28 Şubat da hedefteydiler! İşte Menzil'de gizli çekim yapmaya gelip tövbe eden gazetecinin hikayesi

 Taha Emre Özdemir  Ankara 

Menzil Şeyhi Merhum Muhammed Raşit Elhüseyni Hazretleri'nin çalışmaları da 28 Şubat'ın karanlık günlerine doğru ilerleyen Türkiye'de medyanın dikkatini çekmişti. Merhum Elhüseyni Hazretleri'ne 'İrtica' başlıklı haberlerle iftiralar atıldı. Menzil Köyü ve Şeyhi gazetelerin manşetleri aracılığı ile yöneltilen suçlamalara maruz kaldı.

Makamında gazetecileri ağırladı

Seyyid Ağa Hazretleri bir gün Menzil'de gazetecileri misafir etti. Ona yöneltilen art niyetli sorulara yumuşakça cevaplar vererek sabırlı davrandı. Merhum Elhüseyni Hazretleri'nin gazetecilerle arasında şu diyalog geçti:

- Size niçin Şeyh diyorlar?

- Şeyh Arapça bir kelimedir. Yaşlı Hoca anlamındadır. Herhalde bunun için Şeyh diyorlar.

'Hadi Allah'tır. Biz sadece vesile oluyoruz'

-Şifa dağıtıyor muşsunuz?

- Şifa cebimde mi ki dağıtayım? Bize gelenlere doktora gitmelerini söylüyoruz. Onlarsa her çareye başvurduklarını ancak sonuç alamadıkları için buraya geldiklerini söylüyorlar. Bu durumda onlara ne diyebiliriz? Tabii ki gelenler için Allah şifa versin diyerek dua ediyoruz. Sonra Şafi Allah'tır. Şifa veren de odur. Biz de birşey yok. Dolayısıyla köyümüze misafir olarak gelenlerin büyük bir bölümü geri dönüyorlar. Dönmeyenlerse ceketini yastık yapıp, camide ya da arabasında uyuyor. Şimdi size soruyorum. Türkiye'nin her bir yerinden kalkıp gelenlere nasıl gidin diyebiliriz ki? Gerçekten tövbe etmek isteyenlere boy abdesti almalarını, Allah rızası için iki rekat Namaz kılmalarını tavsiye ediyoruz. Bir bölümü gerçekten içkiyi ve kötü alışkanlıkları bırakıyor. Bir bölümü de bırakmıyor. Yeniden içmeye başlıyor. Hadi Allah'tır. Hidayete erdiren O'dur. Biz sadece vesile olmaya çalışıyoruz.

Gizli çekim yapmak için Menzil'e gidip tövbe eden gazeteci

Menzil Tarikatı'ndan Halil İbrahim Arısoy, gizli çekimler yapmak üzere köye gelen bir gazetecinin başından geçenleri şöyle anlattı:

"Gazetecinin birisi Menzil'den oranın açıklarını yakalamak için görevlendirilmiş. Ben o zaman kim olduğunu da tanımıyordum. Menzil'de 20 güne yakın kalmış. Birçok çekim yaparak belgeler toplamış. Hatta tövbe ederek adap yapmış, ders almış, vird çekmiş. Böyle bir durumda iken dönme zamanı gelmiş. Muhammed Raşid Hazretlerine, 'Ben falan gazeteden görevliydim. Beni buradaki eksikleri tespit için göndermişlerdi. Bir haber hazırlayarak buradan bazı şeyler anlatmam lazım ama ben buraya geldikten sonra fikrim değişti. Ne anlatayım? Ne yazayım?' diye sormuş. Muhammed Raşid Hazretleri de ona, 'Ne gördüysen, ne anladıysan onları yaz.' diye karşılık vermiş. Nitekim bu gazetede Muhammed Raşid Hazretleri'nin resmi boy boy çıktı ve yok sattı."