Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, yeniakit.com.tr’ye konuştu: Bunu yapabilseydik bize racon kesemelerdi

Mehmet Özmen  yeniakit.com.tr 

Yeniakit.com.tr’ye konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, “İslam dünyası 500 yıldır bilim üretemiyor. Bizim bütün sıkıntımız bilim üretmemek. Gökyüzünde bizim medeniyet coğrafyamızı, elin adamının uyduları gibi 10 dakikada, 1 dakikada bir tarayan uydularımız olsa acaba bizim medeniyet coğrafyamızda bu zulümler olur muydu? Birileri bize Akdeniz’de racon kesebilirler miydi?” diye sordu.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, yeniakit.com.tr’ye gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

“Savunma sanayi alanında atılan adımlarla terörle mücadelede olumlu sonuçlar aldık”

Türkiye’nin savunma sanayi alanında dev adımlar attığını belirten Topçu, “'İslam dünyası 500 yıldır bilim üretemiyor. Bazı rivayetlere göre 700, bazı rivayetlere göre de 300 yıldır. Fakat neticede şu bir gerçek ki bizim bütün sıkıntımız bilim üretmemek. Dolayısıyla teknolojiye sahip değiliz. Şu anda geldiğimiz noktada Türkiye, savunma sanayide bir takım atılımlar yaptı. Bunun sonucu olarak bölücü terörle mücadelede nasıl sonuçlar aldığımızı görüyoruz.” dedi.

“Birileri bize Akdeniz’de racon kesebilir mi?”

Türkiye’nin bilim insanı yetiştirmede sıkıntılar yaşadığını belirten Topçu, şöyle konuştu:

“Gökyüzünde bizim medeniyet coğrafyamızı, elin adamının uyduları gibi 10 dakikada, 1 dakikada bir tarayan uydularımız olsa acaba bizim medeniyet coğrafyamızda bu zulümler olur muydu? Arakanlı çocuğu tavuk keser gibi kesebilirler miydi? Filistin’de o zulüm olur muydu? Yani Kürdün, Türkmenin ve Arabın çocuğu Suriye’de, Irak’ta bu zulmü görür müydü? Hocalı hala daha o soykırımı ile baş başa yaşar mıydı? Srebrenitsa bu vaziyette olur muydu? Mahkemelerde tiyatro salonları gibi katilleri bir taraftan alıyorlar, diğer taraftan çıkarıyorlar. Böyle olur mu? Birileri bize Akdeniz’de racon kesebilirler mi? Bizim atamız Zenci Musa’nın çocuklarına o cefaları zulümleri reva görebilirler mi? Peki, bunu kim yapacak? Şu anda yine medeniyet coğrafyasının lokomotifi olan Anadolu’nun, Ankara’nın yapması gerekir.”


“Tarih sahnesinde yer aldığımız zaman sadece ümmetin değil, insanlığın gözyaşı dinecektir”


Üniversitelerin bilimsel üretkenlikte yetersiz olduğuna dikkat çeken Topçu, “Bizim üniversitelerimiz ne zaman bilim üretirse, ne zaman pratik hayatla uyumlu bir şeyler ortaya koyarlarsa o zaman tekrar bu nizam ve merhamet medeniyetinin çocukları tarih sahnesinde yer alacaklardır. Biz tarih sahnesinde yer aldığımız zaman da sadece ümmetin değil, insanlığında gözyaşı dinecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Ankara’nın iri olması, diri olması lazım”

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, sözlerini şöyle tamamladı:

“İşte Venezüella ülkesini görüyoruz. Neticede bir ülke. Fakat uluslararası hukuk tanımıyor. Olmadık işler yapıyorlar. Gücü yeten yetene bir haldeyiz. Diğer taraftan istediklerine racon kesiyorlar. Ve emperyal bir kaba zorbalık almış başını gidiyor. Kim dur diyecek buna? Bir zamanlar tarihte olduğu gibi tekrar bizim, Türklerin demesi gerekiyor. Ankara’nın demesi gerekiyor. Ben onun için diyorum ki, şu anda medeniyet coğrafyamızın bugünkü Medinesi olan Ankara’nın iri olması, diri olması lazım. Bunun da önceliği bilimdir. Bin küsur yıl önce söylemiş fakat biz hala sadece laf üretiyoruz. Hocalarım kusura bakmasın. Belki sözün içerisinde tırnak içinde söylenmesi gereken bir sözdü ama ben üzülüyorum. Üniversitelerin bilim üretmesi noktasında dikkati çekmesi açısından bunları söyledim. Bu bizim en büyük eksiğimizdir.”