Gizem Akdeniz 

6 yaşındaki Gizem'i kim nasıl öldürdü? Gizem Akdeniz kimdir? İşte Gizem Akdeniz cinayetinin tüyler ürperten detayları...

6 yaşındaki Gizem'i kim nasıl öldürdü ? Gizem Akdeniz kimdir ? İşte Gizem Akdeniz cinayeti ve tüyler ürperten detayları...

6 yaşındaki Gizem Akdeniz'in katil zanlısı S.A., vahşi cinayeti tüm detaylarıyla anlattı. Katil zanlısı S.A., mahkemede verdiği ifadesinde vahşi cinayeti nasıl işlediğini anlattı. Minik Gizem'in ablası Gamze ile gönül ilişkisi yaşadığını, ailesinin karşı çıkmasıyla ayrıldıklarını ve bu nedenle intikam hisleri beslediğini söyleyen S.A., çocuğu "Pikniğe gideceğiz" diye kandırıp, arabayla götürdüğü kırsal alanda ellerini ve ayaklarını koli bandı ile bağlayıp, ağzını da aynı bantla kapattığını, bıçakladıktan sonra yaralı halde üzerine benzin döküp yaktığını itiraf etti. Minik Gizem'in ablası Gamze ile birbirlerini sevdiklerini ancak anne ve babasının bu birlikteliğe karşı çıktığını, çeşitli iftiralara uğradığını, kıskançlıkları yüzünden iki yıl önce ilişkiye kendisinin son verdiğini öne süren S.A. olay gününü böyle anlattı...

PİKNİĞE GÖTÜRDÜM

"Gamze'den ayrıldıktan sonra içimde aileye karşı kin ve nefret büyüdü. Gizem olmasaydı dahi aileden birilerini öldürecek veya yaralayacaktım. Olay tarihinde ailemi arkadaşıma ait 01 AZY 90 plakalı otomobille Çobandede mevkiinde pikniğe götürdüm. Ailemi bıraktıktan sonra eve döndüm. Mahalle girişinde Gizem, arkadaşlarıyla oynuyordu. Gizem'i yanıma çağırarak 5 lira kağıt para verdim. Yakındaki bakkaldan kola almasını istedim. Gizem gidince, arabanın yedek lastiğini çıkartıp, evin merdivenlerine bıraktım. Gizem'in evinde kimse olmadığını bildiğimden öldürme fikrini düşündüm. Evdeki koli bandını arabaya koydum. Gizem gelince 'Pikniğe götüreceğim' diyerek kandırdım. Arabanın arka koltuğuna oturdu. Yol üzerindeki akaryakıt istasyonundan pet şişeyle 7-8 liralık benzin aldım. Sonra çocuğu nereye götüreceğimi düşündüm. Kabasakal Mezarlığı aklıma geldi. Oraya gittik. Uçurum var mı diye sağa sola baktım. Uçurum görmeyince yeşillik bir alan vardı, oraya götürdüm. Gizem'e pikniğe geldiğimizi söyledim. Çünkü Gizem, ailemin pikniğe gittiğini biliyordu. Gizem'i kucağıma alıp, yamaçtan yeşillik alana indirdim.

GÖZLERİMİ KAPATTIM VE YAKTIM

Yanıma aldığım koli bandıyla ellerini bağladım, ağzını da aynı bantla kapattım. Cebimdeki bıçağı çıkarıp, vurdum. Bıçağı nereye vurduğumu görmedim, çünkü gözlerim kapalıydı. Gizem yere düştü, bir iki adım sekti. Üzerine benzin döktüm. Kibritle ateşe verdiğimde çığlıklar atmaya başladı. Arabanın yanına gittim, 20- 25 dakika bekledim, orada ağladım. Daha sonra gittim. Olayda kullandığım bıçağı cebimde unutmuşum. Çobandede'ye gittim, oradaki duvarın deliğinden içeri attım. Gizem'e karşı herhangi bir cinsel davranışta bulunmadım. Herhangi bir tecavüz girişimim olmadı."

CANAVARCA ÖLDÜRDÜ

Mahkeme, 'çocuğu veya beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi öldürme, canavarca hisler veya eziyet çektirerek öldürme suçlarından' S.A.'nın tutuklanmasına karar verdi. Zanlı S.A., adliyeden çıkarılıp, zırhlı araca bindirilerek cezaevine götürüldü.

Gizem'in kaybolmasıyla ilgili oluşturulan özel ekip tarafından yakalanarak sağlık kontrolünün ardından adliyeye getirilen S.A. (25), cumhuriyet savcısı tarafından sorgulandıktan sonra tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi. Zanlı S.A, nöbetçi mahkemece tutuklandı. Bu arada, S.A'nın adliyedeki işlemleri sürerken baro tarafından yapılan çağrıya avukatlar tarafından olumsuz cevap verildiği öğrenildi. Adana Barosu Başkanı Mengücek Gazi Çıtırık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, olaydan duyduğu üzüntüyü ifade ederek "Olay gerek Adana'da gerek ülke çapında gerekse hukukçular arasında infial oluşturan bir nitelikte. Adana Barosu'na kayıtlı meslektaşımızdan 41'i, bazıları duruşmada bulunmalarından dolayı bazıları ise olayın vahameti ve ciddiyeti nedeniyle bilerek görevlendirmeyi kabul etmedi. Biz de savcılıkla yaptığımız görüşme sonucunda baro yönetiminde yer alan arkadaşımız Ahmet Faruk Ulaş'ı görevlendirdik" dedi.

GİZEM'İN KATİLİNE AVUKAT BULUNAMIYOR

Adana'da bıçaklanıp yakılmış şekilde bulunan 6 yaşındaki Gizem Akeniz'i öldüren şahsın barodan avukat talebi 41 avukat tarafından reddedildi. Pazar günü evinin önünde oynarken kaybolan Gizem Akdeniz, gece Kabasakal Mezarlığı arkasındaki Rüzgarlı Tepe mevkiinde bıçaklanmış ve yakılmış halde bulundu. Polis, Gizem'i öldürdüğü ileri sürülen babasının amcasının oğlu olan S.A.'yı gözaltına aldı. Suçunu itiraf eden zanlı, sorgusunu ardından adliyeye sevk edildi. S.A., Adana Barosu'ndan avukat talebinde bulundu. Ancak baroya kayıtlı 41 avukat katil zanlısını savunmak istemedi. Bunun üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı Baro'ya yazı yazdı. Yazının ardından baro, baro yönetim kurulu üyesi avukat A.F.U.'yu görevlendirdi. Avukatın, katil zanlısının savcılıktaki sorgusuna katıldığı bildirildi.

KATİLİN AİLESİ MAHALLEYİ TERK ETTİ

Gizem Akdeniz'i öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan zanlının ailesi mahalleyi terk etti. Edinilen bilgiye göre olay, merkez Çukurova ilçesine bağlı Kabasakal Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, pazar günü evinin yanındaki parkta oynarken kaybolan 6 yaşındaki Gizem Akdeniz gece Kabasakal Mezarlığı arkasındaki Rüzgarlı Tepe mevkiinde bıçaklamış ve yakılmış halde bulundu. Polis Gizem'i öldürdüğü ileri sürülen zanlının babasının amcasının oğlu olan S.A. olduğunu belirleyerek gözaltına aldı. Zanlı suçunu itiraf edince polis Gizem'in evinin bulunduğu sokakta oturan S.A.'nın ailesini hemen kimse fark etmeden gece yarısı tahliye etti.

Aile çocuklarının katil olmasına şaşırarak evde kalmak istediklerini söyledi ancak polis can güvenliklerinin olmadığını söyleyerek acilen evden uzaklaştırdı.
3 katlı evi olan zanlının ailesi evi kilitleyip adı sır gibi saklanan başka bir ildeki akrabalarının yanına götürüldü. Gizem'in amcası Kenan Akdeniz ise ilk şüpheli olarak S.A.'nın alındığını ancak kendilerinin akrabaları olduğu için buna inanmadıklarını belirterek, "Ancak sonradan ortaya çıktı ki 5 yaşındaki çocuğumuzun katili akrabamız çıktı. Polis bunu kesinleştirince onları gece yarısı mahalleden götürmüş. Bizim hiç haberimiz olmadı. S.A.'nın büyükleri evden gitmek istememiş ancak polis onları zorla başka yere tahliye etmiş. Şimdi 3 katlı evde kimse yok. Evlerinin kapısı kilitli. Nereye gittiğini kimse bilmiyor. Biz S.A.'nın idam edilmesini istiyoruz" diye konuştu.

GİZEM'İN ANNESİ: "ONU ASSINLAR BİRAZCIK YÜREĞİM SOĞUSUN"

Gizem Akdeniz'in annesi Hatice Akdeniz, "Ona bir lokma ekmek, bir bardak su vermesinler, onu assınlar benim birazcık yüreğim soğusun" dedi. Geçtiğimiz pazar günü kaybolduktan 2 gün sonra babasının amcasının oğlu S.A. tarafından öldürülen 6 yaşındaki Gizem Akdeniz'in evinde yas var. Aile, Gizem'in Kabasakal Mezarlığı'ndaki kabristanını ziyaret ederek ekilen çiçekleri sulayıp dua ettikten sonra tekrar evine döndü. Gözü yaşlı anne evinde de taziyeleri kabul etti. Anne Hatice Akdeniz, yaşadıklarına isyan ederek, "Söyleyecek bir şey bulamıyorum. Hele dün yavrumu o şekilde gördükten sonra hiçbir kelime bulamıyorum. Sadece devlete sesleniyorum ben, büyük başkanlarıma sesleniyorum. Ben burada yanıyorum, acı çekiyorum yanımda olduklarını, arkamda olduklarını söylüyorlar. Eğer ki ben burada bu kadar kahrolurken o caniye orada bir bardak su veriliyorsa, bir lokma ekmek verip onun karnını doyuruyorlarsa devletim devlet değil. Başkanım başkan değil. Bana acısını versinler, onu assın burada dünya aleme ibret olsun. Benim yavrum yandı, başka Gizemler yanmasın, başka annelerin yürekleri dağlanmasın" diye gözyaşı döktü.

Hatice Akdeniz, gözyaşları içinde şöyle devam etti:

"Yavrumu aldınız bari katilin canını verin bana. Bari birazcık rahatlayayım. Birazcık soğusun yüreğim. Kızım kaybolduğunda bu kadar yakın birinden beklemedim, şikayetçi bile olmadım. Şüpheli şahıs olarak bize söylendi, çünkü çocuğu en son gören o, para vermiş kola aldırmış, memur arkadaşları söyledi ben şikayetçi bile olmadım. Çünkü geldi bizim yanımıza bizimle birlikte afişler dağıttı bizimle birlikte aradı. Acımıza ortak oldu bizimle birlikte kahroldu, Allah'ta seni kahretsin. Seni parça parça etsinler, benim yavrumu parça parça etmiş. Allah'ta onu parça parça etsin. Allah'a bırakmasınlar içeride onu didik didik yolsunlar. Yolsunlar ki benim ana yüreğim azıcık dinsin, azıcık soğusun."