Eski danışmandan şok sözler! ‘Fatih Sultan Mehmet Han gibi Özal da zehirlendi’

 Taha Emre Özdemir  Ankara  Yeniakit.com.tr’ye açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Celalettin Sencer İmer, Ankara Tıp Tarihi Enstitüsi’nin kurucusu Ordinaryus Profesör Feridun Nafiz Uzluk’un Fatih Sultan Mehmet Han’ın saç telini incelediğini söyledi. Prof. İmer, “Uzluk, merhum Menderes'in de kendisine büyük saygı duyduğu bir mikrobiyologdu. O tarihte Menderes'in de izniyle Fatih Sultan Mehmet Han’ın saçından bir tel alarak analiz ediyor. ‘Fatih eceliyle mi öldü?  Yoksa zehirlenerek mi öldürüldü?’ bunu inceliyor.” ifadelerini kullandı.

'Fatih Han'ı arsenikle zehirlediler'

Fatih Sultan Mehmet Han’ın saç kılında çok büyük oranda arsenik tespit edildi.” diyen İmer, şunları söyledi:

Bu arsenik saçlarda aradan ne kadar zaman geçerse geçsin kalıyormuş. Fatih Sultan Mehmet'in eceli ile değil zehirlenerek öldürüldüğü ortaya çıkıyor. Önemli liderler başka devletlerin beşinci kolları tarafından bu şekil yöntemlerle ortadan kaldırılabiliyorlar. Çünkü o tarihlerde Fatih Sultan Mehmet'in donanması Otranto bölgesinden İtalya'ya giriyor ve Roma'yı alacakken bu olay gerçekleşiyor. O zaman demek ki papalıktan bu konuda şüphe etmek gerekiyor. Zehirleme olayını Fatih’in doktoru yapıyor ve doktorunun da bir Musevi olduğunu biliyoruz.

“Özal'ın doktoru bir Museviydi”

Prof. Dr. İmer, merhum Turgut Özal’ı vefatından 3 gün önce gördüğünü ve Özal’da bir tuhaflık hissettiğini söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:

Turgut bey Türk Cumhuriyetlerini dolaşmak üzere Orta Asya'ya bir seyahat yaptı. Merhum Özal bana, ‘Yusuf'un kurduğu yeni partinin başına geçip tekrar başbakan olmak ve ülkeme hizmet etmek istiyorum.’ dedi. Seyahatten döndüğü zaman da Esenboğa Havalimanı’nda onu karşıladım. İki eliyle ellerimi tuttu ama boğazından sesi çıkmıyordu. Yüzünün, gözünün ve ellerinin şiştiğini fark ettim. Doktorunun bu durum karşısında ne yaptığını düşündüm. Ardından Cumartesi sabahı da ölüm haberi geldi. Ellerinin ve vücudunun şişliğini hatırlayarak üzüldüm. Ortada bir anormallik olduğu sonucuna vardım.

“İz bırakmayan zehirler var”

Şüphelerini Merhum Özal’ın kardeşi Yusuf Özal ile de paylaştığını belirten İmer, “Yusuf bey bana, ‘Sencer haklısın ben de aynı şeyi düşünüyorum. Ağabeyimi muhtemelen zehirlediler.’ dedi. Korkut Bey ile paylaştığımda o da aynısını söyledi. Yani ben Turgut beyin bir şekilde zehirlendiği kanaatindeyim. Hatta bazı zehirler varmış ki iz bile bırakmıyormuş. Türkiye'de pek çok lider bu hale getirildi.” ifadelerini kullandı.

“'Baykal ve Ecevit'te de aynısını yaşadık”

Uluslararası İlişkiler Uzmanı İmer, Türkiye’deki önemli liderlere yapılan kumpasları da şöyle anlattı:

Aynı şeyi Bülent Ecevit ile de yaşadık. Ecevit, Amerikalıların Irak’a harekat yapmasına karşı çıkmıştı. Saddam ile görüştü. Türk ordusunun oradan geçmesine izin vermedi. O dönemde alaşağı edilerek hastalandı. Bir süre sonra kendine geldiğinde ise iş çoktan bitmişti. Deniz Baykal’a baktığımızda da  2003 yılında Amerikan ordusunun oradan yürümesine izin vermedi. Arkasından ona kasetle bir komplo düzenlendi ve Baykal gitmek zorunda kaldı. Onur Öymen, bizim değerli bir diplomatımızdır. Onlar wikileaks belgelerini incelemişler. İnceleme yaptıkları dönemde 200 bin civarında belge varmış ve onlardan 30 bini Türkiye'yi ilgilendiren konularmış. Bu belgeler içinde de Cumhuriyet Halk Partisi'ne ilişkin 6 bin konu varmış.  Onlardan birisinde Amerikan Büyükelçisi, Deniz Baykal'ın mutlaka gitmesi gerektiğini söylüyormuş. Ayrıca İsveç'teki bir araştırma kurumu da kendisine buna benzer bir rapor vermiş. Orada da aynı bilgiler yazılıymış. Ve arkasından da hakikaten Deniz Baykal'ı götürdüler. Bu arada Kemal Kılıçdaroğlu'nun getirilmesi konusunda Amerikan Büyükelçiliğinin bir takım teşebbüsleri olduğu da anlaşılıyor.

“Atatürk'ün ölümü de incelenmeli”

Prof. İmer, Mustafa Kemal’in de zehirlenerek öldürülmüş olabileceğini ifade ederek sözlerine şöyle devam etti:

Fatih'ten başladık ve buraya kadar geldik. Demek ki devletler kendi çıkarlarını sağlamak için acımasız bir şekilde gerekirse liderleri de ortadan kaldırıyorlar. Suikastler de dahil olmak üzere bir takım işler yapıyorlar. Atatürk’ün ölümü de incelenmeli. Ben bunları yaşayıp gördükten sonra, onun eceli ile öldüğü konusunda da şüpheye ulaştım.