THY - Kabin Kıyafetleri Lansman

Matrakçı Nasuh

Minyatürcü, tarihçi ve matematikçi Matrakçı Nasuh kimdir?

Matrakçı Nasuh, matematik ve tarih konularında kitaplar da yazmış olan çok yönlü bir sanatçı ve bilgindir. Doğum yeri ve tarihi bilinmiyor. Değişik kaynaklarda onun 1547’den, 1551’den, 1553’ten sonra vefat etmiş olabileceği ileri sürülmektedir. Fakat Saraybosna yakınlarında doğduğuna, dedesinin devşirme olduğuna ilişkin bilgiler vardır.

 Kendisinin bulduğu matrak oyunu sebebiyle “Matrakçı” (Matrakî), kimi kaynaklarda ise “Silâhşor” sanlarıyla anılır. Kendi ifadelerinden babasının adının Ab­dullah, dedesininkinin Karagöz ve ailesinin Bosnalı olduğu anlaşılmaktadır. Tahminen dedesi ya da babası devşirme olan Nasuh, küçük yaşta saraya alındı ve II. Bayezit zamanında En­derun (Saray okulu)’da eğitim gördü. Bu eğitimi sırasında Enderun hocalarından Saî’nin öğrencisi oldu. “Cemâlü’l-küttâb ve kemâlü’l-hussâb” adlı eserini Yavuz Sultan Selim döneminde yazmaya başladı ve ona ithaf et­ti. O sıralarda iyi bir silâhşor olarak da ün kazanmıştı. Özellikle “matrak” oyununda akranlarına üstün olan Nasuh'un silâhşorluktaki üstünlüğü, Ka­nunî Sultan Süleyman’ın 1530 yılında verdiği berat da göstermektedir. Bu bel­geye göre Hayır Bey’in valiliği sırasın­da Mısır’a gitmiş, orada bulunan ünlü si­lâhşorlarla birlikte türlü silâh ve mızrak oyunları yarışmalarına katılmıştı. Efsanevî kahraman Zaloğlu Rüstem gibi hamleler ya­parak, diğer yarışmacıları saf dışı bırak­mıştır.  Hayır Bey de Nasuh’a, Mısır’daki silâhşorların kendisine karşı koyamadıklarını itiraf et­tiklerini belirten Arapça bir tutanak vermiştir.

Minyatürcü ve hattat olan Matrakçı, ayrıca matematik ve tarih konularında kitaplar da yazmış çok yönlü bir bilgindir ve Matrakçı ya da Matrakî adıyla anılması, lobotu andıran sopalarla oynandığı ve eskrime benzeyen bir tür savaş oyunu olduğu bilinen “matrak” oyununda çok usta olmasından ve belki de bu oyunu kendisinin bulmuş olmasından ileri gelmektedir. Matrakçı Nasuh ayrıca çok usta bir silahşordu. Bu nedenle Silahî adıyla da anılırdı. Türlü silah ve mızrak oyunlarındaki ustalığı nedeniyle Osmanlı ülkesinde “üstad” ve “reis” olarak tanınması için 1530 yılında I. Süleyman (Kanunî) tarafından verilmiş bir beratı da vardı. Çeşitli silahların nasıl kullanılacağını ve dövüş yöntemlerini anlatan “Tuhfetü’l-Guzât” (1530) adlı bir kılavuz kitap bile yazmıştı.

Özellikle geometri ve aritmetik alanlarında önemli bir bilim adamıydı. Uzunluk ölçülerini gösteren cetveller hazırlamış ve bu konuda kendinden sonra gelenlere önderlik etmiştir. Matematiğe ilişkin iki kitabı “Cemâlü’l-Küttâb” ve Kemalü’l- Hisâb” ile “Umdetü’l-Hisâb”ıI. Selim (Yavuz) döneminde yazmış ve padişaha adamıştır. Bu yapıtlardan sonuncusu uzun seneler matematikçilerin elkitabı olarak kullanılmıştır

Kanunî Sultan Süleyman’ın emriyle Muhammed b. Cerîr et-Taberî’nin ünlü İs­lâm tarihini Arapçadan Türkçeye çevir­meye başlayan Matrakçı Nasuh, Ağustos 1530 tarihinde padişahın oğullan Mustafa, Mehmet ve Selim için yapılan muhteşem sünnet dü­ğünü nedeniyle Atmeydanı’nda dü­zenlenen şenliklerde içinde topları, dar-bezenleri ve bir hisar (kale) için gerekli olan bü­tün malzemesiyle kâğıttan iki yürür hisar yaptı ve bu hisarlardaki askerler bir savaş gösterisi sundu.

1534 tarihinde Kanunî Sultan Sü­leyman’ın çıktığı ilk İran seferine katılan Matrakçı Nasuh, İstanbul’dan Tebriz’e, oradan Bağdat’a ve Bağdat’tan yine Teb­riz üzerinden İstanbul’a kadar konup gö­çülen menzillerin minyatürlerini hazırladı. Matrakçı Nasuh’un hayatının daha sonra­ki yılları hakkında bilgi yoksa da kaleme aldığı tarihinin 1561 yılına kadar gelmesi, onun yazarlıkla meşgul olduğuna işaret eder. 28 Nisan 1564 yılında vefat ettiği zaman muhtemelen ıstabl-ı âmire kethüdâlığında (saray ahırı amirliği) bulunuyordu.

Kâtip Çelebi (Keşfü’z-zunûn, 1520) ve onu izleyenlerin (Osmanlı Müellifleri, III) Matrakçı Nasuh’un, Yavuz Sultan Selim için “el-Ken'âniyye ti’l-hisâb” adın­da bir eser yazdığını ileri sürerlerse de bu doğru değildir. Çağdaşları tarafın­dan “divanî yazı”nın Osmanlı bürolarında kullanılmasının bulucusu olarak nitelenen Nasuh’un aynı zamanda iyi bir nakkaş ol­duğu belirtilmelidir. Bunun güzel örnek­leri “Tuhletü'l-guzât”, “Mecmû-ı Menâzi”l vb. eserlerinde görülmektedir.

ESERLERİ:

Cemâlü'l-küttâb vekemâ-lü'l-hüssâb (1517’de yaz­dığı matematiğe dair bu eserin 1559 kopya edilmiş bir nüshası günü­müze ulaşmıştır. İki bölümden oluşan kitapta rakamlar, dört işlem, kesirler ve ölçekler üzerinde durul­maktadır), Mecmau’l’tevârîh (Baş kısmı Taberî'nin Târîhu’i-ümem ve’l-mü-lûk adlı genel tarihinin çevirisi olan eser, Matrakçı’nın yaptığı ekler ve katkılarla yeni bir kimlik kazanmış ve 1551 yılına kadar getirilmiştir. Yaratılış­tan Hz. Süleyman’ın ölümüne kadar olan dönem eserin I. cildini oluşturmaktadır. II. cilt, efsanevî İran Kralı Keykubat’ın hükümdarlığı ile başlayıp Sasanî Hükümdarı Nuşirevân devri olaylarıyla so­na ermektedir. III. Cilt, Hz. Muhammed'in doğumuyla başlamaktadır. Bu cildin Ertuğrul Gazi (Ö. 1281 -82) zamanına ka­dar gelmektedir. IV. cildi olarak kabul edilebilecek olan Osmanlı devrine ait bölümünün bağımsız bir nüshası saptanmıştır.. An­cak kimi kütüphanelerde bu cilde ait rîh-i Sultân Bâyezid ve Sultân Selîm, minyatürlü Târih-i Sultân Bâyezid, minyatürlü Târîh-i Sultân Selîm, Süleyman-nâme, minyatürlü Mecmû-ıMenâzil, Fetihnâme-i Karaboğdan, minyatürlü Târih-i Feth-i Şikloş gibi bağımsız birer eser hüviyetinde Nasuh’un kaleminden çıkmış olan yazmalarına rastlanmaktadır.), Tuhfetü’l-guzât “Kanunî Sultan Sülayman'ın şehzadelerinin sünnet düğünlerinin ya­pıldığı 1530 yılında yazılmıştır. Bu­rada bölümler halinde okçuluk, kılıç, kalkan, topuz ve at tâlimi gibi silâhşorlukla ilgili konular ele alınmıştır. Eserde bizzat Mat­rakçı Nasuh tarafından yapılmış kroki ve resimler de bulunmaktadır.), Umdetü’l-hisâb (Matrakçı Nasuh’un 1517’de yazdığı Cemâlü’l-küttâb adlı risâlesini yeniden ele alıp sonuna kimi ekler yaparak meydana getirdiği mate­matiğe dair eseridir).