimli oyunu, büyük ilgi gördü. Fil isimli oyunu ise Mitos-Boyut Tiyatro Yayınları tarafından kitaplaştırıldı.

Yayınlanan son eseri, Yürüyen Duvar isimli romandır. Bu romanda; altı asır boyunca yaşanan zorunlu göçler, parçalanmış hayatlar ve acılar; Melami, Mevlevi, Bektaşi ve Yörük kültürüyle harmanlanarak, okuyucuya sunulmaktadır. Romanın noktasız sonlanması, bu yürüyüşün devam edeceğinin bir işaretiydi. Ancak nasip bu kadarmış.

Onun, mutlaka bahsedilmesi gereken, bir diğer özelliği de tercümanlığıdır. Çok sayıda şiir ve öyküyü, Makedonca ve Sırpça-Hırvatça dillerinden, Türkçeye tercüme etmiştir. On yıl boyunca, Tito’nun yeminli Türkçe tercümanlığını ve dört kez Turgut Özal’ın Makedonca tercümanlığını yapmıştır.

İlhami Emin, birçok uluslararası ödüle layık görülmüştür. Bunun yanı sıra, Makedonya Yazarlar Birliği’nin “Edebi Asa” ödülüne sahip olan tek Makedonya Türk şairidir.

Evet, bu âlemden, kadere rıza duygusu, sabrı, tevekkülü ve güle sevdasıyla bir İlhami Emin geçti. Mekânı cennet, makamı âli olsun.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Adnan Balcı

Allah rahmet eylesin.
  • Yanıtla

ziya fahri

türkiye yazarlar birliği'nin ödülünü unutmuşsunuz.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23