THY - Kabin Kıyafetleri Lansman

Diyarbakırlı Said Paşa

Şair ve tarihçi, Diyarbakırlı Said Paşa kimdir?

Diyarbakırlı Said Paşa, 1832 yılında Diyarbakır’da dünyaya geldi. Diyarbakır’ın birçok fikir ve kalem adamı yetiştiren eski bir ailesindendir. Babası, Divan Efendizâde şair Süleyman Nazif, dedesi gene kıymetli şairlerimizden İbrahim Cehdî'dir. Oğulları Süleyman Nazif ve Faik Ali (Ozansoy) ile büyükbabası İbrahim Cehdi Efendi de edip ve şair idiler. 

Mehmed Said, doğduğu sene içinde babası vefat ettiğinden yetim olarak büyüdü. Öğrenimini Diyarbakır’da tamamladı. Arapça ve Farsçadan sonra Fransızca öğrendi. Tahsilini tamamladıktan sonra 1849 yılında Diyarbakır tahrirat kaleminde memurluğa başladı. 1857 de Hacegânlık rütbesi verildi ve dört sene sonra da vilâyet tahrirat baş kitabetine getirildi. 1868 yılında mektupçuluğa yükseldi. Onun dürüst ve temiz karakterini ve idarecilikteki üstün kudretini anlayan hükümet, 1872 yılında kendisini Mülkiye Paşalığı rütbesi olan Mîrmiranlık payesiyle Mamuretülaziz (Elâzığ) Mutasarrıflığına tayin etti. Said Paşa, 1874 de Maraş Mutasarrıflığına, üç ay sonra Mardin mutasarrıflığına tayin edildi. Oradan Muş mutasarrıflığına nakledildi. 1878 yılında istifa ederek memleketine döndü. Müteakiben Dersim ıslahatına memur edilen Ali Şefik Bey'in ve bir ay sonra da Cizre ıslahına memur Müşir izzet Paşa'nm muavinliğine nasbedildi. Bu vazifeler dört ay sürüp sona erdiğinde ilkin Siirt, sonra 1879 da ikinci defa Mardin mutasarrıflığına tayini çıktı.

1881 yılında emekliye ayrılarak sadece okuyup yazmakla ve bilhassa tarihini yazmakla meşgul oldu. Ancak 1888'de İkinci Abdülhamid’in kendisine Rumeli Beylerbeyi rütbesi vermesinin ardından tekrar Muş Mutasarrıflığına atandı. Buradan Mardin mutasarrıflığına getirildi ve bu görevdeyken hayatını kaybetti.

Said Paşa kuvvetli bir kültüre malikti. Arapça ve Farsçayı da biliyordu. Pek müstakim ve afif, umur-i idarede muktedir bir zat idi. Mahmut Kemal İnal merhumun da temas ettiği gibi "Müstakim ol Hazret-i Allah utandırmaz seni" nakaratlı manzumesi, iffet ve istikamete olan bağlılığını gösterir. Bu manzume Ziya Paşa merhumun kızgın bir zamanında söylediği "İstikamet mahz-ı cinnettir bu mülkü millete" dizesi bulunan manzumesine reddiye olarak düşünülebilir.

Said Paşa'nın ismini taşıyan konak (Sait Paşa Konağı - Süleyman Nazif Evi), Diyarbakır Merkez, Sait Paşa Mahallesinin kuzey yakasında yer almaktadır. Ünlü şair Süleyman Nazif’in babası olan Sait Paşa tarafından kendisi için ikametgâh amacıyla yapıldığı bilinen konak iki bölümden meydana gelmektedir. İki katlı ve iki bölümlü olarak tasarlanan konak; temel yapı malzemesi olarak bazalt taşının kullanıldığı, çeşitli motiflerle bezenmiş, mimari bakımdan değerlendirdiğimizde harem bölümünde ortada kareye yakın bir avlu ve bu avlunun etrafını saran eyvan ve oda dizilerinden oluşmaktadır.

ESERLERİ:

TARİH: Mir’at-ül İber (genel tarih, 10 cilt, 9 cildi basıldı, el yazması olan son cildi de Müze Kütüphanesine oğulları tarafından hediye edilmiştir), Diyarbekir Tarihi (1302 tarihli Diyarbekir Sâlnâmesi'nin ikinci kısmını teşkil eden 144 sayfalık bir ilâvedir. Said Paşa bu eserinde başlangıçtan Osmanlı fethine kadar olan Diyarbekir tarihçesini özet olarak yazmıştır).

EDEBÎ ARAŞTIRMA-İNCELEME: Nizamü’l Edeb, Türkçe Hülasâ-i Mantık, Mir’at-ı Sıhhat, Nuhbetü’l Emsal, Tabsıratü’l İnsan, İlm-i Hesab, Encümen-i Şuara (17. asır şairlerinden Âli ile başlayıp Şeyhülislâm Yahya Efendi'de sona ermektedir. Bu eseri de Müze Kütüphanesi'ne ailesi tarafından hediye edilen kitaplar arasındadır).