Sosyolog Doç. Dr. Ali Arslan: Dizilerdeki ahlaksızlıklar aile kültürümüzü yok ediyor

 Mehmet Özmen  yeniakit.com.tr 

Toplumdaki birçok değerimiz reyting uğruna yok ediliyor. Yaşadığımız semtler ekranlardan akan rezilliklerle adeta ahlaksızlık sokağına çevriliyor. Dizilerden programlara, reklamlardan, çizgi filmlere her türlü şiddet, ahlaksızlık, istismar ve yozlaştırma TV’ler aracılığıyla evlerimize, toplumumuza sürekli pompalanıyor. Bütün bunları ise RTÜK başta olmak üzere tüm kurumlar sadece izliyor. Uzmanlar, sözde evlilik programlarına ve ahlaksız dizilere karşı aileleri uyarıyor. Yeniakit.com.tr’ye açıklamalarda bulunan Sakarya Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Arslan, “İnsanlar sadece yaşadıklarından değil, izlediklerinden de davranış ve tutum kazanıyorlar. Dizilerdeki birbirini aldatmalar, birbirine sadakatsizlikler aile kültürümüzü yok ediyor.” dedi.

Bilgilenme ve eğlenme amaçlı eve aldığımız; uyandığımız gibi açılan ve yatma vaktine dek kapatılmayan televizyonlar aracılığıyla gelenek, görenek ve aile değerlerimiz yok edilmeye çalışılıyor. Konuya ilişkin Sakarya Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Arslan, yeniakit.com.tr’ye önemli açıklamalarda bulundu.

“İnsanlar izlerken öğreniyor”

“İnsanlar sadece yaşadıklarından değil, izlediklerinden de davranış, tutum kazanıyorlar.” diyen Arslan, “Dizilerdeki birbirini aldatmalar, birbirine sadakatsizlikler, aile içi bağımsızlıklar örnek olarak takdim edilirse, bu anlamda filmler, programlar yapılırsa milyonlarca insan etkilenir.” dedi.

Ahlaksızlık yaymada bir de internet çıktı

Ailenin huzur ve mutluluğu için medyaya çok büyük görevler düştüğüne dikkat çeken Arslan, şöyle konuştu:

“Medya işi reyting uğruna kaşımak, aileyi dejenere etmek yerine aileyi toparlayıcı, özendirici yayınlar yaparsa daha güzel olur. Medya eskiden bir tek kanal, televizyon veya radyo ile geliyordu. Fakat şimdi o kadar çok kanalla geliyor ki mesela siz masumane bir niyetle interneti açtığınızda hiç alakası olmayan yatak odası sahneleri sizin önünüze reklam olarak geliyor.”

Mahremiyet duygusu törpüleniyor

Aile yapımızın, gelenek ve göreneklerimizin korunması için devletin ve STK’ların çalışmalar yapması gerektiğine dikkat çeken Arslan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Sizin gözleriniz bir mesaj alıyor. Beyninize bir kodlama sistemi gönderiyorsunuz ve orada artık kanıksıyorsunuz bu durumu. Normalleşmeye başlıyor. Kız-erkek ilişkileri sıradanlaşıyor, ailenin sadakati törpüleniyor. Bunların hepsini düşündüğümüzde medya yöneticilerinin daha sorumlu programlar yapmasında fayda var diye düşünüyorum.”