'Mutlu evliliklerin sayısını artırmak gerekir'

 Murathan Seyitoğlu  yeniakit.com.tr 

Süresiz nafaka uygulaması ve boşanma oranlarının yükselmesi konusunda yeniakit.com.tr’ye konuşan Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Zeynep Burcu Uğur, “Kadının iş hayatında olması boşanmayı artırıyor. Nafaka süresi kısa tutulursa kadınlarda çok ciddi mağduriyetlere sebep olunabilir. Bence boşanma oranından çok evliliğin kalitesine odaklanmak gerekir. Mutlu evliliklerin sayısını artırmak gerekir.” dedi.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Zeynep Burcu Uğur, boşanmalarda eşlerin ölünceye kadar maaş ödenmesine yol açan süresiz nafaka konusunda yeniakit.com.tr’ye konuştu.

“Kadının iş hayatında olması boşanmayı artırıyor”

İş hayatında yaşamını sürdüren kadınlar arasındaki boşanmalara ilişkin değerlendirmede bulunan Dr. Zeynep Burcu Uğur, “Kadının iş hayatında olmasının boşanmayı artırdığını biliyoruz. Türkiye verilerine baktığımız zaman bu durumunun aileye bir etkisinin olduğunu görmüyoruz. Yani kadın çalışabilir, bu durumun ailenin mutluluğuna çok fazla etkisi olmayabilir. Fakat boşanmayı artıracağını tahmin ediyoruz.” dedi.

“İsveç modeli Türk toplumu için uygulanabilir bir şey değil”

Türkiye’de devam “süresiz nafaka” tartışmalarıyla ilgili de konuşan Dr. Zeynep Burcu Uğur, “Süre kısıtlanabilir fakat bunun toplumsal dinamikler hesaba katılarak yapılması gerektiğini düşünüyorum. Mesela İsveç modelini ele aldığınız da oradaki kadınlar nafaka almıyorlar ama çalışabiliyorlar. Yargıtayları kadının çalışmasını, nafaka almamasını söylüyor. Bu Türk toplumu için uygulanabilir bir şey değil. Bunun farkında olmak lazım. Bir kere bizim kadınlarımızın çok büyük bir eğitim sorunu var. Eğitim oranı çok düşük. Yine ülkemizin bir işsizlik sorunu var. Kadınların iş bulacağı varsayım fakat bu gerçekçi bir varsayım değil.” iddiasında bulundu.

“Süre çok kısa tutulursa çok ciddi mağduriyetlere sebep olunabilir”

Süresiz nafaka konusunda ilginç iddialarda bulunan Dr. Zeynep Burcu Uğur, şöyle konuştu:

“Süresiz nafaka süreli hale gelirse boşanmada az da olsa bir artış olabilir. Erkeklerin üzerindeki maliyet düştüğü ve boşanma kolaylaştığı için boşanma artar. İkinci aşamada ise kadınlar kendini korumaya almak için daha çok çalışmaya başlar. İş hayatına katılımları artar. Fakat bunun da yeniden boşanmaya etkisi olur. Çünkü kadınların çalışmaya katılması genelde boşanmayı artıran bir faktördür. Bunların hepsinin hesaba katılması gerekir. Süresiz olmasın. Fakat süresi optimal süreyi bulmak gerekir. Burada kritik kelime budur. Yani süreyi çok kısa tutulursa kadınlarda çok ciddi mağduriyetlere sebep olunabilir. Sürenin çok uzun tutulmasının erkeklere sorun olması gibi çok kısa tutulması da kadınlara dezavantaj olur. Bu durumun da aile için çok yıkıcı etkileri olabilir. Bu nedenle optimal süreyi bulmakta çok ciddi çalışma yapmak, akademik çalışmalar yapmak gerektiğini düşünüyorum.”

“Evliliğin kalitesine odaklanmak gerekir”

Son yıllarda Türkiye’de çok yönlü nedenlerden dolayı boşanmaların yaşandığını belirten Dr. Zeynep Burcu Uğur, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bizde boşanma çok azdı. Fakat şimdi artık çok yönlü. 50 oranlarında olan bir durum 100’e çıktığı zaman yüzde yüz artış söz konusu olur. Bizden birdenbire artığı düşünülüyor fakat uluslar arası verilere baktığımızda bizdeki boşanma oranları yine çok düşük. Evlilikten memnuniyetsizlik oranları yine çok düşük. Bu nedenle aile ilgili o kadar büyük bir kaos yok. Anketlere baktığımızda % 1-1,5 oranında insanın evliliğinden hiç memnun olmadığını, % 1 oranında insan evliliğinden memnun olmadığını söylüyor. Yani % 70-80 oranında insanlar evliliğinden memnun olduğunu söylüyorlar. Bence boşanma oranından çok evliliğin kalitesine odaklanmak gerekir. Mutlu evliliklerin sayısını artırmak gerekir.”