Tanzim Satış Kuyrukları ve Çocuksun Sen Çocuk Kal!

12 Şubat 2019 Salı

Bir ülkenin bilinç altında işleyen derin bir düzeni vardır. Bu düzenden ilhamla Türkiye ‘de yaşayan bir insan bilir ki; yasaları hiçe sayarak bir bina yapsa, devlet onu yasallaştıracak…

Trafik kurallarını görmezden gelerek ceza yese, devlet o cezaya bir kolaylık sağlayacak…

Sınıfta kalmak istese bile, geçecek…

Hırsızlık yapsa, ifadesini verip savcılığın kapısından çıkıp gidecek.

Tecavüz suçu işlese, mahkeme salonundaki ezik duruşundan “iyi hal” indirimi alacak. 

Taraftarı olduğu spor kulübü borca batsa, devlet o borcu üstlenecek…

Vergi borcu olsa devlet o borcu yapılandıracak…

Kredi kartı harcaması konusunda itidali elden kaçırsa, devlet, bankalarıyla bu borcu düzenleme yoluna gidecek…

Kısacası bir vatandaş olarak hiçbir zaman kurallaratam riayet etmesi, başkalarının haklarına saygı göstermesi, vatandaşlık hukukunu ciddiyetle koruması gerekmeyecek.

Neden ?

Devlet halkın sorumluluğunun idrakinde bir yetişkin olmasını, kurallara/yasalara harfiyen uymasını istemiyor da ondan.

Aksine, Devlet halkın hep “çocuk” kalmasını, arkasında toplanacak bir şeyler bırakmasını  istiyor ve bunun için çabalıyor sanki.

Siyasi propagandaların müzikle, eğlenceyle, şarkı sözleriyle iç içe geçmiş hafif yapısı bu çocuksu iklimi gösteriyor. Size bağımlı, kural tanımaz bir çocuğu oyunla kandırabilirsiniz ama mantıklı ve bağımsız bir yetişkini asla… Bu yüzden halkı sorumluluğunu bilmeyen ve eğlenceyle gönlü alınan bir çocuk düzeyinde tutmak, yönetmeyi garanti etmek anlamına geliyor. Aynı zamanda ülkeyi yasa tanımazlığa mahkum etmiş de oluyorsunuz böylece. 

Pascal önemli bir tespitinde, ”İnsan her yönden muhtaç bir varlıktır. Bütün ihtiyaçlarını giderebilecek olanları sever sadece…”diyor.

Kuralsızlığı teşvik edip ardından afla ödüllendirmek, böyle bir şeyi amaçlıyor olsa gerek.

İKİ FOTOĞRAF, İKİ GERÇEK

1’inci fotoğraf…

“Dövme sucuk…Alışveriş…Sucuk… Hamsi… Deve güreşi…Buza Tırmanma… Badem Çiçeği… Edebiyat ve Şiir… Tandır…Kar… Kitap…Tiyatro… Hasat…Sahaf… Motosiklet… Geleneksel Kültür, Sanat, Doğa ve Turizm…”

Bunlar yakın zamanda düzenlenen festivallerin temaları ve adları…

Hepsi de belediyelerce organize ediliyor bu festivaller.

İçlerinde AK Partili olan da var, CHP’li olan da…

Ağustos sonunda konuşulanları hatırlayın lütfen…

Kamuda tasarrufa gidilecekti. Kemerler sıkılacaktı. Zor günlerden geçiliyordu.  Dış güçlerin saldırısı söz konusuydu. Herkes elini taşın altına sokacaktı. Vs…

Diğer fotoğrafa geçelim.

 2’inci fotoğraf…

Şehrin merkezinde bir tanzim satış aracı…. Aracın tezgahında ucuz sebzeler… O aracın önünde bir kilometreden daha uzun bir kuyruk… Kuyrukta bekleyen her kesimden, her yaştan insan, insanımız… Bütün bu bekleyişin amacı, markettekinden, pazardakinden biraz daha ucuz birkaç parça sebze alabilmek… Hepsi bu kadar.

İki fotoğrafı yan yana koyup bakarken şunları görüyoruz: Yerel yönetimlerde neşeyle dolu festival havası eserken, vatandaşı hayat pahalılığının sert rüzgarları savuruyor.

Festivallerdeki coşku ile tanzim satış kuyruğundaki bezgin bekleyiş arasında yaman bir çelişki var. Ancak bu ekonomik değil, ahlaki bir çelişki. Bu çelişkiyi yöneticiler nasıl görmezler? Nasıl vatandaşlar üç kuruş için o uzun kuyruklarda saatlerce beklerken konser organize edip eğlenebilir, seçim çalışmalarına katkı olmasını umabilirler? Vatandaşın parasını bu tür fuzuli etkinliklere harcayabilir ya da bunları yapanlara göz yumabilirler!

Hani aynı gemideydik…

Hani “beka, bağımsızlık” mücadelesi veriliyordu?

Hani 15 Temmuz’dan hiçbir farkı yoktu bu mücadelenin…

Gerçi 15 Temmuz’da da durum pek farklı değildi. O gün de sıradan insanlar olarak bizler “köprüde” ve caddelerdeyken, çok azı hariç o siyah audiler, mercedesler ya kayıplara karışmışlardı ya da bir takım otoparklara saklanarak sosyal medyadan biz zavallı halkı sevk ve idare ediyorlardı! O zaman namlu karşısında bekleyen vatandaş şimdi de sebze kuyruklarında bekliyor. O zaman otoparklarda saklanan lüks makam araçları şimdi de festival alanlarındaki otoparkları süslüyor. Ama diğer tarafta da ucuz sebze kuyrukları uzuyor… Kuyruk da festival de aynı zamanda, aynı şehirde var oluyor. Bu iki fotoğraf arasındaki çelişki düzelmeden topyekûn ekonomik savaş verildiğine kimseyi inandıramazsınız. Halk tanzim sırasında saatlerce bekler ama o festivallerin ve devlet kesesinden yapılan pahalı seçim harcamalarının içinde açtığı yarayı unutmaz.   

MADURO’DAN PAPA’YA DAVET  

Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ülkesindeki siyasi kriz ile ilgili Papa’yı arabuluculuk yapmaya davet etmiş.

Maduro’da en az bizim kadar bu davetten hiçbir netice çıkmayacağını biliyor. Çünkü artık din kurumu iktidarların her türlü işini onaylayan bir noter olmaktan öte bir anlam ifade etmiyor. Din ancak bir iktidarın ona tanıdığı söz hakkı miktarınca konuşabilir. Çünkü din de bürokratlarca ele geçirilmiş, devletin/devletlerin siyasal bir kurumudur artık. Ve konu siyaset olunca son sözü daima güçlüler söyler.

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Ali beyAli bey3 gün önce
    Ali Osman bey kardeşim, çok daha sık yazman ve arayı açmaman temennisi ile. Parlak zekana, ahlakına ve yazma yeteneğine haksızlık edip arayı fazla uzatma diye temenni ederim.
  • EnesEnes8 gün önce
    Eeeeee kardeşim ne diyorsun yani çözümle ilgili olarak çözümün ne bu anlattıklarını herkesçe malum. Ne yapalım . Elini taşın altına koymak istermisin. Halkı halk yapacak halkı değiştirecek bir ülkün bir fikrin bir düşüncen varmı bunu söyle. Varsa onu anlat bize . Eleştiri yapacaksak bak bende sana yapıyorum. Bağcıyı dövmek kolay hep beraber dövelim. Ya sonra değişecekmi düzen değişecekmi insanlar değişecekmi partiler . Vesselam çözümleri göstermek lazım iktidara muhalefete insanlara halka . Haydi sarılın kalemlere kaç kelime yazacaksınız. Yazmakla da iş bitmez anlatacaksınız YAşAYACaKSINIz.......
  • CavitCavit8 gün önce
    S/AYIKLAYIŞ…-Ne diyorsun? -Tanzim satış diyorum.-Nizami atış mı?-Yok artık!-Gayrı nizami mi?-Yuh be kardeşim. Tanzim satış diyorum.-Nerde?-Beklemek lazım. Sebze, meyve satılacakmış.Deterjan da olacakmış.-Dejenere mi?-Sapıttın iyice!-Çorum’da da olsa keşke. Et de satsalar. (küçük bir sessizlik, bir küçük –ama derin- dalgınlıktan sonra) Bi türkü çığırayım mı sana?-Bilmem.-Babamın bir atı olsa satsa da gelse Annemin yelkeni olsa biçse de gelse Kardeşlerim yolları bölse de gelse… Ooyy, vaayy…-Öyle miydi o?-Bilmem… Öyle geldi şimdi…
  • Orhan BoranOrhan Boran8 gün önce
    Ali Osman Bey ; bugüne kadar çok sayıda parlak yazılar kaleme aldınız. Fakat bu, tartışmasız en iyisiydi. Ve korkarım, en serti. Umarım gazete yönetiminin şahsınıza karşı toleransı devam eder. Selam ve sevgiler.
  • Ali rızaAli rıza8 gün önce
    Bu gün yaşanan gıda sorunu tek başına bu hükümete yüklenemez bu elli yıllık plansız yürütülen tarım politikasının sonucudur amma yolun sonuna gelindi çocuk şimdi doğdu , bu iyi günlerimiz eger bir gerçekçi politika uygulanmazsa sonuç ikiz doğum hatta üçüz olur
  • Akit NamusturAkit Namustur8 gün önce
    Yorumcular yazar ve siz cemaattenmisiniz soru sorduk.yayinlayin
  • MihrimahMihrimah8 gün önce
    Işin tuhaf ve anlasilmaz yanı sanki hükümet bu sebze meyveyi bir gecede gökten zembille indirdi...anlayana....
  • Haydar haydar Haydar haydar 8 gün önce
    Boş olduğu belli olan boş boş bakan geçen hafta hıyar Patlıcan muz alamıyorum diyordu şimdide fazla koymuyorlar diye ağlanıyor onun gibi bir kaç kişi daha var
  • NazımNazım8 gün önce
    Biri yaz sebzesi kışın pahalı olacak tabii diyor kardeşim soğan soğan taze soğan ! Bunun yazı kışı mı olur? Patates bile ateş pahası. Pazarda 7-8 liranın altında bi şey yok. Hala kim neyi niye savunuyor merak ediyorum.
  • İrfan Hikmetliİrfan Hikmetli8 gün önce
    Kuyruk eleştirisine kızan ak partili vatandaşlar öfkeli. 30 sene önce yamalı pantolonla gezdiğimizi unutmuşuz ve bugüne şükretmeliymişiz. Yani halktan beklediğiniz şu mudur: kuyruk ecevit döneminde Kıbrıs harekatı nedeniyle olunca kötü densin, mitinglerde Başkan konuşsun halk eski kuyruklara yuh çeksin, ikinci dünya savaşı zamanında bütün ülkelerde yokluk varken olan kuyruklara millet yuh çeksin ama bugünkü bolluk dönemindeki kuyruğu bir kurtuluş savaşı mücadelesi olarak görsün ve gık demeden kuyrukta bekleyip 3 kilo patatesle evin yolunu tutsun (alabilirse) ve çok şükür desin, aman hükümete laf etmesin. Bugünü karşılaştıracağı zaman da 30 yıl 40 yıl önce ile karşılaştırsın ve bugün daha iyi diye şükredip hükümeti çok sevsin? Bunu mu bekliyorsunuz gerçekten? Bakın Kocasolak isimli muhterem kardeşimizden örnek alınız. Başkanlık referandumu öncesi eleştiri yapan yazarlara demediğini bırakmadı, şimdi eleştiri zamanı mıdır diye gürledi buralarda. Başkanlık gelecekti her yerde çiçekler açacaktı, Türkiye uçacaktı! Şimdi ne diyor? Zeytinburnu'nda Denizden gelen rüzgarımız kesildi diyor. Gökdelenler tıraşlanacaktı, teaşlanmayı bırak gökdeleni yapan kişi bakan oldu diyor. Millet burada adaletsizliğe uğradık diye ağlarken başkanlık da başkanlık diyordu. Şimdi her yorumda denizden gelen rüzgarının gökdelenler tarafından kesildiğinden şikayetçi. Vay be ne rüzgarmış arkadaş. Rüzgar kesilince adam kurtuluş savaşını unutuverdi. Hiç kimse patlıcan pahalı diyen adama laf edemez artık. Aynı adam ülke adaletsizlikten, adam kayırmadan, hukuksuzluktan kavrulup tutuşurken çarşıda işler iyi diye ak partiye oy verdiğinde ohh ne güzel diyordunuz, rüzgar arkamızda, bu rüzgar kesilmez artık sandınız. Yazarın bahsettiği o çocuksu seçmen kolayca kandırılıp ak partiye oy verirken baş tacıydı, candı. Ama şimdi 25 kuruşa poşet mi olur, 7 liraya soğan mı olur, yok artık oy moy diye aynı çocukluğu tersi yönde size karşı yapınca pek bir şikayetçi olmaya başladınız. Denizden gelen rüzgarınız kesildi çünkü. Başkanlık sistemi tam bir otursun. O zaman bir khk ile kararttığınız hayatlar gibi bir khk da rüzgar için çıkarır Başkan, kesilme es eyyyy rüzgar, kocasolak'a denizden rüzgar götür der ve bakarsın denizden gelen rüzgarınız devam eder yine. Hele şu patlıcan biber operasyonu bir bitsin, sıra denizden gelen rüzgarı halletmeye de gelecek. Şimdilik en iyi parti ak parti, mecburen oy vermeye devam. Mecbursun kardeşim mecbursun, rüzgarın da kesilse, patlıcan marulun da pahalansa mecbursun, gidip oyunu vereceksin. Yaparsa ak parti yapar en sevdiğim seçim sloganıdır.
  • Müslüm ErgünMüslüm Ergün8 gün önce
    saçma bir yazı ya saçma yorumlar yapmışlar sanki kıtlıktan dolayı kuyruk olmuş millet. sizde biliyorsunuz ki rantçı ve gözü aç esnafa karşı devletin'in tedbiridir yapmalıdır da.Sizde biliyorsunuz ki bu ilk günün kuyruğudur sonraki günlerde olmayacak neyin kafasındasınız anlamadım.
  • IDRIS ESENIDRIS ESEN8 gün önce
    Tebrik ediyorum, Sayın Yazarı
  • burakburak8 gün önce
    Ne çabuk unuttuk yamalı pantolon giydigimiz günleri ne çabuk unuttuk bayramlarda ankara babucu naylon pabuç alınca bayramda giyelim diye akşamdan yastık başucuna konan ayakkabıları. Ne çabuk unuttuk patatesin kabuklarını bile kavurup yedigimiz günleri. Ne çabuk unuttuk askeri çöp arabaları çürük patates sogan döker belki diye koşarak gittigimiz günleri. Ne çamuk unuttuk bugun sudan ucuz olan helva ile kadayıfı kral tatlısı gibi gördügümüz o günleri 20-30 yıl öncesini
  • birisibirisi8 gün önce
    hakiki yokluktan oluşan kuyruklarla piyasaya ayar veren kuyrukları bir tutamazsınız. o kuyrukları yaşayan biri olarak bana yutturamazsınız. hükümeti falan da savunmuyorum.şimdi yok yok. lüksün müşterisi de çok. ülke nasıl zor durumdaysaakıllı telefon çılgınlığı had safhada.
  • birol yurdagülbirol yurdagül8 gün önce
    Ali Osman Aydın sana koskocaman birHELAL OLSUN.....işte işin göze batmayan ama en önemli tesbitleri....israf israf israf...belediyeler asli görevlerini bırakmış konserler, festivaller paravanı altında milyonlarca lirayı götürüyorlar...bunu her partili belediye yapıyor...zaten yerel seçimlerin genel seçimlerden daha çekişmeli geçmesinin sebebi budur.PARA PARA PARA
  • BeytuBeytu8 gün önce
    Yaziniz ve tespitleriniz tam yerinde. Toplum yapimizi suratimiza vurdunuz. Belki biraz ayiliriz diyecegim ama hic umidim yok. Tesekkurler.
  • asafasaf8 gün önce
    Devleti yönetmeye kalkarsan dogal kaynaklarını milletinin lehine kullanmaya kalkarsan musaddık gibi saddam gibi kaddafi gibi navaz şerif gibi beşir gibi putin gibi erdogan gibi maduro gibi 7 düvel ile mücadele edersin ama devleti idare etmeye memur edildigini düşünüyorsan 7 düvel ile mücadeleye gerek kalmayabilir
  • Nusret ErişNusret Eriş9 gün önce
    Sayın Yazar yahu sen ne diyorsun? Kuyruk işi CHAPE'nin işi değil miydi? Dinimizde çok güzel bir laf vardır: "Kimse kınadığını yapmadan göçmeyecek bu Dünya'dan" Yıllarca "kuyruk yokluk = CHP" dediler ama bugün başlarına geldi. Hem de CHP'nin dönemi 2. Dünya savaşı dönemiydi. Sonrasında başta ABD ve Tüsiad olmak üzere bütün büyük güçlerin tepesine bindiği Ecevit dönemiydi. Aynı kafadaki Özal "Tanzim satış mağazaları komünist işidir bu yol Moskova'ya gider" deyip kapatmıştı. Şimdi törenlerle açılışı yapılıyor sanki yeni bulmuşlar gibi. Yahu Tanzim satış fikrinin babası Ecevit'tir, uygulayıcısı da CHP belediyeleridir.Şimdi AKP hem vatandaşı karşısına aldı hem de hal esnafını. Ekonomi sopayla yönetilmez.
  • Ertuğrul Gazi Ertuğrul Gazi 9 gün önce
    Yorumlarda Ali Karahasanoğlu'nun yazılarına karşı eleştiriler ve bu yazının yayınlanmasına izin verdiği için şaşkınlık ve teşekkür mesajları okudum. Yazara bu yazısı için ben de teşekkür ederim, dürüst insan ne yapsa da doğruyu söylemekten vazgeçemiyor demek ki. Yine de yazarın kısa süre sonra gazeteden bir şekilde uzaklaştırılacağına eminim. Kuyruklar konusu gerçekten bir ak partili için çok acı olsa gerek. Yıllarca yağ ve gaz kuyruklarını ve ekmek karnelerini tarihsel bağlamından koparıp sanki hükümetlerin zevk için yaptığı bir şeymiş gibi ağzına pelesenk edip siyaset yaptığını sanan sığ zihinler şimdi kuyrukların gerekliliğini ve niye kilo sınırı olduğunu açıklamak zorundalar. Çok ama çok acı. Allah'ın sopası yok. Espriyle karışık bir önerim var. Hastanelerdeki gibi telefonla randevu sistemi olsa ve vatandaş randevu sistemi olsa, halkımız randevu alıp saatini bilip satış noktasına gitse, randevusuz satış yapılmasa o zaman hastane kuyruklarını bitirdikleri gibi sebze kuyruklarını da bitirirler. Yani sebze kuyruklarını ak parti yaptı, tamam evet ama çözerse yine ak parti çözer arkadaşlar. Rahat olun. Ertuğrul izlemeye devam bi zahmet.
  • Şirin AytaçŞirin Aytaç9 gün önce
    Bir millet, aynı hataları kaç asır, kaç kuşak tekrarlaya tekrarlaya dönüp-dolaşıp aynı noktaya gelebilir? Kurar, geliştirir, büyütür ve durur. Asırlardır bu ülke insanının izlediği yol hep böyle olmuştur. Yapılan yanlış veya hata; yöneten kişilerle alakalı olmayıp toplumun tamamıyla ilgili derin bir sorundur.Sonuçta yönetenlerde sizden, bizden insanlardır.Bu dönem benim dünya görüşüme yatkın insanlar yönetiyordur, bundan öncekiler senin yaşam tarzına uygun insanlardı. Sonuç veya gelinen nokta; aynı. Yine darbeye teşebbüs, yine hayat pahalılığı, yine kuyruklar, yine hukuksuzluk, yine rüşvet, yine adam kayırma, yine yolsuzluk, yine, yine,yine... Her fırsatta aşağıladığımız, onlara benzememekle gurur duyduğumuz Batı'nın tarihinde bizim gibi demokrasisi her on yılda bir inkıtaya uğramış kaç ülke vardır acaba? Ve biz, daha kaç asır başladığımız noktaya geri dönüp duracağız?Neden acaba tarih sadece bizim ülkemizde tekerrür edip duruyor?Elinize, yüreğinize sağlık Hocam.
  • Salih Necmi GündemSalih Necmi Gündem9 gün önce
    "söz taş yerinde ağırdır " kısa ve öz.Her şeyi zamanında ve yerinde yapacaksın.Eğer olmazsa " geçti Bor'un pazarı , sür eşeğini Niğde'ye" diye biz söz daha var.Herkes payına düşeni alsın.Bugünler iyi günlerimiz.İnşaallah daha kötü günler görmeden herkes akılını başına alır.
  • yasin aydoğanyasin aydoğan9 gün önce
    Teşekkürler sayın aydın. İçınde bulunduğumuzatmosferi .en iyi ifade eden bir yazı.yüreğinize ve kaleminize sağlık.
  • Ahmet KoçakAhmet Koçak9 gün önce
    arkadaşlar neyin yorumunu yapıyorsunuz,yaz sebzelerini kışın yemek faydalı olsa idi ALLAH c.c onları kışın da yaratırdı.fakat azgın insan ,eline biraz para geçti 24 saat istediğini yemek istiyor.yesede vücuda hiç bir faydası olmayan bu yaz sebzeleri neden bu kadar gündemde kalıyor.bir çok ülkede garip müslüman yiyecek ekmek bulamıyor.biz "müslümanlar!!!hayati olmayan yiyeceklerin peşine düşmüşüz.şurda 3 ay sonra 2 liraya düşecek bunlar.domatesde çekirdek ve renk yok,patlıcan ve biber tam bir plastik neyin derdine düştünüz bu nasıl bir azgınlık.bakın bu azgınlığın sonu iyi değil.
  • hakanhakan9 gün önce
    Siyasi fikrimi söylemek zorunda değilim ama hergün hemen hemen tüm gazeteleri okurum. Akit , Cumhuriyet ve her iki taraftan da olan (tarafsız olduğunu hiç bir gazete söylemesin) gazeteleri okurum.Gazeteci olarak sizin de okuduğunuza eminim. Hatta yerel de olsa bir meslektaşınız olan kardeşim vasıtasıyla neler çektiğinizi de anlayabiliyorum. Gördüğünüyazmak yerine sipariş yazıları yazmak çok zordur. Ama bu sölediklerim sizin bu günkü yazınız için geçerli mi ? tabiiki hayır. Öncelikle tespitleriniz harika.Sadece Türkiye Cumhuriyeti için değil bir çok ülke için geçerli tespitler. Ve gazetenizdeki farklı yazarların aynı konuları farklı şekillerde ele alabilmeleri çok hoşumagitti. Maalesef bağımsız medya diye bir şey kalmadı. Ama bu yazınız bana umut verdi. Her ne kadar yazı işleri müdürünüz Ali İhsan Karahasanoğlu Bey yine "AKP suçsuz tüm suçlu CHP" gibi bir yazı yazmış olsa da bu yazının yayınlanmasına izin verdiği için kendisine sizin aracılığınız ile dolaylı olarak Teşekkür ederim. Az biraz hakkaniyetli haber yapan kişiye (ki gazetecinini görevi bu , olması gereken bu) teşekkür etmemize vesile olduğu için ise kınarım.
  • ibrahimibrahim9 gün önce
    yazınızın son bölümü harika tebrikler nokta
  • serhatserhat9 gün önce
    hükümetbu durum karşısında bir uygulamaya başvurmuş,bundan niye rahatsızsın beyefendi ve bunu aklınca çürütmeye,gölgelemeye didiniyorsun. Ahhsen bir başa geçsen var ya. dünya da ve ülkemizde ki gelir.dağılımı eşitsizliğini tarih sahnesinde silerdin. Ama sen ve benzerlerinizikeşfeden yok ki.Sahi sen CHP ve HDP nin tutumlarıile ilgili hiç yazdın mı !?
  • cihancihan9 gün önce
    çok iyi bir yazı, tebrikler.epeydir takip ediyorum yeniakiti, genellikle burada ifade edilen fikirleri doğru bulmam. ilk defa tamamına katıldığım, yerinde tespitler içeren bi köşe yazısı okudum.
  • İSMAİL AYDEMİRİSMAİL AYDEMİR9 gün önce
    yAHU ŞU 6284 Ü NE ZAMAN KALDIRACAK. aKP. yOKSA MİLLET AKP Yİ SANDIKTA KALDIRACAK.
  • meltem denizmeltem deniz9 gün önce
    Ali Osman Bey, bu gazetede okudugum en iyi yazi olmus. Tesekkürler.Devlet halktan, halktan yana, halk için var olur; demokrasi, laiklik, bagimsiz yargi- ve tabii olmazsa olmaz tam tesekküllü ifade ve basin ozgürlügü olur- herkes çagdas medeniyetin mensubu ülkelerdeki gibi düsündüklerini anayasal güvence ile istedigi gibi dile getirebilirse, her ülke, bütün sorunlarini en iyi sekilde çozer.
  • Boşbakan Boşbakan 9 gün önce
    Elin herifi Mars'ta araba yarıştırıyor, biz Kars'ta tanzim kuyruğunda 3kg patatese kuyruk oluşturuyoruz ! Gelecek günler Aydın Bursa Kırklareli olacak ! Bir zamanlar tüp kuyruğu vardı şimdi patates !
  • MaraşlıMaraşlı9 gün önce
    Ağzınıza yüreğinize kaleminize sağlık , ve sonunda ak parti burjuva partisi oldu. ve sonu yakındır. Yerelde halk iyi bir tokat atarda kendilerine gelirler. Başkanlık istiyordu reis onuda verdik. Ama sadece belli bir kesimin başkanı oldu sanki. Allah sonumuzu hayreylesin , ve sonunda KRAL çıplak
  • Dürüst AdamDürüst Adam9 gün önce
    Akit Gazetesi'nin yüz akı yazarısınız...harika bir tespit ve değerlendirme.Bundan yıllar önce çocuk yaşta soğukta utanarak yağ kuyruğunda ağlamıştım,şimdi elli üç yaşında utanarak sebze kuyruğunda ağlıyorum.Hani uçuyorduk, Antartika'da üst kuruyorduk...hani İsmet Paşam, Ecevit kuyruklarında bu millet çok çekmişti şimdi de Erdoğan kuyrukları başladı gibi Allah sonumuzu hayretsin.
  • MUHAMMET YILDIZMUHAMMET YILDIZ9 gün önce
    Bİ KEMAL SUNAL LAZIM BİZE. ESKİDEN TUP YAG KUYRUGU VARDI.KEMAL SUNAL FİLM ÇEKMİŞTİ.ŞİMDİDE MEYVE SEBZE KUYRUGUNA GİRERDİ.BİZE Bİ KEMAL SUNAL LAZIM. EKONOMİZ PERT DURUMDA MALESEF..
  • sorgulayan müminsorgulayan mümin9 gün önce
    hayır ben anlamıyorum bu Belediyeler yüksek emlak vergileri alıp, yüksek harçlar alıp ne hakla bize sormadan maval okuyor...ne hakla saçma sapan festivaller yapıyor...ben hepsini Rabbime havale ettim, hesap sorsun hepsinden, zira bizim kudretimiz yetmiyor hesap sormaya
  • TolgaTolga9 gün önce
    Sayin yazar arada olsa bile dogrulari yaziyorsun ama kibris baris harekatindan sonra turkiye uygulanan ambargolar neticesinde tup seker kuyruklarinda suclu chp tanzim kuyruklarinda ise kimse suclu degil oylemi
  • Mehmet AltınkayaMehmet Altınkaya9 gün önce
    Gübre ve mazot düşse tanzim aracına gerek kalmaz diye düşünüyorum.ekim alanları ni ekemiyoruz. Doğal olarak sonuç bu. Devlet kâr etmeden satıyor ama aradaki manav da ekmek yiyor bu işten .ben ne manav in nede başka bir şey sadece düşüncem bu. Tarım hayvancılık destek zengin e yapılıyor bu konuda da yazarmisiniz
  • SelimSelim9 gün önce
    Yazarımız cok guzel anlatmış ancak bunu görecek göz,bunu işitecek kulak bunu anlayacak idrak ,malesef bu millette yok malesef dıyorum,bunu görmek akıl ister idrak ister be sayın yazarım ,yoksa cok guzel özetlemişiniz olayı,Allah kitabında boş yere hiç akletmezmisiniz demiyor boşuna
  • Ali beyAli bey9 gün önce
    Ellerinize sağlık, Harika bir yazı. İnşallah Ali bey de okur da ibret alır. Ben gemimi kurtarırım gerisi de, işim bozulmasın diye şakşakşılık yapar halkı oyalayacak işler yaparım derdine düşmez.
  • AKINCIAKINCI9 gün önce
    İLÇE VEMAHALLE MEYDANLARIMIZDADAİMİHALK PAZARLARIMIZOLMALIKESİNLİKLE ONLAR FİYATLARIVEENFLASYONUDENGEDE TUTAR DESTEKLİYORUZ İSTEYENMARKETEGİDER İSTEYEN HALKPAZARINDANALIRBU KADARBASİTREİSİNYANINDAYIZHERDAİMNAMKÖR OLMAYALIM YAPTIKLARI MEYDANDA. NASILKİ EKMEĞİ İSTEYEN FIRINDANALIYORYAHUTDAHALK EKMEKTEN BİRŞİKAYETVARMI YOKHERKES MEMNUN DESTEĞEDEVAMYANINDAYIZREİSİM..
  • MelütMelüt9 gün önce
    tanzim satış kuyrukları,işçisin sen işçi kal!
  • murat canaydınmurat canaydın9 gün önce
    Olumlu eleştiriyi ancak dostunun iyiliğini isteyen yapar, Her koşulda hükümetin şakşak çılığını yapan bir takım medya ve kişiler şüphesiz ki hükümetin zararına çalışıyorlar. Bu tarz olumlu eleşetirileri yapan sayın yazarımıza ve her zaman özgürce yayınlayan akite teşekkürlerimi sunarım. Unutulmamalıdır dost acı söyler, düşünüp tutasınız diye..
  • Falafel ZytonyFalafel Zytony9 gün önce
    "Halk tanzim sırasında saatlerce bekler ama o festivallerin ve devlet kesesinden yapılan pahalı seçim harcamalarının içinde açtığı yarayı unutmaz." demişsiniz. başımıza ne geliyorsa yapılanları unuttuğumuzdan gelmiyor mu? unutuyoruz.. hatırlanması istenmeyen her şeyi hem de...

Günün Özeti