THY - Kabin Kıyafetleri Lansman

İhsan Devrim

Şair ve yazar, tiyatro ve dizi film oyuncusu İhsan Devrim kimdir?

İhsan Devrim, 7 Ocak 1914'de İstanbul'da dünyaya geldi. İhsan Naim, İhsan Aygün, Enis Bülent Yedek, Aşık Devrim, Öksüz Memet imzalarını da kullandı. Üsküdar Sokullu Mehmet Paşa İlkokulu ve Darüşşafaka Lisesi mezunu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okudu, eğitimini tamamlamadı. 1943 yılında Salah Birsel ve Burhan Arpad ile birlikte ABC Kitabevini, 1944’te kendi adına Devrim Kitabevini kurdu.  

1930 yılında Darüşşafaka’da başladığı tiyatro çalışmalarını 1932’de Üsküdar’da kurduğu Gençler Mahfilinde yürüttü. 1951’de oyuncu olarak başladığı İstanbul Şehir Tiyatrolarında bir süre de yöneticilik yaparak 1973’te emekliye ayrıldı. Tiyatronun yanı sıra sinema çalışmalarına da katılarak otuz civarında sinema filmi ile Yuva, Belene, Dönemeç, Süper Baba, Yeni Hayat, Zeybek Ateşi, Baba Evi gibi televizyon film ve dizilerinde oynadı.

Öykü, deneme ve şiirleri Varlık, Yücel; 1936 yılında  çıkardığı Gündüz dergileri ile Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayımlandı. Öykülerinin bir bölümü yabancı dillere çevrildi, Bir Martı Gibi adlı şiiri Mustafa Şükrü, Gözü Bende Kaldı şiiri Bora Ayanoğlu tarafından bestelendi.

“Bir dönem edebiyata merak salan, "Evimiz", "Hatıralar" ve "Yemen Türküsü" adlı yayımlanmış üç kitabı bulunan Devrim’in yazın dünyasındaki yolculuğu da Darüşşafaka’daki yıllarında başlıyor: “1930’lu yıllarda edebiyata merak saldım. O yıllarda Resimli Ay diye bir mecmua çıkıyordu. Bir de Küçük Hikâyeler Koleksiyonu adlı yine bir ilave mecmua yayımlanıyordu. Bunlar, bir hikâye müsabakası açtı. Yedinci sınıftayım. Benim Darüşşafaka’daki numaram 918, bir de yanımda arkadaşım var: 919 Rüştü… İki hikâye yazmışım, ikisini de müsabakaya sokmak istiyorum. Bir hikâyemi Rüştü’nün adına soktum ve o hikâye müsabakayı kazandı. Resimli Ay Matbaası Rüştü’ye on, on beş cilt kitap ve mecmua hediye etti. Yarışmayı kazandıktan sonra Varlık dergisine abone oldum, hikâyelerim Varlık’ta çıkmaya başladı. 1934 senesinde imzam iyice meşhur olmuştu, Sait Faik, İhsan Devrim ve Ümran Nazif…”

Darüşşafaka'dan sonra hukuk fakültesine devam eden İhsan Devrim,

"1938’de hukuk fakültesindeyim. Üç arkadaş, ABC Kitapevi’ni açtık: Hikâyeci ve gazeteci Burhan Arpad, şair Salah Birsel ve ben… Daha sonra Burhan ve ben ayrıldık. ABC Kitapevi’nin karşısında bir kasap vardı. O dükkânı kiraladım ve Devrim Kitapevi’ni açtım. Devrim Kitapevi uzun yıllar devam ederdi fakat Rıfat Ilgaz’ın ‘Sınıf’ kitabını ben bastım.”

İhsan Devrim sahnelerde…

Tiyatroyla tanışması da Darüşşafaka yıllarına rastlıyor Devrim’in: “Daha okuldayken, Üsküdar Gençler Mahfeli diye amatör bir tiyatro topluluğu kurduk. Böylelikle Darüşşafakalı ve Üsküdarlı arkadaşlarımla beraber piyesler hazırlamaya başladık. Üsküdar parkının karşısında Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) binası vardı ve CHP salonunu bize verdi. Cumartesi-pazar günleri o salonda temsiller vermeye başladık. Üsküdar halkı bizi kucakladı”

Perde açılıyor

İhsan Devrim, birinci senenin sonunda hukuk eğitimini bıraksa da, okulda tanıştığı bir üst sınıftan İlhan Hanım ile 1940'ta hayatını birleştirmiş: “Evlendim, Bakırköy’e yerleştim. Bakırköy Halkevi’nde çalışmaya başladım. Tam amatör bir tiyatroculuk hayatımız vardı. İyi bir oyuncu olan Turhan Göker de halkevinde bizimle çalışıyordu. Aynı zamanda Şehir Tiyatrosu’nda da vazifeliydi. Israrla benim Şehir Tiyatroları’na müracaat etmemi istiyordu: 1950 veya 1951 yıllarında Şehir Tiyatroları’ndan bir mektup aldım. Tepebaşı’ndaki Şehir Tiyatroları’nda Yönetmen Mahmut Moralı’yı görmem isteniyordu. Meğer Turhan Göker benim adıma Şehir Tiyatroları’na müracaatta bulunmuş.” Böylece Şehir Tiyatroları’nda suflör olarak çalışmaya başlayan Devrim, 1973 yılında emekli oluyor.

Bir diziyle gelen şöhret

1993-1997 tarihleri arasında bir özel kanalda yayına giren “Süper Baba” adlı dizi emektar oyuncunun geniş kitlelerce tanınmasına vesile olmuş. Belki de bu nedenle o dizide oynadığı Sürmeneli Yakup dede rolünün kendisini en fazla heyecanlandıran rol olduğunu söylüyor: “Dizi beş sene devam etti, onun arkasından ‘Baba Evi’ geldi. Seyirci beni beğendi. Ben de o beğeniye layık olmaya çalıştım.”

ESERLERİ:

ÖYKÜ: Evimiz  (1937), Yemen Türküsü (1943).

ŞİİR: Hatıralar (1938).