• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Her adli yıl açılışı, millete hakaret vesilesi idi!

02 Eylül 2021


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Adli yıl açılış törenlerinde, alışmıştık, dindar insanlara hakaret edilmesine..

“Gerici” diye başlanılıp, “İrtica” diye çıkılmasına..

“Başörtüye geçit vermeyeceğiz” diye söze başlayıp, “Dinden neşet eden düzenlemeler geri kalmamıza sebep olmuştur” palavralarına..

Bir yandan “kıyafet devrimi”ni kutsayıp,  bir yandan da “temel hak ve özgürlükler”den bahsedilmesine..

Dindar insanların siyaset yapmalarını engellemek için, şablon cümle halinde, “Dini siyasete alet eden” kavramının icat edilip, önümüze bununla set çekilmesine..

Alışmıştık.

Ve..

Onların “1000 yıl sürecek” sözlerine karşı..

İnancımızdan kaynaklı olarak, umudumuzu hiçbir zaman yitirmemiş olsak da..

“Bu zihniyet devletin kurumlarından nasıl temizlenecek? Dindar insanları tahkir eden, onları devlete yaklaştırmayan kafanın hakimiyeti, daha kaç yıl sürecek” diye, kara kara düşünür, çıkış yolları arardık.

Elhamdülillah ki..

Başı açık-başörtülü kavgası artık mazide kaldı.

Sadece tanıkların başını açma mecburiyeti değil..

Şaşırmayın, şunun şurasında 15 yıl önce, bu ülkenin Yargıtay’ında bir avukat, şahitlik için geldiği duruşmada, “Başınızı açarak şahitlik yapabilirsiniz” uyarısı ile karşılaşmıştı.

Avukatlara başörtü hakkı, kamu çalışanlarına başörtü hakkı.. 

Şimdi Yargıtay üyeleri dahil, tümü ile kamu kurumlarının A’sından Z’sine özgürlük tam olarak sağlandı..

Kolay olmadı bu geçiş..

Horlandık..

İthamlara maruz kaldık..

İftiralara uğradık..

Vatana ihanetle suçlandık..

Ama bugün artık, “Adli yıl açılış töreninde hangi yargı mensubu, hangi baro başkanı dindar insanlara küfür edecek” endişesi yaşamıyoruz.

Tam aksine..

Dindar insanlara da, farklı düşüncedeki insanlara da saygılı konuşmalarla, adli yıl açılıyor.

Gericilik, yobazlık suçlamalarının tam aksine..

Muhafazakar bir iktidarın döneminde, Yargıtay o onlarca yıl eskiden gelen köhnemiş binası yerine, şimdi yepyeni, altyapısı ile bambaşka bir binaya sahip oldu..

“İçinde dağıtılan adalet”i sorgulayanların tam aksine.. 

Eski yıllarda, verdikleri kararlar arasındaki çelişki anlaşılmasın diye..

Hatırlı kişilere verilen kararlarla, garibanlara verilen kararlar arasındaki farklılıklar ortaya çıkmasın diye..

Yakın tarihe kadar, Yargıtay kararlarının yayınlanmasından, ısrarla kaçınılmıştı..

Şimdi..

Verdikleri kararda kimseye ayrıcalık tanınmadığının özgüveni ile..

Dürüstlüğün rahatlığı ile..

Adaleti tesis etme konusunda mümkün olduğu nispette gayret edildiğinin bilinci ile..

Hem Yargıtay kararları merak edenlerin bilgisine açıldı..

Hem de..

Adalet ile ilgili her türlü istatistiki rakamlar, aktüel olarak kamuoyu ile paylaşılmaya başlandı..

UYAP sistemini anlatmama hiç gerek yok..

UYAP sisteminden bugün yararlanmayan tek bir avukat, tek bir hakim, tek bir savcı, tek bir yazı işleri çalışanı, tek bir adliye mensubu yok.

Bunun bilinci ile söyleyeyim..

UYAP sistemini bugün kullanıp da, bu sistemi A’sından Z’sine uygulamaya koyan AK Parti iktidarına laf söyleyen kim olursa olsun, söyleyecek tek kelimelik cevabım var:

“Nankörsünüz.”

Bir cümle ile onlara karşılık vereyim:

“Yatacak yeriniz yok.”

Avukatlar, oturdukları yerden dosyalarını inceliyorlar.

Mahkemeye gitmelerine gerek yok.

Sadece avukatlar değil..

Vatandaşlar da..

Avukatları olmasa da.. Kendileri ile ilgili dosyaları, e-Devlet üzerinden giriş yaparak UYAP sisteminden görüp, her türlü bilgiye ulaşabiliyorlar.

Avukatlığa başladığım yıllarda, bir dosyayı inceleyebilmek için, nerede ise yazıişleri müdürünün gözünün içine bakılırdı.

Şimdi, ofisinizin içinde, çayınızı yudumlarken..

Belki evinizde, kahvenizi içerken..

Avukatsanız, tüm müvekkillerinizin..

Avukat değilseniz, kendinizle ilgili açılmış tüm davaların tüm yazışmalarını, internet üzerinden inceliyorsunuz.

Sadece inceleme ile bitmiyor iş..

İstediğiniz evrakı yolluyor, mahkemeye gitme mecburiyetinde kalmıyorsunuz.

İl dışındaki adliyelere gitme, ömrünüzü yollarda tüketme israfına muhatap olmuyorsunuz.

Ankara’da açılan davaya, İstanbul’da, oturduğunuz yerden cevap da veriyorsunuz, belge de yolluyorsunuz.

Hatta.. “Yok o kadar da değil” diyecekler çıkabilir..

Pilot uygulama başladı..

Büronuzda iken, duruşmaya giriyorsunuz.

Hem de..

Siz İstanbul’da iken; Hakkari’deki, Kars’taki, Antalya’daki duruşmanıza girebiliyorsunuz.

Son başbakanımız Binali Yıldırım’ın güzel bir sözü vardı..

“Onu da biz yaptık..”

Evet, Türkiye’de, yargı alanında, hukuk alanında işleyişi kolaylaştırma adına ne varsa..

Hepsi son 19 yıllık AK Parti iktidarı döneminde atılan adımlar..

Varsın, bazıları, nankörlük etsinler..

Varsın birileri, hainlik etsinler..

“İyilik yap, balık bilmez ise, Halik bilir” sözü gereği..

Dindar insanlar çalışıyor..

Birileri de, çelme takmak için, binbir tezgah hazırlıyor.

Her şeye rağmen..

Adli yıl açılışı vesilesi ile, Yargıtay’ın yeni binasına taşınması sırasındaki törene, ana muhalefet partisinin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katılımını önemli buluyorum..

Geçtiğimiz yıllarda, adli yıl açılış töreninin Külliye’de yapılması üzerinden çıkartılan tartışmaların, aslında iyi niyetli olmadığının, Yargıtay’ın kendisine yakışan bir binası olduğunda, orada tören düzenlenmesi ile ispatlandığını düşünüyorum.

Ne olur, Türkiye insanı olarak, birbirimize iyiniyetle yaklaşsak?

Ülkeye hizmet edenlerin elinden tutsak?

Hizmet anlamında, yapılanlara bir katkımız olacak ise, onu dillendirsek.. Yok ise, yapanlara teşekkür etsek?

İnsanları tahkir etmesek?

“Gerici, yobaz” diyerek suçlamasak?

“Cumhuriyet’in altını oyuyorlar” palavraları ile insanları kışkırtmasak..

Her şeyi eleştirerek, bir yere varılamayacağını bilsek?

İmza atılan yeniliklerin kıymetini bilsek?

Çok mu şey istemiş oluruz?

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

şuayıp

Cenabı hakka sonsuz şükürler olsun ki binaların açilişları dualarla görmeyi nasip etti
  • Yanıtla

nurettın

halka baskı hiç bitmedi ki şimdi milli bayramlarda hutbede neden atatürk ün adı geçmiyor diye genel olarak şehit gazilere dua ediliyor ama ila baskı bende aziz nesin gibi düşünüyorum müslüman atatürk ü sevmez severse ya yalancı dır ya sahtekar
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23