• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI

Emeğe ve emekçiye hürmet

01 Mayıs 2024
A


Ayhan Demir İletişim: [email protected]

 

Emeğe hürmet etmek. Uzun ve yorucu bir konu. Doğrusu nereden başlayacağımı bilemiyorum.

Belki buradan…

İlişkilerin öne geçtiği, onca meşakkat ve mücadele neticesinde meydana gelen, işlerin geride bırakıldığı günlerden geçiyoruz.

Kurdukları ilişkilerle ilerleyenler, yaptıkları işlerle yürüyenlerin emeğini tartışıyor. Bu biçimsiz durum, hızla yayılıyor.

Görünen, anlaşılan o ki, tartımız, terazimiz bozuldu. Ölçüyü tutturma konusunda ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Emeğin hakkı, hafife alınıyor. 

Bugün, bu zamanda, emeğin karşılığını istemek / almak, neredeyse bir kabahat oldu. Çünkü emeğe hürmet etmeyenlerin sayısı hızla artıyor.

Geldiğimiz yer, maalesef, burası. 

Peki, bu adil mi? Hayır. Hakkaniyetli mi? Kesinlikle, değil. 

İnsaf, insanın tamamıdır. İnsaflı olmak, emeğe ve ekmeğe hürmet etmeyi gerektirir.

Büyük emekler ve zorlu mücadeleler sonucu ortaya çıkan birikimlerin, bir çırpıda yok sayılması yahut gölgelenmek istenmesi, insafsızlık değilse nedir?

İnsafsızlık emeğe yönelirse, gönülleri usandıran; yakıcı, yıkıcı ve kıyıcı sonuçlar ortaya çıkabiliyor.

Şu veya bu nedenden dolayı bir insanın emeğini yok saymaya, kimsenin hakkı yoktur.

Emeğe hürmet etmeden saygı olmaz. Yılların çabasıyla ve dokunaklı fedakârlıklarla oluşan birikimleri bir çırpıda yok sayamayız.

Başkası ne düşünür bilemem. Bana göre: Bir insanın emeğini yok saymak, zimmetine geçirmek, hayatını ve hayallerini karartmak da gasp kapsamındadır.

“Emek kutsaldır” demek kolaydır. Zor olan, yoksulluk sınırı beş kuruştan fazlayken, üç kuruştan daha az asgari ücret vermektir.

“İşçinin hakkını, alnının teri kurumadan veriniz” hadis-i şerifini dillendirmek, sosyal medyada paylaşmak bizi rahatlatır. Sıkıntılı olan, asgari ücretle eleman çalıştırmak, maaşı zamanında ödememek, sigortasız eleman çalıştırmaktır.

Kural belli: Helal ve haram kavramları, işverenlere ve işçilere, bütün işlerinde, daima manevi müfettiş olur. Eksik olan: Manevi müfettişin devreden çıkarılması. İş ahlakının sadece emekçilerden beklenmesi. Fedakârlığın daima tek taraflı olması.

İş kanunlarında helal, haram veya yönetmeliklerde manevi müfettiş olmayabilir. Unutmayalım ki, Hâk, hukuktan önce gelir. Ölçümüz, Allah’ın hakkı ve hatırıdır. Bizde (İslam’da), emeğe hürmet esastır. 

Yöneticilerin öncelikli vazifelerinden biri de emeğe sahip çıkmaktır. Emeğin hakkını korumak. Maalesef, emeğe ve alın terine gerektiği gibi hürmet etmiyoruz. 

Peygamber Efendimiz, şöyle buyuruyor: “Ekmeğe hürmet ediniz!” Bu yasal uyarı doğrultusunda, emeği hor kullanan, zayi eden insanlar ve ekmeğe hürmet etmeyen kimseler, ilgi alanımızın dışındadır.

Çalışanların emeğiyle, ekmeğiyle, nasibiyle, izzetiyle oynayamayız, oynamamalıyız. Bu, her şeyden evvel, Allah’ın gücüne gider.

Evimizin önünde kiraz ve adını bilmediğim ithal ağaçlar var.

İthal ağaçlara dokunan yok. Meyvesi yok, yaprağı yenmiyor. Sadece kargalar üzerine konuyor. Gölgesi ancak kendisine yetiyor.

Kiraz ağacı ise her sene güzel meyve veriyor. Dalları doluyor. Serinlik de getiriyor. Bunalan gölgesine sığınıyor.

Meyveler çiçekten çıkıp, allanır allanmaz; kiraz ağacında büyük bir hareket başlıyor. Kimi üzerine çıkıyor, kimi taş ve sopa kullanıyor. Yapraklar yere dökülüyor, dallar kırılıyor. Son meyveye kadar bu yaşanıyor. Yorulmasına, kırılmasına rağmen vazgeçmiyor. Bıkkınlık göstermiyor. Ertesi yıl aynısının olacağını bilse de baharda yeniden kendini gösteriyor.

Bu hep böyledir: İşinizi yaptıkça, meyve verdikçe, size musallat olanlar olur. İyi niyetliyse, işin bir ucundan tutup katkı sağlar. Değilse ve kıskanıyorsa, düşmanlık. Ya su verir, ya da sizi kurutmaya çalışır. 

Neticede: İyilik ve kötülüğü yaratan Allah’tır. İyiliğe rızası vardır, kötülüğe yoktur.

Demem o ki, emek ziyan olmaz. Alın teri boşa gitmez. Emeğin üstünü örtmeye kimsenin gücü yetmez. Emek ve ekmek önce Allah’a, sonra hakikatli ve hakkaniyetli insanlara emanettir.

Kara bulutlar, bir süreliğine, güneşin önüne geçebilir, aydınlığa mani olabilir. Vakit gelir, bulutlar çekilir. Güneş mutlaka galip gelir. Karanlık yerini aydınlığa bırakır. 

Toparlarsak: Kendini bilen kişi, evvela, emeğe ve ekmeğe hürmet eder. Kıyıcı ve yıkıcı davranmaktan kaçınır. Kul hakkına dikkat eder. Hak ve hakkaniyet neyi gerektiriyorsa, onu yerine getirme gayreti içinde olur.

Peygamber Efendimiz, o mübarek sözlerinden bir diğerine, şöyle buyuruyor: “Kim helal aramaktan dolayı yorgun gecelerse, affedilmiş olarak geceler.”

Emeği geçenlerden Allah razı olsun.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

İşçi

Savunduğunuz iktidar bir kanun çıkarıp işçinin asgari ücretini deneyimine göre belirleyebilir. Beş yıllık sigortası olana ücret 17,500 lira ise 5-10 yıllık işçi 20.000. 10-15 yıllık işçi 23 bin gibi sigorta süresine göre taban fiyat belirlersiniz. Yevmiye için de aynı durum geçerli. Tabii işveren ve kapitalist iktidar bunu istemez. 25 yıldır aynı eczanede çalışan arkadaşım var ve ücreti hep aynı asgari ücret. Düzeni nasıl kurduysanız sermaye onu yapar. Sonra bir de emekçi taraftarı gibi yazı yazıyorsunuz. CHP her üç ayda bir enflasyon oranında asgari ücret yenilensin diye teklif etti kabul etseydiniz keşke

Adil

Lan adam iktidarı eleştirmiş sen savunduğun iktidar diyon. Seni gidi komik adam seni.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23