• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Akşener, yağlı kazıkçıları niye aklamaya çalışmıştı?

10 Temmuz 2021


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

“Gerekirse silah bile kullanırız” dediler..

“Muhtıra gibi tavsiye” dediler..

“MGK’nın 9 saatlik toplantısında özellikle şeriat girişimlerine karşı çıkılması istendi” dediler..

“Erbakan’dan rejim uyarısına yanıt yok” dediler..

“Müdahale uyarısı” dediler.

“Erbakan’a tepki” dediler..

“Ordu rahatsız” dediler..

“Ordu’dan dört uyarı” dediler.. 

“Askerden RP’ye şok suçlamalar” dediler..

“Sincan’da tanklı protesto” dediler..

“Ya uy, ya çekil” dediler..

“Muhtıra gibi brifing” dediler..

İçişleri Bakanı olan Meral Akşener’e, “Gelirsem oraya, yağlı kazığa oturturum” tehdidi yapıldı..

Fetullah Gülen’e, “Beceremedinz artık bırakın” dedirttiler..

Aynı kişiye, “Asker daha demokrat” dedirttiler..

“Demirel’den Hoca’ya çok sert mektup” dediler..

“Hoca’yı göndermek artık vacip oldu” dediler..

Zaman zaman havayı yumuşatmaya çalıştılar.

Yumuşatmalarında da şu başlıkları attırdılar:

“Bu sefer silahsız kuvvetler halletsin!”

“Genelkurmay Başkanı ilk kez ..’a konuştu: Karadayı’dan Humeyni dersi” dediler..

“Sadece Genelkurmay Başkanı değil, kuvvet komutanları ayrı ayrı irtica ile ilgili görüşlerini açıklayacak” dediler..

“MGK tophantsında komutanlar, laik cumhuriyet ilkelerine aykırı uygulamalardan şikayetçi oldu” dediler.. 

Genelkurmay’da embedded gazetecilere..

Yargı mensuplarına..

Yetmedi, yüksek yargı mensuplarına..

Brifingler verip, “Seçilmiş kişilerin başbakanlığı”nı illegal gibi göstermeye kalkıştılar..

Seçimden birinci olarak çıkan partiyi kapattılar..

Sonra, sadece ve sadece başörtülü bir milletvekili adayı gösterdi diye, bir partiyi daha kapattılar..

Yüz binlerce kızın öğrenim hakkını, sadece ve sadece başlarındaki örtü sebebi ile engellediler..

Meslek lisesi mezunlarının puanlarını çaldılar..

Devlet dairelerinde namaz kılan kimi gördülerse fişlediler, sürgüne tabi tuttular..

O günlerde, sıraladığımız manşetler atıldığında hatırlattık, “Bir terör örgütünün, tehdit ile seçilmiş kişiyi görevinden indirmeye kalkışması ne ise.. Bu ülkenin dış düşmanlara karşı savunmasını üstlenmesi için eline silah verilen subayların, seçilmiş kişileri işbaşından uzaklaştırmaya kalkışmaları da, aynı suçtur. İkisi de hukuk devletinde cezalandırılır” dedik.

Kulak asan olmadı..

“Bugün gücünüz sayesinde, yargıdan kendinizi kurtarabilirsiniz. Ama ya yarın? Yarın hukuk devleti geldiğinde, çatır çatır yargılanır, ceza yersiniz” dedik.

Dinleyen çıkmadı..

“Gazete manşetlerindeki ‘Ordunun uyarısı’ da ne demek oluyor? Ordu, seçilmiş iktidarı nasıl uyarabilir? Kim kimden yetkili, Anayasa’da yazılı değil mi?” dedik.

Duyan olmadı..

Yıllar geçti.

28 Şubat darbesinde aktif görev üstlenenler, yargılanmaya başladı.

Birileri “Hah hah ha! 15 sene sonra, yargılama mı olur, geçti o işler” dediler..

Meral Akşener, 28 Şubat davasının yargılaması başladığında, bildiklerini anlatması için çağrıldı..

Mahkemeye geldi, “Ben kimseden şikayetçi değilim” dedi..

Yağlı kazığı, yiyip yutmuş oldu!

Sanıklar mahkemeye gelip, utanmadan şu savunmayı yaptılar:

“Biz seçilmiş hükümete bir şey yapmadık. Onlar kendi kendilerine istifa ettiler!”

Biz hayal mi görüyorduk?

Bugün dahi ezbere saydığımız “Gerekirse silah bile kullanırız” manşetleri, Patagonya’da mı atılmıştı?

Bizdeki darbeci generaller, böyle bir manşeti, hayatlarında hiç görmemişler miydi?

Yargılama sürecini, sanıklar ve avukatları, tam bir tiyatroya çevirmek istediler.

Neyse ki mahkeme darbecileri aklayan Meral Akşener’lere, Mesut Yılmaz’lara değil..

Sanıkların yüreksiz, riyakar savunmalarına itibar ederek değil..

Olaylara, maddi vakıalara bakıp kararını verdi..

Çevik Bir ve Çetin Doğan başta olmak üzere..

O tarihlerde burnundan kıl aldırmayan darbeci generallere, müebbet hapis cezası verdi..

Dosyanın Yargıtay’daki incelemesi sırasında..

Karanlık “oda”lar, soldan çarklı internet siteleri, emekçiden/demokrasiden yana olduğunu iddia eden gazeteler..

CHP çizgisindeki siyasetçiler, gazeteciler..

“80 yaşındaki emekli generalin dosyası, Yargıtay’da bekliyor” haberleri ile, “Biz yaptık, siz yapmayın” mesajları verdiler..

Ve dün itibari ile..

Yargıtay, 28 Şubat darbecilerinin elebaşlarının müebbet hapis cezalarını onadı..

Olması gereken bu idi..

Oldu..

Zamanında hatırlatmıştık.

Dinlememişlerdi.

Şimdi hatırlatmalarımız gerçek oldu.

Keşke, onlar darbeye kalkışmasaydı.

Biz hatırlatmasaydık: “Yaptığınız, idamlık suç.”

Bu ülke kaybetmeseydi.

Hem zaman kaybetmeseydi, hem imkanlarını kaybetmeseydi.

Üç tane hortumcunun tahriki ile, darbeye kalkışan o günkü generaller de..

 Şimdi 80 yaşlarında cezaevine girmeyle karşı karşıya kalmasaydılar.

Onlar cezaevine girince..

28 Şubat’ın acısı dinecek mi?

Mümkün değil..

Üniversite kapısından geri çevrilen kızların, hakettikleri fakültelere kayıt yaptıramayan meslek lisesi mezunlarının mağduriyetleri bitecek mi?

Hayır..

Ama.. En azından bundan sonrası için..

“Ben yaparım, olur” düşüncesi ile hareket eden darbeciler, aynı suçu işlemeye cesaret edemeyecekler..

“Gün gelir, hesabı sorulur. Bugün güçlüyüz ama.. Yarın hukuk devleti güçlü olursa, yaşımıza bakmazlar, cezaevine tıkarlar” düşüncesi ile, darbe yapmayı aklından geçirenler olsa bile..

Yapmaya teşebbüs edemeyecekler..

Benim kanaatim şu:

Darbecilerin tamamının rütbeleri sökülsün..

Ordu evlerine girişten tutun, general seviyesinden emekli maaşlarına kadar sosyal hakları kesilsin.. Asgarisinden bir memur emeklisinin maaşı bağlansın..

Ondan sonrasında..

Özellikle yaşı 80’leri geçmiş olanlar için..

Cumhurbaşkanı af yetkisini kullansın..

Ama bir şartla..

Darbeciler de, bu milletten bir özür dilesinler..

“Yanlış yaptık” desinler..

“Yargılanırken bile, beraat edeceğimize inanıyorduk. Meral Akşener’in şikayetçi olmamasının arka planında da, şu şu gizli görüşmelerimiz vardı” diyerek, gerçekleri açıklama cesaretini göstersinler..

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep

Niye aklamaya çalıştı? Çünkü kazık yağlı olduğu için acıtmadı. 28 şubat ile sıkıntısı olmayanlar hiç dertleşmeyi ve empati de yapmadılar. 24 sene geçmesine rağmen her alanda dünya kadar ilerleme olmasına rağmen toplumda açılan sosyal yara/ acı/ öfke hiç dinmedi. Ama derdi olmayanlar 28 şubatçilarla kolkola hiç da açıdan olmadılar. Rahmetli Şevket kazanda şikayetçi olmadı. Bak sp hala dostlar meclisinde, Tayyip'i gömlek çıkarmakla suçlayanlar kemale erbakan ödülü verdiler. Dostlar kol kola girerken bir kolunda Kemal, diğer kollarında 50/60 bin Kürt, asker - polis katili hdp. Vıcık vıcık zillet. Tek meral mi ?
  • Yanıtla

Mikail okuroğlu

Bu şeriat kur'an düşmanlarının bir taneside beni şeriate kur'ana göre gömmeyin demedi maralın da demekki tadı damağında kalmış devamını istiyor yazıklar olsun bana ki onu savunmanın pişmanlığı nı yaşıyorum.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23