• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI
29 Temmuz 2020

Bu yol Kudüs’e gitmeli

Eski günlerde, Türkiye deyince, bazılarının aklına sadece güneş, deniz, kum geliyordu. Bir de hamam, kebap, lokum ve içki. 

Onlara göre: Doğu ile batı arasında bir köprüden ibarettik. Geçiş noktasıydık. Sütun değil, mozaiktik. Büyük bir pazardık. 

Bitmedi: Avrupa’nın ileri karakolu, Batının garsonuyduk. “Dinler arası diyaloğun” temsilcilerindendik.

Çok şükür o günler geride kaldı. Nihayet mevsim değişti. Rüzgâr döndü. Kalpler uyandı. Allah gözümüzü ve gönlümüzü açtı, göğsümüzü genişletti. Cesaret geldi, esaret bitti.

Artık Türkiye, bir yandan tarihi adımlar atıyor, bir yandan da kendi içindeki sorunları çözüyor.

Resmi makamlarımız ve yardım kuruluşlarımız, mazlumların olduğu, dünyanın hemen her yerine gitmeye başladı. Peşinden, millî projelerin canlandırılmasına başlandı. Kendi silahlarımızı ve sağlık ekipmanlarımızı yapmaya başladık. Kendi uçağımızı, gemimizi, otomobilimizi yapmak için çalışıyoruz.

Asıl mücadele, esaslı uğraş, bu noktadan sonra başladı. Devlet, Ayasofya dedi. Şunu söyledi: Orası, sıradan bir müze değil, camii kebiri şerif. Fethin sembolü, Fatih’in emaneti. 

Yıllardır çiğnenen bir vasiyet, seksen altı yıl aradan sonra, yeniden yerine getiriliyor. Ata yadigârının minarelerinden “Allah-u Ekber” nidaları yükseliyor, kubbelerinde “Lailaheillahhah” sedaları yankılanıyor.

Artık, millet olarak, moralimiz ve heyecanımız daha yüksek. Ve nihayet aziz milletimiz, daha gür bir şekilde; Filistin demeye, Kudüs-ü Şerif demeye başladı.

Bazıları ise ne söylediğini bilmiyor. Atalarımızın aziz hatırasına ve tarihimize saygısızlık ediyor: “Filistin meselesinde tarafsız kalmalıyız” diyor. 

Biz de, elbette bunu: Filistin sadece Filistinlilerin değildir. Hiçbir hakiki mümin, bu derde / davaya kayıtsız kalamaz, kalmamalıdır. 

Hiç kimse, bir Müslüman Türk’e dönüp de “Kudüs seni ilgilendirmez” diyemez. Kudüs, yuvamız; Mescid-i Aksa ise evladımız gibi bizi ilgilendirir. O kadar yakınınız.

Hiçbir Müslüman Türk, Kudüs’ü İstanbul’dan ayrı düşünmez, düşünemez. Filistinlinin sıkıntısını kendi derdi bilir. Bunları siyaseten değil, ümmet bilinciyle, bir vazife olarak yapar. 

Sadece Türkler değil, Filistinliler de aynı duygulara sahiptir. Hatırlayın: Filistinli gençler, Mescid-i Aksa’nın kapısına Türk bayrağı asmıştı. Bununla da yetinmeyip, kubbeye çıkıp, bayrağımızı dalgalandırdılar. Gazze sınırında, bir Osmanlı süvarisi gibi, Türk bayrağı ile atını işgalci Siyonistlerin üzerine süren Filistinli kardeşlerimizi de unutmayalım.

Cahit Zarifoğlu’nun uyarısı, hâlâ tazeliğini ve ciddiyetini koruyor: “Filistin bir sınav kâğıdı / Her mümin kulun önünde.” (Şiirler, Mayıs 1989)

Bu sınav, bizim için daha özeldir, milletimiz için daha önemlidir. Çünkü Filistin topraklarının, Kudüs’ün son hâmisi bizlerdik. Çok çabaladık, üstün bir gayret sarf ettik. İki savunma hattımızdan birini Çanakkale’de, diğerini Gazze’de kurduk. Buna rağmen, demeye dilim varmıyor ama koruyamadık. Oralar, maalesef, bizim elimizden çıktı.

Çok değil, sadece yüzyıl önce: 1915’te şehit düşen bir Osmanlı askeri, Kudüs’ü Türk toprağı bilerek gözlerini kapadı. Bugün bizim Diyarbakır, Hakkâri, Van ve Şırnak’ı vatan toprağı bilmemiz gibi.

İhsan Ilgar’ın Türk Şehitlikleri kitabından şunu öğreniyoruz: Kudüs, Gazze, Eriha ve Birüssebi’de bugün en ufak bir izleri bile kalmayan, kaybedilen binlerce şehidimiz var. 

Varsın olmasın. Mescid-i Aksa’nın kubbesinde ve Gazze sınırında at sırtında dalgalandırılan Türk bayrağı, bütün bu şehitlerin mezarıdır, kitabesidir, yurdudur, anlamıdır. 

Hal böyleyken, durum şöyle: Yuvamız sistemli bir şekilde işgal ediliyor, evladımız elimizden alınıyor. Filistin toprakları, Kudüs şehri ve Mescid-i Aksa, bir hatıra haline getirilmek isteniyor.

Ayasofya’nın özgürleşip, asıl hüviyetine kavuşmasından sonra daha da umutluyum. Allah izin verirse, dünya gözüyle, Kudüs’ün kurtuluş gününü de göreceğimize inanıyordum. Sadece ben değil, milyonlar buna inanıyor, o mübarek günün gelişini bekliyor.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Cafer erdil

Keşke terörist israil devletini helak edip kudüsü tūrklestirsek. Tūrklestirsek diyorum çünkü araplara bıraksak yine ingilizin amerikanın yanında yer alıp bizi sırtımızdan vururlar...
  • Yanıtla

Tabu deviren

Dinler arası diyaloğun mimarı uzak değil daha dün sümüklü mendilini yalamaya çalıştığınız bankasına para yaptırdığımız sendikasına üye olup üye bulduğunuz kurban bağışladığınız,dershanesinde çocuğunuzu gönderdiğiniz,gazetesine abonman olduğunuz fetöşten nasılda bir anda koptunuz.ulan sizi toprak kabul etmeyecek.hep mağdur hep kandırılan hep aldanansınız.vallaha sizi okuyunca mavi Marmara geldi aklıma.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı