• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Yılmaz Özdil’in ulusalcılığı, Nazlı Ilıcak’ın Fetöcülüğü!

06 Aralık 2023
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

 

Nazlı Ilıcak tekrar cezaevine girmiş.

Niye girmiş, açıklamak çok mu zor?

Kendisi biliyor.

Avukatı biliyor..

Yok, onlar gerçeği açıklamak yerine..

Cezaevine girerken bile, operasyon çekiyorlar..

Fanatik kemalist Yılmaz Özdil’in, 2018 tarihli bir yazısı, internet dünyasında, işadamı Bülent Eczacıbaşı’na ait gibi paylaşılıyormuş da..

Bir hanım da böyle paylaşım yapmış.

Kendisini Nazlı Ilıcak, cezaevine girmeden önceki günün akşamında uyarmış:

“Bu yazıyı Eczacıbaşı yazmaz. Eğer bir işadamı bugün Türkiye’de böyle bir yazı yazmışsa boşuna dikta rejiminden söz ediyoruz demektir…”

Vay vay vay..

Ülkede dikta rejimi varmış.. 

Bu kesinmiş..

Dolayısı ile de, işadamlarının yazamayacakları şeyler varmış..

O yazıdaki ifadeleri bir işadamı yazarsa, dikta rejiminin olmadığı anlamına gelirmiş. 

Bu da, muhteremlerin tezlerini çürütürmüş..

Affedersiniz ama, gazeteci kılıklı adamlar, dikta rejiminde istedikleri yazıları kaleme alabilirler mi?

Dikta rejimleri, “İşadamları eleştiri getiremez. Gazetecilere her şey serbest” mi diyor..

Ki, “İşadamı yazamaz” dedikleri yazının, çok satan bir gazetede yayınlanmış olduğu ortaya çıkıyor..

Es geçmeyelim..

Tartışılan Yılmaz Özdil’e ait olan yazının içeriğinde Türk Tabipleri Birliği’nin, PKK’ya destek çıkacak periyodik açıklamalarına, iktidar cenahından gelen eleştirilerin anlatıldığı..

Ve PKK’ya sahip çıkan TTB lehine yorumlar yapıldığını hatırlatalım..

Özdil işi makaraya alarak anlatmış:

“En gözde damat adayıdır. Hemen herkes, kızını doktorla evlendirmek ister” diye başlamış..

“Asrın liderimiz mesela, safra kesesi ameliyatı yapabilir mi? Böbrek nakli? Pansuman bile yapamaz” diye devam etmiş..

Güya doktorun ameliyat yapabilmesi ile Tayyip Erdoğan’ın pansuman yapamamasını karşılaştıracak.

Allah’ın akılsızı..

Tayyip Erdoğan’ın karşısına, nice doktorlar, nice avukatlar, nice profesörler çıktı da..

Hiçbirisi, Tayyip Erdoğan’ı 21 yıldır sandıkta yenemedi.

Sen onu anlat.

Boşver, pansumanı, boşver ameliyatı..

“Kim daha iyi ameliyat yapabilir”i tartışmıyoruz..

“Ülkenin yönetimini” konuşuyoruz..

“PKK’ya destek çıkan açıklamalar”ın yanlışlığını konuşuyoruz..

Ama Yılmaz Özdil kafası işte bu kadar..

Sonuçta da, “pansuman yapmayı bilmeyenler, doktorlara laf ediyorlar” diye bitiriyor, yazısını Özdil.

İşte bu yazı, bir işadamı tarafından yazılabilirse, o ülkede dikta rejimi olmazmış. 

Nazlı Ilıcak söylüyor bunu.

Ve ertesi günü de Nazlı Ilıcak, kesinleşmiş cezasını çekmek üzere cezaevine gidiyor..

Cezaevine girişi allayıp pullamak, dikta rejimi var görüntüsü oluşturmak için, bu yıllar önce yazılmış yazı üzerinden muhabbet ortaya atılıyor..

Ama bu arada.

Nazlı Ilıcak niye cezaevine girdi, bilen yok.

“Dikta rejimi var mıdır - yok mudur” merak saranlar da..

“Nerden bulacağız ki yazıyı. Yazının yayınlandığı gazete de, kaldırmış o makaleleri” denilerek, konu masumlaştırılıyor.

Yazsana kızım, “FETÖ’nün gazetesinde, Nazlı Ilıcak yazılar kaleme alıyordu. 15 Temmuz hain darbe girişimi henüz olmamıştı. Hemen her gün, Ilıcak, FETÖ terör örgütünü savunuyordu. Onlara cemaat diye hitap edip, devletin içinde hiçbir yapılanmaları olmadığı halde, Tayyip Erdoğan’ın bu dini gruba saldırdığını iddia ediyordu..”

Mahkumiyetin gerekçesi olan yazıyı koymadan, “Dikta rejimi sebebi ile cezaevine giriyor” algısı üretenlerin yüzlerine vurmak için, yangında zarar görmüş olsa da, arşivimizden bulup çıkardık..

Nazlı Ilıcak’ın, FETÖ gazetesi Bugün’de şikayetçi Orhan Kapıcı ile ilgili iki yazısı var.

İkisi de, 15 Temmuz hain darbe girişiminden bir ay kadar önceki tarihli..

Bakın neler demiş, nasıl fitne çıkarmış, nasıl FETÖ terör örgütünü masum göstermeye çalışmış, Nazlı Ilıcak..

“Mesela Can Dündar ve Erdem Gül’ün, MİT TIR’ları haberi bile, bir terör faaliyeti sayıldı. Son olarak, Can Erzincan televizyonu, bir savcının talebiyle, FETÖ terör örgütünün yayın organı olduğu isnadıyla, Türksat uydusundan düşürülmek isteniyor. Çok sayıda hayırsever insan, bağış yapan işadamları cezaevine atıldı. Birçok işyerine, üniversiteye, okula, hastaneye el konuldu. Demokratik ülkeler topluluğu olan Avrupa Birliği, böyle bir Türkiye’yi içine almaz”

Nazlı Ilıcak’ın örnek gösterdiği Can Dündar bugün nerede?

Almanya’da uşaklığını yaptığı ülkenin hamiliğinde kaçak yaşıyor..

Demokratik ülkeler dediğiniz AB ülkeleri, İsrail’in Filistin katliamını hatırlatmayacağım..

Ama FETÖ örgütünün giriştiği darbede, o AB ülkeleri nerede durdular?

Nazlı hanım bir savcının ismini vererek, karalama operasyonuna imza attığı diğer yazısında da şunları söylüyor:

“Bugüne kadar, ‘terör örgütü’ diye nitelendirilen Cemaat’in, MİT TIR’larında, 17/25 Aralık operasyonlarında ya da usulsüz dinlemelerde, talimatla polisleri ve savcıları yönlendirdiğine dair somut bir delile rastlanamadı. Hepsi tevatürden ibaret.”

FETÖ’yü nasıl savunuyor, görüyor musunuz.

Devam ediyor Nazıl Ilıcak:

“HTS kayıtlarından bir örgüt çıkartmaya çalışıyorlar. Ahmet Mehmet’le konuşmuş, Mehmet Hasan’la, Hasan Hüseyin’le, Hüseyin de Cemaat’e yakın bir kişiymiş. . . Öyleyse Ahmet, Hüseyin’den talimat almış...”

İşi karikatürize ederek, 15 Temmuz darbe girişiminde, kendi halkını savaş uçakları ile bombalayacak terör örgütünü, nasıl masumlaştırmaya çalışıyor Nazlı Ilıcak, görüyor musunuz..

Çıkın, “Bizi FETÖ aldattı.. Halkımızdan özür dileriz” deyin..

Aleyhinde karalama kampanyaları başlattığınız savcılardan, hakimlerden, siyasetçilerden özür dileyin..

Dikta rejimi diye hâlâ suçlamaya devam ettiğiniz Tayyip Erdoğan’dan özür dileyin..

De, gerçekten bunlar aldatılmış diyelim.

Yoksa..

Bugün dahi kuyruğu dik tutmaya çalışırsanız..

Cezaevinden çıkamazsınız..

Bir hatırlatma da, Yılmaz Özdil’e..

Sahip çıktığın Türk Tabipleri Birliği’nin başındaki kadın, TSK’ya iftira attı..

Sen ise, ulusalcılıktan istifa edip, üç maymunu oynadın..

Nerde senin orduya sahip çıkışın?

Nerede PKK karşıtlığın!! Hepsi yalan mıydı?

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Bir Dost

Saddam ve Kaddafi de hic secim kaybetmiyordu, bu kriter mi yani?..

sayın a.i.karahasanoğlu

aklıma gelen bazı kişiler var kî180°değişmelerine çok üzülüyorum:prof.osman fikri sertkaya.beyin ameliyatı*muhsin yazıcıoğlu.alt yapı yetersizliği*dücane cündioğlu.mürşitsizlik*nazlı ılıcak.yaşlılık
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23